<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Böcek Günlükleri</title>
	<atom:link href="http://www.bocekgunlukleri.com/Index.php?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bocekgunlukleri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Sep 2010 19:51:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<image>
<link>http://www.bocekgunlukleri.com</link>
<url>http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/mbp-favicon/ant.ico</url>
<title>Böcek Günlükleri</title>
</image>
		<item>
		<title>Türban, Tarkan, Allianoi ve Referandum</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=299</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=299#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2010 19:36:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[Referandum yaklaşırken uzun zamandır suya sabuna dokunmayan yazılar yazmaktan sıkılmış olarak bu konuda konuşmam gerekti. İşte başlıyoruz.
Türban şu anda üniversitelerde yasak, değil mi? Değil efendim. Herkesin de çok iyi bilindiği gibi, okuduğum okul olan Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde türbanla okula, derse, hatta rektörün olduğu alanlara bile girebiliyorsunuz. Hocanın hemen önünde oturuyorsunuz, bir şey demiyor. Bunu herkes biliyor; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Referandum yaklaşırken uzun zamandır suya sabuna dokunmayan yazılar yazmaktan sıkılmış olarak bu konuda konuşmam gerekti. İşte başlıyoruz.</p>
<p>Türban şu anda üniversitelerde yasak, değil mi? Değil efendim. Herkesin de çok iyi bilindiği gibi, okuduğum okul olan Boğaziçi Üniversitesi&#8217;nde türbanla okula, derse, hatta rektörün olduğu alanlara bile girebiliyorsunuz. Hocanın hemen önünde oturuyorsunuz, bir şey demiyor. Bunu herkes biliyor; ancak üniversitelerin sözde özerkliği burada başlıyor sanırım, hiç kimse bir şey demiyor. Profesörlerin genelinin umrunda olmamasına ve hatta bazılarının türban yanlısı olmasına rağmen dersinde taktırmayan hocalar da varmış. Böyle hocalar, sözde demokrat öğrenci gruplarımız tarafından okulun her yanına asılan afişlerle hemen karalanıyor. Hayır, AKP yanlısı gruplar değil bunlar. &#8220;Aydın&#8221; geçinen tipler, nasıl oluyorsa yasaya karşı gelerek aydınlık. Ablam İzmir&#8217;de okudu; okulun hiçbir binasında giriş katından yukarı türbanla çıkılmıyormuş orada, o da girişte tualete girip türban değiştirebilinsin diye. Yukarı katlarda görülenler hemen dekan odasına çağırılıyormuş.</p>
<p>Fark nedir, peki? Rektör ve okulun genel anlayışı. Biz aydın geçinen, Amerikan ve &#8220;özgürlükçü&#8221; bir okuluz. Laf edeni vururuz.</p>
<p>Yani Kemal Kılıçdaroğlu boşuna dert edip türban sorununa çare aramasın. Şu anda herkes bir şekilde yolunu bulmakta.</p>
<p>Erdoğan &#8220;Bitaraf olan bertaraf olur.&#8221; diyerek başta TÜSİAD olmak üzere herkesten oyunu belli etmesini istedi 12 Eylül&#8217;de görmeyecekmiş gibi. Sanatçılardan da &#8220;halkı etkileyen önemli aydın kitlesi&#8221; olarak oy istendi, hepsi farklı açıklamalar yaptı. Ancak kabinesinin çevre bakanı, referandum için görmek istediği sanatçı duyarlılığını gösterip yapılan barajla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Allianoi&#8217;yi kurtarma adına çağrı yapınca &#8220;Herkes kendi işini yapsın, ben şarkı söylemeye kalkıyor muyum?&#8221; diye açıklama yapmış. Nedir bu ikiyüzlülük? Dünyanın her yerinde önemli olaylara sanatçıların dikkat çekmesi beklenir, çünkü basın sayesinde dikkat çekmeleri daha kolaydır. İş, kendisinin bence çok cahilane bir şekilde düşündüğü gibi &#8220;şarkıcının&#8221; kendini beğenmişliği ya da can sıkıntısından işi olmayan şeylere bulaşması değildir.</p>
<p>Bunları aklımdan temizlediğime göre, bence önemli olan kısma geleceğim, ve bu seferlik düşüncelerimi madde madde sıralayacağım:</p>
<p>* Oyum HAYIR. Ve çok geçerli bir hayır, bunun sebeplerinin başında ne Deniz Baykal başında oldukça seçimleri boykot etme düşüncesinde olduğum CHP&#8217;ye Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun başkan olmasıyla zirveye çıkmış sempatim, ne de AKP&#8217;nin siyasi görüşümden olan uzaklığı var.</p>
<p>* Ne getiriyor anayasa? AKP&#8217;nin seçim kitapçığını alıp inceledim. CHP&#8217;nin tartıştığı maddelerden bahsetmeyeceğim, onların savunulacak ya da tartışılacak bir yanlarını görmüyorum. Ancak; benim burada tartışarak ikna etmek istediğim insanlar AKP&#8217;nin yargıyı ele geçirmesini istemeyen; ancak referandum kapsamındaki birçok iyi maddenin de çöpe atılmaması gerektiğini düşünen insanlar.</p>
<p>* Memurlara ve emeklilere toplu sözleşme hakkı. Peki toplu sözleşmeyi kim karara bağlayacak? Hükümetin görevlendirdiği bir &#8220;uzlaşma kurulu&#8221;. Yani ne olacak? Hükümet ne derse o.</p>
<p>*İdarenin kendisine uygunsuz bir muamelesiyle karşılaşan vatandaş, bir Kamu Denetim Kurulu&#8217;na başvuracak. Kurul kime bağlı olacak peki? Doğru bildiniz!</p>
<p>* Kapatılan partilerin hiçbir milletvekilinin milletvekilliği düşmeyecek, çünkü onlar &#8220;milletin vekili&#8221;. Yani partisinin kapatılmasına sebep verecek bir şekilde konuşan, hatta PKK&#8217;yı savunan kimselerin dokunulmazlık zırhına bir katkı daha.</p>
<p>* 12 Eylül darbelerine yargı yolu açılacak. Aman Allah&#8217;ım ne yalan! Yanlış hatırlamıyorsam 2002 yılı olmalı, MHP&#8217;nin 12 Eylül&#8217;e zamanaşımını engelleme girişimi AKP oylarıyla reddedilmiş. Şu anda birçok hukukçuya göre, zamanaşımından dolayı bu yapılanın hiçbir anlamı olmayacak. Hükümet yanlısı haber kanallarına konuşanlar dışındakilere göre yani.</p>
<p>* Fişleme tarihe karışacakmış. Tüm Türkiye&#8217;yi fişlediler de bitti mi? Açıkçası, telefon dinlemenin, okula türbanla girmenin illegal olduğu bir ülkede yaşıyoruz, ve bunlar yaşanıyor. Bunların bitmesi gerek önce benim için.</p>
<p>* Demokratikleşecekmişiz. YÖK mü kalkıyor, seçim barajı mı, dokunulmazlıklar mı? Benim demokrasinin önünde gördüğüm en büyük üç engel bunlar. Bunları kaldırmayan hiçbir anayasa paketinin demokratiklik adına samimiyetine inanmayacağım.</p>
<p>* Ve en çok da, uzlaşmadan itinayla kaçınan AKP zihniyetinin kadınları gördüğü &#8220;dezavantajlı&#8221; durumdan kurtarmak şöyle dursun, iyice kötü hale getirmek adına neler yaptığını ve neler yapmadığını bildiğimden, hayır.</p>
<p>Benim genel görüşlerim bunlar. Hayır diyeceğim.</p>
<p>HAYIR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=299</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk-ı Memnu</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=294</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=294#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 14:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[Bu dizi bence bir yazıyı hak ediyor. Aşk-ı Memnu &#8220;Seks-i Memnu&#8221;, ahlaksızlık, ıdı bıdı diye tanımlandı yayınlandığı süre boyunca. Cevap olarak çok eski bir roman olduğu geldi, bu sefer de bir Türk klasiğine bok atılmaya başlandı, halbuki &#8220;Eniştem bana kaydı&#8230;&#8221; &#8220;Amanın berdel oldu kocamın abisiyle yatağa gircem.&#8221; laflarının kadın kuşağı olsun, ülkenin doğu kısmı olsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dizi bence bir yazıyı hak ediyor. Aşk-ı Memnu &#8220;Seks-i Memnu&#8221;, ahlaksızlık, ıdı bıdı diye tanımlandı yayınlandığı süre boyunca. Cevap olarak <img src="http://i50.tinypic.com/2duzbx5.jpg" alt="Aşk-ı Memnu" hspace="5" vspace="5" width="362" height="271" align="left" />çok eski bir roman olduğu geldi, bu sefer de bir Türk klasiğine bok atılmaya başlandı, halbuki &#8220;Eniştem bana kaydı&#8230;&#8221; &#8220;Amanın berdel oldu kocamın abisiyle yatağa gircem.&#8221; laflarının kadın kuşağı olsun, ülkenin doğu kısmı olsun yadırganmadığı bir ülkedeydik, aynı kişiler, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı dahil, bunlara göz yummaktaydılar. Özendiğimiz ülkelerin filmlerinde herkes birbirine &#8220;kayarken&#8221; bize Avrupailik, özgürlük geldi de, olması gayet mümkün olan, aile içinde iki kişinin *ensest olarak değil tabi* birbirine aşık olması amma garip geldi. Tamam savunulmuyor, ama olmayacak iş değil, bu kadar bağırılıp tartışılacak şey hiç değildi.</p>
<p>Konuşmak istediğim başka bir şey var tabii, bu klişe tartışmayı açmak değildi esas amacım. Dikkat eden ne kadardır, bilmem, Aşk-ı Memnu aynı zamanda Türk televizyonunda çok büyük bir boşluğu doldurdu: Sex and the City, Gossip Girl, Desperate Housewives gibi nice diziler yabancıların modaya bakış açısını yönlendirirken, bizim elimizde Yaprak Dökümü&#8217;nün (dökülemeyesice yapraklar!) Fikret&#8217;inin giydiği uzun şekilsiz etekler, Şehrazat&#8217;ın akıllardan silinmeye<img src="http://i50.tinypic.com/296do93.jpg" alt="Blair'in Elbisesi" hspace="5" vspace="5" width="214" height="330" align="right" />n kafasına yapışmış saçları ve bilimum garip saçma giyim tarzı vardı. Aşk-ı Memnu, modamıza önemli şeyler kattı benim nezdimde, Bihter çizmesi, yüzüğü, elbiseleri, sırf bunlar değil tabii, Nihal&#8217;in saçı, Firdevs&#8217;in ve aslında diğer herkesin makyajı&#8230; İlk defa bu kadar özenli bir görsel yönetmenlik gördüm bir Türk dizisinde. Tüm Türkiye gördü, takip etti ve bence Amerika&#8217;da başarıyla kullanılan bu sanal reklam uygulamaları çok da iyi oldu.</p>
<p>Tabii bununla alay eden kendini beğenmişler olmadı değil: &#8220;Bihter çizmesi de ne puhahahah!&#8221;. Yine kendimizi aşağılamayı çok sevdik. Bunu benim de yapmışlığım var; ama asla diziden görülen bir şeyin moda olmasıyla alay etmedim bazı dargörüşlüler gibi. Ayrıca &#8220;Bihter çizmesi&#8221; terminolojisi sadece Türklere ait bir şey değil, bugün Google&#8217;a &#8220;Blair&#8217;s dress&#8221; yazarsanız karşınıza Marc by Marc Jacob&#8217;s&#8217;un dizide kullanılan ve fotoğrafını da koyduğum kıyafet çıkar birçok kez ve Gossip Girl&#8217;ün Blair karakteriyle dikkat çekmiş birçok başka elbise daha&#8230; Dünyada &#8220;skinny jean&#8221; modası da yine aynı dizinin Serena&#8217;sıyla bayağı yayılmıştır.</p>
<p>Bunları anlatıp içimi döktüğüme göre&#8230; Finali çok beğendim, Beren Saat&#8217;e &#8220;Beni, ya beni?&#8221; dediği sahnede hasssta oldum. Çok yerinde bitti, çok ihtişamlıydı, çok sevdik. Teşekkürler Ay Yapım, bir ara Yaprak Dökümü&#8217;nü de bitirecen inşallah, teşekkürler Aşk-ı Memnu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=294</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Detokslardayım, Bırakma Beni Ekmek Amca.</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=291</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=291#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 14:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[Hiçbir şey düşünemiyorum, açım.
Geçen gün annemle Defne Samyeli&#8217;nin programını izliyoruz, ay o kadına kadın programı sunmak yakışmıyor, fazla seviyeli kalıyor, orada kadınlar göbek falan atmak istiyor, hatun bilgisini döktürüyor. Kaçsın hemen ordan. Neyse, buna Ahmet Maranki diye bir adam çıkmış, o sihirbaz Mandrake geliyor aklıma her adı söylendiğinde, Tayyip bıyıklı bir amca. Adam dedi ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçbir şey düşünemiyorum, açım.</p>
<p>Geçen gün annemle Defne Samyeli&#8217;nin programını izliyoruz, ay o kadına kadın programı sunmak yakışmıyor, fazla seviyeli kalıyor, orada kadınlar göbek falan atmak istiyor, hatun bilgisini döktürüyor. Kaçsın hemen ordan. Neyse, buna Ahmet Maranki diye bir adam çıkmış, o sihirbaz Mandrake geliyor aklıma her adı söylendiğinde, Tayyip bıyıklı bir amca. Adam dedi ki yok ayın konumu çok uygunmuş bilmemneymiş, bu cuma cumartesi pazar detoks yapın. Dedim he, yapalım.</p>
<p>Konsept şu: &#8220;vicudunuza&#8221; detoks süresi boyunca hayvansal içerikli, hamurlu, sütlü şeyler almıyorsunuz. Kendinizi sebzelerin mide bulandırıcı dünyasına bırakıyosunuz, meyve, sebze, havada uçan haşlanmış patatesler, halbuki kızartması olsa heba olmayacak, kabaklar, ıspanaklar, bu ikisini kurtarmanın yolu yok zaten, dayanamayarak öğürmek suretiyle vücunuzda bulunan her yemek kırıntısını çıkarıp zayıflıyorsunuz.</p>
<p>Yok aslında öyle değil, yani son kısmı. Öğürmeden, sidik yoluyla toksinlerden arınıp daha sağlıklı oluyorsunuz. Dicle bacınız zayıflama derdinde halbuki, 36 beden oldu ya, yetmedi.</p>
<p>Ben sebzeden nefret ediyorum. Seven insanları da anlamıyorum. Yahu, atalarımız çiğ et yiyormuş! Sebze ne, geviş mi getiriceksiniz?! Dayanamazdım haşlanmış sebze konseptine. Zaten diyetteyim ayağına &#8220;Anne yok, kızartma o nugget&#8217;ları -gözler o sırada aç kedi gibi nugget&#8217;ları süzmekte, bir gün kavuşmanın hayalini &#8216;Elbet Bir Gün&#8217; fon müziği eşliğinde kurmaktadır- ben sebze yiyeceğim.&#8221; dediğimde annem bir süre mavi ekran verir, bön bön bakar, kızını kaçıran uzaylıların gezegenini merak eder. O derece. İşte bu Mandreke, aman Maranki kiraz detoksu diyince benim gözler faltaşı gibi açıldı.</p>
<p>Konsept şu: kiraz, yeşil çay, kiraz, yeşil çay, kiraz, yeşil çay&#8230; Evet bütün gün bedene katı olarak kiraz, sıvı olarak yeşil çay giriyor. 3 gün. 72 saat.</p>
<p>Ekmek istiyorum yahu, vıcık vıcık kiraz istemiyorum! Ama ya işe yararsa diye de merak ediyorum. Yarın tartıldığımda 54&#8242;ten bi gram yukarıda olayım, Maranki, gör sen olacakları!</p>
<p>Aç ve sinirli Dicle evden bildirdi.</p>
<p>Not: Ayrı bir yazı konusu yapmaya gerek yok da o yüzden not olarak ekliyim dedim, bir arkadaşım geçen haber verdi, Formspring&#8217;de kazmanın, evet kazmanın önde gideninin teki beni sözde Eveykın&#8217;a ispiklemiş bu kız da &#8220;fanfic&#8221; yazmış diye. Efem, kazmacanım, ben bunu saklamıyorum,<a title="Harry Potter Hikayem" href="http://www.bocekgunlukleri.com/?p=47"> o yazının</a> başında &#8220;bu kızı eleştirmiştim, o zaman benim de hikayem var demiştim, buyrun hikayem.&#8221; yazmışım, dikkat edersen. Hem de yetmemiş, yazıyı yeni bloguma da taşımışım. Hay Allah, benim bunu saklıyor olmam lazımdı, tüh! Ayrıca toplamda iki hikaye yazmama rağmen yakın zamanda bir mail aldım, hala bir yerlerde yazıyor muyum diye, demek ki takip edenimiz de yok değil.  &#8220;Yazar&#8221;ımız da &#8220;Hohoho, one-shot demiş, hani İngilizce kullanmıyorduk?&#8221; demiş. Onun yanında açıklaması var, terminoloji diyedir demiş, koymuşum. Türkçe kullanmayı beceriyorum hemi de bayağı iyi, meraklanmayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=291</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Body Worlds</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=287</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=287#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 16:53:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=287</guid>
		<description><![CDATA[Kadavra Sergisi! Ya da Body Worlds! Bu isimlerden birini duydunuz mu?
Efem, araştırmacı-blog yazarınız Dicle dün bu sergiye gitti, size gerekli bilgileri tek tekk aktaracak. Ben öyle her şeyi bu-budur diye sıralayacak adam değilim, merak etmeyin canınız sıkılmayacak!
Şimdi öncelikle, sergi İstanbul&#8217;un 2010 kültür başkenti olması kapsamında Türkiye&#8217;ye gelmiş bir sergi, yaratıcısı ise Alman. 11 haziran&#8217;dan itibaren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadavra Sergisi! Ya da Body Worlds! Bu isimlerden birini duydunuz mu?</p>
<p>Efem, araştırmacı-blog yazarınız Dicle dün bu sergiye gitti, size gerekli bilgileri tek tekk aktaracak. Ben öyle her şeyi bu-budur diye sıralayacak adam değilim, merak etmeyin canınız sıkılmayacak!</p>
<p>Şimdi öncelikle, sergi İstanbul&#8217;un 2010 kültür başkenti olması kapsamında Türkiye&#8217;ye gelmiş bir sergi, yaratıcısı ise Alman. 11 haziran&#8217;dan itibaren Antrepo 3 adı verilen, bildiğiniz Tophane&#8217;deki İstanbul Modern dediğimiz ortamın, nargileci insanların yakından bildiği nargilecilere girişteki yer, arkasındaki binada sergilenen bir heykel sergisi. Ama ne heykeller!</p>
<p>Efem, bu sergiyi hazırlayan Gunther Amca, bilimadamı. Plastinasyon denen bişey icat etmiş, kası iskeleti bozulmadan ve istediğin şekilde yıllarca saklayabiliyorsun. Almış bu kadavraları, resimde görüldüğü gibi derilerinden ayırıp sergilemiş. Sindirim sistemi, kas sistemi, solunum sistemi falan her şeye ayrılmış özel heykeller var, bunlara basket oynayan adam, at üstündeki adam gibi değişik pozlar verdirilmiş -heykel hiçbir yere tutunmadan tek ayağının üstünde duruyordu yahu!- ve sunulmuş.</p>
<p>Öncelikle, ben tıp okuması için kendisine aylarca yalvarılmış ve biyoloji dersindeki diseksiyonu (bildiğin kesmeye verilmiş egzantrik ad) bile dayanılır bulmayan bir kızım; ama midem bulanmadı. Yani çok aşırı bir durumunuz yoksa gidebilirsiniz. Size tek önerim, yanınıza tıp öğrencisi almamanızdır. Zira yanımda 3 tane vardı onlardan,bir yerden sonra yeteri kadar kas adı öğrendiğime inanıp terk ettim kendilerini.Yine de insan organları ve çalışmaları hakkında ya yeterli bilginiz, ya da yanınızda size biraz da olsa fikir verebilecek birini bulundurursanız iyi olur. Yine söylüyorum,mideyi bulandıracak bir şey yok, bir ara ufak bir inceleme yaparken bir &#8220;heykel&#8221;in anüsüyle* o kadar burun buruna geldik ki, arkadaşıma dönüp &#8220;Bence bu kadar yakın olmamalıyız.&#8221; dedim.</p>
<p><img src="http://img541.imageshack.us/img541/3599/dsc02382x.jpg" alt="Body Worlds" hspace="5" vspace="5" width="409" height="299" align="left" />İkincil olarak, kelimenin her anlamıyla &#8220;çok taşaklı&#8221; bir sergi.</p>
<p>Üçüncü olarak da, sergide şaha kalkmış bir at üstüne bindirilmiş adam var! Sadece bu bile gitmeye değer. Hem at, hem de insan, yine resimde olduğu gibi deriden falan arındırılmış. Sadece damarları, kılcallar dahil, gösterilen bir tavşan vardı, pamuk ipliği gibi kılcalların vücudunuzu nasıl sardığını görmelisiniz.</p>
<p>Yalnız fotoğraf çekmek yasak. Ben gizli gizli çektim, oldukça tatlı bir görevli, son fotoğrafımı çekip &#8220;Bu kadar yeter.&#8221; dedikten sonra gelip &#8220;Yalnız fotoğraf çekmek yasak.&#8221; dedi gülümseyen bir yüzle. Yani göstere göstere yapmadıkça sorun yok.</p>
<p>Sergi 17 Aralık&#8217;a kadar açık, kiminiz kimseniz varsa toplayın, gidin. Öğrenci 21 lira olsa da bence değer.</p>
<p>Bu arada, daha çok fotoğraf işine twitpic&#8217;de girebilirim. Kendi resmimi koyup koymamak konusunda çok emin değilim henüz.</p>
<p>Efendim, sergiden çıktım, Q7 (Adı bildiğin Karizma lan!) denen bir heriftir almış bizim takım,önüne gelen Beşiktaş&#8217;taydı. Yarım saatte Kabataş&#8217;tan Beşiktaş&#8217;a gittikten sonra uçarak Maltepe Üniversitesi&#8217;nde Ferhat Göçer&#8217;in konserine gittim.</p>
<p>O da yarının konusu olsun =)</p>
<p>*anüs: bildiğiniz sıçtığınız yer işte.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=287</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Komik Ya :D</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=285</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=285#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 16:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[fanfiction]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar zaten yazmayı planlıyordum ama beni resmen yazmaya zorlayan iki olay oldu: Öncelikle biri Twitter&#8217;da artık dönemim bittiğine göre yazmam gerektiğini söyledi (Aman Tanrım, beni cidden takip eden birileri var, 1. sınıfta olduğumu bile biliyor, bu gazla ölene kadar blog yazarlığı yaparım ben!) sonra bugün, çarşamba günü, bu siteye ait mail adresime (dicle@bocekgunlukleri.com, siz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar zaten yazmayı planlıyordum ama beni resmen yazmaya zorlayan iki olay oldu: Öncelikle biri Twitter&#8217;da artık dönemim bittiğine göre yazmam gerektiğini söyledi (Aman Tanrım, beni cidden takip eden birileri var, 1. sınıfta olduğumu bile biliyor, bu gazla ölene kadar blog yazarlığı yaparım ben!) sonra bugün, çarşamba günü, bu siteye ait mail adresime (dicle@bocekgunlukleri.com, siz de mail atıp istediğinizi saçmalayabilirsiniz, mutluluk duyarım, ama kazma Outlook cevap atmayı beceremiyor, bir yolunu bulup iletişime geçerim. Valla. Yazın. Kulunuz olayım, &#8220;Naber, çok beğeniyorum.&#8221;  da deseniz sevindirik oluyorum, gidip erkek arkadaşıma, kankama falan &#8220;Biri bana seni takip ediyorum diye mail atııııııı!&#8221; diye kafa ütülüyorum. ) neyse işte siteye ait mail adresime gelmiş bir mail gördüm, benden bir forumun reklamı yapmam isteniyor. Ama hangi forum, sıkı duralım:</p>
<p><a title="Verankton" href="http://www.bocekgunlukleri.com/?p=34">Bu siteyi</a> hatırladınız mı? Burayı yapan ablamız, sitesine açtığı 1500 site uzantısına bir yenisini eklemiş. Idıymış, bıdıymış, neyse işleyeceğine zerre inanmadığım bir şey, orası önemli değil, mühim olan bana gelen mailin nasıl herkese yama edilebilir özellikte olduğu:</p>
<blockquote><p>Size özel bir isteğimi iletmek üzere mesaj atıyorum. Sitenizi takip eden çok kişi var. Benim de geniş bir kitleye duyurmak istediğim bir olay var. Bunun için en uygun yerlerden birisi sizin sitenizdir diye düşündüm.</p></blockquote>
<p>Hönk? Benim sitemi takip eden kaç kişi var, ben bilmiyorum, tek elin parmaklarını geçmediğinden de şüpheleniyorum.</p>
<blockquote><p>Bu bir forum reklamı değil, rakip değil, sadece TÜM TR FANDOMLARINI ilgilendiren bir şey.</p></blockquote>
<p>Yani beni ilgilendirmeyen bir şey.</p>
<blockquote><p>Bunun eşi benzeri TR fandomlarında yok -ki düşünün o kadar geri kalmışız. Bunu ileri taşımak istiyoruz.</p></blockquote>
<p>Ne alanda geri kaldığımızı da araştırdım, insanların amaçsızca 50&#8242;şer sayfa fanfic yazdığı bir forum Türkiye&#8217;de yokmuş! Evet, evet, not korkusuna 50 sayfa dönem ödevi yazmıyoruz, ama Türkiye&#8217;nin geri kalmışlığına bir nebze çare olabilmek için -Işık, biraz ışık! derdi Akbank- adamlar yapmışlar abiii.</p>
<blockquote><p>&#8230;kabul ettiğiniz taktirde haberi olmayan bir çok kişiyi bilgilendirmemize yardım edebilirsiniz. Üstelik siz de katılabilirsiniz, sizin çok iyi yazacağınızı veya eleştiri yapacağınızı düşünüyorum.</p></blockquote>
<p>Ben? Size? Fic yazcam? Eleştirisinde kalayım, ki iyi yaparım onu bak.</p>
<p>Sözün kısası, içinde Böcek Günlükleri&#8217;nin &#8220;b&#8221;si geçmeyen, her halinden önüne gelen site adminine atıldığı belli bir mail, ki o foruma takılanların yarısından çoğu yazdığım yazı sebebiyle benden nefret ediyordur. Merak ettiğim, yahu benim mailimi, sitemi nerden buldunuz hacı?</p>
<p>Neyse bu yazı da onlara iyi-kötü bir reklam olmuştur herhalde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=285</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hala Hayattayım!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=284</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=284#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 05:38:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya doğru düzgün bir şekilde dönüp tüm yaz burda olacağım ama lütfen beni bekleyin anacığım! Zira üniversite zor zanaat, öSS zamanı bile aksatmadan yazardım, olmuyor şimdi.
&#8220;Stay tuned!&#8221; derdi gavur. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haftaya doğru düzgün bir şekilde dönüp tüm yaz burda olacağım ama lütfen beni bekleyin anacığım! Zira üniversite zor zanaat, öSS zamanı bile aksatmadan yazardım, olmuyor şimdi.<br />
&#8220;Stay tuned!&#8221; derdi gavur. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=284</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabayı Araba Yapan Ön Taraftaki Kazuletliktir.</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=275</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=275#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 10:09:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=275</guid>
		<description><![CDATA[Efendim, 29 Ocak 2010&#8242;dan beri ehliyetliyim. Ehliyet alma sebebim de arabayla 25 dakikada 2. köprüden basıp gidilen okuluma, 1. köprüden 1 buçuk, yağmur trafiğinde ise 2 saatte falan ulaşılmasıdır. Almayana enayi diyip bir de dövüyorlar, o kadar.
