ilişkiler Kategori Arşivi

Erkeğe Hediye Almak

// 3 February 2010 // 5 Yorum » // ilişkiler, nasıl yapmalı

14 Şubat yaklaşmakta, bazılarınızın karnına ufaktan sancılar saplanmaya başlamaktadır, bilirim. Ya da sevgilinize hediye almakta başarılısınızdır da, arkadaş işinde biraz tökezlemektesinizdir. “Ne hediye almalı?” serimizin 2. bölümünde, erkeğe ne hediye alınır, inceleyeceğiz efem. Konuda uzman olmadığımı düşünerek ukalalık edenlere, eksperlerimden yardım aldığımı belirtmek isterim. Eksper diye adlandırdığım, yok hediye uzmanlığı diye bir bölüm açılmadı henüz üniversitede, o kadar abidik kubidik bölüm arasında garip de kaçmaz gerçi ama, biri klasik biri daha spor tarza sahip iki erkekten yorum aldım, üstüne de erkek arkadaşlarımın sayısının genelde hep kızlarınkini geçmesinden gelen deneyimimi ekleyince, size de buyurup erkeğe ne hediye alınır bakmak kaldı

Kızlara hediye almak onları dinleyerek klasiklerle süprizleri birleştirmektir, demiştik. Erkeklere hediye almak da fonksiyonel bir şeyler bulabilmektir, sevgilinizse araya biraz duygu katıştırmaktır. Zira bizim süslemek istediğimiz binbir çeşit şey vardır: saçımız, yüzümüz, odamız, vücudumuz… Bu nedenle fonksiyonel olmadığından sahip olmadığımız; ama alsak hoşumuza giden hediyeler vardır. Erkeklerde bunların sayısı bayağı bir azalmaktadır.

O halde klasiklerle başlayalım: cüzdan. Cüzdan can kurtarıcı olarak aklımıza hep gelse de, kime alınır, kime alınmaz konusunda bir ayrım çizelim: Daha geçen hafta cüzdanını değiştirmiş erkek, sizinki ne kadar güzel olursa olsun, üşengeçliğinden ve hareketin “fonksiyonelsizliğinden”, cüzdanınızı kullanmayacaktır. Ayrıca eksperimin tabiriyle “Nike cırtcırtlı cüzdan kullanan” erkek tipinin tek amacı paralarını sıkıştıracak bir yer aramak olduğundan, sizin aldığınız sevinçle karşılanacak; ancak boşverilecektir.

“Nike cırtcırtlı kullanan” erkek, aynı zamanda “boxerını pantolonunu bacağının başladığı hizzada tutarak cümle aleme gösteren” erkek tipindeyse, siz de bu erkeğin yakın arkadaşıysanız, şirin boxerların da gideri var. Yalnız, ben sevgiliye don alınmasına karşıyım, samimi arkadaşlıklarda yukarıdaki kriterlere uyuluyorsa bu alınmalı bence.

20 yaşında olsa bile, içinde hala büyümeyen çocuk vardır çoğu erkeğin. Araba sevene araba maketleri (Öhöm, öhöm. Uygulandı ve pek beğenildi), Star Wars tutkununa oyuncağı (Evet, daha geçenlerde 20 yaşında iki tipin Star Wars oyuncaklarına hayran hayran bakmaya akabinde oyuncak ışın kılıçlarıyla oynamalarına birebir şahit oldum.), World of Warcraft manyağına oyuncağı gibisinden hoş hediyeler bulunabilir. Örneğin fikir isteyenler için burayı tavsiye edebilirim. Siz Barbie alsanız sevinmezsiniz diye düşünmeyin, çoğu hala çocuk onların Bu oyuncaklarda küçük bütçeli figürler de var, 120 liralık dev parçalar da, birçok erkeğin bayılacağı uzaktan kumandalı arabalar da…

Parfüm, yine klasik olmasına karşın, beğenildiğinden emin olmadan alınmaması gereken bir hediye. Alırsanız, mağazadan parfümün deneme için olan minik şişelerinden isteyip, önce onu koklattırın aldığınız kişiye. Beğenmezse paketini açmadan götürüp değiştirsin.