Artık altıma araba çekip okula rahat rahat gitmenin zamanı geldi de geçiyor, zira ben yurtta banyo yapamam. Bakın, yurt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim, 29 Ocak 2010&#8242;dan beri ehliyetliyim. Ehliyet alma sebebim de arabayla 25 dakikada 2. köprüden basıp gidilen okuluma, 1. köprüden 1 buçuk, yağmur trafiğinde ise 2 saatte falan ulaşılmasıdır. Almayana enayi diyip bir de dövüyorlar, o kadar.</p>
<p>Artık altıma araba çekip okula rahat rahat gitmenin zamanı geldi de geçiyor, zira ben yurtta banyo yapamam. Bakın, yurt olayının her şeyine varım, tanımadığım insanlar, yeni çevre, aileden uzak hayat, çamaşırlarını getir götür derdi&#8230; Lakin ben 4 kişilik ailemden başkasıyla, arkadaşım, kankam da olsa, bir hafta gibi kısıtlı bir süre dışında banyo falan paylaşamam. Vallahi korku filmi gibi geliyor. Sanki ailemi her gün tuz ruhuna batırıp banyoya sokuyorlarmış gibi, onlardan başkasının kullandığı banyoda sanki bakteriler, türlü çeşitli mikroplar ve bilimum mikroorganizmalar cirit atıp tef çalıyorlar gibi geliyor.</p>
<p><img src="http://i49.tinypic.com/5feyhs.jpg" border="0" alt="Micra" hspace="10" width="337" height="239" align="left" />Bu sebepten, yurt olayından vazgeçeli bayağı bir süre oluyor. Aklımı minibüste önümde oturan kadının yerini napsam da kapsam, ya da bu acaba Doğuş Üniversitesi&#8217;ne gidiyor da erken mi inecek, yoksa Bahçeşehir&#8217;e gitmek için benimle birlikte Üsküdar&#8217;a kadar gelecek mi, öyleyse gidip başkasının tepesinde dikileyim gibisinden sorularla oynatıp kaybetmek üzre olduğumdan toplu taşımayı artık çekemiyorum. Araba diye inliyorum. Bu sebepten, araba kullanımına dair debriyajdan ayağı çekip gaza uçtan uçtan basmak dışında hiçbir şey öğrenmeden geçtiğim ehliyet sınavının ardından direksiyon dersleri almaya başladım. Annemin 3 aylık BMW&#8217;si pek kıymetli olduğu, babamınki ilk kullanım için fazla büyük ve sürekli yanında olduğundan, kursun aracı olan bir Micra&#8217;yla başladım yola. Normalde hunchback (yani sedan olmayan, kıçı kesik duran) arabalara &#8220;göttenbacaklı&#8221; tabiriyle hitap etmeme rağmen, bu arabaya bir alıştım, çok sevdim. 5. dersin sonunda, 2. köprüyü de yanımdan geçen tırlara aldırmadan 100 falan basarak geçince, direksiyon hocam artık bana olmuş dedi.</p>
<p>Sıradaki hedef belliydi: annemin kıçı başı bir yerlere sığmayan 3.20&#8217;si. Diller döküp yalvararak aldım arabayı, ilk binişimle de ilk dumuruma uğradım: O ne menem gaz pedalıydı öyle? İnce, uzun, çirkin bir şey, tosbiğim Micra&#8217;ma hiç benzemiyordu. &#8220;Anamm, bu gaz pedalı mı?&#8221; hayretime teyzemle yengemin tepkisi arka koltukta kemerlerini bağlamak oldu. Yola çıktık, direksiyon ağır, dönmüyor, pedallara parmak ucumla basınca araba &#8220;zoarkh&#8221; şeklinde ileri fırlıyor, tırsıp ayağımı çekince tekleyip yavaşlıyor. Arabanın sanki kendi fikri var da beni beğenmiyor! Önü de upuzun, annem &#8220;Yanaştırma öndeki arabaya fazla!&#8221; diye inim inim inliyor. Sinyali de garip, kapatmak için ters yöne değil de aynı yöne tekrar itmek gerekiyormuş, annem &#8220;Sen direksiyonu toplayınca kapanır o!&#8221; dedi, lakin şerit değiştirdikten sonra kendi kendine kapanmıyor işte. Derdimi anlatamayınca da bütün yolu bir sağa bir sola sinyal vererek döndüm. Sanırım bu yüzden bir süre arkam boş geldim, herkes başka şeritlere kaçtı <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /> Nitekim, beğenmedim arabayı, adını da &#8220;kazulet&#8221; koydum.</p>
<p>Bu durum 17&#8217;sinden beri BMW aşığı babamın hoşuna hiç gitmedi. &#8220;Sürüş güvenliği sağlıyor ağır araba, senin kullandığın teneke yığını, ilk kazada yamyassı olur.&#8221; buyurdu. Arabanın önü öyle büyük olmasa nasıl ağır olurmuş, efendim?</p>
<p>Arabayı araba yapan ön tarafının kazulet olmasıymış, öyle öğrendim. O zaman ben teneke yığını seviyorum. Kazada yassı olsun, araba mezarlığında çok yer de tutmaz. Yeter ki tırstırmasın öyle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=275</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeğe Hediye Almak</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=270</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=270#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 15:19:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[14 Şubat yaklaşmakta, bazılarınızın karnına ufaktan sancılar saplanmaya başlamaktadır, bilirim. Ya da sevgilinize hediye almakta başarılısınızdır da, arkadaş işinde biraz tökezlemektesinizdir. &#8220;Ne hediye almalı?&#8221; serimizin 2. bölümünde, erkeğe ne hediye alınır, inceleyeceğiz efem. Konuda uzman olmadığımı düşünerek ukalalık edenlere, eksperlerimden yardım aldığımı belirtmek isterim. Eksper diye adlandırdığım, yok hediye uzmanlığı diye bir bölüm açılmadı henüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>14 Şubat yaklaşmakta, bazılarınızın karnına ufaktan sancılar saplanmaya başlamaktadır, bilirim. Ya da sevgilinize hediye almakta başarılısınızdır da, arkadaş işinde biraz tökezlemektesinizdir. &#8220;Ne hediye almalı?&#8221; serimizin 2. bölümünde, erkeğe ne hediye alınır, inceleyeceğiz efem. Konuda uzman olmadığımı düşünerek ukalalık edenlere, eksperlerimden yardım aldığımı belirtmek isterim. Eksper diye adlandırdığım, yok hediye uzmanlığı diye bir bölüm açılmadı henüz üniversitede, o kadar abidik kubidik bölüm arasında garip de kaçmaz gerçi ama, biri klasik biri daha spor tarza sahip iki erkekten yorum aldım, üstüne de erkek arkadaşlarımın sayısının genelde hep kızlarınkini geçmesinden gelen deneyimimi ekleyince, size de buyurup erkeğe ne hediye alınır bakmak kaldı <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_smile.gif" alt="" /></p>
<p><a href="http://www.bocekgunlukleri.com/?p=232">Kızlara hediye almak</a> onları dinleyerek klasiklerle süprizleri birleştirmektir, demiştik. Erkeklere hediye almak da fonksiyonel bir şeyler bulabilmektir, sevgilinizse araya biraz duygu katıştırmaktır. Zira bizim süslemek istediğimiz binbir çeşit şey vardır: saçımız, yüzümüz, odamız, vücudumuz&#8230; Bu nedenle fonksiyonel olmadığından sahip olmadığımız; ama alsak hoşumuza giden hediyeler vardır. Erkeklerde bunların sayısı bayağı bir azalmaktadır.</p>
<p>O halde klasiklerle başlayalım: cüzdan. Cüzdan can kurtarıcı olarak aklımıza hep gelse de, kime alınır, kime alınmaz konusunda bir ayrım çizelim: Daha geçen hafta cüzdanını değiştirmiş erkek, sizinki ne kadar güzel olursa olsun, üşengeçliğinden ve hareketin &#8220;fonksiyonelsizliğinden&#8221;, cüzdanınızı kullanmayacaktır. Ayrıca eksperimin tabiriyle &#8220;Nike cırtcırtlı cüzdan kullanan&#8221; erkek tipinin tek amacı paralarını sıkıştıracak bir yer aramak olduğundan, sizin aldığınız sevinçle karşılanacak; ancak boşverilecektir.</p>
<p>&#8220;Nike cırtcırtlı kullanan&#8221; erkek, aynı zamanda &#8220;boxerını pantolonunu bacağının başladığı hizzada tutarak cümle aleme gösteren&#8221; erkek tipindeyse, siz de bu erkeğin yakın arkadaşıysanız, şirin boxerların da gideri var. Yalnız, ben sevgiliye don alınmasına karşıyım, samimi arkadaşlıklarda yukarıdaki kriterlere uyuluyorsa bu alınmalı bence.</p>
<p>20 yaşında olsa bile, içinde hala büyümeyen çocuk vardır çoğu erkeğin. Araba sevene araba maketleri (Öhöm, öhöm. Uygulandı ve pek beğenildi), Star Wars tutkununa oyuncağı (Evet, daha geçenlerde 20 yaşında iki tipin Star Wars oyuncaklarına hayran hayran bakmaya akabinde oyuncak ışın kılıçlarıyla oynamalarına birebir şahit oldum.), World of Warcraft manyağına oyuncağı gibisinden hoş hediyeler bulunabilir. Örneğin fikir isteyenler için <a href="http://www.bunlardanistiyorum.com/products.asp?CategoryID=23">burayı</a> tavsiye edebilirim. Siz Barbie alsanız sevinmezsiniz diye düşünmeyin, çoğu hala çocuk onların <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_smile.gif" alt="" /> Bu oyuncaklarda küçük bütçeli figürler de var, 120 liralık dev parçalar da, birçok erkeğin bayılacağı uzaktan kumandalı arabalar da&#8230;</p>
<p>Parfüm, yine klasik olmasına karşın, beğenildiğinden emin olmadan alınmaması gereken bir hediye. Alırsanız, mağazadan parfümün deneme için olan minik şişelerinden isteyip, önce onu koklattırın aldığınız kişiye. Beğenmezse paketini açmadan götürüp değiştirsin.</p>
<p>Giyim olarak tişört ve gömlek, yine kişinin klasik mi spor tarzda mı olduğuna bağlı olmalı. Burada yapacağım uyarı şudur: Klasik olsun hep kullanır, diye çok kaliteli beyaz bir gömlek almaktansa, özel durumlarda giyebileceği, pahalı olmasa da, baktığında sizin aldığınızı hatırlatacak bir şey alın. Çalışma hayatına yeni başlayan biri normalde spor giyinse de, ilk gömleklerinden birini alan biri olarak kullandığı zamanlarda çok övgü alırsınız. Tişörtte ise, bir grubu seviyorsa örneğin, yeni CD&#8217;sinin yanına grubun tişörtünü de eklemek, CD&#8217;ye gösterdiğiniz düşünce azlığını bertaraf edecektir.</p>
<p>Kızların sevgiliye yaptığı hediyeler arasında klasik olarak atkı vardır, yalnız örmeyi beceremiyorsanız, düşüncelilik adına zavallı çocuğu ilmekleri kaçmış bir atkıyla kendisini rezil etmek zorunda bırakmayın.</p>
<p>Oyuncaklarda bahsetmiştim, yine söyleyeyim, erkeklerde hobi konularına yoğunlaşmak iyidir. Araba sevdası, gemi sevdası, pilotluk sevdasını sömürün. Kampçılık seviyorsa İsveç çakısı alın. Denizi seviyorsa cam kutunun içindeki yelkenin süksesini düşünün.</p>
<p>Özel durumlar hariç futbol sevdasını sömürmeyin. Normalde sevilebilecek bir hediyeyi, zippoyu alalım. Birkaç kişi birleştiniz, ya da sevgiliniz için paraya kıydınız, zippo aldınız. Ama etrafta o kadar çok seçenek varken, Fenerbahçe logolu aldınız, sırf fanatik olmasa da Fenerli olduğu için. Güzelim hediyeyi mahvettiniz! Kızların son çare olarak sarıldığı futbol sevdası, aslında günlük hayatta kullandığı eşyaların üstünde logo olarak erkeği mutlu etmez. Burada fanatikleri çok kalın bir çizgiyle ayırıyorum tabi. Zippoda üstünde iskambil kağıdı olanlar gördüğüm her erkek ve birçok kız tarafından sevilmiştir, bilginize.</p>
<p>Kravat, internette rastladığım kadarıyla erkekte, kızlara alınan bibloların bir eşi: Çok alınır; ama aslında sevilmezler.</p>
<p>Gelelim birkaç alternatif örneğe: Kızlarda da söz etmiştim, internette sevilen sitelere veya hizmetlere üyelikler (Rapidshare hesabı, Knight Online premium hesabı vs.), istediği ve hep söz ettiği bilgisayar oyununu alabilirsiniz. Bu oyunlar pahalı, biliyorum; ancak Gittigidiyor&#8217;da çok daha ucuza (40 liraya falan iniyor) 2. ellerini bulmak mümkün. 2. el hediye mi olur, demeyin, bu onlara fark yapmayacaktır, emin olun, tecrübeyle sabittir.</p>
<p>Bunların dışında sevgiliye hediyede, ikinizin fotoğraflarından oluşan bir pano, fotoğrafınızı içeren anahtarlık, özellikle de fotoğrafınızdan mousepad vb. şeyler, klasik hediyelerin yanına eklendiğinde çok tatlı olur. Klasik hediyelerden almak her zaman güvenli yoldur, ve buna eklediğiniz şirin kartlar, fotoğraflarınızdan oluşan hediyeler, erkekler her ne kadar &#8220;duygusuz&#8221; olarak bilinse de, aslında beğenilir ve saklanır. Bunları arkadaşlarınıza da yapmalısınız bence, yalnızca sevgiliyle yetinmeyin.</p>
<p>Son olarak, erkeğe alınacak hediyenin süksesi genelde fonksiyonellikten geçse de, önemli olan sizin varlığınız (<img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_razz.gif" alt="" /> şaka, şaka). Hobilerine ve sevdiklerine yoğunlaşın, illa bir obsesyonu vardır. Ancak unutmayın ki, bu hobiler de herkes tarafından bilindiği için insanlar da ona yoğunlaşacak, o yüzden bahsettiğim diğer hediyeler ve yanına kendi yaptığınız şeyleri ekleyerek fark yaratabilirsiniz.</p>
<p>Mutlu hediye seçmeler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=270</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyetteyiz</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=264</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=264#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 09:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Şişko bir kız değilim çok şükür, Twitter fotomdan falan anlaşılıyor mu bilmem, ilkokul çağında iskeletor olarak çağrılmasına karşın ergenliğin &#8220;kızlar basenden kilo almaya başlar&#8221; azizliğine uğrayıp hatları hafiften yuvarlaklaşan klasik Türk kızıyım.
Şu aralar orda burda gördüğün ince bacaklı kızlara kıl olmaya başladım, benim onlardan neyim eksik, eskiden sırf yazın bacaklar fora olurdu, şimdi kışın daracık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şişko bir kız değilim çok şükür, Twitter fotomdan falan anlaşılıyor mu bilmem, ilkokul çağında iskeletor olarak çağrılmasına karşın ergenliğin &#8220;kızlar basenden kilo almaya başlar&#8221; azizliğine uğrayıp hatları hafiften yuvarlaklaşan klasik Türk kızıyım.</p>
<p>Şu aralar orda burda gördüğün ince bacaklı kızlara kıl olmaya başladım, benim onlardan neyim eksik, eskiden sırf yazın bacaklar fora olurdu, şimdi kışın daracık daracık şeyler giymek gerekli, o bacaklar erimeli! Aslında bu konuda bazı komplo teorilerim var, acep zayıflama ürünleri sadece bahar sonlarında değil, yılın her zamanı satılsın diye mi bu alttan her tarafımıza yapışan yok legging, yok jegging, yok daracık pantolon, şort altı tayt modalarını çıkarıyorlar bilmem. Hayır, o şeylerin yakıştığı gıcık kadın kitlesi zaten küçücük, acısını biz çekiyoruz! Bu arada bana yakışıyor canım, daha geçen giydim, herkes hayran kaldı diye düşünerek aslında gaflete düşen bayan okura: Dizinden yukarı bacaklarında 5 cm&#8217;den büyük bir çap genişlemesi oluyorsa üçgen bacaklısın, bacaklarının alt kısmı üstüne uyuyorsa ama çapı Kate Moss&#8217;un bileklerinin 2 katıysa da odun bacaklısın. Her şekil yakışmıyor işte, kabullen! Çırpı bacaklı kızlara aşık modacıların yaşadığı bu dünyada bize anca acı çekmek düşer!</p>
<p>Neyse, ben bu gidişe bir dur diyerek günlük abidik kubidik hareketleri yanlış yaparak bacakta kas sıkışmasına neden olmak pahasına da olsa, bir diyet ve egzersiz ikilisine giriştim. Dışarda salatalar yeniyor, akşam yemekleri ya peynir ekmekle geçiştiriliyor, ya da ağza ufak ufak sebzeler atılıyor, bu beden et yiycem, T-bone steak nerede, hanimiş McDonald&#8217;s diye kıvranıyor! Ama dışarda salata istenirken o karizmayı, o edayı göreceksin! &#8220;Sezar salata alayım, ay yok yanına içecek istemiyorum, su alayım, diyet düşmanı canım o içecekler&#8230;&#8221; Sonra eve gel, merdiven çık, midem ve bacaklarım isyanlarda. Nerede dışarıdaki karizma?</p>
<p>İşin kötüsü dıngıl dijital tartı bozulacak zamanı bulmuş, bir de alay eder gibi kendini 118 kiloya takmış, &#8220;Başka şey göstermem de göstermem!&#8221; diyor. 118&#8242;in korkusundan yanına yöresine yaklaşmamaktayım. Ama bugün ayna karşısında butlarımı sıkıştırmak suretiyle bacağıma bir hamur gibi istediğim şekli vererek kendime bakarken zaten dışardaki insanların zayıf dediği kızına &#8220;Popon kocaman!&#8221; diyerek diyete başlamasına önayak olmuş annem müjdeli haberi verdi: &#8220;Bak bacaklarının ortası eskiden görünmüyordu, açılmış biraz!&#8221;</p>
<p>Ondan sonra olay koptu. Artık diyetimin yeni ölçüm tekniği bacaklarımın arasına girebilen kalem sayısıdır efendim. Bugün 2 kalemdeyiz, gelişmelerle sizinle olacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=264</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar&#8217;dan Nefret Etmek</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=261</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=261#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 10:50:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Uzun yokluğumun muhasebesini yapmak istemiyorum, zaten sıkıcı bir yazı olur bence. En iyisi kaldığımız yerden, bir şey olmamış gibi devam etmek, belki ilerde araları ufak ufak doldururum&#8230; Yazı boyunca spoiler&#8217;lart cirit atacaktır, öyle burası spoiler burası değil diye ayırıp yazma hevesime mani olamam, bu kadar geç yazmamın sebebi de okuyucu kitlemin Avatar&#8217;ı gördüğünden emin olmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yokluğumun muhasebesini yapmak istemiyorum, zaten sıkıcı bir yazı olur bence. En iyisi kaldığımız yerden, bir şey olmamış gibi devam etmek, belki ilerde araları ufak ufak doldururum&#8230; Yazı boyunca spoiler&#8217;lart cirit atacaktır, öyle burası spoiler burası değil diye ayırıp yazma hevesime mani olamam, bu kadar geç yazmamın sebebi de okuyucu kitlemin Avatar&#8217;ı gördüğünden emin olmak istememdi zaten.</p>
<p>Çıktığının 2. mi 3. haftası mı neydi, herkesin ağzında bir Avatar&#8217;dır gidiyor. Çok güzelmiş, efektlere hayran kalmışlar, materyalistliğimize yanmışlar&#8230; Avatar izleyen birçok kişi sonra kendi dünyalarına dönünce bunalıma giriyormuş falan&#8230; Dedik ki gitmesek olmaz, paramız da bol zaten, fışkırmakta, ne yapıp edip hem de Allah&#8217;ın cumartesi günü Kanyon gibi yerde Avatar izleyeceğiz!</p>
<p>Efendim gittik, doğal olarak yer olmadığını öğrendik; ama rezervasyonlar varmış, onlar yarım saat içinde iptal olacakmış, o zaman bakarız dediler. Biz en arkada hoş görünmekte olan bir yeri gözmüze kestirdik, sorumlusu erkek olan kasa yanında konuşlandık. Zira diğer hanımın bilgisayar kullanma ve sayfaya F5 atma yavaşlığını ben kestirmiştim gözüme. Rezervasyon iptalinden 2 dakika önce görevli uuuuupuzun kalabalığa sordu: &#8220;Avatar&#8217;dan başka filme bilet almak isteyen varsa yardımcı olalım?&#8221; Kalabalık derin bir sessizlik buyurdu. Fatih Akın&#8217;ın güzelim Soul Kitchen&#8217;ı dururken kimsenin sürekli dönmekte olan Avatar muhabbetlerini kaçırası yoktu. Nitekim iptal saati geldi bizim kasiyerin saniye başına attığı refresh sayısı 100&#8242;e yaklaşınca biz de kestiğimiz yeri aldık hemen. Çok mutluyduk. 16&#8242;şar liramız Kanyon Real 3D&#8217;ye feda olsundu. Ta ki film başlayana dek&#8230;</p>
<p>Bir kere film hangi yılda geçiyor? *Hemen bakmak* 2154. 2154&#8242;te o kadar aksiyon olmuş, asker maaşı hala bir bacak yaptırmaya yetmiyormuş? Bi de bizim klasik, günümüzde bile az rağbet edilen tekerli sandalyeler hala üretiliyor? Onu geçtik, çok takılmadık. Devam ettik. Yahu o adam o avatarın içine girip koşmaya başladığı anda filmle ilgili tek soru kaldı kafamda. Tamam, şimdi bu adam filmin sonunda burada kalacak, kim kocaman ve haddinden fazla atletik bir Şirin olmak yerine insan olmak ister ki? Yalnız nasıl kalacak burda, alete jeneratör takıp bırakcaklar mı bunu?</p>
<p>Konu zaten Pocahontas&#8217;ın sonuna karizmatik sahneler ekle, kızılderilinin modası geçti, onu mavi yap hele, oldu mu oldu. Bir de ağaçlardan network kurdunuz ya, hani bittim oraya. Adam bir yere kabul ettirmek istiyor kendini, Pocahontas&#8217;ta da kızı seven bi kabile bıdısı vardı, ona düşman oluyordu, sonra Amerikanların materyalistliği falan. Olayları organize eden ve bir yerden sonra başrol erkeğinin karşı çıkmaya başladığı kötü adam&#8230; Açın izleyin, lütfen!</p>
<p>Benim klişe konulu film izlemekle sorunum yok, başrol erkeği yakışıklıysa amenna da, yahu o ayıla bayıla anlattıkları efektler mahvetti beni. Orman denilen manyak yerin her yerinden bir canlı fışkırmakta, nereye bassan zaten mavi mor pembe yeşil renk cümbüşüyle gözümü yormakta olan ortamın bir de basılan yerlerinden neon neon ışık çıkmakta! Vallahi kör oldum, zaten gözüm mikrop kapmıştı, çıkışta bir yarım saat kendime gelemedim.</p>
<p>Filmin sonuna tamamen kanaat getirdiğim sahne de Pandora aşığı kadın ölürken yaptıkları ayindi zaten, ondan sonra sırf aksiyon izledik.</p>
<p>Filmle ilgili sevdiğim tek yer, Naytiri&#8217;nin Jake&#8217;in gerçek bedenini bulduğundaki yüz ifadesi. Sevdiğini her şeye, görünümüne, başka bir yerden ait olmasına rağmen sevmek. Bana Twilight yazarı Stephanie Meyer&#8217;in Host(Göçebe) adlı kitabının sonunu hatırlattı.</p>
<p>Diyeceğim o ki, James Cameron, keşke aklımda gemi sahnelerinde havuz-maket gemi konsepti çok belli olsa da hayatımın filmini çeken adam olarak kalsaydın. Rezil oldun böyle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=261</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son.</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=257</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=257#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 14:53:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Bu da sonudur efendim hikayenin, sonda bir belirsizlik, bir gariplik olduğunu fark edeceksiniz. Lütfen aklınızda yarattığınız hikayeyi ve Ela&#8217;nın seçimi hakkındaki düşüncelerinizi yazın! Bir önceki yazıyı okumamış olanlar lütfen okusun.
*Not: Önceden yorum yapmamış kişilerin yorumlarının aktive edilmesi biraz geç olabilir.
Kırmızı cübbeli adamın beklediği masanın karşısında etrafındaki insanlara bakmak için duraklayan Ela, gözleri ve yüzünde dolaşan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu da sonudur efendim hikayenin, sonda bir belirsizlik, bir gariplik olduğunu fark edeceksiniz. Lütfen aklınızda yarattığınız hikayeyi ve Ela&#8217;nın seçimi hakkındaki düşüncelerinizi yazın! Bir önceki yazıyı okumamış olanlar lütfen okusun.</p>
<p>*Not: Önceden yorum yapmamış kişilerin yorumlarının aktive edilmesi biraz geç olabilir.</p>
<p><em>Kırmızı cübbeli adamın beklediği masanın karşısında etrafındaki insanlara bakmak için duraklayan Ela, gözleri ve yüzünde dolaşan bir çift mavi gözü hissedebiliyordu, tıpkı başka bir çift kahverengiyi hissettiği gibi. Ela’nın yapacağıyla ilgili kararı artık kesindi, duygularından hiç olmadığı kadar emindi. Vazgeçmiş oldukları için üzülecekti elbette; ama mutlu olmak için sevdiği adama bağlanacaktı. Arkada bırakacağı adam için azap duyacak; ama sevdiği adama aşkı asla fark etmeyecekti. Bazen geçmişte kalan aşklar ve mutluluklar olurdu, bazen hiç kazanılmamış olanlar, bazen de yetmeyenler&#8230; Hala gözyaşlarını silen arkadaşlarına, annesine, heybetle duran babasına ve tüm salona dikkatle baktı ve derin bir nefes aldı.</em></p>
<p align="center"><em>*** </em></p>
<p><em>Birkaç saat sonra havalimanına ilerleyen takside sevdiği adamın yüzünü elleri arasına aldı, bundan sonra onu bırakmayacağından emin, gözlerine bakarken, düşüncelerinin karşılıklı olduğunu bilmeden, onu hak etmek için ne yaptığını düşündü. Ve hayatını adayacağı adama, yeni hayatları başlarken, heyecandan titreyen ve yanan dudaklarıyla başını ürkekçe uzatarak uzun bir öpücük verdi&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=257</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beni özlediniz mi Anacım?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=255</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=255#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 14:44:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[Yoksa niye gelesiniz, değil mi?  Hazırcılık yaparak size önceden kankamla yazdığımız bir şeyi okutuyorum. Bir hikayenin başı ve sonu olması gerekiyordu bunların, okuyun ve aklınıza nasıl bir hikaye geliyorsa yazın lütfen. Bugün başı geliyor efendim:
Merdivenlerden inerken yılların ne kadar da çabuk geçtiğini düşünmeden edemedi genç kadın. Kolunda az sonra kocası olacak adamla belirsiz bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yoksa niye gelesiniz, değil mi? <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /> Hazırcılık yaparak size önceden kankamla yazdığımız bir şeyi okutuyorum. Bir hikayenin başı ve sonu olması gerekiyordu bunların, okuyun ve aklınıza nasıl bir hikaye geliyorsa yazın lütfen. Bugün başı geliyor efendim:</p>
<p><em>Merdivenlerden inerken yılların ne kadar da çabuk geçtiğini düşünmeden edemedi genç kadın. Kolunda az sonra kocası olacak adamla belirsiz bir geleceğe gidiyordu, hayatın o ilk yıllardaki belli kesinliği son buluyordu artık.  Arkadaşlarını buldu bakışları. İkisi de bir yandan ağlarken; bir yandan gülümsüyordu; kadının içini ısıtıp sımsıcak yaptı bu iki gülümseme. Kadının gözleri başka birine takıldı sonrasında. Bir çift mavi göze&#8230; Gözler delip geçiyordu onu, bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama görmek istemedi genç kadın; her şey yaşanmış, bitmişken eski defterleri açıp yaraları kanatmanın kimseye faydası dokunmazdı. Merdivenin ucunda gözlerini kolundaki erkeğin gülen yüzüne çevirdi yavaşça, doğru olanı yapıp yapmadığından hala emin değildi.</em></p>
<p><em>Üzgün mavi gözler en önde, kadının en yakın iki arkadaşının birinin yanındaki yerini aldığında isyan etmek istedi. Hayata, kadere, Tanrı’ya… Şu anda her şey o kadar anlamsızdı ki. Orada, erkeğin sandalyesinde o oturuyor olmalıydı, kadının elini masanın altından sakinleştirmek için tutacak, az sonra evleneceği kişi o olmalıydı;  yanındaki adam değil. Ela renkli gözlerini buldu sessizce, artık çok geçti belki ama sevdiği kadına son bir kez doya doya bakmalıydı, şimdi dile bile getirmediği; getirmek istemediği bir zamanda dünyasına güneş gibi açan bu kadının yüzünü ezberlemeli her ayrıntıyı beynine kazımalıydı.</em></p>
<p><em>Ela ve mavi bakışlar bir kez daha çarpıştı, mavi elanın içine dolup erimeye başlarken ikisi de anılara boğuldu…</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=255</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siz Bunu Okurken&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=251</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=251#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 17:11:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[Siz şu yazıyı okurken ben çoook uzaklarda olacağım&#8230; (yalan, İtalya için son hazırlıklarımı yapıyor olacağım). Klasik Venedik-Roma-Floransa turuna gidiyoruz validemle, 6 Eylül&#8217;de burada yazmaya hazır olacağım; ama bu demek değil ki ben yokken yazısız kalacaksınız. Şu Wordpress denilen meret ne mübarek şey, scheduled posting denilen bir şey var, yazının yayınlanmasını istediğin güne/saate koyuyorsun, ben yokken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Roma" src="http://img195.imageshack.us/img195/4715/romapiazzadelpopolo.jpg" alt="" width="200" height="150" />Siz şu yazıyı okurken ben çoook uzaklarda olacağım&#8230; (yalan, İtalya için son hazırlıklarımı yapıyor olacağım). Klasik Venedik-Roma-Floransa turuna gidiyoruz validemle, 6 Eylül&#8217;de burada yazmaya hazır olacağım; ama bu demek değil ki ben yokken yazısız kalacaksınız. Şu Wordpress denilen meret ne mübarek şey, scheduled posting denilen bir şey var, yazının yayınlanmasını istediğin güne/saate koyuyorsun, ben yokken de burada olacağım yani <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /></p>
<p>Temam değişti bu arada! Yorumlara kapımız açıktır, bir aydır düzgün tema arayışındaydım, çok fazla bok atmayın.</p>
<p>Bok atmak demişken, bu yıl hazırlıktım bilen bilir, yine 75 dakikalık bir YADYOK işkencesinde &#8220;argumentative essay&#8221; (bir taraf tutup savunduğunuz essay tipi) için beyin fırtınası çeviriyoruz. Ben hararetli bir konuşmamın ortasında &#8220;bok atmak&#8221; deyimi karşılığı bir şey aradım, gelmedi, zaten hararet basınca konuşma hızım artıyor, arttıkça hararet basıyor cücücük sınıfta. &#8220;Then we can put shit on them.&#8221; dememle yanımdaki arkadaşım: &#8220;Dicle?! Sen böyle konuşur muydun?&#8221; suratıyla bana öyle bir bakmış&#8230; Hala bok atmak lafını kullandığımda gülerim, ki demin yine güldüm, ki paylaştım sizinle.</p>
<p>Modanın kalbine yalnızca annemin gözünden esirgediği kredi kartı ve yemek için nakitle gitmek&#8230; İşte bana bu koyuyor. Artık küçük limitli kredi kartımın elverdiğince dalacağım outletlere.</p>
<p>İyi günler, Türkiye. Yolunuz hep rüyalar ve yarınlarla aydınlık ve açık olsun&#8230; ve rüyalarla açık. Ayrıca. Dik dur, Türkiye. Güvenilir. Geri dönüşüm. Dikkatli sürün. *<a href="http://tv.yahoo.com/how-i-met-your-mother/show/the-possimpible/episode/196785/recap" target="_self">Robin&#8217;in killer sign off phrase&#8217;inden</a> esinlenilmiştir*</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=251</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler Rica Etmiş</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=240</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=240#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 07:46:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[Facebook&#8217;ta bir videoya rastladım, erkeklerin kızlardan ricalarından oluşuyor. E doğal olarak benim her dediklerine bir cevabım var, hiç altta kalır mıyım?
Sözüm bütün erkeklere değil elbet, düzgün olanların sayısı belki bunlardan da fazladır. Sözüm böyle saçma düşünenlere:
 
Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya çabalamayın. Çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve kabak bizim başımıza patlıyor.
Pardon da, size kim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="kadınlar ve erkekler" src="http://img357.imageshack.us/img357/9753/6a00d834520aaa69e201156.jpg" alt="" width="130" height="130" />Facebook&#8217;ta bir videoya rastladım, erkeklerin kızlardan ricalarından oluşuyor. E doğal olarak benim her dediklerine bir cevabım var, hiç altta kalır mıyım?</p>
<p>Sözüm bütün erkeklere değil elbet, düzgün olanların sayısı belki bunlardan da fazladır. Sözüm böyle saçma düşünenlere:</p>
<p> </p>
<blockquote><p>Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya çabalamayın. Çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve kabak bizim başımıza patlıyor.</p></blockquote>
<p>Pardon da, size kim &#8220;Ay geçen bölüm Eduardo çok tatlı konuştu, sen de öyle yapsanaaaa!&#8221; dedi ki? Bence böyle görüp görüp kızların öyle şeylerden etkilenmesine gıcık oluyorsunuz, sonra &#8220;Lan ben yapamam ki, utanırım!&#8221; diyip bize çatıyorsunuz.</p>
<blockquote><p>Bir SMS gönderdiğiniz zaman, ilk 10 saniyede cevap gelmeyince ikinci SMS&#8217;te &#8220;Orda mısın???&#8221; diye sormayın. Kesinlikle oradayız.</p></blockquote>
<p>Demek ki her mesajıma 10 saniyede cevap veriyorsun ki, vermeyince endişeleniyorum. Kendi kılıbıklığını da hiç söylemiyorsun. Ne işler çevirdiğini de bir Allah bilir, güven vermemişsin dayı, biz n&#8217;apalım?</p>
<blockquote><p>Mağazada gelinliklere bakıp &#8220;Aaa ne güzeeeel&#8221; dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların hayalidir, erkeklerin değil!!!</p></blockquote>
<p>İki cevabım var buna: 1- Siz yolda gördüğünüz arabalar için &#8220;Laaan!!! Çok güzel, bunun motoru bilmem kaç beygir&#8230;&#8221; diye başladığınızda biz çekiyoruz ama? İlişki karşılıklı dinleme meselesidir, bunu yazanın da ilişkisi yoktur bence. Paylaşanın da. 2- Hadi hadi itiraf et, sarhoş olup sevdiğin kızın arkasından &#8220;Bilirsin ne kadar görmek isterdim, beyazlar içinde seni öyleceee!&#8221; diye söylediğin şarkıdaki &#8220;beyaz&#8221;ın gelinlik olduğunu bilmiyordun değil mi? Ama o şarkıyı erkek yazmış, erkekler söylüyor!</p>
<blockquote><p>Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli olmayacaktır&#8230;</p></blockquote>
<p>Eee? Bence zevkli, n&#8217;apayım? İstemiyorsan gelme. Bunu söyleyende kesin kılıbıklık da var biraz, alışverişe çanta gibi eşlik ediyor; ama zevk almadığını söyleyemiyor.</p>
<blockquote><p>&#8220;Beni seviyor musun?&#8221; diye sormayın. Emin olun ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız&#8230;</p></blockquote>
<p>Öncelikle, biz duygusal varlıklarız, bunu söyleyenler gibi odun değiliz, arada duygular hakkında konuşmak hoş bir şeydir. Ayrıca sevmeyip de çıkan kimsenin olmadığını iddia ediyorsan senin nerede yaşadığından harbiden haberim yok.</p>
<blockquote><p>Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden ziyade bakımlı bir kadınla evi paylaşmak daha iyi.</p></blockquote>
<p>E o zaman sana bir Adriana Lima verelim, bok içinde otur.</p>
<blockquote><p>&#8230; Bir erkeğe temiz bir evden önce temiz bir eş ve hatta sadece bir eş lazımdır.</p></blockquote>
<p>O zaman Adriana&#8217;yı alayım, sana &#8220;Bıyıklı Kadın&#8221;ı vereyim, yine bok içinde otur. Temizlik mi batıyor, anlamadım ki&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=240</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızlara Hediye Almak</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=232</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=232#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 08:52:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl yapmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=232</guid>
		<description><![CDATA[Erkekler için en zor görevlerden biridir kıza hediye almak. Sorun aslında kız-erkek ilişkisinin en dibinde yatan sorundur, kızın sürekli ve bitmek bilmeyen konuşmalarını düzgün dinlememek ve altında yatan anlamları kaçırmak.
Bu yüzden Dicle bacınız (!) size bugün bu konuda yardımcı olacak -hazır kendi doğumgünü de yaklaşmaktayken konu pek bir ilgisini çekmektedir çünkü-. Önce sevgililere yoğunlaşıp ardından daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler için en zor görevlerden biridir kıza hediye almak. Sorun aslında kız-erkek ilişkisinin en dibinde yatan sorundur, kızın sürekli ve bitmek bilmeyen konuşmalarını düzgün dinlememek ve altında yatan anlamları kaçırmak.</p>
<p>Bu yüzden Dicle bacınız (!) size bugün bu konuda yardımcı olacak -hazır kendi doğumgünü de yaklaşmaktayken konu pek bir ilgisini çekmektedir çünkü-. Önce sevgililere yoğunlaşıp ardından daha arkadaş konseptine gireceğiz.</p>
<p>Önünüzde 2-3 haftalık bir zaman dilimi varsa, dert etmeyin. Kızı kolcağızından tutup bir alışveriş merkezine götürün, kesinlikle <strong>alışverişe değil</strong>, sinemaya falan. O zaten alışveriş konseptini görünce, vitrinlerin önünden geçerken refleksif ve tamamen şuursuz bir biçimde nelere ihtiyacı olduğunu ve siz orada olmasanız nerelerden ne bakmak isteyeceğini birrr birrr sayıp döker. Baktınız olmadı, bir bahaneyle Accessorize konseptli bir yere girmesine izin verin ve o bir şeylerin içine içine dalarken ilgilenmiyormuş görünün, gözünüze çok beğendiği bir şeyi kestirince tualete neyin gidin, ilgilenmeyin ki siz o hediyeyle karşısına çıkınca zevklerini bu kadar iyi tahmin eden ya da ona bu kadar çaktırmadan öğrenen biri arkadaşı veya sevgilisi olduğu için sevincinden kopsun, coşsun.</p>
<p>Olmadı mı, zamanınız mı yok? Canınız sağ olsun, Plan B&#8217;ye geçelim. Herhangi bir zaman diliminde yine kızı dikkatlice bir şekilde dinleyin. Doğumgünlerimiz yaklaştıkça aklımız istediğimiz şeylerle o kadar doludur ki, bilerek ya da bilmeyerek bir şeyler kaçırıveririz. Kıyafet konusunda beden için en yakın kız arkadaşa başvurmaktan utanmayın, çekinmeyin. Onların hayat amaçları bu ^-^ Özgün hediyeler genelde buradan ortaya çıkar, başıma gelmiş güzel bir örnekse tamamen şuursuz bir şekilde bir domain&#8217;i ne kadar istediğimden; ama internette kredi kartı kullanma iznimin olmadığından bahsederken bu domain&#8217;i hediye almış olmak. Mutlaka internette alma iznimizin olmadığı bir şey çıkar, yabancı dizi indirme hastalığı olan bir insana <strong>premium Rapidshare account</strong>&#8216;u falan süper bir hediye fikri, ve emin olun özgünlüğinden dolayı çok sevilecektir.</p>
<p>Bu da mı olmadı? Herkesin seveceği diğer özgün fikirler arasında birlikte karikatürünüzü çizdirmek olabilir. Yalnız burada el yapımı hediye konusunda sınırımızı çizelim. <em>Sırf sizin el emeğiniz göz nurunuz diye eciş bücüş bir şeye sevinecek değiliz.</em> Yok artık. Ya becerikli olduğunuz bir şeyi yapın, olmadı, bir bilene yaptırın. Ya da illa yapacağım, diyorsanız, klasik bir hediyenin yanına iliştirin bunu.</p>
<p>Bir arkadaşımın hediye fikri de güzel, ikinizin fotoğrafından <strong>anahtarlık ya da yapboz</strong> yaptırıp, büyükçe bir kutunun içini köpük, gazete kağıdı vb. ile doldurduktan sonra en dibe sakladığınız bir bileklik ya da yüzük gibi takı tipi bir şeyle hediyeyi tamamlamak. Hem ikinize özel bir şey var içinde, bunun manevi değeri yüksek, hem de bileklik gibi her koşulda sevilecek bir hediyeyle konsepti tamamlıyoruz. İkinci hediyeyi ararken oluşan heyecan da cabası. Şahsen sadece fotoğraflardan yapılma bir şeyden hoşlanmazdım, fazla basit, sadece bileklik de hiç düşünülmemiş havası katıyor; ama ikisi birlikte kutunun içinde&#8230; Hoş!</p>
<p>Lütfen iç gıdıklayıcı iç çamaşırından falan <em>uzak durun</em>, çok sapıkça.</p>
<p>Arkadaşınıza ya da o kadar yakın olmayan birine hediye alıyorsanız ve erkekseniz, bir kere yüzük almayın, yanlış anlaşılır. <strong>Kolye fazla klasik</strong>, bileklik yine hoş iş görür. Bunun dışında çok şirin saatler var süslü püslü, fiyatları 20-40 lira arası bijuterilerde, o da güzel bir fikir. Yanınızda fikrine güvendiğiniz bir kız sürükleyebilirsiniz seçim için. Cüzdan da klasik olmakla birlikte, içinden bir &#8220;Best Friends Forever&#8221; tipli yazı çıktığında mutlu eder. Olmadı mı, sigara içen biri için bir grup olarak birleşerek zippo alabilirsiniz, ben sigara içmediğim halde bayılıyorum kendilerine. Birçok kişi birleşilip alınmış hediyeler ayrı ayrı 10 tane 5-10 milyonluk hediyeden çok daha makbule geçer her zaman. Böyle bir şeyin örgütleyicisi olarak çok da sükse yaparsınız. Yanına da herkesin imzalayıp bir şeyler yazdığı büyükçe bir kart&#8230;</p>
<p>Hediyeniz ne olursa olsun, yanına <strong>fotoğraflarınızın çılgın fotoşoplarıyla dolu bir mini albüm</strong> büyük sükse yapar, bir bilenle birlikte girişin. Böyle bir hediyeyi 2 yıl önce almıştım, über-şirindi.</p>
<p>Kız çok üşüyorsa evde giyilen pofuduk terlikler, atkı-bereler, şallar, tarzına düşkünse değişik modelli güneş gözlükleri, hala büyümek istemeyenlerdense (Ben! Ben!) ve oyuncaklara hala ilgisi varsa koleksiyon Barbie&#8217;leri (o yeni çıkan çirkinlerden değil, koleksiyon Barbie&#8217;si)&#8230; Kızın özelliklerini düşündüğünüzde aklınızda ufak bir dallandırma yaparak (&#8220;Bu kızın ayakları üşüyor, ısıtacak bir şey lazım, evde de kullanabilmeli, aa pofuduk terlik!&#8221; şeklinde) birçok güzel hediye bulabilirsiniz, klasik kalmayın.</p>
<p>Sonuç olarak, bir kıza güzel bir hediye almak; onu dinlemek veya klasikle beklenmeyeni birleştirmektir. İşin içine sizle ilgili bir şey mutlaka girsin, bu onu dinleme yeteneğiniz de olur, hediyenin yanına iliştirdiğiniz, yukarıda örnekleri verilen hoş sürprizler de&#8230; Hepinize başarılar dilerim <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=232</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Önerileri</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=224</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=224#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 15:41:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=224</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yapmadığım bir başka şey de okuduğum kitaplardan bahsetmek, bugün de bunu halledeyim. Yaklaşık bir 3 aydır falan, her çıkışımda 2 kitap alıyorum, biri Türkçe biri İngilizce. Mutlaka ama mutlaka bu kitaplardan biri güzel, diğeri bayık çıkıyor. Şöyle birkaç kitap birden toptan geçelim, en azından tatil bitmeden ramazan günlerini bayık bayık geçirmekten bıkan insancıklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır yapmadığım bir başka şey de okuduğum kitaplardan bahsetmek, bugün de bunu halledeyim. Yaklaşık bir 3 aydır falan, her çıkışımda 2 kitap alıyorum, biri Türkçe biri İngilizce. Mutlaka ama mutlaka bu kitaplardan biri güzel, diğeri bayık çıkıyor. Şöyle birkaç kitap birden toptan geçelim, en azından tatil bitmeden ramazan günlerini bayık bayık geçirmekten bıkan insancıklar da okuyacak bir şeyler bulmakta zorlanmasınlar:</p>
<h2>Okuyun:</h2>
<p><img class="alignright" title="Bin Dokuz Yüz Seksen Dört" src="http://img12.imageshack.us/img12/7351/70778991.jpg" alt="" width="96" height="150" />1. <strong>Bin Dokuz Yüz Seksen Dört &#8211; George Orwell:</strong> Kitabın tanıtımında &#8220;siyasi taşlama&#8221; falan yazması sizi korkutmasın, siyasi olarak laf sokup insanları uyarması kitabın düzgün bir roman olmasına engel değil, absürd şeylerin yaşandığı ve 1949&#8242;da yazılan kitap, hayali bir geleceği anlatıyor. Evlerde sürekli izlenen kameralar var, hükümet her saniyenizi denetliyor, evlilik ve cinsellikten zevk almak yasak ve &#8220;Düşünce Polisi&#8221; herhangi bir yanlış tutumunuzda sizi &#8220;buharlaştırıyor&#8221;. Kitabı okurken aslında olayların bizim şu anda yaşadıklarımızın abartılmış bir hali olmaktan öteye geçmediğini -özellikle her şey kötüye giderken ortaya çıkıp birkaç uydurulmuş sayıyla aslında daha iyiye gittiğimizi göstermeye çalışmaları- görüyorsunuz. Kitabı bitirdiğinizde ise emin olun baskıcı bir hükümetin neler yapabileceğini ve nereye gittiğimizi görerek düşünceye dalacaksınız. Can Yayınları&#8217;ndan çıkan bu kitap 17 lira. Kesinlikle sıkıcı değil ve okumaya değer.</p>
<p><strong><img class="alignright" title="Soğuk Savaş" src="http://img233.imageshack.us/img233/8025/56146477.jpg" alt="" />2. Soğuk Savaş &#8211; John Lewis Gaddis:</strong> Bu kitap 2. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonraki yakın tarihi, yani ABD-SSBC çekişmesini anlattığından hafif bir yaz kitabı değil- roman hiç değil. Yakın tarih hakkında fazlaca taraflı ve sığ düşüncelerden bıktıysanız ve biraz daha bilgili olmanın zamanı geldi de geçiyor diyorsanız kitap size göre, şiddetle öneririm. Yazar John Lewis Amerikan bir tarih profesörü ve gençlerin bu konuda daha sade ve öğretici bilgiler almasını istiyor, çok ağır bir kitap değil yani, başlamak için iyi bir nokta. Kitabın beyaz sayfaları, yazı tipi&#8230; Yiyesim geliyor, kusuruma bakmayın ben kitap fetişiyim ^-^ Yapı Kredi Yayınları, 18 lira.</p>
<p><strong><img class="alignright" title="The Host" src="http://img193.imageshack.us/img193/821/69876138.jpg" alt="" />3. The Host (Türkçe&#8217;si Göçebe) &#8211; Stephenie Meyer:</strong> Twilight&#8217;ın son kitapta batırmış ama yine de süper yazarı S. Meyer&#8217;in 4&#8242;lemenin gölgesinde kalmış sci-fi tipli romanı. Ben İngilizcesi&#8217;ni okudum; Türkçe&#8217;ye de çevrilmiş. Diyebilirim ki Harry Potter&#8217;ı İngilizce okumaya yeten İngilizce seviyesi bunu da keser; yine de Türkçe istiyorsanız, çeviri Göçebe&#8217;dir. Kitapta birtakım yaratıklar insanların bedenlerini ele geçirip zihinlerine yerleşmektedirler ve geriye küçük bir insan grubu kalmıştır. Bu gruptan Melanie yakalanıp vücudu Wanderer adlı göçebeye verilince silinip gitmeyi reddederek onun aklını sevgilisi Jared&#8217;le doldurmaya başlar, Wanderer da ister istemez bu aşkın pençesine ve Jared&#8217;in peşine düşer. Ne yazık ki insan grubunun Wanderer&#8217;a güvenmesi ve onun bu yeni hayata alışması zor olacaktır. Okunması kolay ve güzel bir macera. İngilizce&#8217;si Little, Brown; Türkçe&#8217;si Epsilon&#8217;dan, Türkçe fiyatı 25 lira.</p>
<h2>Okumayın:</h2>
<p><strong><img class="alignright" title="Şeytanın Sağ Eli" src="http://img231.imageshack.us/img231/52/97502986.jpg" alt="" width="104" height="150" />1. Şeytanın Sağ Eli &#8211; John Saul:</strong> Bahsedeceğim diğer kitaplar biraz zevk meselesine kalmış olsa da bu kitaptan ke-sin-lik-le uzak durun! Ucuz ve küçük bir kitap, bu nedenle tatilde falan iyi gider, korku kitabı hem, hızlı okunur demiştim; pis bir şekilde yalan oldu. İçi şeytan tarafından ele geçirme, kötü kişinin gözlerinin kırmızılaşması, iyilerin içine kötülükle dolmuş yerde bir ürperti girmesi, ruhunu şeytana satma, küçük kasabada aniden dehşet verici olayların yaşanması gibi klişe ve kötü anlatılmış saçmalıklarla dolu. Sonunda en salak saçma şekilde şeytan haç ve kiliseyle kovuluyor, ışığa ve sıcağa dayanamıyor pis mahlukat. Çok kötü. Berbat. Martı Yayınları&#8217;na teessüf ediyor ve verdiğim 8 liranın arkasından ağlıyorum.</p>
<p><strong><img class="alignright" title="Kitap Hırsızı" src="http://img297.imageshack.us/img297/258/91423384.jpg" alt="" width="93" height="150" />2. Kitap Hırsızı &#8211; Markus Zusak:</strong> Bunu özellikle &#8220;Okumayın.&#8221; demek adil değil gerçi, zevk meselesi; ama bu kitabı okurken içime sıkıntılar bastı, bazı yerler bitmek bilmedi, ortama ısınamadım. Nazi Almanyası&#8217;nda kitap çalıp okumayı seven küçük bir kız ve yaşadığı yoksul semtin sorunları anlatılıyor, kızın üvey ama sevecen babasının can borcu olduğu Yahudi adamın oğlunun evlerinin bodurumunda saklanması da hikayeye &#8220;aksiyon&#8221; katıyor bir nevi. İçinde doğru düzgün olay olmayan kitapları sevmiyorum, Nazi hikayelerinden sıkıldım, kitap ilerleyemiyordu bir türlü, 1 ayda okuya bıraka anca bitirdim. Encore Yayınları, yine verdiğime pişman olduğum 18 lira.</p>
<p><strong><img class="alignright" title="The Missing Rose" src="http://img35.imageshack.us/img35/7685/18156947.jpg" alt="" width="96" height="150" />3. The Missing Rose (Türkçe&#8217;si Kayıp Gül) &#8211; Serdar Özkan:</strong> Öncelikle yazarı Türk olan bir kitabı nasıl İngilizce okuduğumu açıklayayım: Kitapçıda ortada İngilizce&#8217;si duruyordu kitabın, bakındımsa da Türkçe&#8217;sini göremedim. Herhalde adam böyle yazmış, dedim; ama evde içine baktığımda Türkçe aslından çeviri yapıldığını gördüm. Kitap dünyada birçok dile çevrilmiş, beğenilmiş, lakin ben sebebini göremiyorum. Felsefik özel bir yanı yok, Küçük Prens&#8217;e özenilmiş; ama ordaki çocuksu ve tatlı anlatımdan tamamıyla yoksun. Diana adlı bir kızın, annesinin vasiyeti üstüne hakkında hiçbir şey bilmediği ikiz kızkardeşini aramasını anlatıyor kitap. Güllerle konuşmaya inanmak diye bir konsept var zaten kitabın içinde, böyle şeylerden hoşlanmayan biri olarak yine de okuyayım dedim, önce saçma sapan, &#8220;güllerle konuşmanın imkansız olduğununa&#8221; dair bir-iki ders ve güller arasında dialoglar var; karakter tam son ve en önemli güllerle konuşma dersini yapamadan olay patlak veriyor ve gidiyor. Böylece bu saçmalığı da öğrenemiyorsunuz, yazarın uydurduğu bir şey olmaktan öteye geçemiyor. Bir tek sonu hoş bir şekilde bağlanmış; o da bütün kitabı kurtaramıyor ne yazık ki. Timaş Yayınları, kayıp bir 15 lira daha.</p>
<p>Son olarak da, Harry Potter forumundan arkadaşım <a href="http://karakedi.coppier.org/" target="_self">Buket bir blog açmış kendine</a>. Konsepti benden farklıdır; ama öyle şeyler yazar ki, fazlasıyla kişisel olmasına rağmen kendinizi bulursunuz içinde. Benden tavsiyesi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=224</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dolabımdan Favori 10 Parça</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=184</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=184#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 15:31:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=184</guid>
		<description><![CDATA[Bugün kızsal yanımı çok zamandır bir kenara bıraktığımı fark ettim. Dolabımı karıştırırken aklıma bu geldi: Bugün size dolabımda olmasından mutluluk duyduğum 10 parça göstereceğim, devamında ya takı kutumu açmayı ya da aldığıma pişman olduğum 10 parçayı göstermek istiyorum. Hangisini görmeyi önce istersiniz? Kullandığım saç bakım ve makyaj ürünleri hakkındaki düşüncelerimi İngilizce bir sitede paylaşmaya başladım; eğer isterseniz o yorumlarımı da aktarabilirim.

Bayanlar!!! İşte en sevdiğim parçalar, nereden aldığım, kombin düşüncelerim ve onları sevme nedenlerim:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün kızsal yanımı çok zamandır bir kenara bıraktığımı fark ettim. Dolabımı karıştırırken aklıma bu geldi: Bugün size dolabımda olmasından mutluluk duyduğum 10 parça göstereceğim, devamında ya takı kutumu açmayı ya da aldığıma pişman olduğum 10 parçayı göstermek istiyorum. Hangisini görmeyi önce istersiniz? Kullandığım saç bakım ve makyaj ürünleri hakkındaki düşüncelerimi İngilizce bir sitede paylaşmaya başladım; eğer isterseniz o yorumlarımı da aktarabilirim.</p>
<p>Bayanlar!!! İşte en sevdiğim parçalar, nereden aldığım, kombin düşüncelerim ve onları sevme nedenlerim:</p>
<p> </p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><img class="alignleft" title="1" src="http://img38.imageshack.us/img38/9920/topshopyie.png" alt="" width="349" height="400" /></td>
<td>Topshop&#8217;tan aldığım bu trikonun kol kesimine -karpuz kol ve böyle süslü kollara ba-yı-lı-yo-rum- ve yuvarlak yaka kesimine aşık oldum. Bluzda ne boğazıma yapışan yaka severim, ne yiğidin malı meydanda anlayışındakileri. Bu olması gereken yerde duruyor ^-^Geçen eylülde almıştım bunu, yani bir sonbahar parçası; ama kışın ve ilkbaharda da giydiğim oldu.İçine beyaz bir bluz giyiyorum bazen, alttan çıkınca lacivert&amp;beyaz hoş bir kombin oluyor, griyle de giyilebiliritesi var.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>Kotondan aldığım bu eteği çok sık giydiğimi söyleyemeyeceğim, geçen yıl indirim döneminde almış olmama rağmen topu topu 3 kez giyildi İstanbul şartları elvermediğinden. Mini etek pek benim harcım değil zaten; ama beyaz Converse&#8217;ler -benimki Jack Purcell- ve spor bir tişötle kombinlendiğinde çok şirin bir &#8220;Back to Collage&#8221; havası elde ediliyor ki ben liseyi bitireli sadece 2 yıl oluyor. Gerçi Bilfen&#8217;de düz lacivert etek giyiliyordu.Bu eteği ekose desenli tek parçam olduğu ve içindeki renkler sayesinde pembe, lacivert ve griyle rahat kombinlenebilmesinin yanısıra spor ayakkabı veya babetle çok farklı havalara sokulabilmesinden dolayı seviyorum. Bu kombin olaylarıyla ilgili bir yazı da yolda!</td>
<td><img class="alignright" title="2" src="http://img219.imageshack.us/img219/1081/koton.png" alt="" width="319" height="400" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><img class="alignleft" title="3" src="http://img41.imageshack.us/img41/6895/unknowneve.png" alt="" width="254" height="400" /></td>
<td>Bu bluzu Şişli&#8217;de yengemin çalıştığı butikten aldım ve henüz giyme fırsatım olmadı; ama hazırlıksız dışarı çıkışlarımda kurtarıcım olacak gibi duruyor.Hafifçe geniş basenlerim olduğundan aşağı kısmı bol olan kıyafetler kurtarıcım oluyor, böyle bir vücut tipiniz varsa sizlere de öneririm.Bu bluzu duruma göre dar kot ve hafif topuklu -çok hafif!- ya da siyah pantolon ve saten babetlerle tamamlamayı düşünüyorum; kombinim saate, ailemle çıkıp çıkmadığıma ve o gün topukla yürüyüp yürüyemeyeceğime göre değişir tabi.Bu arada açık hafif topuklu ayakkabı arayışım tam gaz sürüyor.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>Şortlar! İstanbul sokaklarına ilk düştüklerinde onlara gıcık olmuştum; ama artık benim de dolabımda 3 şortum var ve bu favorim. Herkesin bacak tipine uygun bir şort olduğu iddia ediliyor, iddiayı şöyle düzeltelim: &#8220;Bacakları bakılabilir ve bıngıl bıngıl olmayan herkese uygun bir şort tipi var.&#8221;Ben çok fazla açılıp saçılmaya niyetli olmadığımdan ve rahatlığı sevdiğimden Collezione&#8217;dan aldığım bu boyu hafifçe uzun ve yüksek belli keten şortu aldığımdan beri üstümden pek düşürmüyorum.Kombin işine gelince, spor ayakkabı-şort tercih edilen bir şey ama ben bileğin açıkta kalmasını istiyorum, açık ayakkabı-şorta da gıcık oluyorum, zira bende plaj duygusu yaratıyor. Tercihim babet-şorttur, üstüne de bol polo yaka tişört.</td>
<td><img class="alignright" title="4" src="http://img522.imageshack.us/img522/4556/collezione.png" alt="" width="342" height="400" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><img class="alignleft" title="5" src="http://img219.imageshack.us/img219/6540/mangoh.png" alt="" width="234" height="400" /></td>
<td>Beyaz triko yine kol kesimine bayıldığım parçalardan biri, bahar sezonunda Mango&#8217;dan aldım. İçi gösterdiği için hep Zara&#8217;dan aldığım askılı bluzle giyiyorum, renk verip sıkıcı olmasına da engel oluyor, birbirlerine çok uyuyorlar. Askılı bluz biraz da çıkıyor alttan, kotların üstünde çok hoş duruyor. Okulun Suada partisinde giyecek kadar seviyorum bu takımı.Babet çılgınlığım başlamadan almıştım bunu, hep Adidas&#8217;ın klasik beyaz ayakkabılarıyla giydim kotun üstüne, çok da hoş oldu. Bazen klasik parçaların tek istediği spor bir ayakkabıdır!</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>İşte &#8220;Kotlarla çok hoş duruyor.&#8221; ibaresinin yer aldığı her yerde aklımda olan kotum. Resimde de kocaman kocaman belli olduğu üzre Mavi&#8217;den aldım, ve aldığıma bu kadar mutlu olduğum parça çok az biliyorum. Zira neyle kombine etsem cuk oturdu: hafif abiyeye kaçan klas parçalar, spor parçalar, en sevdiğim babetim, Converse&#8217;lerim, botum, UGG&#8230;İlk aldığımda rengi biraz parlak gibiydi; zamanla bu rengi çok sevdim.Çok düşük belli değil, dar paça ama her tarafıma yapışarak nefes almama engel değil, sanki çok becerikli bir terzi dikmiş gibi. Siz siz olun iyi kot parçaları için Levi&#8217;s&#8217;ın falan değil, harbi Türk markası Mavi&#8217;nin kapısını aşındırın.</td>
<td><img class="alignright" title="6" src="http://img513.imageshack.us/img513/6956/mavi.png" alt="" width="343" height="400" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><img class="alignleft" title="7" src="http://img31.imageshack.us/img31/5450/koton2.png" alt="" width="193" height="400" /></td>
<td>Yine henüz giymediğim bir parça; öncelikli sebebi biraz kısa olması. Koton&#8217;dan aldığım bu pek şirin elbise içimi gösteriyordu, bu nedenle zaten önce astar diktirmem gerekti, bu işi de geçen gün tamamladım. Şimdi giyilmek için 8 gün sonra yapacağım İtalya turunu bekliyor.Kısa olması yüzünden sürekli giyemeyeceğim bir parçanın dolabımda olmasından neden bu kadar memnunum? Spor ayakkabı olsun, babet olsun, sandalet olsun, her ayakkabımla çok iyi uyum sağladı, çok güzel bir göğüs kesimi var ve her kızın dolabında biraz kısa da olsa böyle şirin bir elbise olmalı! Yazın bir kere de giysem mutlu olurum ben bununla $-$Bir de küçük bir detay olarak kendini belli eden mor yeni favori rengim.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>İşte elimden gelse her gün giyeceğim bir şey: Adidas eşofmanım.Erkek modelidir, dikkati çekeyim oraya, kadın modelinin rengi çok parlak, resmen sahte gibi duruyor, hiç sevmiyorum onu. Ayrıca bu bol olduğu için ekstra rahatlık veriyor, sınavlarda olmazsa olmazım.Eşofmanımı çok sevmemin sebebi Adidas olmasından çok, diz yapmaması, çünkü beni uzun süre eşofmandan nefret ettiren en önemli şey diz problemi. Berbat duruyor.Üstüne uzun beyaz veya krem renkli tişörtler giyiyorum, beyaz Adidas ayakkabımı da almamın en önemli sebebi bununla kombine etmek.</td>
<td><img class="alignright" title="8" src="http://img513.imageshack.us/img513/7456/adidasw.png" alt="" width="271" height="400" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td><img class="alignleft" title="9" src="http://img12.imageshack.us/img12/8900/koton3.png" alt="" width="293" height="400" /></td>
<td>Bu tişörtümü Koton&#8217;dan bu yaz sezonunda aldım ve aldığımdan beri dolabımda 50&#8242;ye yakın tişörtüm olmasına rağmen üstümden çıkarmıyorum.Maymunu çok tatlı!!!En çok kot şortumun ve yeşil eşofmanınım üstünde hoş duruyor.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td>İşte dolabımda olmasından en mutlu olduğum parça: &#8220;Little Black Dress&#8221; efsanesinin benim dolabımda yer bulmuş hali. Kaliteli olsun, bir tane olsun diye Network&#8217;ün Limited koleksiyonundan aldım, yün ve ipek karışımı, evde kaç tane takı varsa hepsiyle uyum sağlamış çok tatlı bir elbise.Her ne kadar siyah ruganlarla kombine edilmek için bağırıyor olsa da ben farklı renklerle kombine etmek için çalışmalara başladım, şu an dore ya da lame ayakkabıları gözden geçiriyorum, tabi bu durumda parlak gümüş veya beyaz altın takılar da kaçınılmaz olacak ^-^ Bu aksesuarları tamamladığımda size tüm parçaları birlikte göstereceğim.Şimdilik düğün nişan falan olmadığından dolabımda sakince bekliyor.</td>
<td><img class="alignright" title="10" src="http://img513.imageshack.us/img513/8071/networkt.png" alt="" width="272" height="400" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=184</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bundan 10 Yıl Önce</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=177</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=177#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 19:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Sabah uyku mahmuru annemin karşısına geçip sordum: &#8220;Bundan tam 10 yıl önce nerdeydin?&#8221; Kadıncağız bayağı bir düşündü tepelere bakarak, kaç yaşındaydık, neredeydik o zaman? Bugünün tarihini sordum, &#8220;17 Ağustos.&#8221; dedi, 10 yıl önce 17 Ağustos 1999&#8242;du. Hayatların 7.4 şiddetinde sarsıldığı gün.
Bundan tam 10 yıl önce, Çınarcık&#8217;ta (Yalova&#8217;ya 2 km uzaklıkta bir tatil yeri) babannemin yazlığının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah uyku mahmuru annemin karşısına geçip sordum: &#8220;Bundan tam 10 yıl önce nerdeydin?&#8221; Kadıncağız bayağı bir düşündü tepelere bakarak, kaç yaşındaydık, neredeydik o zaman? Bugünün tarihini sordum, &#8220;17 Ağustos.&#8221; dedi, 10 yıl önce 17 Ağustos 1999&#8242;du. Hayatların 7.4 şiddetinde sarsıldığı gün.</p>
<p>Bundan tam 10 yıl önce, Çınarcık&#8217;ta (Yalova&#8217;ya 2 km uzaklıkta bir tatil yeri) babannemin yazlığının karşısındaki top sahasında anne ve 2 kız sarılmış, karşımızdaki apartmandan ölü çıkarılmasını izliyorduk. Burada hiçbir yalan ya da abartma yok, tam önümüzdeki apartman yerle bir olmuş, aradan 1-2 baygın insan kurtarılabilse de, genelde insanların yardımlarıyla çıkanlar battaniyelere sarılan ölülerdi. Annem her defasında gözlerimizi kapatırdı ve bu o zaman 9 yaşında olan bana oyun gibi gelirdi; ama değildi.</p>
<p>Baştan alayım. Babannemin yazlık evi neredeyse oranın ilklerinden olan ve sütunlar üstünde duran bir apartmandı ve tipine bakınca yerle bir olmasını beklerdiniz; ama olmadı. O gece 51 oynamayı öğretmişti halam bize, geç saate kaldığımdan kıyafetimle uyuyakalmıştım. Gece annemin beni sarsmasıyla uyandım, o fırtına ya da kasırga sanmış uyku mahmurluğuyla, halbuki zamanında kendisi büyük Erzincan depremini yaşamış biri. Sarsıntı kesilene kadar annemin kucağına sinip bekledik, ardından kendimizi apartmandan dışarıya attık. Dışarı çıkar çıkmaz da babannemle balkonları karşılıklı olan bir teyzeyle karşılaştık, gözü dönmüştü kadının.</p>
<p>&#8220;Ezan vakti rakı içiyordunuz, halimize bakın! İşaret bu, işaret!&#8221; diye bağırdı annem ve halama herkes canını kurtarma derdindeyken. Hiçbir şey diyemedi onlar da, durumumuzun şokundaydık. Daha sonra konuşmalarımızda &#8220;İşaretçi teyze&#8221; olarak geçecek bu bayanı, insan doğasının trajikomikliğiyle bir kenarda bırakıp apartmanın karşısındaki top sahasına sığındık çevredeki diğer insanlar gibi. Yakın olduğumuz bir diğer komşumuzun radyosunda gümbür gümbür İstanbul&#8217;un halinin çok fena olduğu ilan ediliyordu, Çınarcık&#8217;ın adı bile geçmediği halde o kadar yıkım yaşanıyorsa İstanbul ne haldedir diye ağlamaya başladık; zira çalışmakta olan babam İstanbul&#8217;daydı ve ondan haber alamıyorduk.</p>
<p>Ertesi sabah annem cesaretini toplayıp bize battaniye falan getirdi evden, bir de ablamın muhabbet kuşunu. Kızılay hala ortada yoktu, karşımızdaki apartmandan sadece çevredeki vatandaşların çabasıyla ölüler çıkarılıyordu. Etrafta dolaşmaya çıktığımızda Veli Göçer&#8217;in evlerinin önünde ağlasak mı gülsek mi karar veremediğimiz manzaralar oluyordu, kaygan yüzeyi üste gelecek şekilde çöken evlere vatandaşlar tırmanıp da içerden gelen çığlıkların sahiplerini kurtaramıyorlardı. Annem bu manzaralar karşısında o kadar şoka girmişti ki, bir şekilde İstanbul&#8217;a gitmeye çalışmak gelmiyordu aklına, orada öylece bekliyorduk.</p>
<p>Nihayet 2. günün gecesi babam geldi, ve Kızılay ya da herhangi bir yetkili kuruluş yoktu hala ortada; ama ölüler çıkmaya devam ediyordu. Babam telaşsız adamdır, &#8220;Bizim apartman sağlam!&#8221; diyip uyumuş, ilk fırsatta da bizi almaya gelmişti.</p>
<p>Şimdi geriye dönüp baktığımda aylarca karanlıkta avazım çıktığı kadar şarkı söylemeden duramadığımı hatırlıyorum. Yine de karşımda o kadar ölü çıkarılmasına rağmen bildiğim kalıcı bir hasar olmadı bende. Annem yıllarca Çınarcık&#8217;a gidemedi yalnız.</p>
<p>Bugünlük eğlenceli bir yazı olamadı; ama balık beyinli bir milletiz, bu kadar büyük bir trajedinin unutulmamasına katkıda bulunayım, dedim. Paylaşmak istediğiniz 17 Ağustos hikayelerine açığım, unutmayalım, unutturmayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=177</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook&#8217;ta Aşk&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=167</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=167#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 19:16:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[
Eskiden biriyle çıkılınca msn&#8217;de isimler, 3 noktalar uçuşurdu, sinir bozucu olsa da kabullendim. Ama Facebook sevgililerini çe-ke-mi-yo-rum!