Giyim olarak tişört ve gömlek, yine kişinin klasik mi spor tarzda mı olduğuna bağlı olmalı. Burada yapacağım uyarı şudur: Klasik olsun hep kullanır, diye çok kaliteli beyaz bir gömlek almaktansa, özel durumlarda giyebileceği, pahalı olmasa da, baktığında sizin aldığınızı hatırlatacak bir şey alın. Çalışma hayatına yeni başlayan biri normalde spor giyinse de, ilk gömleklerinden birini alan biri olarak kullandığı zamanlarda çok övgü alırsınız. Tişörtte ise, bir grubu seviyorsa örneğin, yeni CD’sinin yanına grubun tişörtünü de eklemek, CD’ye gösterdiğiniz düşünce azlığını bertaraf edecektir.

Kızların sevgiliye yaptığı hediyeler arasında klasik olarak atkı vardır, yalnız örmeyi beceremiyorsanız, düşüncelilik adına zavallı çocuğu ilmekleri kaçmış bir atkıyla kendisini rezil etmek zorunda bırakmayın.

Oyuncaklarda bahsetmiştim, yine söyleyeyim, erkeklerde hobi konularına yoğunlaşmak iyidir. Araba sevdası, gemi sevdası, pilotluk sevdasını sömürün. Kampçılık seviyorsa İsveç çakısı alın. Denizi seviyorsa cam kutunun içindeki yelkenin süksesini düşünün.

Özel durumlar hariç futbol sevdasını sömürmeyin. Normalde sevilebilecek bir hediyeyi, zippoyu alalım. Birkaç kişi birleştiniz, ya da sevgiliniz için paraya kıydınız, zippo aldınız. Ama etrafta o kadar çok seçenek varken, Fenerbahçe logolu aldınız, sırf fanatik olmasa da Fenerli olduğu için. Güzelim hediyeyi mahvettiniz! Kızların son çare olarak sarıldığı futbol sevdası, aslında günlük hayatta kullandığı eşyaların üstünde logo olarak erkeği mutlu etmez. Burada fanatikleri çok kalın bir çizgiyle ayırıyorum tabi. Zippoda üstünde iskambil kağıdı olanlar gördüğüm her erkek ve birçok kız tarafından sevilmiştir, bilginize.

Kravat, internette rastladığım kadarıyla erkekte, kızlara alınan bibloların bir eşi: Çok alınır; ama aslında sevilmezler.

Gelelim birkaç alternatif örneğe: Kızlarda da söz etmiştim, internette sevilen sitelere veya hizmetlere üyelikler (Rapidshare hesabı, Knight Online premium hesabı vs.), istediği ve hep söz ettiği bilgisayar oyununu alabilirsiniz. Bu oyunlar pahalı, biliyorum; ancak Gittigidiyor’da çok daha ucuza (40 liraya falan iniyor) 2. ellerini bulmak mümkün. 2. el hediye mi olur, demeyin, bu onlara fark yapmayacaktır, emin olun, tecrübeyle sabittir.

Bunların dışında sevgiliye hediyede, ikinizin fotoğraflarından oluşan bir pano, fotoğrafınızı içeren anahtarlık, özellikle de fotoğrafınızdan mousepad vb. şeyler, klasik hediyelerin yanına eklendiğinde çok tatlı olur. Klasik hediyelerden almak her zaman güvenli yoldur, ve buna eklediğiniz şirin kartlar, fotoğraflarınızdan oluşan hediyeler, erkekler her ne kadar “duygusuz” olarak bilinse de, aslında beğenilir ve saklanır. Bunları arkadaşlarınıza da yapmalısınız bence, yalnızca sevgiliyle yetinmeyin.