Çıkmaya başlanır başlanmaz ilk iş Facebook&#8217;tan &#8220;relationship status&#8221; -ben hala inatla İngilizce kullanıyorum da- değiştirilir. In a relationship yetmez, isim de verilir, ardından da iletiye o kişiyi çok sevdiğine dair bir şeyler yazılır ve yorumlar ilgiyle beklenir, tebrik eden herkese [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="   alignleft" title="Facebook" src="http://www.champps.com/Portals/3/redesign/facebookF.png" alt="Facebook" width="100" height="100" /></p>
<p>Eskiden biriyle çıkılınca msn&#8217;de isimler, 3 noktalar uçuşurdu, sinir bozucu olsa da kabullendim. Ama Facebook sevgililerini çe-ke-mi-yo-rum!</p>
<p>Çıkmaya başlanır başlanmaz ilk iş Facebook&#8217;tan &#8220;relationship status&#8221; -ben hala inatla İngilizce kullanıyorum da- değiştirilir. In a relationship yetmez, isim de verilir, ardından da iletiye o kişiyi çok sevdiğine dair bir şeyler yazılır ve yorumlar ilgiyle beklenir, tebrik eden herkese itinayla teşekkür edilir.</p>
<p>İkinci adım deniz kenarında, orda burda çok romantik olmasa da kızın özellikle erkeğin arkasına kedi gibi sırnaştığı bir fotoğraf çekilip profil resmine koyulur, altına da alakalı alakasız bir aşk şiiri/şarkısı yazılır. Her yeri 3 noktalarla doludur bu şiirin ya da şarkının. Bu resme ilk yorum karşı taraftan gelir &#8220;Aşkım seni çok seviyorum.&#8221; &#8220;Sevgimiz asla bitmeyecek.&#8221; &#8220;Bir tanem&#8230;&#8221; şeklindedir bu yorum, fotoğrafı koyan da bunun türevi bir cevap verir. Gelir ardından diğer safozların yorumları: &#8220;Allah mutluluğunuzu bozmasın!&#8221; &#8220;Çok tatlısınız yaaaaa!!!&#8221;</p>
<p>Bir ileriki adımda kızın güzel çıkan her fotoğrafına erkek &#8220;Çok güzelsin aşkım, bir tanem&#8230;&#8221; şeklinde yorum yazar, fotoğrafta kendi bile olsa daha önce görmemiş gibi yorumlar yapar, sonra orayı birbirlerine aşklarını ilan ettikleri bir msn sayfasına çevirirler, sanki bir tek orada görüşüyor zavallılar! Bu esnada safoz yorumcular yağlı ballı yorumlara devam ederler, onlara da arada &#8220;Ay biz de sizi seviyoruz.&#8221; gibisinden &#8220;Tamam anladık, dur da bak, burada aşkımızı cümle alemin gözüne sokuyoruz işte.&#8221; alt mesajlı bir cevap verilir.</p>
<p>Birçok durumda birbirlerinin &#8220;yazma potansiyelli&#8221; arkadaşlarıyla facebook ve msn ilişkilerini keser bu sevgililer, ilişkileri o kadar sanaldır ki, o insanların o sitede sevgilileriyle sanal da olsa bağlantılı olmasına dayanamazlar, ardından mesaj kontrolleri gelir. Mutlaka görüşülmesi yasaklanan kimseyle bir görüşme ya da yine başka bir sanal &#8220;suç&#8221; çıkar meydana, ayrılırlar&#8230; Böyle ayrılan 4 kişi tanıyorum, kankam ve kuzenim dahil.</p>
<p>En çok da bu sanal aşıklara çanak tutan safoz yorumculara kılım he. Böyle yağ bal yazan tipler, günün birinde sevgililerden X kişisi &#8220;In a relationship&#8221;ten &#8220;Single&#8221;a geçince, &#8220;Oh be kurtuldun!&#8221; &#8220;Artık takılırız!&#8221; gibisinden yorumlara başlarlar. Hani Allah ayırmasındı kardeşim!?</p>
<p>Sonuna bağlarsam, facebook&#8217;ta ifşa edilen ilişkilerin boku çıkmıştır. &#8220;E çıkıyoruz, kimle olduğunu yazmayalım mı?&#8221; ya da &#8220;Bir fotoğrafımızı da mı koymayalım?&#8221; diyenlere: Elbette yapın da ben sizin orda burda öpüşmelerinizi ana sayfamda sürekli görmeyeyim be!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=167</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mango, Sen Adamı Öldürürsün!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=160</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=160#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Aug 2009 08:38:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[Akşam sinemadan çıkmış, (hadi pis meraklılar film Hayalet Sevgililerim adlı, adından belli olmayan romantik komediydi ve ı-ıh zamanınızı harcamaya değecek bir konusu yok) İstiklal Caddesi&#8217;ndeki büyük Mango&#8217;nun önünden geçerken gördüğümüz indirime inanamadık. Hatta 5-10 adım yürüdükten sonra dönüp, yan taraftaki güvenliğe korkarak bakarken fotoğrafını çektik. Büyük halini görmek için tıklayın.

O kıyafete ne akla hizmet 130 milyon istedin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akşam sinemadan çıkmış, (hadi pis meraklılar film Hayalet Sevgililerim adlı, adından belli olmayan romantik <a href="http://img37.imageshack.us/img37/3750/bg1b.jpg"><img class="alignleft" title="İndirim" src="http://img41.imageshack.us/img41/3491/bg2i.jpg" alt="İndirim!" width="100" height="100" /></a>komediydi ve ı-ıh zamanınızı harcamaya değecek bir konusu yok) İstiklal Caddesi&#8217;ndeki büyük Mango&#8217;nun önünden geçerken gördüğümüz indirime inanamadık. Hatta 5-10 adım yürüdükten sonra dönüp, yan taraftaki güvenliğe korkarak bakarken fotoğrafını çektik. Büyük halini görmek için tıklayın.</p>
<p class="wp-caption-dt"><a href="http://img37.imageshack.us/img37/3750/bg1b.jpg"></a></p>
<p>O kıyafete ne akla hizmet 130 milyon istedin de sonra yüzde 90 indirim yaptın Mango!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=160</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayko Kedi mi Kesiyor, Belli Değil!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=151</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=151#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 11:15:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Baştan söyleyeyim, ben Hayko fanı değilim. Daha önce bir iki şarkısını dinlemiştim, olmadı, Rock&#8217;n Coke&#8217;daki canlı performanısı etkileyici olarak adlandırılabilse de, bu kadar bağırış çağırış müzik bana göre değil. Ha LP dinlerim, tamamdır; ama valla cığırma işini Linkin Park&#8217;tan fazla yapanları çekemiyorum.
Burda asıl bahsetmek istediğim, Davut Güloğlu&#8217;nun pek trajik açıklaması:
Tıpkı korku filminden çıkmış gibi. Aynen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baştan söyleyeyim, ben Hayko fanı değilim. Daha önce bir iki şarkısını dinlemiştim, olmadı, Rock&#8217;n Coke&#8217;daki canlı performanısı etkileyici olarak adlandırılabilse de, bu kadar bağırış çağırış müzik bana göre değil. Ha LP dinlerim, tamamdır; ama valla cığırma işini Linkin Park&#8217;tan fazla yapanları çekemiyorum.</p>
<p>Burda asıl bahsetmek istediğim, Davut Güloğlu&#8217;nun pek trajik açıklaması:</p>
<blockquote><p>Tıpkı korku filminden çıkmış gibi. Aynen <strong>maymuna benziyor</strong>. Kedi mi, köpek mi kesiyor belli değil. Bu ve bunun gibi adamlar tam birer şaklaban&#8230;</p></blockquote>
<p>Davut Güloğlu Hayko&#8217;ya şaklaban dediği için, kendimde ona şöyle hitap etme hakkını görüyorum: <em>Bre malak</em>, tarzı farklı olan herkes, biraz da karanlık klipler çekiyor diye satanist mi? Herkes Karadeniz türküleri ve hiphop karışımı saçma şarkılarınla asıl şaklabanın sen olduğunu düşünüyor, niye kasıyorsun ki sesini duyurmak için? Her siyah giyen, her metal ya da hardrock müzik yapan ya da dinleyen sapkın mı? Asıl sapığın, sapkının kendin olduğunun farkında mısın? Müziğini beğen beğenme, adamda senin 1000 katı ses var, farkında mısın? Tabi sendeki sesi anca playback&#8217;ten duyabiliyoruz, o da ayrı&#8230;</p>
<p>Birinin doğuştan gelen fiziksel özellikleriyle alay edip onu maymuna benzetmekle kendi suratını mı yüceltmiş oldun? Ricky Martin özentisi olarak ortaya çıkıp sonra ne idüğü belirsiz ya da çalıntı -taş fırın erkeği konseptli bir şarkısı vardı hani, fikir Çocuklar Duymasın&#8217;dan, müzik yabancı şarkıdan çalıntıydı- müzikler ve suratındaki bir türlü sırıtışla tarzı olan ve özgün şeyler yapan insanlara lütfen ama lütfen hakaret etme. Zaten Allah bilir adamın şarkılarını da dinlemedin sen&#8230; Satanistlik hakkındaki tek vizyonun da siyah, bağıran müzik ve kedi kesmektir. Anladık biz seni, anladık&#8230; </p>
<p>Davut Güloğlu&#8217;ya konuya aynı açıdan bakan STV&#8217;nin uyduruk &#8220;reality show&#8221;larından birinde <a href="http://video.google.com/videoplay?docid=-3176123899897134408" target="_self">Satanist Evlat Arif </a>videosunu izleyin&#8230; Arif kamyoncu kılıklı bir adam; ama siyah giyiyor ya satanist&#8230; Kedileri bir yerden alıp diğerine koyarak işkence ediyor onlara. Program sunucusu nur yüzlü amcanın dediğine göre o kediler ondan hesap soracakmış ahirette! En sonda aynı amcanın satanist çocukları tespit etmek için verdiği bilgilere çok dikkat! Siyah giyerler, hardrock dinlerler, &#8220;sağlarında sollarında parmaklarında metaller&#8221;le gezerler, kapı diplerinde arkadaşlarıyla buluşurlar&#8230;</p>
<p>Bunlardan birkaçını yaptınız mı? Yoksa siz&#8230; siz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=151</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>omegle.com =)</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=148</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=148#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 08:25:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yazmayışıma mazeret bulmadan, sizleri çok sıkıldığım zamanlarda buraya yazmak yerine ne yaptığımla tanıştırmak istiyorum: omegle.com. Buraya girdiğinizde sistem karşınıza otomatik olarak bir yabancı koyuyor ve isim ya da mail adresi vermeden -tabi karşınızdaki size sormuyorsa- konuşuyorsunuz. Bazen çok eğlenceli konuşmalar çıkıyor, işte ben ve Issız Adam (okuyucularımın İngilizce bildiğini düşünerek böylece koyuyorum; ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır yazmayışıma mazeret bulmadan, sizleri çok sıkıldığım zamanlarda buraya yazmak yerine ne yaptığımla tanıştırmak istiyorum: omegle.com. Buraya girdiğinizde sistem karşınıza otomatik olarak bir yabancı koyuyor ve isim ya da mail adresi vermeden -tabi karşınızdaki size sormuyorsa- konuşuyorsunuz. Bazen çok eğlenceli konuşmalar çıkıyor, işte ben ve Issız Adam (okuyucularımın İngilizce bildiğini düşünerek böylece koyuyorum; ama derseniz ki anlamadık, doktor bu ne, çevirmeye çalışırım karşımdakinin pek süper İngilizce&#8217;sini de <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_smile.gif" alt="" /> )</p>
<div><span>Stranger:</span> hi</div>
<div><span>You:</span> hi</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> you names?</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> dicle</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> cyber sex</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> no dont think so</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> dick great</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> i don&#8217;t think i&#8217;ll be able to see your great dick from here</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> i.m msn</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> hand.some_x@hotmail.com</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> add me</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> please</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> well thats a creative(!) mail adress here</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> i&#8217;m really not interested in cyber sex</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> please</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> no cyber sex</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> you i.m msn friends</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> oh just tell me what pleasure you get from cyber sex!!!</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> no sex</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> you i.m msn chat</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> friends</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> we can do the same on here can&#8217;t we?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> no</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> why not?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> Let&#8217;s stay permanent friends</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> we can but only after we have a proper conversation</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> and so far we aren&#8217;t having one.</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> ok</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> tell me do you work or study?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> u msn add me</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> later spaek</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> i.m work</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> what do you do?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> cook</div>
<div><span> </span></div>
<div><span>*Ahçı da çıktı, tam Issız Adam herif!*</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>You:</span> oh that&#8217;s a nice job you have</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> is it in a hotel or something?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> hotel ramada colombian</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> waow i&#8217;m interested.</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> what is your favorite dish?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> fish salmon</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> good</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> and dessert?</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> yes</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> sweet cakes</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> add me msn please babe</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> i can&#8217;t see what use it will serve to add you on msn</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> hand.some_x@hotmail.com</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> add me please</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> yea you wrote that before</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> yes</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> but you still haven&#8217;t told me why you want me to add you on my msn so badly</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> i have already told you i&#8217;m not interested in cyber sex</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> unless you show me a very good reason</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> you virgin</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> yea????</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> see you later bye</div>
<div>*Buna edecek laf yok zaten&#8230;*</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> kk</div>
</div>
<div>
<div><span>You:</span> i dont think so</div>
</div>
<div>
<div><span>Stranger:</span> add me msn please babe</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=148</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RE-ZA-LET</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=136</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=136#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 10:58:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[harry potter]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yazamıyorum, çünkü tatildeydim; ama dün izlediğim rezaletten sonra artık tekrar yazmanın zamanı gelmiştir, dedim.
Rezalet ne mi? 40&#8242;ı aşkın gündür geri sayım yaptığım, fragmanından mükemmel bir şeye benzeyen ama tam bir hayalkırıklığı olan Harry Potter ve Melez Prens filmi.
Harry Potter filminin spoiler&#8217;ı olmaz; sonuçta ne olup ne biteceği belli, her sahneyi de tek tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır yazamıyorum, çünkü tatildeydim; ama dün izlediğim rezaletten sonra artık tekrar yazmanın zamanı gelmiştir, dedim.</p>
<p>Rezalet ne mi? 40&#8242;ı aşkın gündür geri sayım yaptığım, fragmanından mükemmel bir şeye benzeyen ama tam bir hayalkırıklığı olan Harry Potter ve Melez Prens filmi.</p>
<p>Harry Potter filminin spoiler&#8217;ı olmaz; sonuçta ne olup ne biteceği belli, her sahneyi de tek tek anlatmayacağım elbet ama yine de baştan sizleri spoiler&#8217;lara karşı uyarayım, sonra mızmızlanan tipler çıkmasın.</p>
<p>Her Harry Potter filminden alışkın olduğumuz, bazen aşırı büyük olsa da bazı kırpmalar olması; ancak filmin son kısmında yaşanan filmin &#8220;asıl&#8221; olayının mümkün mertebe gerçeğe sadık kalınarak anlatılmasıdır. Hiçbir filmde son kısımda büyük kırpmalar ya da gerçekten sapmalar yaşanmamıştı ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı&#8217;na bakınca ben David Yates&#8217;ten Melez Prens konusunda oldukça ümitliydim, nihayetinde 6. kitap 7&#8242;ye hortkuluklar ve Snape bakımından yalnızca bir geçiş gibi görünse de aslında işin bütün temeli. Bu yüzden dün koştura koştura 18.30&#8242;da Melez Prens&#8217;i görmeye gittik İstanbul&#8217;un yağmuruna çamuruna aldırmadan.</p>
<p>Görünüşe bakılırsa fragmanların bombalığına bakarak bu filme güvenmekle oldukça yanılmışım. Bu filmde yalnızca önemli kısımlar kırpılıp gereksiz ayrıntılar gözümüze gözümüze sokulmakla kalmamış, bir de üstüne üstük serinin ruhuna oldukça aykırı eklemeler yapılmış. En önemlisi bütün sene boyunca Harry ve Dumbledore&#8217;un yaptığı Düşünseli seanslarının, Voldemort&#8217;u ve Hortkulukları anlamanın önemi tamamen göz ardı edilerek yalnız ve yalnızca 2&#8242;ye indirilmesi. Slughorn&#8217;un anısı 2 kez sayılırsa 3. 7. Filmde nasıl bir dolap çevirip Harry&#8217;e Dumbledore&#8217;la konuşmadan diğer hortkulukları bulduracaklar, doğrusu oldukça merak ediyorum.</p>
<p>Zümrüdüanka Yoldaşlığı&#8217;ndaki muhteşem düello sahnelerinden sonra bu filmin sonunda da güzel bir Hogwarts düellosu görmek isteyenlere üzücü haber: Yok öyle bir şey! Nasıl sinirlendim, anlatamam.</p>
<p>En sinir bozucu olansa, 6. kitapta birbirine aşık olma olayını abartıp kaldırdıkları onca önemli sahnenin yerine paso Harry/Ginny ve Hermione/Ron koymuş olmaları. Sinir krizi geçirtecek derecede romantik komedi havasındaydı film, Snape&#8217;in en sinir bozucu konuşması bile arkadan neşeli müzik eşliğinde geliyor, hey, bu filmde Snape&#8217;ten nefret ediyor olmamız gerekmiyor muydu? Ginny sürekli bir kaşarlık ve yavşama içinde utangaç Hermione paso aşktan dem vuruyor, kafamı vuracak bir yer aradım durdum.</p>
<p>Filmin ruhuna aykırı eklemelere gelince, Dumbledore&#8217;un Harry&#8217;e Hermione&#8217;yle arasında bir şeyler olup olmadığını sorması(!), Harry&#8217;nin Slughorn&#8217;la alay edercesine konuşması, Lavender&#8217;le Hermione&#8217;nin Dumbledore, yüzünde tek kas bile oynamayan Snape ve McGonagall önünde Ron hakkında ateşli bir kavgaya tutuşmaları gibi rezaletler sayılabilir.</p>
<p>Dumbledore&#8217;un cenazesi mi? Yok ki öyle bir şey&#8230;</p>
<p>Türkçe çevirmenlere de pes doğrusu Death Eater (Ölümyiyen) Ruh Emici olarak çevrilmiş, tebrik ediyorum.</p>
<p>Bir de diğerleriyle karşılaştırınca bir gram önemi olmayan; ama yine de doğrusu hatırlansa çok tatlı bir jest olacak küçük bir hata: Dumbledore öldüğünde havaya kadırılan asaların içinde Hagrid&#8217;inki de vardı. Kırılan asa ve pembe şemsiyeye ne oldu?</p>
<p>Bu rezaleti görünce verdiğim paraya oldukça acıdım. Sizlere bu filme gitmemenizi söyleyemem, çünkü kimse benden bu kadar bekleyişten sonra filme gitmememi söyleyemezdi, görmek hakkınız tabii ki. Yalnızca çok büyük hayalkırıklığına uğramayın bu rezalet karşısında. En sinir olduğumsa Warner Bros&#8217;un ne kadar rezil bir şey çekerlerse çeksinler yine müthiş bir hasılat elde edeceklerine güveniyor olduklarını bilmek&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=136</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hermione ve Elizabeth</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=110</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=110#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 17:17:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[harry potter]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Livejournal&#8217;ın Writer&#8217;s Block köşesi sormuş: Kendinizi en çok özdeşleştirdiğiniz karakter kimdir?
Eskiden olsa aşırı rahat cevap verirdim: Hermione. Bariz. Hayatını okul 1.si olarak geçirmiş bir insanım ben, hep parmakla gösterilir, hep &#8220;o kız&#8221;dır, hep ders notu istenir, karşılığında çirkeflik görülür. Arkadaşlarının ödevlerini düzeltir, erkeklerle takılır, hatta ilkokuldaki 2 erkek-1 kız arkadaş grubumuzdaki erkeklerden biri, hala hacımdır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Livejournal&#8217;ın Writer&#8217;s Block köşesi sormuş: <em>Kendinizi en çok özdeşleştirdiğiniz karakter kimdir?</em></p>
<p>Eskiden olsa aşırı rahat cevap verirdim: <strong>Hermione</strong>. Bariz. Hayatını okul 1.si olarak geçirmiş bir insanım ben, hep parmakla gösterilir, hep &#8220;o kız&#8221;dır, hep ders notu istenir, karşılığında çirkeflik görülür. Arkadaşlarının ödevlerini düzeltir, erkeklerle takılır, hatta ilkokuldaki 2 erkek-1 kız arkadaş grubumuzdaki erkeklerden biri, hala hacımdır, beni aramayıp sormasa da kankadır, kızıldı. Ron&#8217;umdu o benim. Sonra benim beklediğimin aksine JKR ters köşe yapıp Harry/Hermione değil Hermione/Ron yaptı, beni kıl etti, bakın o ayrı. Neyse.</p>
<p>Saç problemlerimi bile severdim ben o zamanlar. (Bak, saç kremidir bu, al yavrum senin saçlar bebekken kıvırcıkmış, sonra pırasa düzü olmuş, nedense ergenlikte yine dalgalıya dönmüş, dengesiz biraz, krem kullanmak gerekir, diyenimiz olmadı ki&#8230<img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_wink.gif" alt="" /> Hermione&#8217;ye daha çok benzememin bir kanıtı olarak görürdüm. Dişlerim çok hafif öne çıkıktır 6 yaşıma kadar parmak emmekten, o da yine bir başka ayırt edici Hermione özelliğimdi. Bir de her Hogwarts dersini gerçek derslerle eşleştirme hastalığım vardı, İksir bariz kimyaydı mesela, Aritmansi matematik. Hermione&#8217;nin Aritmansi&#8217;si iyi diye matematikten düşük aldığıma üzüldüğüm olurdu -ağlayacak duruma gelecek kadar manyak olduğumu itiraf etmeyeceğim bakın, ups!-</p>
<p>En büyük zevkim Hermione&#8217;nin Krum gibi karizmatik bir sevgili bulabildiğini görmekti, okuldakilere göre okul 1.si olarak ben biriyle çıkarsam &#8220;sinemada karanlıkta bile test çözerdim&#8221;; ama kitabın bana vaat ettiğine bakarsam dışarıdan bir sevgilim olabilecekti, e Krum da Bulgar olduğuna göre ya bir de yabancı olursa!</p>
<p>Şimdiyse Hermione o kadar yakın gelmiyor. Yine vardır ona yakın bir yanım, kitapları taparcasına sevmem, okul kitaplarını alınır alınmaz karıştırmaya başlamam, artık önem vermediğimi iddia etsem de yüksek nottan zevk almam&#8230; Ama aklıma başkası da gelmiyor gibi. A, hayır geliyor.</p>
<p>Gurur ve Önyargı&#8217;nın (Aşk ve Gurur diye de bilinir) <strong>Elizabeth</strong>&#8216;i. Şimdiye kadar ilk feministlerden olan Jane Austen kitaplarını okumaya başlamadıysanız, büyük kayıptasınızdır, derim. Tabi, pozitif ayrımcılık, kadın üstünlüğü diye bağırmıyordu Jane Austen, kadın 1800&#8242;lerin başında yaşamış. Ama güçlü kadın karakterleri, evliliğe erkeğin domine ettiği değil, kadının da önemli bir parçası olduğu bir kurum olarak bakmasıyla feminist kavramına o tarihte büyük şeyler kattığını kabul etmeliyiz. *laflara gel, hey hey hey!* Okuduğunuzda, İngilizlerin o zaman aileye bakış açısının bizim maalesef şimdiki bakış açımızdan farkı olmadığını görüyorsunuz: çeyiz ve miras işleri, kadına bakış açısı, üniformaya verilen değer&#8230;</p>
<p>Neyse amacım Gurur ve Önyargı&#8217;yı tanıtmak değildi. Kitaba olan tutkumuz, müzik ve resme yetenekten mahrum oluşumuz -onun zamanındaki kızların sahip olması gerektiği düşünülen, benim zamanımda da popülarite kaynağı olan şeyler-, erkeğe ve evliliğe olan kararlı ve soğuk bakış açısımız, hemen ardından tükürdüğünü yalatacak olaylarla karşılaşmamız ve genel anlamda kıl kaptığımız -ki o daha kibar bir şekilde dile getirirdi herhalde- insanlarla konuşmamızda kullandığımız ağır iğneleme Elizabeth&#8217;le en önemli ortak noktalarımız. Bir de kızkardeşlerindeki o koca meraklılığı, yaşlarından dolayı çoğu zaman ablalarım olarak gördüğüm; ancak sevgili durumlarında zorunlu olarak ablalık ettiğim kuzenlerime birebir uyuyor. &#8220;Hayır, bence onu aramamalısın.&#8221; &#8220;Benim sevgilim öyle yapsa kafasını kırardım.&#8221; &#8220;Allahaşkına, o tiple evlenecek misin? Niye kahrını çekiyosun ki?&#8221; &#8220;Bana öyle dense münasip yerine tekmeyi basardım ki çocuğu olamayınca beni hatırlasın.&#8221; pek Elizabeth&#8217;in vereceği önerilerden değil ama&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=110</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz Geldi Maalesef&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=112</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=112#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 09:36:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Önceden söyleyeyim, hayır, bu yazı &#8220;Sıcak, çok sıcak&#8230;&#8221; şeklinde pek manidar şarkı gibi giden, &#8220;Hava çok sıcak değil de, nem var nem&#8230;&#8221; alt mesajlı bir yazı olmayacak. Maalesef yaz geldi, evet maalesef, çünkü yaz gelince&#8230;
1. Hava sıcaktır, o uzun kotlar hiç çekilmez, mecbur kapriden aşağısı giyilmeyecektir; ama belli bir sıcaklık derecesinden sonra o da kesmemeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önceden söyleyeyim, hayır, bu yazı &#8220;Sıcak, çok sıcak&#8230;&#8221; şeklinde pek manidar şarkı gibi giden, &#8220;Hava çok sıcak değil de, nem var nem&#8230;&#8221; alt mesajlı bir yazı olmayacak. Maalesef yaz geldi, evet maalesef, çünkü yaz gelince&#8230;</p>
<p>1. Hava sıcaktır, o uzun kotlar hiç çekilmez, mecbur kapriden aşağısı giyilmeyecektir; ama belli bir sıcaklık derecesinden sonra o da kesmemeye başlar. Şort, kısa etek çeker bünyenin canı, ilk alışverişte bunlar tedarik edilir, hava sıcaklığının 40 derece olduğuna yemin edilebilinecek; ama yalancı gazetenin zalım bir şekilde 30 derece olduğunu iddia ettiği bir günde giyilir. Çıkmadan önce aynaya bakılır. Eyvah, eyvah! İstanbul sokakları bunu kaldırabilecek midir? Gidilen yerde laf yeme kaynağı olarak kız arkadaşlar rahatsız edilecek midir? O gün toplu taşıma kullanılacak mıdır, kullanılacaksa etek altından kendini iyiden iyiye göstermeye başlayan o popo yurdum &#8220;yengecinden&#8221; nasıl korunacaktır? Hiçbir şey olmasa, ortam tiki mekanı, gidilecek araç taksi olsa o gün bacakların şekilsizliği tutar, nedense bir parantez görünürler, evet altındaki kemiktir, teoride 1 gecede şekli değişemez; ama yalvarıyorum bilimadamlarına, neden bazı günler bacaklar şekilsiz olur? Kötü saç günü gibi kötü bacak günü de var mıdır? Mağazada ilah gibi gösteren o dekolte kıyafetler evden çıkmadan neden o hale gelir?</p>
<p>2. İnsanlar ikiye ayrılır: yaz gelince gözü gönlü açılanlar ve yaz gelince gözleri kapalı dolaşmak isteyenler. Ya da biz onlara kısaca erkekler ve kadınlar diyoruz. Yaz gelince kadınlar bir güzel giyinmeye başlar; dekolteler, askılılar havada uçuşur, kış boyu kapalı kalmış vücutlar daha bir şevkle sergilenir birçok hemcinsimce. Erkeklerde de aynı eğilim vardır elbet; ama değişim göz okşamaktan çok daha uzaktadır. O bacaklara şortlar giyilir, bazıları sandaletin içine çorap giyer, kesmez üstüne şortunu da kombine eder. Hadi bunu &#8220;kıro&#8221; erkeğimiz yaptı diyelim. Modern geçinenler daha beterini yapar, iğrenç ayaklarına geçirir şıpıdık terliklerini, sokaklara salar kendini, hoş oldum sanır, midemizi kaldırır. Kolsuz giyer, iğrenç manzaralar sunar insanların gözüne gözüne. Bazısı çok terler, hadi hop üstünü çıkarır. Hepsi ayrı rezalet.</p>
<p>3. Toplu Taşımada Yaz Kokusu (TTYK). Bunu hepiniz biliyorsunuz. Yurdum insanının su ve deodoranttan bihaber kesiminin toplu taşımada 1 dakikadan fazla kalmasıyla köşeye bucağa, burnunuzun dibine direğine işleyen o koku. TTYK özellikle bahar aylarında okula toplu taşımayla giden öğrencinin baş düşmanıdır. Beyin hücrelerine zarar verir, zihni bulanıklaştırır. Gidilecek yere sadece tek bir araç gidiyorsa temmuz ayında bayıltan seviyelere çıkabilen TTYK yola çıkacak kişide bunalım sebebi olur. TTYK savaşılamayan, bir yerden engellemeye çalışırken başka yerden pırtlayan, zaman zaman pastırma kokusu ve sarmısak kokusuyla birlikte saldıran, önlenemez, çok başlı bir canavardır.</p>
<p>İşte bu yüzden, maalesef yaz geldi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=112</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Günlerin Muhasebesi =)</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=107</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=107#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 13:13:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[site]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Livejournal hayatım bitince sitemin ziyaret durumu hitleri falan hakkındaki cehaletim de sona eriyor yavaş yavaş. Vallahi cahilliği seviyordum, kendi çapımda günde bilmemkaç tane ziyaretçim oluyordur, oh oh, diye seviniyordum. Gerçekler biraz trajikomik oldu.
Arama motorlarıyla gelen ziyaretçilerimin beni bulmak için yazdıklarına bakar mısınız?
2008 yılı yadyok itirazları ve sonuçları &#8211; Hayır 2008 yılı biteli bayağı oluyor, geçen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Livejournal hayatım bitince sitemin ziyaret durumu hitleri falan hakkındaki cehaletim de sona eriyor yavaş yavaş. Vallahi cahilliği seviyordum, kendi çapımda günde bilmemkaç tane ziyaretçim oluyordur, oh oh, diye seviniyordum. Gerçekler biraz trajikomik oldu.</p>
<p>Arama motorlarıyla gelen ziyaretçilerimin beni bulmak için yazdıklarına bakar mısınız?</p>
<p><span><strong>2008 yılı yadyok itirazları ve sonuçları</strong> &#8211; Hayır 2008 yılı biteli bayağı oluyor, geçen yılın YADYOK itiraz sonuçlarına neden bakmak istedin de daha 1 aylık olmamış bloga girdin güzel kardeşim =) YADYOK sitesinin yeri yurdu belli zaten, benim blog biraz kel alakadar kaçmış.</span></p>
<p><span><strong>yadyok itirazları ve sonuçlarında kaç kişi geçti</strong> &#8211; Buradan YADYOK yönetiminden Harika Hanım&#8217;a sesleniyorum  vallahi, öğrencileri ne hale getirdiniz ya!? Kaç kişi geçti diye Google&#8217;a yazıp zavallı blogumdan medet umar olmuşlar, ya da &#8220;Aa, lan bu da YADYOK&#8217;lu, kızmış da, dur bakem kimmiş?&#8221; modunda girdiler. Özellikle Kilyos yurdumuzun abazası çoktur maşallah, kimseler alınmasın. İtiraf tarzı bir site var Boğaziçililerin yazdığı, içi paso &#8220;Kilyostan X, çok tatlısın, gel bul beni.&#8221; tipi yazılarla dolu.</span></p>
<p><span>Başkaları da var da en garipleri bunlardı sağ olsunlar. Gelelim hitlere&#8230; Hit kavramı saçma bir şey, hatta bir laf vardı &#8220;Hits stands for &#8216;How Idiots Track Success&#8217;&#8221; yani hit, salakların başarıyı ölçme biçimidir diye. (İngilizce halinde baş harflerden falan tutuyor, Sevin Okyay mıyım ben JK. Rowling&#8217;in yaptığı kısaltmaları falan hop diye Türkçe&#8217;ye uydurayım?) Neyse hitlerimiz hoş ve sağlam ama sanırsam çoğu ben ve bana domaini alan muhteşem insanın çabaları sonucu oluşmuş. Zira, ziyaret sayısı pek hoş değil =) Olsun, daha kaç gün oldu linki dışarıya vereli, blog forumlarına döneli, yeni üyelikler oluşturalı&#8230; </span></p>
<p><span>Amacım yorumlarını duymaktır zaten insanların, bir de güzel güzel yazmaktır, zira yazmazsam bir de dinlenmezsem ölürüm, cidden diyorum tek başıma oturuyorsam, bir de kendi kendime konuşamayacaksam -yani topluluk içindeysem- afakanlar basıyor, aklımdan ya şarkı söylüyorum, ya birisiyle potansiyel bir konuşmanın provasını yapıyorum; ama mimikler falan da tam yani, surat ekşiyor, buruşturuluyor, kaşlar falan çatılıyor. Etraftakiler bakıyorlar yüzüme, ondan sonra düzeliyorum, bu sefer de &#8220;Nasıl görünüyorum Allah bilir.&#8221; diye gülesim geliyor.</span></p>
<p><span>Neyse, beni o durumlarda bırakmayın anacığım, bari dinlendiğimi bileyim!</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=107</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Adres!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=101</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=101#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2009 09:11:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[site]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[bocekgunlukleri.com! Hep istediğim gibi! Uzun ve coşkulu bir yazı yazmayı planlıyordum; ama vazgeçtim. Günlerdir uğraşıyorum, temasıdır, cartıdır curtudur, söylemek için uzun bir yazıya daha katlanamam, anlayın artık durumumu.
Ne düşünüyorsunuz, çok tatlı değil mi?
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>bocekgunlukleri.com</strong>! Hep istediğim gibi! Uzun ve coşkulu bir yazı yazmayı planlıyordum; ama vazgeçtim. Günlerdir uğraşıyorum, temasıdır, cartıdır curtudur, söylemek için uzun bir yazıya daha katlanamam, anlayın artık durumumu.</p>
<p>Ne düşünüyorsunuz, çok tatlı değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=101</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harry Potter, Gel Artık!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=58</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=58#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 13:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[harry potter]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Siz de 21 Temmuz 2007&#8242;den sonra hayatında bir boşluk hissetmeye başlayanlardan mısınız? Valla ben öyleyim. Harry Potter and the Deathly Hallows (Ölüm Yadigarları) çıkar çıkmaz D&#38;R&#8217;a koşup aldığımı ve birlikte aldığım arkadaşım Nazlı&#8217;yla Starbucks&#8217;a gidip birbirimizin yüzüne bakmadan ucundan ucundan kitabı okuduğumuzu hatırlıyorum. Erkenden evimize koşup okumaya başlamıştık, 2 gün kitap bitene kadar beni evden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siz de 21 Temmuz 2007&#8242;den sonra hayatında bir boşluk hissetmeye başlayanlardan mısınız? Valla ben öyleyim. Harry Potter and the Deathly Hallows (Ölüm Yadigarları) çıkar çıkmaz D&amp;R&#8217;a koşup aldığımı ve birlikte aldığım arkadaşım Nazlı&#8217;yla Starbucks&#8217;a gidip birbirimizin yüzüne bakmadan ucundan ucundan kitabı okuduğumuzu hatırlıyorum. Erkenden evimize koşup okumaya başlamıştık, 2 gün kitap bitene kadar beni evden çıkaramamışlardı.</p>
<p>Artık aradan 2 yıl geçti herhalde spoiler olmaz, Dobby öldüğünde hüngür hüngür ağlamıştım. Valla ne Lupin&#8217;de ne Fred&#8217;de o kadar ağladım. Nasıl bir Hermione&#8217;lik ve <em>E.R.İ.T. </em>(Evcini Refahını İlerletme Topluluğu) bulaşmışsa&#8230; Snape&#8217;de de kötü oldum doğal olarak, sen adamdan ölesiye nefret et, sonra altından çıksın umutsuz aşk&#8230;</p>
<p>Neyse, geleneksel olarak artık her yaz tatilimin başında tüm Harry Potter kitaplarımı baştan okuyorum (son 4 yıldır) ve yine başladım; ama bu sefer 6. kitaptan başladım 17 Temmuz&#8217;da gelecek yeni Harry Potter kitabının şerefine. Valla o Harry Potter Theme Song&#8217;la Hogwarts&#8217;ı görmeyi, Quidditch izlemeyi, Voldemort&#8217;un iğrenç yüzünü bile özledim. İnsanlar Harry Potter&#8217;ı nasıl sevmiyorlar, vallahi anlamıyorum. <strong>Bir gün klasik olacak o kitaplar</strong>. Ben kendiminkileri saklayıp çocuğuma okutacağım. Çok ciddiyim, benim yetiştirdiğim çocuk Harry Potter&#8217;ları 5&#8242;er 10&#8242;ar kez okuyup sular seller gibi bilecek, arada teste tabi tutacağım, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma büyülerinden soracağım. Tamam tamam, abarttım.</p>
<p>Görmeyi en çok istediğim sahnelerin başında doğal olarak Dumbledore&#8217;la Harry&#8217;nin hortkuluk avına çıktığında gittikleri mağara ve Dumbledore&#8217;un cenazesi var elbette. Favori repliğim de, filme koyulmazsa ayıp olur, Ron&#8217;un İnferi&#8217;leri tanımayla ilgili Snape&#8217;e itiraz ettiği yer olacak:</p>
<blockquote><p>&#8230; &#8220;Beş yaşında çocuk bile bu kadarını söylerdi,&#8221; diye dudak büktü Snape. &#8220;İnferius, Karanlık bir büyücünün büyüsüyle yeniden canlandırılmış bir cesettir. Canlı değildir, sadece büyücünün isteğini yerine getirmek için kukla gibi kullanılır. Hepinizin artık bildiğini sanıyorum ki, bir hayalet ise, yeryüzünden ayrılmış bir ruhun bıraktığı izdir&#8230; ve tabii, Potter&#8217;ın çok bilgece söylediği gibi <em>saydamdır</em>.&#8221;<br />
&#8220;Eh, Harry&#8217;nin dediği onları ayırt etmek için en yararlısı!&#8221; dedi Ron. &#8220;Biriyle karanlık bir yolda karşı karşıya geldiğimizde katı mı değil mi diye göz atacağız, değil mi, <strong>&#8216;Affedersiniz, siz yeryüzünden ayrılmış bir ruhun izi misiniz?&#8217;</strong> diye sormayacağız herhalde.&#8221;</p></blockquote>
<p>Siz de Harry Potter&#8217;ı özleyenlerden misiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=58</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YADYOK&#8217;un Ettiği</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=57</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=57#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 16:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Valla normalde sinirimi bloga yazan falan bir tip değilim; ama bu sefer çileden çıktım.
Bugün hazırlığı atlayıp atlamadığımızı belirleyen Proficiency sınavının sonuçlarının açıklanması gereken gün(dü). Eğer geçemezsek 18 Ağustos&#8217;ta tekrar sınava giriyoruz ama bir kere yaz tatilimiz berbat oluyor, bu yüzden hepimiz sınav sonuçları hakkında endişeliyiz. *Benim geçmem biraz daha garanti duruyor; ama görmeden asla emin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Valla normalde sinirimi bloga yazan falan bir tip değilim; ama bu sefer çileden çıktım.<br />
Bugün hazırlığı atlayıp atlamadığımızı belirleyen Proficiency sınavının sonuçlarının açıklanması gereken gün(dü). Eğer geçemezsek 18 Ağustos&#8217;ta tekrar sınava giriyoruz ama bir kere yaz tatilimiz berbat oluyor, bu yüzden hepimiz sınav sonuçları hakkında endişeliyiz. *Benim geçmem biraz daha garanti duruyor; ama görmeden asla emin olamazsın, değil mi?* Bu nedenle bu sabah bir heyecan kalkıyorum, okulun Yabancı Diller Yüksekokulu&#8217;nun (yani YADYOK&#8217;un) sitesini açıyorum:</p>
<blockquote><p>13 Haziran 2009 İngilizce Yeterlilik Sınav sonuçları saat 16:30&#8242;dan sonra bu web sayfasında ve YADYOK kapısında ilan edilecektir.</p></blockquote>
<p>Arkadaşlarım benden daha heyecanlı, Writing konusunda takıntılı okulumuz birazcık, 80 dakikada 2 essay (bildiğiniz kompozisyon ve kendini tanıtma gibi hoş bir konusu yok) yazıyoruz, eh hiç soluk almadan 2 tane essay kasıyor biraz, bu yüzden kendilerinden emin değiller pek. Onları sakinleştiriyorum, &#8220;Beklenir ya o saate kadar.&#8221; diyerek açıklanma saatine yetişmek için koştur koştur kuaföre gidip 3 buçukta dönerek beklemeye başlıyorum. ÖSS sonuçları açıklanmadan önceki kadar heyecan yapan var, siz düşünün gerisini. Malum, orda da gelecek yılınız etkileniyor bunda da, okulda 2005 girişli olup bölüme başlayamamış remedial&#8217;ler (hazırlığı geçemeyip sadece Proficiency sınavına girme hakkı kazanan insanlar). Ben ÖSS ile Proficiency&#8217;i karşılaştırmaya karşıyım; ama sınav sonucu açıklanmasının heyecanı yok da değil.</p>
<p>Neyse, geri sayım yapa yapa msn&#8217;de saati 4 buçuk ediyoruz, bu sefer bir F5 furyası başlıyor(sayfa yenileme). 15. yenilememde msn&#8217;den arkadaşım: &#8220;20.30 olmuş.&#8221; diyor. O yenilediğim sayfaya miyop gözlerimi yaklaştırıp daha yakından bakınca fark ediyorum ki yazı şöyle olmuş.</p>
<blockquote><p>13 Haziran 2009 İngilizce Yeterlilik Sınav sonuçları saat 20:30&#8242;dan sonra bu web sayfasında ve YADYOK kapısında ilan edilecektir.</p></blockquote>
<p>E bravo YADYOK. Bunu gördükten sonra msn&#8217;deki arkadaşlarımdan bazı iletiler:<br />
&#8220;Yalancısın YADYOK.&#8221;<br />
&#8220;YADYOK ağzına s.çacam artık.&#8221;<br />
&#8220;Ne 20.30&#8242;u lan!!!&#8221;</p>
<p>En gıcık olduğum, şu sonuçları öğrenmek için evden çıkmayıp sonra saatler boyu dakika saymak ve günün bir türlü geçmediğini fark etmek değil, öğretmenlerdeki bu ikiyüzlülük ve düşünce eksikliği. Bir öğrenci bir şeyi zamanında getirmezse en azından iyi bir azar işitir, bizlere iş hayatımızda sürekli bir şeyler yetiştirmek durumunda olduğumuz ve alışmamız gerektiği söylenir; ama iş onlara gelince sitede yapılan basit bir değişiklik geçerli ve yeterlidir. Perşembe günü akşamı sonuç açıklamaktansa bunu cuma sabahı yapmanın daha akıllıca olduğunu görmezler, insanın gününü zehir ederler. Bu duruma ufak bir aksaklık neden olmuş olabilir; ama eminim öngörülemez bir şey değildi. Tek yapmaları gereken sonucun perşembe değil cuma günü açıklanacağını söylemek ve bunca öğrenciyi gıcık edip bu kadar hakaret yemekten kurtulmaktı.</p>
<p>Siz de eğitim hayatındaki bu ikiyüzlülüğe gıcık olmuyor musunuz? Öğretmenlerin insani durumlardan kaynaklanan şeylerde bize cehennem azabı çektirip sonra kendi durumlarında normal bir şeymiş gibi davranmaları sinir bozucu değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=57</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Star Wars</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=55</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=55#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 08:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Yaz teması! Aslında yeşilli sarılı parlak bir şey istemiştim; ama ne yapsam gözüme çok battı nedense. Başlamadan önce zaten 5 saattir bilgisayar başında olmamın da bunda büyükçe bir etkisi olabilir tabii. Bu arada böcüğüm hakkında ne düşünüyorsunuz? *Şu tepedeki koca gözlü şey* Tesadüfen buldum internette ve &#8220;Beni header&#8217;ına al!&#8221; diye bağırıyordu sanki ^-^ Sizce bundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz teması! Aslında yeşilli sarılı parlak bir şey istemiştim; ama ne yapsam gözüme çok battı nedense. Başlamadan önce zaten 5 saattir bilgisayar başında olmamın da bunda büyükçe bir etkisi olabilir tabii. Bu arada böcüğüm hakkında ne düşünüyorsunuz? *Şu tepedeki koca gözlü şey* Tesadüfen buldum internette ve &#8220;Beni header&#8217;ına al!&#8221; diye bağırıyordu sanki ^-^ Sizce bundan sonra her header&#8217;îmda yer alarak blogun bir parçası olmalı mı? Yoksa bir yerden sonra bayar mı?</p>
<p>Uzun zamandır buralarda olmadığımdan izlediğim onca film ve okuduğum onca kştap hakkında da fikir belirtemedim. Yavaş yavaş dönelim bakalım:</p>
<p><img class="alignright" src="http://img188.imageshack.us/img188/8434/mmyoda.jpg" alt="" width="200" height="222" align="right" />Birkaç ay önce, bir konuşma esnasında, şimdiye kadar hiçbir Star Wars filmi izlemediğim ve arkadaşlarımın fikrine göre &#8220;büyük bir başyapıt ve kült bir filmi&#8221; izlemekten mahrum kaldığım ortaya çıktı. Hemen kollar sıvandı, 6 serilik film ikişer ikişer seyredilmeye başlandı. Çekim sırasına göre tabii: Episode 4, 5, 6; ardından 1, 2, 3.</p>
<p>İlk film nasıl bir komedidir Allah&#8217;ım! Gülmeden geçtiğimiz 1 dakika bile yoktu resmen, filmin başlangıcı da dahil: Gemiye saldırı yapılacak, sanki koskoca gemide girilecek başka yer yokmuş gibi bütün askerler tek kapının karşısına dikilmiş, kendi çaplarında savunma yapıyorlar. Bildiğin dökme plastikten Yoda, Chewawa&#8217;nın konuşması(!) -ki bir yerden sonra hepimiz dili çözüp senkronize olarak inildemeye başladık-, Obi-wan Kenobi&#8217;nin Darth Vader&#8217;la yaptığı dövüşte yarım saatte dönmesi ve bu esnada Darth Vader&#8217;ın ööööylece beklemesi&#8230; Hatta filmin adının <strong>&#8220;Jedi&#8217;nin Dönüşü&#8221;</strong> olması da ironik o bağlamda.<br />
Episode 6 de resmen çocuk filmi, ormandaki koalaların savaşa katılıp kazandıklarında yaptıkları o &#8220;şipşirin&#8221; hareketler&#8230;</p>
<p>Eh Episode 1 yakın tarihte çekilmiş olduğunu hemen belli ediyor, Natalie Portman da çok şirin! Sonra 2 geliyor, olaylar derinleşiyor Anakin karanlık tarafa meylederken benim üzüldüğüm tek nokta Yoda&#8217;nın kendi boyunda çocuklara ders vermesi. ^-^ Episode 3&#8242;te ağlamış insanlar, valla Sith Lordu&#8217;nun tipinin kayması, Yoda&#8217;nın o boyuyla yaptığı hareketler, Padme&#8217;nin üzüldüğünde kaşlarının aldığı Emrahötesi şekil&#8230;</p>
<p>Sonuç tibariyle Star Wars hakkında ne düşünüyorum? Zamanına göre gayet iyi filmler ilk üçü, ardından gelen filmler gayet iyi teknoloji kullanarak yapılmış, kendi dalında gayet önemli falan ama&#8230; Şimdi &#8220;O senin baban!&#8221; muhabbetinin biraz eski olduğunu düşünüyorum, tabii önce Star Wars&#8217;ı izlemediğim için&#8230; Işın kılıcı iyidir ama =)</p>
<p><strong>Yoda rulz!<br />
Obi-wan kenobi turnz!<br />
Anakin killz!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=55</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orda Kimse Var Mı?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=54</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=54#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 09:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Ne kalleşim, ne kalleş!
Sen git aylar boyu blogu başıboş bırak *demin a&#231;ıp layouta baktım, o kadar unutmuşum ortamı* sonra d&#246;n &#34;Orda kimse var mı?&#34; diye sor. (Şaka maka buralara bir yaz layoutu lazım.)
Şimdi &#34;İşim g&#252;c&#252;m &#231;oktu, ay yeni yer alışamadım.&#34; muhabbeti &#231;ekmeyeceğim sizlere, &#231;&#252;nk&#252; hazırlık sınıfında nasıl boş bir yıl ge&#231;irdim, anlatamam. Bu demek değil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kalleşim, ne kalleş!</p>
<p>Sen git aylar boyu blogu başıboş bırak *demin a&ccedil;ıp layouta baktım, o kadar unutmuşum ortamı* sonra d&ouml;n &quot;Orda kimse var mı?&quot; diye sor. (Şaka maka buralara bir yaz layoutu lazım.)
<p>Şimdi &quot;İşim g&uuml;c&uuml;m &ccedil;oktu, ay yeni yer alışamadım.&quot; muhabbeti &ccedil;ekmeyeceğim sizlere, &ccedil;&uuml;nk&uuml; hazırlık sınıfında nasıl boş bir yıl ge&ccedil;irdim, anlatamam. Bu demek değil ki Boğazi&ccedil;i&#8217;nde hazırlıkta yatılıyor, &ouml;yle desem bana sağlam bir dayak atmak isteyecek insanlar tanıyorum, hi&ccedil;biri arkadaşım değil =) Ama Ocak sınavında okulumun irregular tayfasına katılmak istemeyişimden bilerek kaldım, sonra yattım, inkar edemem. Gelip şuraya birka&ccedil; satır yazı yazamayacak kadar aylaklık ettim.</p>
<p>He kısadan hisse bir ge&ccedil;elim şu irregular&#8217;lık olayını, kafada soru işareti kalmasın: Hazırlığı yarım d&ouml;nem okuyup 4 saatlik hoş bir sınav olan &quot;Proficiency&quot;den C alarak ge&ccedil;tiğinizde b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;ze yıl ortasında ge&ccedil;ebiliyorsunuz. Ge&ccedil;ince ilk d&ouml;nem derslerinden başlıyorsunuz tabi, ama derslerin hepsi a&ccedil;ılmıyor. E bu sefer kalanları alabilmek i&ccedil;in yaz okuluna kayıyorsunuz, ders d&uuml;zeniniz iyice d&uuml;zensiz bir şeye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Irregular olarak rahat okunan b&ouml;l&uuml;mler varmış, ge&ccedil;ip de mutlu olan insanlar varmış, ben yaz sıcağında okula gitmeyi &ccedil;ekemeyecektim, yatmak daha bir şirin geldi. Ocakta ge&ccedil;medim, d&uuml;n girdim sınava ve YADYOK hayatım bitti&#8230; Perşembe de sonu&ccedil;lar a&ccedil;ıklanacak; ama doğrusu kalacağımı sanmıyorum, o halde yaz tatilim başlamıştır!</p>
<p>Yazın ehliyet alacağım, inşallah Rus&ccedil;a &ouml;ğreneceğim, olmazsa İtalyanca&#8217;ya kayacağım, azıcık ucundan tatil yapacağım. Siz de l&uuml;tfen ve l&uuml;tfen bana yorum yazın ve buranın &ouml;l&uuml; bir yer olmadığını g&ouml;sterin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; buraya ziyaret&ccedil;i sayması i&ccedil;in bir saya&ccedil; ekleyemiyorum ve sinir oluyorum. Tek kriterim yorumlar. Olmadı Wordpress&#8217;e ge&ccedil;eceğim. O konuda da sağlam kafa yoruyorum he. Kıyacağım paraya, &ouml;yle host&#8217;lu most&#8217;lu bişey alacağım ki sonra &quot;Para d&ouml;kt&uuml;m buraya ben, yazayım bari.&quot; diyebileyim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=54</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otobüste&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=52</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=52#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 15:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=52</guid>
		<description><![CDATA[Servis konforuyla ge&#231;en, gidiş 40 dakika falan s&#252;r&#252;nce &#34;Amma uzadı, &#231;ekemiyorum yolu!&#34; diye ağlandığım lise yıllarım artık bitti malumunuz. Artık otob&#252;slere talimim. Hayatında ilk pasosunu 2009 Ocak&#8217;ında alacak bu *otob&#252;s* mağduresinin notlarına bir&#160;g&#246;z atın:

Aylık akbil diye bişey varmış, yeni &#246;ğrendim. &#214;ğrencisi aylık 55 milyon, 200 kere bas istediğin kadar. ADSL limiti gibi ya&#8230; Tuhaf. Mart [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Servis konforuyla ge&ccedil;en, gidiş 40 dakika falan s&uuml;r&uuml;nce &quot;Amma uzadı, &ccedil;ekemiyorum yolu!&quot; diye ağlandığım lise yıllarım artık bitti malumunuz. Artık otob&uuml;slere talimim. Hayatında ilk pasosunu 2009 Ocak&#8217;ında alacak bu *otob&uuml;s* mağduresinin notlarına bir&nbsp;g&ouml;z atın:</p>
<ul>
<li>Aylık akbil diye bişey varmış, yeni &ouml;ğrendim. &Ouml;ğrencisi aylık 55 milyon, 200 kere bas istediğin kadar. ADSL limiti gibi ya&#8230; Tuhaf. Mart gelince eski akbilin s&uuml;resi bitermiş, o zaman elektronik dolum aletleri kapatılırmış, eskisini otob&uuml;s şof&ouml;r&uuml;, akbil dolduran adam falan g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yerde &ccedil;at diye kırarmış. B&ouml;yle şiddet yanlısı bir tutum. Anlatılırken hayretten hayrete d&uuml;şt&uuml;m.</li>
<li>O akbil boş olunca makinenin &ccedil;ıkardığı ses var ya&#8230; Y&uuml;ksek ve insanı rezil eden. Ben onu akbil bastığında (doluyken) &ccedil;ıkan seslerden biri sanırdım. Basar otururdum yerime. Otob&uuml;s şof&ouml;r&uuml; pis pis bakardı. Anlamazdım.</li>
<li>Otob&uuml;se binen insan profili de bir tuhaf. Yaşlılar mesela. Binip insanın b&ouml;yle g&ouml;z&uuml;n&uuml;n i&ccedil;ine i&ccedil;ine bakıyorlar. Yahu, ben okula gidiyorum, sen gezmeye be kardeşim! Hele o kırmızı ruj s&uuml;r&uuml;p sonra halden d&uuml;şm&uuml;ş gibi insanın başında bekleyen teyzeler yok mu&#8230; İllallah ettim. Yaşlı amcalar &ouml;yle değil ama&#8230; Bir şirin, bir masumlar. Yer verince geri oturtmak i&ccedil;in akla karayı se&ccedil;iyorlar. Teyzemler teşekk&uuml;r bile etmiyor.</li>
<li>Kadınlar, hele otob&uuml;se binen orta yaşlı kadınlar, ayrıca incelenmesi gereken, değişik psikolojik vakalar. 4 kişilik karşılıklı oturma yerleri var mesela, bir tarafta 3 bayan oturuyoruz, bunlardan ters tarafta oturan ve yanı boş olan şişman. Karşımızda yine 4&#8242;l&uuml; yer var, orada tek başına bir bey oturuyor. Halim selim bir amca. Kadın yan yana oturunca ırzına mı ge&ccedil;ilmesinden korkuyor ne, gelip bizim yanımıza oturuyor. Rahatsız mahatsız. Kadın olsun da&#8230;</li>
<li>Erkeğin yanına oturunca da&nbsp;S şeklinde oturuyorlar. Popo koltukta, g&ouml;vde erkekten m&uuml;mk&uuml;n mertebe uzak, kafa popoyla aynı hizada.</li>
<li>&quot;Doktor bey, belimin nesi var?&quot;&nbsp; &quot;Otob&uuml;ste erkek yanında &ccedil;ok oturmuşsun evladım.&quot;</li>
<li>Bir de &ouml;zellikle yaşlılarda g&ouml;r&uuml;len, halef se&ccedil;me meselesi var. Otob&uuml;sten inmeden, yaşlı hanımlar &ouml;zellikle (kıl olmamın bir başka sebebidir) birisine işaret edip &quot;Ben kalkıyorum, evladım, gel sen otur.&quot; derler. O evlat da hi&ccedil; olamadım. Onun ezikliği de var&#8230;</li>
<li>19F, 128, 17. Bu 3 otob&uuml;sten uzak durun. Canınız cama yapışmak ya da otob&uuml;sten inmeden meydan muharebesi &ccedil;ıkarmak istemiyorsa tabi.</li>
<li>Otob&uuml;slerden bahsederken, minib&uuml;slere de değineyim. Bir yere ge&ccedil; kalıyorsanız, sakın ama sakın siz daha sokağın ortasındayken sokak başında sizi bekleyen&nbsp;minib&uuml;se sizi beklediği i&ccedil;in minnettar olup da binmeyin. Sizi bekleyen, yol boyunca herkesi bekler.</li>
<li>Otob&uuml;ste sesi sonuna kadar a&ccedil;ıp hem otob&uuml;se hem kendine zıngır zıngır, abidik kubidik metal m&uuml;zikler dinleten o tipler yok mu&#8230; Bir de dinledikleri sanki 9. Senfoni gibi suratlarında huzurluyla ifadesiz karışımı garip bir ifade&#8230; Ne garip bir ruh halidir, &ccedil;&ouml;zemedim.</li>
<li>Muavinlerin memleket meselesi &ccedil;&ouml;zecekmiş gibi, takım elbiseli, mağrur bir duruşları var ya&#8230; Adamlar FBI ajanı m&uuml;barek.</li>
<li>&quot;Sağlı sollu ilerleyelim beyler! Siz, hanımefendi, g&ouml;r&uuml;yorum sizi, 3 duraktır ilerlemiyorsunuz. Arka boş beyler, ilerleyelim!&quot;</li>
</ul>
<p>NOT: Bug&uuml;n kar yağdı! Şimdi durdu ama yağdı! Nasıl g&uuml;zeldi ya&#8230; Cıngıl bells cıngıl bells cıngıl cıngıl bells diye kendi kendime mırıldanarak, suratımda tam bir zırdeli g&uuml;l&uuml;msemesiyle y&uuml;r&uuml;d&uuml;m. Tatil devam ediyor. Yine yazacağım!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=52</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>There and Back!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=51</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=51#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[dans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[There and Back! Başlık &#34;Ne alaka?&#34; d&#252;ş&#252;ncesine sebebiyet verebilir, bir &#231;a&#231;a başlangı&#231; fig&#252;r&#252;n&#252;n adıdır kendisi. İleri-geri gitmek oluyor. Ve tebrikler, anladınız, bug&#252;n size dans derslerimden bahsedeceğim. (Savulun sefil fareler! Hadi ama, cidden eğlenceli oluyorlar.)