Son olarak, erkeğe alınacak hediyenin süksesi genelde fonksiyonellikten geçse de, önemli olan sizin varlığınız ( şaka, şaka). Hobilerine ve sevdiklerine yoğunlaşın, illa bir obsesyonu vardır. Ancak unutmayın ki, bu hobiler de herkes tarafından bilindiği için insanlar da ona yoğunlaşacak, o yüzden bahsettiğim diğer hediyeler ve yanına kendi yaptığınız şeyleri ekleyerek fark yaratabilirsiniz.

Mutlu hediye seçmeler!

Erkekler Rica Etmiş

// 27 August 2009 // 4 Yorum » // ilişkiler, internet

Facebook’ta bir videoya rastladım, erkeklerin kızlardan ricalarından oluşuyor. E doğal olarak benim her dediklerine bir cevabım var, hiç altta kalır mıyım?

Sözüm bütün erkeklere değil elbet, düzgün olanların sayısı belki bunlardan da fazladır. Sözüm böyle saçma düşünenlere:

 

Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya çabalamayın. Çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve kabak bizim başımıza patlıyor.

Pardon da, size kim “Ay geçen bölüm Eduardo çok tatlı konuştu, sen de öyle yapsanaaaa!” dedi ki? Bence böyle görüp görüp kızların öyle şeylerden etkilenmesine gıcık oluyorsunuz, sonra “Lan ben yapamam ki, utanırım!” diyip bize çatıyorsunuz.

Bir SMS gönderdiğiniz zaman, ilk 10 saniyede cevap gelmeyince ikinci SMS’te “Orda mısın???” diye sormayın. Kesinlikle oradayız.

Demek ki her mesajıma 10 saniyede cevap veriyorsun ki, vermeyince endişeleniyorum. Kendi kılıbıklığını da hiç söylemiyorsun. Ne işler çevirdiğini de bir Allah bilir, güven vermemişsin dayı, biz n’apalım?

Mağazada gelinliklere bakıp “Aaa ne güzeeeel” dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların hayalidir, erkeklerin değil!!!

İki cevabım var buna: 1- Siz yolda gördüğünüz arabalar için “Laaan!!! Çok güzel, bunun motoru bilmem kaç beygir…” diye başladığınızda biz çekiyoruz ama? İlişki karşılıklı dinleme meselesidir, bunu yazanın da ilişkisi yoktur bence. Paylaşanın da. 2- Hadi hadi itiraf et, sarhoş olup sevdiğin kızın arkasından “Bilirsin ne kadar görmek isterdim, beyazlar içinde seni öyleceee!” diye söylediğin şarkıdaki “beyaz”ın gelinlik olduğunu bilmiyordun değil mi? Ama o şarkıyı erkek yazmış, erkekler söylüyor!

Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli olmayacaktır…

Eee? Bence zevkli, n’apayım? İstemiyorsan gelme. Bunu söyleyende kesin kılıbıklık da var biraz, alışverişe çanta gibi eşlik ediyor; ama zevk almadığını söyleyemiyor.

“Beni seviyor musun?” diye sormayın. Emin olun ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız…

Öncelikle, biz duygusal varlıklarız, bunu söyleyenler gibi odun değiliz, arada duygular hakkında konuşmak hoş bir şeydir. Ayrıca sevmeyip de çıkan kimsenin olmadığını iddia ediyorsan senin nerede yaşadığından harbiden haberim yok.

Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden ziyade bakımlı bir kadınla evi paylaşmak daha iyi.

E o zaman sana bir Adriana Lima verelim, bok içinde otur.

… Bir erkeğe temiz bir evden önce temiz bir eş ve hatta sadece bir eş lazımdır.

O zaman Adriana’yı alayım, sana “Bıyıklı Kadın”ı vereyim, yine bok içinde otur. Temizlik mi batıyor, anlamadım ki…