Latin başlangı&#231; dersleri alıyorum; ama garip bir şekilde en &#252;nl&#252; ve pop&#252;ler latin dansı olan salsa i&#231;in ayrı bir program a&#231;ılmış. Biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>There and Back! Başlık &quot;Ne alaka?&quot; d&uuml;ş&uuml;ncesine sebebiyet verebilir, bir &ccedil;a&ccedil;a başlangı&ccedil; fig&uuml;r&uuml;n&uuml;n adıdır kendisi. İleri-geri gitmek oluyor. Ve tebrikler, anladınız, bug&uuml;n size dans derslerimden bahsedeceğim. (Savulun sefil fareler! Hadi ama, cidden eğlenceli oluyorlar.)</p>
<p>Latin başlangı&ccedil; dersleri alıyorum; ama garip bir şekilde en &uuml;nl&uuml; ve pop&uuml;ler latin dansı olan salsa i&ccedil;in ayrı bir program a&ccedil;ılmış. Biz de benim sevme sıramla cha cha cha, bachata, jive, merengue ve listeye almasam mı diyecek kadar kıl kaptığım rumba g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>
<p>Derslere gelince&#8230; Erkek bulmak zor azizim! Ya karı gibi kıvırıyorlar (tamam, g&uuml;zel bir tabir değil, ama kıvırmayın o kadar be kardeşim!) ya da kendilerini halay modundan &ccedil;ıkarmada bayağı zorluk &ccedil;ekiyorlar. Her ne olursa olsun, onlar T&uuml;rk erkeği i&ccedil;inde bir azınlık, t&uuml;r&uuml;n&uuml;n korunması gereken bir azınlık! &Ouml;nlerinde saygıyla eğilip dansı y&ouml;netmelerini bekliyoruz. Olmuyor.</p>
<p>Herkesin bildiği bir şey, b&ouml;yle &ccedil;iftli dansları erkek y&ouml;netir. Kız d&ouml;necekse kol kaldırılır, ileri gidilmesi gerekiliyorsa kız biraz &ccedil;ekilir, birlikte d&ouml;n&uuml;lecekse biraz daha sert bir kavrayışla fig&uuml;r başlatılır. Ama biraz da bizi &uuml;rk&uuml;tmekten korktuklarından mıdır ne, ya bu işaret hareketleri resmen kuyumcu terazisiyle farkı &ouml;l&ccedil;meyi gerektirecek kadar hafif yapılıyor, ya da beynimize basmayacağına mı inanmışlar ne, &ouml;yle bir şiddetli geliyor ki hangi uzuvlarım sağlam kaldı diye kontrol ediyorsunuz dansın ardından. Bazısı abartıp iki fig&uuml;r arası dans&ouml;z misali kıvırıyor, bazısı kız &ouml;n&uuml;mde oynasın kardeşim, ben ileri geri giderim havasında&#8230;</p>
<p>Burada durup derslerden bir iki&nbsp;anektoda yer vermezsem ayıp olur. Bir &ccedil;a&ccedil;a d&ouml;n&uuml;ş&uuml; &ccedil;alışıyoruz, bildiğiniz d&ouml;n&uuml;ş işte, erkek kolunu kaldırır, kız d&ouml;ner. İşin p&uuml;f noktası kolu zamanında, hareketten hemen &ouml;nce değil, ve yeteri kadar kaldırmak. Uzun boylu erkeklerde dansa alerji mi vardır nedir, sınıfın az sayıda erkeklerinin &ccedil;oğunluğunun da boyu benden kısa zaten, bu &ccedil;oğunluktan biriyle dans ediyorum. Ben kendimden bıkmış halde, ne zaman d&ouml;nd&uuml;recek d&uuml;ş&uuml;ncesiyle temel adım yaparken kavalyemiz sinirlenmiş: &quot;D&ouml;nsene!&quot; diye boğurdu. (b&ouml;ğ&uuml;rmekle boğulmak arası bir ses tonu) Suratmda Panda dondurmasının pandasının şaşkın bakışıyla &quot;Kolumu kaldırmadın ki?!&quot; dedim. Demez olaydım, bir de omuz hizamdan burun hizama gelmiş kolum g&ouml;sterilerek azarlandım: &quot;Kaldırdım ya!&quot; Kafacağızımı b&uuml;k&uuml;p oranın altından ge&ccedil;ecekmişim. Latin dansının erkek y&ouml;netimine girmesinden midir ne, bende bir &quot;Ben bilmem, erkegim bilir.&quot; havası oluşuyor o derslerde. İlgin&ccedil;. Tuhaf. Kafamı b&uuml;kt&uuml;m ve ge&ccedil;tim.</p>
<p>Bir jive &ccedil;alışmasında (şu Huysuz Virjin&#8217;in sunduğu dans yarışmasını izlediyseniz bu dansı biliyorsunuz, sadece eller tutulmuş halde biraz zıplanarak yapılan dans) ileri ve geri gidiş &ccedil;alışıyoruz. İleri gidiş kız i&ccedil;in kolay, erkek kolunuzu &ccedil;ekiyor ve gidiyorsunuz, peki ya geri gitmeniz gerekirse? Kendimden uzun, ve hatta bayağı c&uuml;sseli bir partner bulduğum nadir zamanlardan birinde (ki jive da bunun i&ccedil;in en gereksiz dans, &ccedil;&uuml;nk&uuml; klasik dans tutuşunda değiliz) geri gidiş yapmamız gerekti. &Uuml;zerime &ouml;yle c&uuml;sseli biri gelince, bilin&ccedil;altımın Huysuz Virjin&#8217;le jive&#8217;ı yakıştırmasından mıdır, kendimi koruma refleksi midir nedir, geri geri Huysuz&#8217;un &ccedil;astra &ccedil;astra &ccedil;asss &uuml;nlemiyle tanınan, tek ayağı &uuml;st&uuml;nde zıplayarak gidilen fig&uuml;r&uuml;ne giriştim. Sınıf kopmada, ben kızarmalarda&#8230; Hımm, ben bunu anlamamışım diye kıvırsan neyine yarar?</p>
<p>Bu kadarı yeter sanırım, daha &ccedil;ok var da, kendimi de sınıfımı da daha &ccedil;ok rezil edesim yok a&ccedil;ık&ccedil;ası. ^-^</p>
<p>Latin geceleri oluyor Taksim&#8217;de Boğazi&ccedil;i&#8217;nin, ama dışarıdan geliş de a&ccedil;ık. Ben ayda bir kere ancak gidebilsem de, ilgisi olanları -&ouml;zellikle partner sorunlarından dolayı erkekleri- bekleriz.&nbsp;Bu dans geceleri&nbsp;de bir ayrı g&uuml;zel. Sadece temel adımını bildiğim salsayı bana &ccedil;ok iyi bilen bir &ouml;yle bir yaptırdı ki, d&ouml;n&uuml;yorum, gidip geliyorum ve, amaneyn, bir şeyler becerebiliyorum! Burdan da kızlarla hep yaptığımız muhabbete geliyor olay: &quot;Erkek bilecek kardeşim!&quot;</p>
<p>Bu konuda başımızdan ge&ccedil;en rezilliği de anlatmadan ge&ccedil;meyeceğim. 20:15 Kadık&ouml;y vapurunu ka&ccedil;ırmış halde, danstan bir kız arkadaşımla 20:45 vapurunu bekliyoruz, beklerken haftalık dedikodumuzdan da geri kalmıyoruz. Konuşmamızı aynen aktarıyorum:</p>
<p>- Erkek bilecek abi ya&#8230; Bilince &ouml;yle g&uuml;zel oluyor ki&#8230; <br />- Harbiden ya&#8230; Deneyimli olacak. <br />- &Ouml;yle olunca zevk alıyorsun işten zaten. <br />- Yoksa olmuyor, evet&#8230;</p>
<p>Şimdi aklınızdan dans konseptini &ccedil;ıkarıp bu konuşmayı okuyun&#8230; <br />&#8230; <br />Evet, yan tarafımızda oturan bey de aynı şeyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Bize &ouml;yle bir baktı ki -bir de konuşmayı bağıra &ccedil;ağıra yapıyoruz- konuşmamız birden dans terimleriyle s&uuml;slenme gereği duydu, aksi halde &quot;vapur beklerken sapık sa&ccedil;ma konuşan kız takımı&quot; olarak yaftalanacaktık&#8230;</p>
<p>Şimdi 5 Ocak&#8217;a kadar s&uuml;recek YADYOK Kış Tatili&#8217;min başındayım&#8230; Yani daha yazarım&#8230; Beni bekleyin anacığım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=51</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koskoca Bir Ay</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=50</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=50#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 07:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Bir blogum olduğunu tamamen unutmuştum, desem yeridir. Yahu ne zor işmiş yeni bir ortama girmek!? Eski arkadaşlarının yanında verebildiğin garip tepkiler vermemek i&#231;in uğraş, bir yere mi gidiliyor, &#34;Herkes kaynaşırken ben eksik kalmayayım.&#34; diye katıl, okul kul&#252;plerine katıl, onların toplantılarına git, arkadaş se&#231;imi &#246;nemli, her g&#252;n giyecek bir şey bulmak işkence, lisedekinden fazla &#246;dev yap, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir blogum olduğunu tamamen unutmuştum, desem yeridir. Yahu ne zor işmiş yeni bir ortama girmek!? Eski arkadaşlarının yanında verebildiğin garip tepkiler vermemek i&ccedil;in uğraş, bir yere mi gidiliyor, &quot;Herkes kaynaşırken ben eksik kalmayayım.&quot; diye katıl, okul kul&uuml;plerine katıl, onların toplantılarına git, arkadaş se&ccedil;imi &ouml;nemli, her g&uuml;n giyecek bir şey bulmak işkence, lisedekinden fazla &ouml;dev yap, her g&uuml;n essay(kompozisyon) yaz, yetmedi vocabulary (kelime) &ccedil;alış&#8230; Bir ayım resmen b&ouml;yle ge&ccedil;ti.</p>
<p>Ha, eğlenmiyor musun, &uuml;niversite bu kadar mı k&ouml;t&uuml;? diyorsanız, yok orada yalan s&ouml;ylemeyeyim. Bir kere okulumun yeri m&uuml;kemmel. Arada dersten kaytarıp manzarada otumak, okuldan &ccedil;ıkınca gidilebilecek yerlerin (Bebek, Taksim, Akmerkez, Şişli-Cevahir vs.) bolluğu m&uuml;kemmel bir şey. Hem hazırlık o kadar da ağır değil. Haftada 4 g&uuml;n 1&#8242;den 5&#8242;e kadar tırım tırım okula git, kalan saatlerde fink at ^-^ <em>Gayet harika bir hayat.</em> İlgilerinize uygun bir kul&uuml;p bulduğunuzda (Ben dansa kalıyorum, nasıl g&uuml;zel bir şey anlatamam, diyemem, anlatacağım.) yemeyin de yanında yatın.
<p>Bu arada blogumun olduğunu nasıl hatırladım? Ge&ccedil;en g&uuml;n bir arkadaşla şakalaşmalı tartışmamızda &quot;Oğlum ka&ccedil; g&uuml;nl&uuml;k adamsın sen?&quot; (Seni ka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r tanıyorum ki?) diye sorunca &quot;1 ay oldu be!&quot; dedi. Aynı g&uuml;n&uuml;n akşamı da vapurda karşılaştığım arkadaşım, bir hocamız hakkında konuşurken &quot;Benim blogum var, millete laf atıyorum&#8230;&quot; gibisinden bir şeyler s&ouml;yleseydin dedi. Bir anda filmlerdeki gibi iki s&ouml;z aklımdan ard arda ge&ccedil;ti. Bir aydır g&uuml;ncellemediğim bir blogum vardı benim! Koskoca bir ay! Bir şeyler yazmalıydı, ama ne? Sonunda genel yazma bi&ccedil;imim olan <strong>daldan dala atlamada </strong>(Kompozisyon yazarken bu stil y&uuml;z&uuml;nden &ccedil;ok zorluk &ccedil;ekiyorum.) karar kıldım.</p>
<p>Mesela, ilk g&uuml;nden alayım. Eski okulumun şartlarında 10, normal bir lise şartlarında 20 kişiden fazla almayacak bir sınıf. İ&ccedil;eri girdim oturdum, sınıfa giren girene. En son kişi sayısı: 42. Bunların 7-8 tanesi kapının dibi ya da hocanın hizasında oturuyor. Hadi ilk g&uuml;n karmaşasıdır, diyip evimize gidiyoruz. Ertesi g&uuml;n sınıfa giren hocalardan biri (y&ouml;netimde g&ouml;revli): &quot;Bu sınıf da kalabalık olmuş.&quot; diyince, bir &ouml;nceki g&uuml;n yapılan oryantasyonda yaz okulu hakkı bulunmadığını, devamsızlık hakkının sadece 53 blok olduğunu &ouml;ğrenen bizlerden biri &quot;Neden bize 2. sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor ki?&quot; diye sordu. Hoca ilk &ouml;nce &quot;Ben İngilizce konuşuyorum, siz de &ouml;yle konuşmalısınız.&quot; dedi (Bu ve bundan sonraki konuşmalar İngilizce ge&ccedil;iyor.) Mesela ben bu c&uuml;mleyi nasıl kurardım, diye bir c&uuml;mle yazdı. Sonra ben bunu pasif olarak da s&ouml;ylerdim, diyerek c&uuml;mleyi pasife &ccedil;evirdi. Ardından bir-iki synonym (eş anlamlı) veriyordu ki, sınıf kahkahalarla -sinirden mi bilinmez- g&uuml;lmeye başladı. &quot;Hocam, niye şimdi grammer dersine d&ouml;nd&uuml; ki bu?&quot; diyince hoca başladı karma felsefesinden girmeye: &quot;Her iyinin i&ccedil;inde k&ouml;t&uuml;, her k&ouml;t&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inde iyi vardır. Her şeyde biraz da hatayı kendinizde arayacaksınız.&quot; Doğal olarak, verilen tepki &quot;Boğazi&ccedil;i&#8217;ne girdik diye su&ccedil;lu mu olduk?&quot; oldu.</p>
<p>Devam edersek&#8230; İkinci &ouml;nemli olay sınıf arkadaşları olarak ilk toplaşmamız oldu. Benim pek zeki &ouml;nerim &uuml;st&uuml;ne Bebek&#8217;e gidip, okulda 30 kuruşa verilen &ccedil;aylara 3&#8242;er YTL bayılınca hepimizin i&ccedil;inde bir şeyler kaldı. Hatta biri &quot;Manzara g&ouml;rd&uuml;k işte&#8230;&quot; diyince, &quot;Sanki okulda yoktu?&quot; bakışımızla kendi enayiliğimizi onaylamış bulunduk. Yine de Bebek Starbucks ayrı bir şey, azizim!</p>
<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; olarak da, her g&uuml;n boğazı seyrederek bir yerlere gitmek &ccedil;ok g&uuml;zel bir şey&#8230; Kadık&ouml;y&#8217;den Beşiktaş&#8217;a ge&ccedil;erken Kız Kulesi, Dolmabah&ccedil;e, Galata Kulesi falan hepsini aynı anda g&ouml;rmek&#8230; &ouml;zellikle akşam nasıl g&uuml;zel bir manzaradır! Her g&uuml;n toplam 4-4,5 saat tutan ulaşımımın tek ve en g&uuml;zel yanı. Okuldan Beşiktaş&#8217;a giderken &quot;Tamam, seneye yurda ge&ccedil;iyorum.&quot; diyorum; ama vapura binince b&uuml;t&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nceler &ccedil;at diye kayboluyor&#8230;</p>
<p>Hen&uuml;z tavsiyeler verecek kadar &ccedil;ok okumadım belki; ama bu sene <em>&Ouml;SS&#8217;ye hazırlananlara </em>&uuml;niversite se&ccedil;iminde birka&ccedil; &ouml;nerim var. (&Ouml;SS&#8217;ye hazırlanma konusundaki &ouml;nerilerim bir dahaki yazıya &#8211; bu sefer arayı o kadar &ccedil;ok a&ccedil;mayacağım, s&ouml;z!)</p>
<p>Kesinlikle ve kesinlikle <strong><em>kamp&uuml;sl&uuml; bir okul </em></strong>se&ccedil;in. &Ouml;zel olsun, devlet olsun, kamp&uuml;s olsun. &Ccedil;imenlere yayılmak, okulun i&ccedil;inde takılacak, ders aralarında oturacak bir ortam olması cidden &ccedil;ok g&uuml;zel.</p>
<p>Okulu se&ccedil;erken, sadece okulu ve eğitimi d&uuml;ş&uuml;nmeyin. Siz bu okula nasıl gidip geleceksiniz, trafik kaldıracak sinir yapısına sahip misiniz -bunu birka&ccedil; g&uuml;n ard arda saat 7&#8242;de k&ouml;pr&uuml;den dolu bir otob&uuml;sle ge&ccedil;erek anlayabilirsiniz- yurtta kalmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız başka birileriyle aynı odada uyumaya alışabilecek misiniz -zira g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; kadar kolay olmayabilir- , bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Ailenizden ayrı kalacaksanız, ya da ev tutacaksanız, kendi yağınızda kavrulabilir misiniz, ailesizliğe ne kadar dayanabilirsiniz, tek yaşamak sizi bayar mı, ya da birlikte kalmayı &ccedil;ok istediğiniz şu arkadaş cidden size uygun mu? Bu konuyu ablamdan biliyorum, ayrı ayrı olduklarında &ccedil;ok iyi anlaştığı 2 arkadaşıyla birka&ccedil; ay yaşadıktan sonra kanlı bı&ccedil;aklı oldu. Şu sıralar hedefleriniz yavaş yavaş belirmeye başlamış olmalı, bunları kesinlikle hesaba katın.</p>
<p>Zaman kaybından aşırı korkmuyorsanız -hem insan hayatında 1 yıl nedir ki- <strong>hazırlık okuyun</strong>. İngilizce&#8217;yi de seviyorsanız, &ccedil;ok s&uuml;per bir yıl olacak.</p>
<p><em>Ve evet, bizleri kandırmışlar, &uuml;niversiteye kapak attıktan sonrası hi&ccedil; de kolay değil.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=50</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15 Istanbul Avatarı</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=49</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=49#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2008 12:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[icon]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Bug&#252;n hakkında değişik bir fikrim vardı; ama &#246;nce kendime yeni bir İstanbul avatarı yapayım, dedim. Yaparken baktım kaptırmışım, ş&#246;yle bir 20 k&#252;sur tane olmuş. Bunlardan bir kısmını koymaya layık g&#246;rmedim, işte kalan 15! L&#252;tfen avatarı kullanırken bana bir şekilde link verin, en azından yapmamın bir karşılığı olsun.



#001
#002
#003







#004
#005
#006







#007
#008
#009







#010
#011
#012







#013
#014
#015








]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n hakkında değişik bir fikrim vardı; ama &ouml;nce kendime yeni bir İstanbul avatarı yapayım, dedim. Yaparken baktım kaptırmışım, ş&ouml;yle bir 20 k&uuml;sur tane olmuş. Bunlardan bir kısmını koymaya layık g&ouml;rmedim, işte kalan 15! L&uuml;tfen avatarı kullanırken bana bir şekilde link verin, en azından yapmamın bir karşılığı olsun.</p>
<table cellspacing="4" align="center">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#51a3a6" style="text-align: center; "><font size="1">#001</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#002</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#003</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist01.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist02.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist03.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#004</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#005</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#006</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist04.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist05.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist06.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#007</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#008</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#009</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist07.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist08.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist09.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#010</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#011</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#012</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist10.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist11.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist12.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#013</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#014</font></td>
<td align="center" bgcolor="#51a3a6"><font size="1">#015</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist13.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist14.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle_ist15.png" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=49</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeviri Komedileri</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=48</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=48#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 16:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[Bug&#252;nk&#252; yazımın konusu &#231;eviri hataları olsun efendim. Bu aralar &#231;ok sık rastlamaya başladım.
En basitinden, ge&#231;en cuma mıydı neydi, Righteous Kill (Orjinal Cinayetler) filmine gittik. Al Pacino (bal pa&#231;ino yanakları g&#252;l pa&#231;ino) ve Robert De Niro başroldeler. Film hakkındaki g&#246;r&#252;şlerimi ileride bir ara belirteceğim; ama film daha adından başlayarak bir &#231;evirme komedileri silsilesiydi!
Son sahne, spoiler olmasın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;nk&uuml; yazımın konusu &ccedil;eviri hataları olsun efendim. Bu aralar &ccedil;ok sık rastlamaya başladım.</p>
<p>En basitinden, ge&ccedil;en cuma mıydı neydi, <em>Righteous Kill </em>(Orjinal Cinayetler) filmine gittik. Al Pacino (bal pa&ccedil;ino yanakları g&uuml;l pa&ccedil;ino) ve Robert De Niro başroldeler. Film hakkındaki g&ouml;r&uuml;şlerimi ileride bir ara belirteceğim; ama film daha adından başlayarak bir &ccedil;evirme komedileri silsilesiydi!</p>
<p>Son sahne, spoiler olmasın diye s&ouml;ylemiyorum, biri vuruluyor, yanındaki polis merkezi arıyor, ambulans &ccedil;ağırıyor. &Ccedil;ağırma işlemi sırasında &quot;Police officer down.&quot; c&uuml;mlesini kurma gafletinde bulunuyor. Gaflet, diyorum, zira filmin o sahnesi aşağıda belirteceğim &ccedil;eviri hatası -ya da manyaklığı- ile benim i&ccedil;in acıklı bir sahne olmaktan &ccedil;ıkıp komediye d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p>C&uuml;mle: Police officer down. <br />Dicle&#8217;den &ccedil;eviri (ger&ccedil;ek anlamı): Polis memuru vuruldu. <br />Film &ccedil;evirisi: Polis memuru <strong>EĞİL!</strong></p>
<p>Gel de yarılma. Yahu, bir dilin deyimlerini, mecazlarını bilmeyen adama ne akla hizmet &ccedil;eviri yaptırıyorsunuz, ya da o ne akla hizmet yapıyor??? Aynı filmden, sahne değişmeden bir gaf daha. Ambulans &ccedil;ağırılmıştır, telsizden şu anons duyulur:</p>
<p>Anons: Eta 6 minutes. <br />Dicle&#8217;den a&ccedil;ıklama: Eta estimated time of arriving kısaltmasıdır. Yani anonsta tahmini varış s&uuml;resinin 6 dakika olduğundan bahsediliyor.<br />Film &ccedil;evirmeni ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; peki? : Abi adamlarda FBI var, CIA var, CSI var, 3 harfli kombinasyonların hepsi alabildiğine kullanılmış bu gavurlarda. ETA da &ouml;yle bir şey olsa gerek. Zaten bu işte bir bityeniği var, araştırılmalı. Ben ş&ouml;yle &ccedil;evireyim: &quot;ETA 6 dakikada geliyor.&quot;</p>
<p>Gel de filmin son ve en &ouml;nemli sahnesinde yarılıp yanındaki arkadaşının da izleme keyfinin i&ccedil;ine etme&#8230;</p>
<p>&Ccedil;eviri hatalarından girmişken, aklıma Hotel California adlı aziz şarkı geldi bug&uuml;n, indirdim, bir de sevdiğim şarkıları bağıra &ccedil;ağıra s&ouml;yleme alışkanlığım vardır, şarkı s&ouml;zlerini de okuyalım dedim, Google&#8217;a Hotel California yazıp &ccedil;ıkan <a href="http://www.gulum.net/turkce-lyrics/sarki.php?id=137">ilk siteye</a> girdim. S&ouml;zleri &ccedil;evirmişler, Allah razı olsun. Her şey iyi g&uuml;zeldi de, sonda yapılan gaf&#8230;</p>
<p>You can checkout any time you like, <br />&Ccedil;eviri: İstediğin zaman kontrol edebilirsin</p>
<p>Check kontrol etmek demek, abicim, tamam da, checkout otelden ayrılma konusunda kullanılan bir terimdir. Yahu hi&ccedil; mi gitmedin g&uuml;ney sahillerimizde bir otele??? Ayrıca ardından gelen &quot;but you can never leave!&quot; (ama ayrılamazsın asla!) s&ouml;z&uuml;nden de mi işkillenmedin? Neyse&#8230;</p>
<p>Sizin de bildiğiniz g&uuml;zel hatalar var mı? Hatanın g&uuml;zeli oluyorsa tabi ^-^ Bu arada artık sık sık yazıyorum, okul başlamasına yakın b&ouml;yle bir istek geldi. Sıradaki 2-3 yazının konuları bilem hazır. Bir g&uuml;nde yazıp başınızı ağrıtmayayım dedim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=48</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Harry Potter Hikayesi</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=47</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=47#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 16:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[fanfiction]]></category>
		<category><![CDATA[harry potter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Haddime mi hala tartışılır; (hala tartışılmasına bayağı şaşıyorum) bir ara T&#252;rk bir fanfiction yazarı i&#231;in eleştiride bulunmuştum. Her neyse, orada yapılan yorumlarda &#34;Sen yazar değilsin ki, ne uğraşıp duruyon ulen!&#34; tipli yorumlar gelmişti. Ben de bilmiş bilmiş &#34;Hi&#231; de bi kerem! Hayranlarım bilem var.&#34; demiştim. (İnanan olmuş muydu? Vallahi doğruydu ya!)
İnanmıyorsanız elimde ufaktan bir kanıt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haddime mi hala tartışılır; (hala tartışılmasına bayağı şaşıyorum) bir ara T&uuml;rk bir fanfiction yazarı i&ccedil;in <a href="http://dicle.livejournal.com/9681.html/">eleştiride bulunmuştum.</a> Her neyse, orada yapılan yorumlarda &quot;Sen yazar değilsin ki, ne uğraşıp duruyon ulen!&quot; tipli yorumlar gelmişti. Ben de bilmiş bilmiş &quot;Hi&ccedil; de bi kerem! Hayranlarım bilem var.&quot; demiştim. (İnanan olmuş muydu? Vallahi doğruydu ya!)</p>
<p>İnanmıyorsanız elimde ufaktan bir kanıt var elbet, <a href="http://www.ankaninsarkisi.com/">http://www.ankaninsarkisi.com/</a> benim de co-admin (yardımcı admin) olarak g&ouml;rev yaptığım, kendi &ccedil;apında ama samimi bir ortama sahip bir HP sitesiydi. Eğer men&uuml;de Hayran Hikayeleri, oradan da H/HR&#8217;nin herhangi bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne girerseniz, benim yazmayı ge&ccedil;en yaz bırakışıma rağmen insanların hala <strong>Eyl&uuml;l 2008&#8242;de dahi </strong>yeni b&ouml;l&uuml;m istemekten vazge&ccedil;mediklerini g&ouml;receksiniz. Ya da kısaca <a href="http://www.ankaninsarkisi.com/ekstra/dicle/hhr15.html">buraya</a> tıklayıp en aşağıdaki yorumları okuyun. Sanırım istenilen cevaplar alınmıştır.</p>
<p>Neyse, bug&uuml;n bunu yazmayı ama&ccedil;lamamıştım. Sadece A.Ş. a&ccedil;ık mı diye kontrol ettim, &ccedil;&uuml;nk&uuml; 3 admini de &Ouml;SS &ccedil;alışmasına girince unutulmuştu; bir site 1 yıl terk edilince de d&ouml;nmek kolay olmuyor.</p>
<p>Sizinle, A.Ş.&#8217;de de paylaştığım bir <em>one-shot </em>(Tek atış, tek b&ouml;l&uuml;ml&uuml;k yazılar i&ccedil;in kullanılır, yavaş yavaş da fanfiction alemi terminolojisini kapıyorsunuz &#8211; &ccedil;akallar!) okutmak istiyorum, unutmayın, 7. kitap &ccedil;ıkmadan yazılmıştı, ve <em>H/Hr </em>(Harry/Hermione duygusal ilişkisi i&ccedil;eren -evet hala umudumuz vardı- fanfictionlar i&ccedil;in kullanılır.) i&ccedil;ermeyen tek hikayemdir. Yine de kendimi en yakın g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m karakter, yani Hermione&#8217;nin ağzından yazılmıştır. Umarım beğenirsiniz.</p>
<h2>Son Savaş</h2>
<p>Hogwarts&rsquo;ı terk edip Adı Anılmaması Gereken Kişi&#8217;nin, hayır artık onun adını s&ouml;yleyebilmeliyim, Lord Voldemort&rsquo;un peşine d&uuml;şmemizin &uuml;zerinden 5 yıl ge&ccedil;ti. 5 koca yıl&hellip; Artık 21 yaşında bir yetişkinim. Harry&rsquo;nin Ginny&rsquo;le d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinden 2 yıl ge&ccedil;ti&hellip; Ron&rsquo;la nişanımızın &uuml;zerindense yalnızca 1 ay. Ginny&rsquo;nin artık hayatına tek başına devam edeceğini &ouml;ğrenmesi&#8230; Şu an &uuml;zerinden 1&nbsp;dakika bile ge&ccedil;medi. Y&uuml;z&uuml;ne &ouml;ylece bakıp onun gittiğini kabullenememesini g&ouml;rmeye dayanamayacağım&hellip;</p>
<p>Voldemort, peşine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; hi&ccedil;bir aileyi sağlam bırakmadı ve Z&uuml;mr&uuml;d&uuml;anka Yoldaşlığı&rsquo;nın her &uuml;yesinin ailesi parampar&ccedil;a oldu, evet. Ama en &ccedil;ok kayıp veren aile Weasleylerdi. Bill, Fred (ardında kalan George&rsquo;un artık &ouml;l&uuml;den bir farkı yok), Mr.Weasley ve Percy&hellip; Percy hatasını anlayıp bakanlığın saflarını terk ederek ailesine geri d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;, &Ouml;l&uuml;m Yiyenler ise birbirine kavuşmuş bir baba-oğulu &ouml;ld&uuml;recek kadar al&ccedil;aktılar&hellip;</p>
<p>Harry&hellip; Son savaştan hen&uuml;z kimseye bahsetmedim, kimsenin onun &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden olacak kahramanlığını takdir emesine ihtiyacım yok, onun ne denli kahraman olduğunu hi&ccedil; acı duymadan s&ouml;yleyemelerinin hi&ccedil;bir anlamı yok.</p>
<p><span id="more-47"></span>
<p>Her şeyin başladığı yerdeydi son savaş. Harry&rsquo;nin geri d&ouml;nmek i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; laneti ve al&ccedil;aklığı g&ouml;ze alan Voldemort&rsquo;la ilk kez karşılaşıp, şans eseri de olsa onu yendiği ilk yer, Felsefe Taşı&rsquo;nın korunduğu oda&hellip; T&uuml;m hortkuluklar bulunup yok edilmişti, sonuncusu Slytherin&rsquo;in değerli madalyonuydu ve Harry son savaşından &ouml;nce ne olursa olsun ger&ccedil;ek isteğinin ne olduğunu Kelid Aynası&rsquo;ndan &ouml;ğrenmeye kararlıydı. Ve Ron&rsquo;la ben ilk defasında olduğu gibi yine onunlaydık. Bir daha asla bir araya gelemeyecek olan &uuml;&ccedil;l&uuml;m&uuml;z&#8230;</p>
<p>Harry,son zamanlarda muhteşem bir Zihinbend ustası olmuştu ve &ccedil;oğunlukla yalnızca g&ouml;zlerine bakarak ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anlayan ben bile onu anlayamaz olmuştum. Fakat Ron ve benim de bu konuda uzmanlaşmamız i&ccedil;in hi&ccedil; zaman olmamıştı&hellip; Odaya vardığımız an en nefret ettiğimiz 3 &Ouml;l&uuml;m Yiyen&rsquo;le karşılaştık: Voldemort&rsquo;un en sadık yardımcısı Bellatrix, onun saflarına katılmak i&ccedil;in hayatımda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en al&ccedil;ak&ccedil;a şeyi yapıp aynı gecede 5 b&uuml;y&uuml;c&uuml; ailesinin &ccedil;ocuklarına saldıran Greyback ve yakın zamanlarda Azkaban&rsquo;dan ka&ccedil;an Malfoy. &Uuml;&ccedil;l&uuml; geriye &ccedil;ekildi ve ortaya iyice k&uuml;&ccedil;&uuml;len g&ouml;zbebekleriyle yılandan farkı kalmayan Voldemort &ccedil;ıktı. O ve Ron d&ouml;rd&uuml;yle birden uğraşırken ben ka&ccedil;mamız i&ccedil;in bir yol arıyordum. Onların ikisini d&ouml;rd&uuml;yle birlikte bırakmam b&uuml;y&uuml;k aptallıktı. Tek başıma dikkatsizce orada durmamdan b&uuml;y&uuml;k bir aptallık değildi. Ne olduğunu anlayamadan,b&uuml;y&uuml;k satran&ccedil; tahtasının &ouml;n&uuml;nde Bellatrix karşıma &ccedil;ıktı. Sinsi kadın,beni takip etmiş olmalıydı. Tam bu anda Voldemort&rsquo;u atlatmış olan Harry i&ccedil;eriye girdi. Asama uzanamadan Bellatrix&rsquo;in &uuml;zerime bir Avada Kedavra yolladığını g&ouml;rd&uuml;m. G&ouml;z g&ouml;ze geldik, Harry Bellatrix &uuml;zerime b&uuml;y&uuml;y&uuml; yolladığı anda asasını &ccedil;ekerek s&ouml;zlerini anlayamadığım eski ve kadim bir tılsım yaptı. Tam başımın &uuml;zerinde yeşil ve kırmızı ışıklar &ccedil;arpıştılar. Kırmızı ışık, yeşili emdi ve giderek b&uuml;y&uuml;yerek bir Gryfindor aslanı bi&ccedil;imini alarak yok oldu. &Ouml;l&uuml;m Yiyenler ışıktan k&ouml;r olmuş gibiydiler, hareketsiz bir şekilde duruyorlardı. Yalnızca Voldemort, asil Gryfindor aslanı bi&ccedil;imini alan ışık huzmesinin kuvvetli b&uuml;y&uuml; etkisinden etkilenmemiş gibiydi.</p>
<p>&rdquo;Akıllıca Potter,&ccedil;ok akıllıca&hellip;&rdquo; dedi, g&ouml;zleri daha da kısılırken bi&ccedil;imsiz dudağında hafif ve sinsi bir g&uuml;l&uuml;mseme belirdi. &rdquo;Sırlar Odası&rsquo;nda karşılaşmamızda hakkında d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerimde yanılmışım, belki de sahip olduğun şans değildi. &Ccedil;ok akıllıca&hellip; Bayağı eski bir tılsım&hellip; Sanırım beklenmeyen anlarda eski tılsımlara başvurmak kanında var.&rdquo;</p>
<p>Harry, şimdi olduk&ccedil;a solgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu, b&uuml;y&uuml;y&uuml; yaparken y&uuml;z&uuml;ndeki canlı ifadeden eser kalmamıştı. &rdquo;Asla&hellip; şans&hellip; değil.&rdquo; diye fısıldadı. Bu d&uuml;elloda yapacağı en ufak bir dikkatsizlik hayatına mal olabilecekken, o b&ouml;yle g&uuml;&ccedil;s&uuml;z kalarak savaşamazdı. Bu rağmen, yılmayarak asasını kaldırdı. &rdquo;Hayır,Harry!&rdquo; diye &ccedil;ığlık attım ve ona doğru koştuğum sırada biri beni omzumdan tuttu. &rdquo;Sana burada ihtiya&ccedil; var Hermione.&rdquo; dedi. Ger&ccedil;ekten de şu an afallamış durumda olan &Ouml;l&uuml;m Yiyenlerin icabına bakılmalydı. Birka&ccedil; bağlama b&uuml;y&uuml;s&uuml;yle &uuml;&ccedil;&uuml;n&uuml; de etkisiz hale getirerek tekrar b&uuml;y&uuml;k d&uuml;elloda ne olduğunu g&ouml;rmek i&ccedil;in arkamı d&ouml;nd&uuml;m. Ger&ccedil;ekten de &ouml;n&uuml;m&uuml;zde yapılan, d&uuml;nya tarihinin g&ouml;r&uuml;p g&ouml;r&uuml;lebilecek en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;ellosuydu. Herhangi bir b&uuml;y&uuml;c&uuml;ye, Karanlık Savunma diye g&ouml;sterilen derslerin &ccedil;ok &uuml;st&uuml;ndeydi. Harry, muhteşem Karanlık Sanatlara Karşı Savunma yeteneklerini ortaya koyarken Voldemort hi&ccedil; durmadan atağa ge&ccedil;iyordu. Harry ise s&uuml;rekli savunma halindeydi, Voldemort&rsquo;un da anlayabileceği kadar belirgindi g&uuml;&ccedil;s&uuml;z d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;.</p>
<p>Harry&rsquo;nin yeşil g&ouml;zlerindeki ışık gitgide azalırken Voldemort&rsquo;un hain g&ouml;zlerindeki parıltı her ge&ccedil;en an b&uuml;y&uuml;yordu. Harry&rsquo;nin iyice g&uuml;&ccedil;s&uuml;z kalarak kolundaki b&uuml;y&uuml;k yaraya g&ouml;z attığı anda Voldemort&rsquo;un asasından b&uuml;y&uuml;k bir ışık huzmesi fırladı. Harry aynaya doğru koştu. B&uuml;y&uuml; tam aynaya isabet etti ve Kelid Aynası son bir defa g&ouml;revini ger&ccedil;ekleştirdi, Voldemort&rsquo;u eski yakışıklı haliyle, elinde b&uuml;y&uuml;k antik bir run ve bir asa tutarken g&ouml;sterdi; ben bunun anlamını kavrayamadan da b&uuml;y&uuml;n&uuml;n b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n&uuml; emerek patladı. Ona yardım etmem gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nenerek &ccedil;aresizce etrafıma bakındım ve Ron&rsquo;u g&ouml;rd&uuml;m. Odanın hemen girişindeydi, elinde kocaman bir şey tutuyordu, odaya gelmeden &ouml;nce &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z, artık Voldemort&#8217;un saflarına ge&ccedil;miş ifritlerden birinin sopası. Ve tıpkı beni ifritin elinden kurtarışında olduğu gibi, aynı anda bağırdık: &rdquo;Wingardium Leviosa!&rdquo; Sopa, kısa bir u&ccedil;uştan sonra aynanın patlamasıyla dikkatini kaybeden Voldemort&rsquo;un kafasına inerken oluşan kargaşada &Ouml;l&uuml;m Yiyenleri tutan g&ouml;r&uuml;nmez iplerin kontrol&uuml;n&uuml; kaybetmiştim. Onların tekrar savaşa katılmasıyla yenileceğimiz kesinleşmişti, Harry o kadar g&uuml;&ccedil;s&uuml;zd&uuml; ki&hellip; 2&rsquo;ye karşı 4 savaşamazdık, acilen ka&ccedil;mamız gerekiyordu. Yaz tatili olduğundan ve 5 yıldır ortalıkta g&ouml;r&uuml;nmeyen Voldemort&rsquo;un yok olduğuna yeni Hogwarts m&uuml;d&uuml;r&uuml; bile inandığından (Belki de Dumbledore kadar yetenekli değildir,derdi Harry hep, alayla.) Cisimlenmeyi yasaklayan b&uuml;y&uuml;ler &ccedil;ok zayıftı, benim bile kaldırabileceğim kadar.</p>
<p>&rdquo;Ben hallederim,sen onları biraz oyala.&rdquo; dedim Ron&rsquo;a ve Hogwarts&rsquo;ın &uuml;zerindeki bazı koruyucu b&uuml;y&uuml;leri kaldırmaya başladım. Ron Harry&rsquo;i arkasına almış, birka&ccedil; Sersemletme b&uuml;y&uuml;s&uuml;ne birden karşı koyuyordu. Bu esnada Harry, Ron&rsquo;un arkasından ayrılarak Voldemort&rsquo;la karşı karşıya geldi. Y&uuml;z&uuml;ne d&uuml;şen sa&ccedil;larını g&ouml;zlerinin &uuml;zerinden kaldırmadan Voldemort&rsquo;a bakan Harry&rsquo;nin &ldquo;Gidersem yanımda seni de g&ouml;t&uuml;r&uuml;r&uuml;m.&rdquo; deyişinde g&ouml;zlerindeki kin apa&ccedil;ıktı.</p>
<p>Tek saniyede her şey olup bitmiş gibiydi, bir anda Harry o eski tılsımdan bir tane daha yapmış ve Voldemort&rsquo;un Avada Kedavra&rsquo;sıyla karşı karşıya gelmişti, sonunda asalar yine birbirine bağlandı ancak bu kez Priori Incantatem&rsquo;in kanunları işlemedi. İkisi de hareketsizce yere yığıldılar. Şaşkınlıkla bu olayı izlerken dahi b&uuml;y&uuml;m&uuml; yapmayı s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; fark ettim, artık gidebilirdik. Ron, şimdi Lord&rsquo;larına ne olduğunu &ouml;ğrenmeye &ccedil;alışan &Ouml;l&uuml;m Yiyenlerin elinden kurtulmuştu, ancak Greyback de peşimizdeydi. Greyback&rsquo;i atlatmak hi&ccedil; de kolay olmadı. Al&ccedil;ak adam,b&uuml;y&uuml;c&uuml; d&uuml;ellosunun en temel kurallarını bile hi&ccedil;e sayarak saldırıyordu bize-asla sessiz b&uuml;y&uuml; yapmamalısın- oysa bu, şerefli bir b&uuml;y&uuml;c&uuml;n&uuml;n asla yapmayacağı bir şeydir. O pislikten başka ne beklenebilir ki zaten? Tek yapabildiğimiz, temel birka&ccedil; savunma b&uuml;y&uuml;s&uuml;yle karşı koymaktı, ne yaptığını bir t&uuml;rl&uuml; bilemiyorduk. Ron, birden zafer kazanmış&ccedil;asına &ldquo;Buldum!&rdquo; dedi. Bir Patronus yarattı, Patronus yapmayı bir t&uuml;rl&uuml; doğru d&uuml;zg&uuml;n &ouml;ğrenememişti, g&uuml;zel olan da buydu zaten, &ccedil;&uuml;nk&uuml; yarattığı Patronuslar, doğru d&uuml;zg&uuml;n bir şekil almıyor, koca bir sis halinde etrafımızda duruyordu. Bu da Greyback bizi g&ouml;r&uuml;p başka bir b&uuml;y&uuml; yapamadan, ka&ccedil;mamızı sağladı.</p>
<p>St.Mungo&rsquo;ya cisimlendik, hoşgeldin cadısı Harry&rsquo;nin kendinden ge&ccedil;miş halini g&ouml;r&uuml;nce k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ığlık attı:&rdquo;D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; kat, &ccedil;abuk!&rdquo; Onlarca şifacı bir anda g&ouml;t&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z odaya &uuml;ş&uuml;şt&uuml;ler ve bizi dışarı &ccedil;ıkararak 1 saat kadar orda kaldılar. Sonunda i&ccedil;eri girmemize izin verildi. Herkes dışarı &ccedil;ıkarken, sessiz ama g&ouml;zlerindeki b&uuml;y&uuml;k h&uuml;z&uuml;nle bize anlamamız gerekeni anlatan Başşifacı bizimle kaldı. K&ouml;t&uuml; bir şeyler olduğunu biliyordum, g&ouml;zyaşlarımı bastırarak Harry&rsquo;nin cansız olmadığını g&ouml;steren bir kanıt arıyordum.</p>
<p>&ldquo;Yaşıyor.&rdquo; dedi şifacı yavaş&ccedil;a. &rdquo;Şimdilik. Uzun zaman d&uuml;ş&uuml;nmemize rağmen b&ouml;yle&hellip; B&ouml;yle ağır bir b&uuml;y&uuml; etkisiyle uzun zamandır karşılaşmadığımıza karar verdik. B&ouml;yle şeyler en son&hellip; Adı Anılmaması Gereken Kişi&rsquo;nin zamanında oluyordu.&rdquo; Her şeyi anlamış gibiydi başşifacı. &ldquo;Ama bunun gibi ağırını&hellip; Hayır hi&ccedil; g&ouml;rmedik.&rdquo; S&ouml;z&uuml;n&uuml; tamamlayan b&uuml;y&uuml;c&uuml;,kapıyı sessizce kapayarak dışarı &ccedil;ıktı. Harry&rsquo;nin yanına gittik ve yanına eğildik. &rdquo;Kovuk&rsquo;takilere haber versem iyi olur.&rdquo; diyip Ron da bir s&uuml;re sonra dışarı &ccedil;ıktı. Harry&rsquo;nin y&uuml;z&uuml;ne baktım ve&#8230;ve hayretle alnındaki yaranın kızararak hafif&ccedil;e kaybolduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Bu sırada Harry&rsquo;nin y&uuml;z&uuml;ndeki acı, bir kitabın yazıları kadar a&ccedil;ık&ccedil;a okunuyordu. Bu kayboluş, 1 saat kadar bir s&uuml;rede tamamlandı ve ben tam şokumu atlatıp bunu Ron&rsquo;a g&ouml;stermeyi akıl ederek ayağa kalktığımda i&ccedil;eri Charlie, Lupin ve Profes&ouml;r McGonagall girdi. Ginny odaya adım attığı anda hı&ccedil;kırıklara boğuldu ve yere &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Lupin&rsquo;in g&ouml;z&uuml;nden bir damla yaş s&uuml;z&uuml;ld&uuml;, Harry&rsquo;nin neredeyse cansız bedenine bakmaktan &uuml;rkt&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in, Ginny&rsquo;i de Harry&rsquo;nin yatağının kenarından uzaklaştırdı, Ron&rsquo;la birlikte yanında kalıp onu teselli etmeye &ccedil;alıştı. Profes&ouml;r, Harry&rsquo;nin yanına yaklaştı ve &uuml;z&uuml;nt&uuml;yle y&uuml;z&uuml;ne baktığı sırada donakaldı. Eliyle yavaş&ccedil;a Harry&rsquo;nin sa&ccedil;larını alnından &ccedil;ekti ve fısıldadı: &rdquo;Bu,tek bir anlama gelebilir. Lord Voldemort, o, ancak tamamen gittiyse, evet, bu durumu a&ccedil;ıklar, ama&#8230;&rdquo; &ldquo;Profes&ouml;r, bana bunun ne anlama geldiğini a&ccedil;ıklayabilir misiniz?&rdquo; diye sordum. &Uuml;rkek&ccedil;e Ginny&rsquo;nin ağladığı k&ouml;şeye baktı. &ldquo;Seninle dışarıda konuşalım,Granger.&rdquo; dedi. Odadan dışarı &ccedil;ıktığımızda d&uuml;ş&uuml;ncelerini toplamak ister gibi biraz durakladı,sonra da konuşmaya başladı: &ldquo;Voldemort ve Harry arasındaki bağın b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; asla anlayamadık bunu biliyorsun. Ancak siz 5. sınıftayken ne denli kuvvetli olduğu konusunda bir ipucu edinebildik. Ancak bug&uuml;n olanlar&#8230; Voldemort&rsquo;la bug&uuml;n karşılaşmış ve b&uuml;y&uuml;k zarar vermiş olmalısınız.&rdquo; dedi. Başımı salladım. &ldquo;Evet&#8230; G&ouml;r&uuml;n&uuml;şe bakılırsa ona ger&ccedil;ekten &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir zarar vermiş olmalısınız. Hatta&#8230; Oluşan bu Priori Incantatem Adı Anılmaması Gereken&rsquo;i &ouml;ld&uuml;rm&uuml;ş bile olabilir.&rdquo;</p>
<p>Sonunda dayanamayarak sordum:&rdquo;Peki bunda sizi bu kadar korkutan nedir, Profes&ouml;r?&rdquo; Anlayışla başını salladı: &rdquo;Anlaşılan o ki, ikisi arasında fiziksel bir bağ da varmış.Bu da Harry&rsquo;nin Voldemort&rsquo;un &ouml;l&uuml;m&uuml;yle,bir &ccedil;eşit&#8230; g&uuml;&ccedil; kaybına uğrayabileceğini g&ouml;steriyor.&rdquo;</p>
<p>Her şeyin kaybolmuş gibi g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; bir an&#8230; Bir g&ouml;z a&ccedil;ıp kapama, bilincimin kaybolup geri gelmesi ve&#8230;&quot;K&uuml;t&uuml;phaneye gitmeliyim!&quot; diye kendimi St. Mungo&#8217;dan dışarı atmam&#8230; Ne yapacaktım şimdi? Her zaman olduğu gibi, kitaplar yine sorularıma cevap verebilecek miydi? Hogwarts yakınlarına cisimlendim ve Madam Pince&#8217;e gittim. O an ne yaptığımı bilmiyorum, yalnızca &quot;Harry&#8230;&quot; diye fısıldadığımı hatırlıyorum&#8230; Madam Pince, &ouml;n&uuml;mden &ccedil;ekildi, izin verircesine elini uzattı ve b&uuml;y&uuml;c&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k sırları tamamıyla karşımdaydı: Dumbledore&#8217;un &ouml;zel k&uuml;t&uuml;phanesi. Gece boyu s&uuml;ren araştırmam, g&ouml;zlerim kan &ccedil;anağına d&ouml;nm&uuml;ş halde, vazge&ccedil;meye başlarken sonu&ccedil; verdi: Harry&#8217;nin yaptığı Godric Gryfindor&#8217;un kendine ait, &ccedil;ok eski bir t&uuml;r b&uuml;y&uuml; emiciydi. Ancak b&uuml;y&uuml;, karşılaştığı b&uuml;y&uuml;yle birlikte, yapan b&uuml;y&uuml;c&uuml;n&uuml;n fiziksel ve b&uuml;y&uuml; g&uuml;c&uuml;nden de besleniyordu ve bir kez yapıldığında en g&uuml;&ccedil;l&uuml; b&uuml;y&uuml;c&uuml;n&uuml;n bile b&uuml;y&uuml; g&uuml;c&uuml;n&uuml; geri toplaması i&ccedil;in en az birka&ccedil; g&uuml;n dek beklemesi gerekiyordu, aksi durumlar &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k sakatlıklar ve hatta&#8230; Gerisini okuyamadan kitabı g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde kapadım. Belli ki Harry, onu son vuruşunu yapmak i&ccedil;in saklıyordu, ama benim y&uuml;z&uuml;mden, sadece benim dikkatsiz bir aptal oluşum y&uuml;z&uuml;nden 2 kez kullanmak zorunda kalmıştı. En g&uuml;&ccedil;l&uuml; b&uuml;y&uuml;c&uuml;n&uuml;n bile birka&ccedil; g&uuml;n arayla yapması gerekirken, o bir saat i&ccedil;inde yapmıştı&#8230; Kendimden nefret ettim&#8230; Hi&ccedil; kimsenin etmediği kadar&#8230;</p>
<p>Aradan, Harry&#8217;de hi&ccedil;bir tepkinin,hissin bulunmadığı, Şifacıların g&uuml;nden g&uuml;ne a&ccedil;ılan yaralarına seyirci kaldığı 7 g&uuml;n ge&ccedil;ti&#8230; 7&#8242;nin g&uuml;c&uuml;ne hep inanmıştım, en sihirsel sayı, belki de Harry&#8217;nin bize geri d&ouml;neceği g&uuml;n&uuml; m&uuml;jdeleyen sayı&#8230; Ve Harry,sonunda kıpırdamaya başladı, odada n&ouml;bet bekleyen Ron, ben ve Lupin başına toplandık. &quot;Ben, evet, Vol-de-&#8230;&quot;Ama c&uuml;mlenin gerisini duyamadık&#8230; Harry, bir saat &ouml;nce, &uuml;&ccedil;l&uuml;m&uuml;z&uuml; bozarak y&uuml;z&uuml;nde tuhaf bir huzur ve g&uuml;l&uuml;msemeyle bizden ayrıldı&#8230;</p>
<p>Ginny odanın dışında bekliyordu. Beni g&ouml;r&uuml;r g&ouml;rmez anladı ama ben ger&ccedil;eği kabul etmek istercesine kelimelere d&ouml;kt&uuml;m&#8230; Ron&#8217;a sarılıp uzun uzun ağladı ve sonunda gururla başını kaldırdı: &ldquo;Ne olursa olsun, ben Mrs.Potter olmaya devam edeceğim.&rdquo;</p>
<p>Ona, bu soylu adı asla bırakmaması gerektiğini s&ouml;yledim.</p>
<p>Ya hep ya hi&ccedil;&#8230; Ya k&ouml;t&uuml; adam ve kahraman savaşırlar, ya da ikisi de yok olur. Yalnız kahramanların kendini feda etmeye cesareti vardır. Ger&ccedil;ek kahramanlık bu aslında.</p>
<p>Yara izli &ccedil;ocuk&#8230;Herkes seni yara izli, kurtulan tek kişi Harry Potter olarak tanıdı, ama sen tek timsalin yara izin olmadan kaybettin, iyiliğin kazanması i&ccedil;in&#8230; B&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya seni unutsa da, sen unutma ki, seni hep hatırlayacak insanlar mutlaka var&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=47</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Moda ve Alışveriş (Evet, konunun buraya geleceğini biliyordunuz.)</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=46</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=46#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 16:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Üzülmeyin, ne aldığımı uzun uzun anlatıp başınızı ağrıtacak biri değilim &#8211; beni en azından bu kadar tanımış olmalısınız. Zaten bir şey de alabilmiş değilim. Alacak bir şey olsa&#8230;
Evet, bugünkü yazımın konusu bu. Onca para döküp markalaşmış mağaza zincirleri nasıl ele avuca gelecek tek bir mal üretmekten bu kadar yoksun kalıyorlar? Eğer biraz vakit ayırıp profil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Üzülmeyin, ne aldığımı uzun uzun anlatıp başınızı ağrıtacak biri değilim &#8211; beni en azından bu kadar tanımış olmalısınız. Zaten bir şey de alabilmiş değilim. Alacak bir şey olsa&#8230;</p>
<p>Evet, bugünkü yazımın konusu bu. Onca para döküp markalaşmış mağaza zincirleri nasıl ele avuca gelecek tek bir mal üretmekten bu kadar yoksun kalıyorlar? Eğer biraz vakit ayırıp profil sayfamı ya da yandaki tanıtım yazısını okumuşsanız, biliyorsunuz ki ileride amacım tekstil dünyasına atılmak. Bu nedenle yalnızca iyi giyinmekten hoşlanan ya da alışveriş manyağı bir kız olarak değil, gelecekteki işim adına da gözlemliyorum etrafı. Ve vardığım kanı şu: Bir kez adınız marka diye anılmaya başladıktan sonra, istediğiniz kadar saçmalayın, alacak birkaç enayi mutlak bulunur.<img class="alignright" style="margin: 5px 10px;" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/kisuniformas.png" alt="Bu kış yine kadınlar tek tip." hspace="10" align="right" /></p>
<p>Size sorunumun ne olduğunu söyleyeyim, özellikle kışın daha belirgin bir hal alıyor bu: <strong>tek tip insanlara dönüşüyoruz</strong>. Bu sene adı duyulmuş birkaç modacı V yaka ve büyük düğmeler mi yaptı? Konu kapanmıştır. Göğsün altında biten, öyle olmasa da yarısını açıkta bırakma amacıyla dizilmiş V yakalar, tek tip ceketler, mağaza değişse de değişmeyen abidik kubidik modeller. Şöyle bir etrafınıza bakındığınızda, bacakları düzgün olmasa da ya başka model bulunamadığından ya da modaya uymak gerekli görüldüğünden giyilmiş daracık pantolonlar, uzun hırkalar, içine pantolon sıkıştırılmış uzun çizmeleriyle bir kadın ordusu göreceksiniz sokaklarda bir-iki aya kalmadan. Alacak başka şey olsa, belki yarısı moda budur, diye yine onları alacaktı ama eminim ki diğer yarısı başka şeyleri tercih edecekti. Çünkü insanlar özel olmaktan hoşlanır. Bu yüzden sokakta üniforma değil, istediğimiz kıyafetleri giyiniyoruz, bu yüzden öğrenciler okul formasından nefret ediyor. Anlayan bir Allah&#8217;ın kulu yok ki!</p>
<p>Yahu, tek istediğim <em>klasik 2 parça trikoydu</em>! Hayatımda bu kadar saçmalık gördüğümü hatırlamıyorum. Yuvarlak yaka, hafifçe uzun 2 tane düz triko! 5 mağaza dolaştım, adlarını da vereyim hatta: Mango, Koton, Oxxo, Afrodit ve Zara. Tek tip olmaktan hoşlanmıyorsanız, kendinize gezecek başka mağaza bulmanızı salık veririm. Zara&#8217;nın trikoları göbek deliğinizi zor kapatıyor, kadın göğsünü şekilsiz göstermede Mango&#8217;nun üstüne yok, Oxxo mallarını Türkiye yerine Çin&#8217;de üretmeye başladığından beri kıyafetler naylon görüntüsünden kurtulmuyor, Afrodit Salı pazarından kötü durumda, Koton kendi çapında bir iş kadınına hitap etme derdine düşmüş; ama içeride bulunduğum yarım saat boyunca içeriye 25&#8242;ten büyük gösteren ya da işkadını gibi duran tek kişi girdiğini görmedim.</p>
<p>Ne yapmaya çalışıyor bu adamlar, anlamış değilim. Birçok kişinin beğendiği bir fiziğim var ve bugün giydiklerimden sonra kendimden nefret ettim, zira kıyafetlerin üstümde hafif bol durmasından hoşlanırım, bu yüzden S beden üstüme olabilecekken M alırım; ama bugün o saçma sapan kalıplar içinde L&#8217;nin bile bolluğundan hoşlanmadığım oldu (Mango&#8217;da ve Koton&#8217;da). Artık nasıl bir üste kıyafet yapıştırma zevki ya da kalıp özürlülüğünden bilmem. Bütün yaz L beden tişörtler içinde dolaştım, ama kışlık kıyafetlerde beden farkı göze battığından sanırım kapüşonlu sweatshirtlerimle mutlu mesut olacağım bu kış.<br />
Sonuç ne mi? 2 saatlik dolaşmanın ardından, elimde iki kitapla eve döndüm. En azından evden çıkarken beni kemiren para harcama isteğimden kurtuldum. ^-^</p>
<p>Size önerim? Saçma sapan ve hem kalite hem de kalıp özürlülüğü çeken on parça yerine klasik parçalar satan düzgün markalardan tek parça kıyafet alın. Hem iyi görünür, hem de iyi dayanır. Ve kapüşonlu sweatshirtler. Kotun üstünde hayat kurtarıcı olabiliyorlar.</p>
<p><em>Adios amigos!</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=46</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ev Kızı Modu &#8211; Aktif</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=45</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=45#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2008 13:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[G&#246;rev: Hen&#252;z &#252;niversiteye başlamamış &#214;SS mağduresi olarak ev kızı rol&#252;ne b&#252;r&#252;nmek. Gerek&#231;e: 3. aydan sonra sıkmaya başlayan tatilde kafa sıyırmasını engellemek. Zorluk derecesi: ***** (x5)
G&#246;revin gerektirdikleri:

Sabahları M&#252;ge Anlı, Petek Din&#231;&#246;z ve Seda Sayan başta olmak &#252;zere bilimum kadın programlarını izlemek.
Gezmedik AVM bırakmamak.
Anne ve arkadaşlarıyla &#231;ekirdek &#231;ıtlayarak dedikodu yapmak.
Popodan kilo almak.
Salı pazarının altını &#252;st&#252;ne getirmek.

G&#252;ncellenmiş G&#246;rev [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: 'Courier New'">G&ouml;rev: Hen&uuml;z &uuml;niversiteye başlamamış &Ouml;SS mağduresi olarak ev kızı rol&uuml;ne b&uuml;r&uuml;nmek. <br />Gerek&ccedil;e: 3. aydan sonra sıkmaya başlayan tatilde kafa sıyırmasını engellemek. <br />Zorluk derecesi: ***** (x5)</span><br />
<h2>G&ouml;revin gerektirdikleri:</h2>
<ul>
<li>Sabahları M&uuml;ge Anlı, Petek Din&ccedil;&ouml;z ve Seda Sayan başta olmak &uuml;zere bilimum kadın programlarını izlemek.</li>
<li>Gezmedik AVM bırakmamak.</li>
<li>Anne ve arkadaşlarıyla &ccedil;ekirdek &ccedil;ıtlayarak dedikodu yapmak.</li>
<li>Popodan kilo almak.</li>
<li>Salı pazarının altını &uuml;st&uuml;ne getirmek.</li>
</ul>
<h2>G&uuml;ncellenmiş G&ouml;rev Raporu:</h2>
<p>Tepe Naitulus, İ&ccedil;erenk&ouml;y Carrefour, Cevahir AVM vs. alışveriş merkezleri mağaza mağaza gezilmiş, her indirim şansı s&ouml;m&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. &Uuml;ste yapışan ve patlamak &uuml;zre olan kotlar &ldquo;Nasılsa zayıflarım, hem de %50 indirim var.&rdquo; temel mantığıyla satın alınmış, evde 1 ay giyilmesi muhtemel olmayan kıyafetler dağdan bir yığın haline getirilmiştir. Her g&uuml;n dışarıdan yemenin popodan kilo alma misyonuna &ouml;nemli katkısı g&ouml;zlenmiştir.</p>
<p>Salı pazarında &ccedil;akma Abercrombie&amp;Fitch ve GAP arayışına girilmiş, ihra&ccedil; fazlası olduğuna inanılan bir &ccedil;antaya 20 YTL bayılınmıştır. Adi pazarcı &ouml;lm&uuml;ş de 5 kuruş inmemiştir, bu sebepten son para da bu işe harcanınca eve &ccedil;ulsuz d&ouml;n&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Bu esnada keşfedilen bir &ccedil;anta t&uuml;r&uuml;ne (ayrıntı: &ouml;rg&uuml; şeklinde deri kayış, ince &ccedil;izgili g&ouml;vde) Kadık&ouml;y dolaylarında her 3 kızdan 1&rsquo;inde rastlanması akla &ccedil;antanın Kızılay tarafından dağıtıldığı ş&uuml;phesini sokmuştur. (kendine not: derinlemesine araştır).</p>
<p>Eve haftada 10 paketlik ay&ccedil;ekirdeği stoklaması yapılmış, &ouml;nce teyze-hala, daha sonra genişletilmiş aile dedikodularıyla ay&ccedil;ekirdeklerinin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; t&uuml;ketilmiştir. Anlatacak konu bulunamayışı nedeniyle (kendine not: genişletilmiş dedikodu araştırması) yeme işlevine daha &ccedil;ok &ouml;nem verilmesi sonucu ay&ccedil;ekirdeğinin %78&rsquo;i tek başına t&uuml;ketilmiş, bu da popodan kilo alma g&ouml;revine 2. &ouml;nemli katkıyı sağlamıştır.</p>
<p>G&ouml;revin en &ouml;nemli ve zorlu kısmı olan, bayılmadan t&uuml;m sabah programlarını takip etme ve anlama işinde M&uuml;ge Anlı&rsquo;nın sabah krizlerine katlanma zorlama yapmadıysa da, Petek Din&ccedil;&ouml;z&rsquo;&uuml;n zeka seviyesinin %75 altında kalan muhabbetlerine katlanmak zekada yorulma ve gerilemelere yol a&ccedil;mış, g&uuml;n ortasında sıcağın da etkisiyle beyin fonksiyonlarının &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;mleri yitirilmeye başlanmıştır. <br /><img hspace="10" align="right" alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dici.png" /><br /><b>G&ouml;rev Detayı:</b> 22.09.2008 program konusu Evrim Teorisi. Tartışmacılar, bir t&uuml;rk&uuml;c&uuml; ve ev hanımları. Ev hanımlarının konu hakkında bilgi sahibi olmaması &uuml;st&uuml;ne t&uuml;rk&uuml;c&uuml;den a&ccedil;ıklama: &ldquo;Yani, Adem ve Havva&rsquo;dan mı geldiğinize inanıyorsunuz, maymundan mı?&rdquo; Ev hanımlarından itiraz: &ldquo;Olur mu maymundan t&ouml;vbe t&ouml;vbe!&rdquo; Kişisel tepki g&ouml;stermede zorlanılmış, birka&ccedil; dakikalık tepkisizlikten sonra televizyon usulca kapatılmıştır. Bu kadarına dayanmak zordur. G&ouml;rev başarısızlıkla tamamlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=45</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geri Döndüm.</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=44</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=44#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 08:32:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[Selam! Geri d&#246;nd&#252;m!
Usta milletinin bug&#252;n, yarın ertelemelerinden sonunda kurtulup ev tadilatımızı hallettik, tabi ben s&#252;re&#231; i&#231;inde internet ve kablo TV eksikliğinden &#246;lmek &#252;zreydim, zamanımı Photoshop&#8217;ta sa&#231;malayarak, bilimum haftalık ve aylık dergileri okuyarak ve de film seyrederek ge&#231;irdim.
Penguen okumaya başladım mesela, eskiden arada bir g&#246;z&#252;me &#231;arpınca alırdım, şimdi 1 aydır d&#252;zenli olarak alıyorum ve g&#252;ndemi sıkıcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selam! Geri d&ouml;nd&uuml;m!</p>
<p>Usta milletinin bug&uuml;n, yarın ertelemelerinden sonunda kurtulup ev tadilatımızı hallettik, tabi ben s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde internet ve kablo TV eksikliğinden &ouml;lmek &uuml;zreydim, zamanımı Photoshop&#8217;ta sa&ccedil;malayarak, bilimum haftalık ve aylık dergileri okuyarak ve de film seyrederek ge&ccedil;irdim.</p>
<p>Penguen okumaya başladım mesela, eskiden arada bir g&ouml;z&uuml;me &ccedil;arpınca alırdım, şimdi 1 aydır d&uuml;zenli olarak alıyorum ve g&uuml;ndemi sıkıcı gazeteleri okumadan da takip edebilme olanağından &ccedil;ok hoşlandım, kapak zaten olduk&ccedil;a esprili bir şekilde haftanın konusunu ortaya atarken, ilk 2 sayfada &ccedil;izilen Tayyip Erdoğan karikat&uuml;rlerinden -eh adam her hafta bir olay &ccedil;ıkarıyor, daimi mensup- de &ccedil;ok hoşlandım.</p>
<p>Ama Penguen hakkında yazma sebebim bu değil, sebep dergide okumaktan olduk&ccedil;a hoşlandığım biri: <em>Semra Can</em>. Malum, mizahı hep erkek işi biliriz, espri yapan kıza ya aranıyor ya da hafif muamelesi yaparız, kızın tek ve de yek gayesi dinlemek ve g&uuml;lmektir bizce. Bir&ccedil;ok erkek de espri bulacağım diye kendini sıkarken salak durumlara d&uuml;şer, zaten &ccedil;oğunlukla bu zorlama durumlara g&uuml;leriz, halbuki arkadaş arasında bizim de en az onlar kadar bu işi kıvırabileceğimize şahit olmuşumdur. Semra Can da mizah dergilerinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m zorlama işi espri konularına girmiyor, hayatını anlatıyor, erkeklere kadın olmanın nasıl bir şey olduğunu g&ouml;steriyor; asla vazge&ccedil;emediğimiz ayakkabı ve &ccedil;anta takıntımızı, ilişkilerde verdiğimiz garip tepkileri, yargı kriterlerimizi&#8230; Espriler sizi her zaman kahkahalar attırarak yerden yere vurmasa da, eğleniyorsunuz, okurken tat alacağınızdan emin başlıyorsunuz okumaya. Fı&ccedil;ı adlı kedisiyle konuşmalarının karnıma ağrılar sapladığı da olmuştur. Orjinal biri, orjinal yazıyor ve y&uuml;z ifadelerinden, &ccedil;iziminden, b&ouml;yle erkek egemen bir dalda yeteneğini konuşturmasından &ccedil;ok hoşlandım.</p>
<p>&Ccedil;izgilerden bahsetmişken, bir &ccedil;izgiroman uyarlaması olan <strong>V for Vendetta</strong> filmini seyrettim. Şimdiye kadar hoşlandığım tek bir filmden bile hoşlandıysanız, buna bayılacaksınız. Hi&ccedil; bu kadar orjinal bir konu okumamıştım, karakterin y&uuml;z&uuml;ndeki sabit maskeye rağmen bu kadar iyi oynayıp her duyguyu vermesine tanık olmamıştım. V takma adlı kahraman, İngiltere&#8217;nin başına gelen felaketen sonra &uuml;lkeyi kurtarma vaadiyle başa ge&ccedil;ip baskı rejimi kuran h&uuml;k&uuml;meti olduk&ccedil;a ironik ve y&uuml;zlerine baka baka onlarla dalga ge&ccedil;erek alt etme amacında. Ona yardım edebilecek tek kadınsa &ouml;nce onun davasında haklı olup olmadığına kendini inandırmalı. İmkansız bir aşkı da i&ccedil;ine katan film, &ccedil;izgiroman hakkında tek fikrim olmadığı halde bence gelmiş ge&ccedil;miş en iyi uyarlama.</p>
<p>Bu arada, artık resmi olarak &uuml;niversiteliyim, 3 Eyl&uuml;l&#8217;den beri. Artık &ouml;ğrenci olup olmadığımı soranların g&ouml;z&uuml;ne sokacak bir kartım bile var! (Bu sene sınava gireceklere uyarı: Okulda &ccedil;ekilen o rezil başvuru fotoğrafları konuluyor kimlik kartına, siz siz olun, başvuru yapacağınız g&uuml;n benim yaptığım gibi rezil h&uuml;sva halde gitmeyin okula.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=44</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mim &#8211; Blog Topluluklarını Destekleyelim</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=43</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=43#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2008 09:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[İlk defa bir mim&#8217;e cevap vereceğim. Çünkü bu sefer mim konusu dikkatimi çeken ve beğendiğim bir şey.
Blog Topluluklarına destek verelim.
Gerçi asla bir topluluk blogu oluşturmaya ya da bir topluluk blogunda yazmaya niyetim yok ama şu an en çok revaçta olanlar onlar, ayrıca en az alıntı yazıya sahip olanlar da onlar gibi görünüyor, eh o kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk defa bir mim&#8217;e cevap vereceğim. Çünkü bu sefer mim konusu dikkatimi çeken ve beğendiğim bir şey.</p>
<p>Blog Topluluklarına destek verelim.</p>
<p>Gerçi asla bir topluluk blogu oluşturmaya ya da bir topluluk blogunda yazmaya niyetim yok ama şu an en çok revaçta olanlar onlar, ayrıca en az alıntı yazıya sahip olanlar da onlar gibi görünüyor, eh o kadar yazar toplaşıp yine de yazacak bir şey bulamayarak alıntı yapsalar sıyırırım herhalde. Ayrıca o kadar çok farklı bakış açısından genelde güzel bir şeyler çıkıyor.</p>
<p>Neyse, 2008 Blog Ödülleri&#8217;nde yalnızca 11 blog katılmış, artması lazım vs diyerek bunu da kapatıyorum, napalım mim pek benim işim değil.</p>
<p><a href="http://www.tamkarisik.com/">Gülşah</a>&#8216;a mim için teşekkürler. Ben de <a href="http://harunguven.blogspot.com/">Harun Blog</a>&#8216;u mimliyorum.</p>
<p>Aslında yazmak amacım şu sıralar benden blog beklememenizi istemek içindi, evi boyacılar bastı ve 3-4 gün boya tamamlanıncaya kadar teyzemlerde kalacağız, şifresiz internet bulur da otlanırım belki, ama kesin değil. *Allah&#8217;ım bütün gün hayatlarını anlatıp milleti bayan blogcular gibi yazmaya başladım!* Her neyse&#8230; 3 Eylül&#8217;de yapılıyormuş Boğaziçi Mühendislik kayıtları, eh benim doğumgünüm de 7 Eylül&#8217;de olduğuna göre, şu an resmi belgelerle annem cebelleşiyor, malum daha reşit değiliz ^-^ 18 yaş sınırlı Wanted filmine girişimizde sorun çıktığında 18 olmadığım için sinir krizi geçirmiştim; lakin şu anda durumdan pek bir memnunum!</p>
<p>Boya işleri bitene kadar beni bekleyin anacığım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=43</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEL &#8211; Ayın Muhteşemi Gaspard Ulliel</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=42</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=42#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2008 15:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Bundan sonra MEL (Muhteşem Erkekler Listesi)ni değişik bir formatta yapmaya karar verdim. Her ay 10 kişilik bir liste yapmak yerine, yeni bir &#34;muhteşem&#34; tanıtacağım ve gerekli olduğunu hissettiğim zaman yeni bir liste koyacağım. İşte ayın muhteşemi: Gaspard Ulliel. &#160;

Hakkında
Efendim, kendisi eski bir model, eh şaşırmadığınızın farkındayım&#8230; İlk filmi 99&#8242;da Alias olmuş, ondan sonra &#246;d&#252;llerdir falan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan sonra MEL (Muhteşem Erkekler Listesi)ni değişik bir formatta yapmaya karar verdim. Her ay 10 kişilik bir liste yapmak yerine, yeni bir &quot;muhteşem&quot; tanıtacağım ve gerekli olduğunu hissettiğim zaman yeni bir liste koyacağım. İşte ayın muhteşemi: Gaspard Ulliel. <br />&nbsp;</p>
<p align="center"><img alt="" align="middle" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/mel_gaspard.png" /></p>
<h2>Hakkında</h2>
<p>Efendim, kendisi eski bir model, eh şaşırmadığınızın farkındayım&#8230; İlk filmi 99&#8242;da Alias olmuş, ondan sonra &ouml;d&uuml;llerdir falan kopmuş gelmiş. Kendisini b&uuml;y&uuml;k ihtimalle Hannibal&#8217;ın gen&ccedil;liğini anlatan filmde izlediniz, ama sarı sa&ccedil; kendisini pek farklı g&ouml;sterdiğinden farkında değilsiniz. ^-^ Fanlar kendisini <a href="http://dicle.livejournal.com/10547.html">Twilight&#8217;ın m&uuml;kemel erkeği</a> Edward Cullen olarak g&ouml;rmek istedi; ama iş Robert Pattinson&#8217;un oldu. Neyse, o g&uuml;zelim g&ouml;zler topaz renkli lenslerin altında ziyan olacaktı zaten!
<p>Audrey Tautou&#8217;ya oynadıkları Kayıp Nişanlı filmi, bir kızın I. D&uuml;nya Savaşı sırasında kaybolan nişanlısını (bu Gaspard oluyor) aramasını anlatıyor. Sıradaki filmi <i>Vintner&#8217;ın Şansı</i> ise bir kitap uyarlaması. Bir şarap &uuml;reticisinin bir melekle karşılaşması ve birlikte m&uuml;kemmel şarabı arayışlarını anlatıyor. B&ouml;yle yazıldığında konu pek sıkıcı da dursa, kitabın fanları film i&ccedil;in &ccedil;ıldırıyor.</p>
<p>Neyse biz Gaspard&#8217;a geri d&ouml;nelim! Kendisini se&ccedil;memizdeki en &ouml;nemli sebep o y&uuml;z ifadesi. &Ccedil;ıldırmayana aşk olsun! Ufak sa&ccedil; değişiklikleriyle 30 ve 15 yaş arasında gidip gelebiliyor. Mimiklerine, g&uuml;l&uuml;msemesine, bir de &ccedil;ok eğlenirse kahkaha atmasına hastayız!</p>
<p>Eh, sizi de birka&ccedil; fotoğrafıyla başbaşa bırakıyorum. (B&uuml;y&uuml;k halleri i&ccedil;in tıklayın.)</p>
<p align="center"><a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_01_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_01.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_02_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_02.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_03_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_03.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_04_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_04.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_05_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_05.jpg" /></a> <br /><a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_06_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_06.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_07_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_07.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_08_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_08.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_09_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_09.jpg" /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_10_b.jpg"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g_10.jpg" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=42</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rock on Broadway &amp; Bir Yerleşme Hikayesi</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=41</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=41#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 11:15:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gösteri]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Eh, nereyi kazandığım belli =) Bir de işin i&#231;y&#252;z&#252;n&#252; anlatayım size, &#231;&#252;nk&#252; sıradan bir &#34;Bilgisayarı a&#231;tım, baktım, aa Boğazi&#231;i!&#34; &#246;ğrenme şekli değildi benimki. Zaten garip olmayan neyim var ki?!
Perşembe g&#252;n&#252;nden başlamak uygun olur. Arkadaşımla Rock on Broadway&#8217;e gitmeye karar verdik, Pamela Spence, Burak Kut, Hande Yener, Fadik Sevin Atasoy gibi isimler &#231;eşitli m&#252;zikallerden par&#231;alar s&#246;yleyecekti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eh, nereyi kazandığım belli =) Bir de işin i&ccedil;y&uuml;z&uuml;n&uuml; anlatayım size, &ccedil;&uuml;nk&uuml; sıradan bir &quot;Bilgisayarı a&ccedil;tım, baktım, aa Boğazi&ccedil;i!&quot; &ouml;ğrenme şekli değildi benimki. Zaten garip olmayan neyim var ki?!</p>
<p>Perşembe g&uuml;n&uuml;nden başlamak uygun olur. Arkadaşımla Rock on Broadway&#8217;e gitmeye karar verdik, Pamela Spence, Burak Kut, Hande Yener, Fadik Sevin Atasoy gibi isimler &ccedil;eşitli m&uuml;zikallerden par&ccedil;alar s&ouml;yleyecekti. Kadık&ouml;y&#8217;den bir Kabataş, arkadaş ve annesiyle buluşma, oradan Harbiye A&ccedil;ık Hava. Bu sırada ertesi g&uuml;n yerleştirme sonu&ccedil;larının belli olacağını &ouml;ğrenme, ge&ccedil;ici şok.</p>
<p>Yavaş yavaş dolar oturaklar, Hıncal Ulu&ccedil; olanca parlayan kafasıyla g&ouml;r&uuml;n&uuml;r, Kavak Yelleri&#8217;nde Umut&#8217;u oynayan Yiğit Evgar seyirciler arasında &ccedil;aprazımızdadır -o &ccedil;ocuğu Kavak Yelleri&#8217;nde kısa sa&ccedil;larla biraz beğendiyseniz, uzun hali dalgalı olan o sa&ccedil;larıyla &ouml;l&uuml;r bitersiniz, ki olduk&ccedil;a tatlıydı!- birka&ccedil; &uuml;nl&uuml; daha g&ouml;r&uuml;l&uuml;r, Nazlı Ilıcak Hanım gelinini seyretmek i&ccedil;in koşup gelmiştir oğluyla vs.</p>
<p>Derken şov başlar efendim. <em>Jesus Christ Superstar</em> m&uuml;zikalinden alınan par&ccedil;ada Doğan Duru harikalar yaratıyor, lakin Meyra &ccedil;ıkınca herkeste bir bozulma&#8230; Yani ne bileyim, madem her şey İngilizce&#8217;ydi, İngilizce&#8217;si o kadar iyi olmayan insan grubu i&ccedil;in uzadık&ccedil;a uzayan kısmı kesebilirlerdi biraz, zira Meyra&#8217;nın b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; anlayamadığımızdan genelde Yiğit Evgar&#8217;ın tepkilerini izleyerek ge&ccedil;irmeyi daha hayırlı bulduk.</p>
<p>Ardından Pink Floyd&#8217;dan <em>The Wall</em> vardı, &quot;We don&#8217;t need no education, we don&#8217;t need no thought control&#8230;&quot; s&ouml;zleri eşliğinde biz coştuk tabi, ertesi g&uuml;n de sonu&ccedil;lar a&ccedil;ıklanacak; ama eğitim hayatı geride kalmış izleyici &ouml;yyle baktı&#8230;</p>
<p>Sonra k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kızımız &ccedil;ıktı, o ne şirinlik o ne ses! <strong>Pamela</strong>&#8216;yla bir anne-kız d&uuml;eti yaptılar biz &quot;&Ccedil;ok tatlı!!!&quot; nidalarıyla dinledik, zira &ccedil;ok s&uuml;per bir sesi vardı&#8230; İngilizce telaffuzda bir&ccedil;ok sanat&ccedil;ıya taş &ccedil;ıkardı!</p>
<p>Sırayla gidemiyorum sanırsam, ama ara verildiğinde &ouml;n&uuml;m&uuml;zdekiler &quot;Abi bu ne ya, kalkalım!&quot; diye tutturdular. İngilizce&#8217;den &ccedil;aktığım halde telaffuzdan dolayı bir kısmını anlamadığım i&ccedil;in ben bayıldıysam, onlar nasıl bayılmıştır, dedim, hak verdim. Zira, m&uuml;zikali anlamak i&ccedil;in tek yapabileceğiniz dinlemek. Ne dekor, ne kost&uuml;m! Avea b&ouml;yle mi sponsor oluyor? Futbol takımlarının haline bakınca &ccedil;ifte standart, diyesim geliyor.</p>
<p>Aradan sonra kaldıklarına memnun oldular, <strong>Fadik Sevin Atasoy</strong> m&uuml;-kem-mel-di. Ayrıca tek T&uuml;rk&ccedil;eleştirilmiş kısımdı onunki ve sahneyi doldurdu, dans etti, s&uuml;per s&ouml;yledi, &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; adamları bize kahkahalar attırarak anlattı.</p>
<p>Bundan sonraki Chicago m&uuml;zikalinden jartiyerli alıntılar *tek kost&uuml;ml&uuml; kısım* erkeklere &quot;İyi ki kaldık!&quot; dedirtti, zira Pamela ve Irmak &Uuml;nal bayağı seksapalite konuşturdular! Ancak ikisinin birlikte &ccedil;ıktığı b&ouml;l&uuml;mde Pamela kendine baktırmayı bildi, zaten gecenin yıldızlarından biriydi o. M&uuml;zikallerde rol ala ala iyice pişmiş, sahneyi başka kimse olmasaydı da elinde tutabilirdi. Zaten olayın onun &uuml;st&uuml;ne kurulu olduğunu, g&ouml;steri biterken We Will Rock You&#8217;nun &uuml;st&uuml;ne&nbsp;doğa&ccedil;lama&nbsp;s&ouml;ylediği s&ouml;zlerle&nbsp;sahne arkadaşlarını tanıtırken de iyice anladık.&nbsp;</p>
<p>Hande Yener&#8217;in <strong>Hande Yener</strong> olduğunu ise bir s&uuml;re anlamadık, zira <em>Moulin Rouge&#8217;</em>dan alınmış bir par&ccedil;ayı kafasında kocaman t&uuml;yle s&ouml;ylerken y&uuml;z&uuml; pek g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yordu. Sahne &ouml;n&uuml;ne y&uuml;r&uuml;yene dek de o olduğuna ihtimal vermedim, &quot;Yok ondan o ses &ccedil;ıkmaz!&quot; dedim. Detone falan bilmem, m&uuml;zisyen değilim ama kadına &ouml;nceden kıl olmama rağmen, sahne &ouml;n&uuml;ne iki adım atıp, hi&ccedil; kıvırıp oynamadan t&uuml;m dikkati &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ekmesi, şarkıyı da gayet iyi s&ouml;ylemesinden sonra Sezar&#8217;ın hakkını Sezar&#8217;a vermenin doğru olacağında karar kıldım.</p>
<p>Burak Kut&#8230; Ters d&ouml;nm&uuml;ş armut, şeklinde tam kafiye yapabiliriz, cidden bir g&ouml;bek yapmış, &uuml;st&uuml;ne d&uuml;ğmeleri pırtlamak &uuml;zere olan yeleği ve dar pantolonla olmamıştı. Ayrıca konser miydi o, şarkısını bitirdikten sonra teşekk&uuml;r etmesi neydi? Anlamadık. Yine Yiğit Evgar&#8217;a baktık. <br />Derken We Will Rock You ile kapanış yapıldı ki orada sesten ka&ccedil;an bazı hanımteyzelerimiz oldu ^-^. Biz de k&ouml;t&uuml; olduk, tam hoparl&ouml;r&uuml;n karşısında. Size tavsiyem, a&ccedil;ıkhava konserlerinde 3. ya da 4. sınıf arka ve orta biletlerden almanız. &Ouml;ne yakın olmak avantajdan &ccedil;ok dezavantaj a&ccedil;ıkhavada. Zaten o basamaklar her şeyi g&ouml;rmeniz i&ccedil;in yapılmış, bir de yukarıdan bakınca daha iyi oluyor. Hem de hoparl&ouml;re fersah fersah uzaksınız.</p>
<p>Eve d&ouml;n&uuml;ld&uuml;, makyaj temizlendi ve yatıldı.</p>
<p>Sabah, akşam 12&#8242;de yatılmamış gibi 6&#8242;da ayağa kalkıldı. Sabah mahmurluğuyla mutfağa gidildi, mısır gevreği poşetini alınıp en sevilen kaseye dolduruldu. Buzdolabından beyaz şişe alındı ve gevreğin &uuml;st&uuml;ne boca edildi. Şişe kaldırıldı ve etiketine bakıldı. &quot;&#8230; Ayran&quot; !!! Mısır gevreği bittiğinden &uuml;stte ayrana bulaşmamış olanlar y&uuml;zeyden kurtarıldı. &Ccedil;&ouml;p poşeti &ccedil;ıkarılıp, kaseyi kenara vurmak kaydıyla kase boşaltılmaya &ccedil;alışıldı, s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde sabah mahmuru &Ouml;SS mağduresi kaseyi kırıp poşeti delmeyi ve b&uuml;t&uuml;n mutfağa ayran sa&ccedil;mayı başardı. Artık g&ouml;zler dolmuş bir şekilde mutfak silindi, &quot;İnşallah Boğazi&ccedil;i&#8217;ni kazanmışımdır, yoksa annem bu yaptığımı g&ouml;rmezden gelmez, mahveder beni!&quot; gibi sa&ccedil;ma bir d&uuml;ş&uuml;nce ne alakaysa akıldan ge&ccedil;ti ve mısır gevreği yenildikten sonra saat 7&#8242;de bilgisayar a&ccedil;ıldı. Saat 9 bu&ccedil;uğa kadar sa&ccedil;ma sapan şeylerle oyanıldı ve 9:27&#8242;de &Ouml;SYM&#8217;nin sitesine girildi. TC Kimlik no girilmek suretiyle yerleştirilme sonucunun <strong>Boğazi&ccedil;i </strong>olduğu &ouml;ğrenildi ve &ccedil;ığlıklar i&ccedil;inde işe gitmiş babaya telefon a&ccedil;ıldı. &quot;Aman zaten orası olacaktı&#8230;&quot; tepkisiyle sinir tepeye zıpladı. Ardından sabah sporundan d&ouml;nen annenin &uuml;st&uuml;ne &quot;Boğazi&ccedil;i!!!&quot; nidasıyla zıplandı.</p>
<p>Annemle zıplamamız komedi zaten!!! Resmen tavşan şeklinde ge&ccedil;irdik 5 dakikamızı. Sa&ccedil; baş dağıldıktan sonra fizik, matematik ve kimya hocalarıma telefon ettim. Biraz ağlama falan&#8230; Mutluluk g&ouml;zyaşı canım!</p>
<p>Facebook&#8217;a girdim; ama network &uuml;niversiteden verilmiş email adresi olmadan kabul edilmiyormuş, eyvallah, kayıt olana kadar bekleriz, dedim. Heyecan yatışınca da buraya yazdım işte&#8230;</p>
<p>Bu arada hepinize tebrikleri i&ccedil;in &ccedil;oo&#8230;ok teşekk&uuml;rler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=41</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavşan Misali!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=40</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=40#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 07:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Boğaziçi! Boğaziçi! Boğaziçi!
Bağırıyor, gülüyor ve zıplıyorum!
Endüstri Mühendisliği ellerinizden öperler efendim!
Ee, hadi artık kayıt yaptıralım!
Not: Bugün içinde sakinleşebilirsem, dün gittiğim Rock on Broadway&#8217;i, öğrenmeden önce yaptığım saçmalıkları vs. anlatacağım. Beni bekleyin anacığım!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin: 5px 10px;" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/bu-round2.gif" alt="" hspace="10" align="right" />Boğaziçi! Boğaziçi! Boğaziçi!</p>
<p>Bağırıyor, gülüyor ve zıplıyorum!</p>
<p>Endüstri Mühendisliği ellerinizden öperler efendim!</p>
<p>Ee, hadi artık kayıt yaptıralım!</p>
<p><strong>Not:</strong> Bugün içinde sakinleşebilirsem, dün gittiğim Rock on Broadway&#8217;i, öğrenmeden önce yaptığım saçmalıkları vs. anlatacağım. Beni bekleyin anacığım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=40</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koş.</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=39</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=39#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 17:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Bugün değişik bir şey yazmak istedim&#8230; 
Düşünün ki çok güzel bir manzaranın ortasındasınız; aileniz, arkadaşlarınız, sevdikleriniz var. Ama öyle bir manzara ki uçsuz bucaksız&#8230; Baktıkça bakasınız geliyor. Aniden, durduk yere bir el uzanıyor arkanızdan. &#8220;Koş!!! Koş!!!&#8221; diye haykırıyor. Korkuyorsunuz, ne olduğunu da bilmiyorsunuz; ama duraklamadan koşuyorsunuz. &#8220;Hadi!&#8221; diye bağırıyor birileri, &#8220;Hepsini geçmen gerek!&#8221; Düşüyorsunuz, kalkıyorsunuz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün değişik bir şey yazmak istedim&#8230; </p>
<p>Düşünün ki çok güzel bir manzaranın ortasındasınız; aileniz, arkadaşlarınız, sevdikleriniz var. Ama öyle bir manzara ki uçsuz bucaksız&#8230; Baktıkça bakasınız geliyor. Aniden, durduk yere bir el uzanıyor arkanızdan. &#8220;Koş!!! Koş!!!&#8221; diye haykırıyor. Korkuyorsunuz, ne olduğunu da bilmiyorsunuz; ama duraklamadan koşuyorsunuz. &#8220;Hadi!&#8221; diye bağırıyor birileri, &#8220;Hepsini geçmen gerek!&#8221; Düşüyorsunuz, kalkıyorsunuz, tökezliyorsunuz ve nihayet bir yere varıyorsunuz; ama çevrenizde onaylamayan bakışlar: &#8220;Senden çok daha iyisini beklerdik? Niye takıldın, niye diğerini geçmedin, yeterli değilsin!&#8221; </p>
<p>Yine eller uzanıyor. </p>
<p><strong>Koş bir daha!</strong></p>
<p>Defalarca koşturuyor sizi bu eller, hiç durmuyorlar, konuşuyorlar, daha iyisini bekliyorlar; yine de sizin niye koştuğunuzdan haberiniz bile yok. Durmak istiyorsunuz, yanınızda at gözlükleriyle koşan en yakın arkadaşınızla konuşmak istiyorsunuz, nafile&#8230; Herkes önüne öyle bir odaklanmış ki, ne var diye merak ediyorsunuz. Yine bir sona geliyorsunuz; fakat ortada yine bir şey yok.</p>
<p>Kabulleniyorlar bunu etrafınızdakiler, bazen onaylayan bazen onaylamayan bakışlarla. Biri gözlerini kısıyor: &#8220;Sıradaki yarış çok büyük! Bu sonuncu! Bütün hayatını etkileyecek. Bu sefer var gücünle koşman lazım!&#8221; diyor. Anlamıyorsunuz, yüzünüzde o şaşkın ifadeyle bakakalıyorsunuz. <em>Var gücümle mi?</em> Zaten var gücümle koşmuyor muydum? Arkadaşlarınıza bakıyorsunuz ama hepsi birbirini geriye itmekle ya da yol ortasında etrafı şaşkınca süzmekle meşgul. Maraton bitmek bilmiyor. Ve son olduğunu iddia ettikleri yarışı bitirdiğinizde bir bakıyorsunuz ki, Türkiye&#8217;de onlardan binlerce var&#8230;</p>
<p>SBS, OKS, ÖSS, KPSS, KGS, OGS -tamam, tamam son ikisi sınav değildi- bıkmış arkadaşlara onları anladığımı söylemek istedim. Kendimi iyice uzunlaştırılmış sınav sisteminden kurtardım diye sevinçliyim; ama bu sınavları öyle ya da böyle çekecekler için üzgünüm. Atlatmış ve unutmuş arkadaşlara da gelin, bizi hiç anlamayan ve anlayamayacak, moloz beyinli insanlara kurdukları sistemin berbatlığını hatırlatalım, diyorum.</p>
<p>Ve Tarkan&#8217;ın bir şarkısının sözlerini hatırlatarak, diğerleri kadar neşeli olmasa da, bu yazı da böyle olsun diyorum&#8230;</p>
<p><em>Sebebimden doğmuş oldum seçmeden, <br />Çekeceğim derdim nedir bilmeden, <br />Yüklediğin yükle yıkıldım kaldım. <br />Vereceksen akıl verme istemem. <br />Verme verme verme akıl verme, <br />Vereceksen huzur ver vereceksen huzur ver&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=39</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mükemmel Erkek?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=38</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=38#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 14:12:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kızlar-erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Twilight serisini okuyan var mı? Amerika&#8217;da şu anda satış rekorları kıran serinin, yayınevlerimiz çevirisini sunmak bir yana, İngilizce halini bile tek tük getirtiyorlar, bu yüzden cevabınız &#8220;Hayır?&#8221; olursa şaşmam. İstanbul&#8217;da ve tatilde olduğum için orda burda kitapçılarda fink atabiliyorum, bu sayede ilk kitabı satın aldım, ikinciyi de netten okuyoruz evelallah. Neyse, yazıyı yazma amacım, size [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Twilight</em> serisini okuyan var mı? Amerika&#8217;da şu anda satış rekorları kıran serinin, yayınevlerimiz çevirisini sunmak bir yana, İngilizce halini bile tek tük getirtiyorlar, bu yüzden cevabınız &#8220;Hayır?&#8221; olursa şaşmam. İstanbul&#8217;da ve tatilde olduğum için orda burda kitapçılarda fink atabiliyorum, bu sayede ilk kitabı satın aldım, ikinciyi de netten okuyoruz evelallah. Neyse, yazıyı yazma amacım, size Twilight&#8217;tan ve başkarakter, okuyan kızların &#8220;Gerçekten olsa da bu fani erkeklerden kurtulsak!&#8221; diye isyan ettiren <em>Edward</em>&#8216;ı bu kadar mükemmel yapan özelliklerden bahsetmek. (Erkek okuyucularım, ilginizi çekiyorum, değil mi???) </p>
<p>
<li>Efendim, kızların ölüp bittiği bu karakter, bir <strong>vampir</strong>. Evet, mükemmel erkeğimiz bir sümsukus ya da metroseksüel değil, vampir.</li>
<li>&#8220;Vampir olmuş da adam mı olmuş?&#8221; diyecekseniz, şu olmuş: Vampir olarak kendisi, Yunan tanrılarını andıran bir yüz ve vücuda, ruh haline göre renk değiştiren altın rengi gözlere, güneş ışığında altın gibi parlayan oldukça beyaz bir tene sahip. Çok hızlı koşuyor, dinlediğinizde sizi ağlatabilecek besteler yapıyor, kızın hayatını kurtaran reflekslere sahip. Yani, hem sert hem de yumuşak bir yanı var. İç geçirdiğinizi duyar gibiyim&#8230;</li>
<li>Fiziksel özellikleri yetmedi, *bir de kimyasalları var (iğrenç espri!)*, bir de ruh özellikleri önemli: Bu mükemmel yaratık, sadece kokusundan, diğer insanların aksine onun düşüncelerini duyamamasından ve insani tepkilerinden hoşlandığı için, oldukça <em>normal bir kıza</em> ölesiye aşık oluyor (ve vampirler kolay ölmez), kendini sürekli bu kızcağızı korumak, gece uyurken başında beklemek, ailesinin kana olan susamışlığı karşısında kızı korumak, kendi kana susamışlığına ölesiye karşı koymak zorunda hissediyor. Böyle bir <em>yaratıktan</em> beklemeyeceğiniz kadar duygusal, ayrıca birçok erkeğin aksine karmaşık ve gizemli bir yapısı var.</li>
<p>Mükemmel olan sadece aşk değil, olay örgüsü de:
<li>Erkek bir vampir, kız bir insan. Aralarında baştan bir av-avcı ilişkisi var ve kız bunu öğrendiğinde çoktan aşık olduğu adama, güvenle kendini teslim ediyor.</li>
<li>Erkeğin kızla her fiziksel temasında, içindeki erkek ve vampir karşı karşıya geliyor. İstediği kızın kanı mı duyguları mı?</li>
<li>Vampirin bu sorunlarından dolayı, birlikte olduklarında dahi, fiziksel yakınlaşmaları bir sınırı aşamıyor. Kadın okuyucu burada kopuyor zaten.</li>
<li>Kız asla, nasıl bu kadar mükemmel bir erkeği hak ettiğine inanamıyor. Ve sanki, kendimizi en sıradan hissettiğimiz anda bile, mükemmel erkeğin bize zayıf gelen yanlarımızı bile sevebileceğini gösteriyor.</li>
<li>Kız ne zaman başını belaya soksa, sevdiği adam tarafından kurtarılıyor.</li>
<p>Şimdi bana burada mükemmel olmayan tek bir şey söyler misiniz? </p>
<p>Eğer bir erkek arkadaşınız varsa, boşuna zahmet edip okumayın, derim. Ondan muhtemelen nefret edeceksiniz&#8230; <br />Yok ben Dicle gibi sapım, okuyayım da bari kediyle uzanamadığı ciğer muhabbeti yapayım, diyorsanız, kitapçılar kazan siz kepçe arayın!</p>
<p>Dün Batman &#8211; The Dark Knight&#8217;ı izledim. Açıkçası, gereğinden fazla uzatılmıştı, kötü karakter olarak Joker&#8217;i asla sevememiştim, Batman&#8217;in kostümüne ve zengin triplerine de oldum olası kılım. Iron Man de zengin, ama en azından sonradan burnu havada halinden vazgeçiyor ki, geçmeden önce de oldukça süperdi. Ayrıca o kadar çok kişi öldü ki, &#8220;Joker&#8217;in öldüreceği adam kalmadı, niye uğraşıyorlar ki artık?&#8221; diye düşünmedim de değil. Çok meraklı değilseniz, paranızı boşa harcamayın derim. Bir de müzikal tipli şeylerden biraz olsun zevk alıyorsanız ve Pierce Brosnan&#8217;ın James Bond&#8217;da yaptığı tüm karizmayı, şarkı söyleyip dans ederek bozmasından rahatsız olmayacaksanız, Mamma Mia çok süper bir filmdir, derim. ABBA şarkıları mı filmde kullanılmış, film mi şarkılar için yapılmış, belli değil. Birbirlerine çok uyumlular. </p>
<p>X-Files&#8217;ın filminin gösterim tarihi 12 Eylül&#8217;e ertelenmiş ve sinir krizlerime hakim olamıyorum. Neyse, kendinize iyi bakın&#8230; </p>
<p>NOT: Merak edenler için, tercihlerimi yaptım, Boğaziçi, Sabancı, İTÜ. Bana Boğaziçi konusunda şans dileyin anacığım!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=38</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hobarey!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=37</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=37#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[&#160;&#8221;&#8230;bırak kalsın bir zamanı var, zorlama güzelim!&#8221; 
Ferda Anıl Yarkın&#8217;ın bayağı eski &#8220;Zorlama Güzelim&#8221; şarkısını dinliyorum ve bugün üstünde yazacak konu bulamıyorum. Oysa ki 7 günlük Bodrum tatilinde, bilgisayarımı özlerken aklımdan 70 çeşit konu geçiyordu, Ergenekon (ger-ger-gene-kon), erkekler, güneşlenme taktikleri vs. Hepsi uçup gitti aklımdan. Sebepsiz değil tabi, bildiğiniz çok süper bir sebebi var. ÖSS!!! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&#8221;&#8230;bırak kalsın bir zamanı var, zorlama güzelim!&#8221; </p>
<p>Ferda Anıl Yarkın&#8217;ın bayağı eski &#8220;Zorlama Güzelim&#8221; şarkısını dinliyorum ve bugün üstünde yazacak konu bulamıyorum. Oysa ki 7 günlük Bodrum tatilinde, bilgisayarımı özlerken aklımdan 70 çeşit konu geçiyordu, Ergenekon (ger-ger-gene-kon), erkekler, güneşlenme taktikleri vs. Hepsi uçup gitti aklımdan. Sebepsiz değil tabi, bildiğiniz çok süper bir sebebi var. <strong>ÖSS!!!</strong> </p>
<p>ÖSS hakkında yazıp canınızı sıkmaya meyilli değilim efenim, birçok kişi bu konudan ızdırap çekiyor olabilir, lakin ben tam &#8220;Kesin kaydırdım!&#8221; nidaları içinde bir dahaki sene gideceğim dershane ve kullanacağım kitaplara karar vermişken, tatilimin sonunda güzel haberi aldım; ama bu kadar erken almaz olaydım da demedim değil. Karnıma saplanan ağrıların ardından, sonuçların belli olmasından bir gece önce, otelin barında gözlerimi kapadım. &#8220;Anne ya başım dönüyor, sanki bir geminin üstündeyim böyyleeee&#8230;&#8221; diyip gözümü açmamla boş sandalyelere bakakalmam bir oldu! Annem, yüzü sevimli hayalet Casper görmüş gibi &#8220;Senin tansiyonun çıkmış yavvvruuuummm!&#8221; diye bir feryat etmiş. ^-^ Bir o sorunumuz eksikti. Sabah da altı buçukta baş dönmesiyle uyanıp on buçuğu zor ettim. Neyse, sonuç olarak ilk 500&#8242;deyim, (ve hayır, 400 küsürüncü olduğum için ilk 500deyim demiyorum, ilk 100&#8242;de de olabilirim, 200 küsürüncü de olabilirim, 499. da) ve şimdiye kadar ODTÜ ve ne alakaysa Sözel-1&#8242;de ilk 100&#8242;e girdim, bir sayısalcı olarak utanıyorum! Boğaziçi Endüstri Mühendisliği&#8217;ne girme ihtimalimin oldukça yüksek olduğu söyleniyor, kısacası dostlar, <em>mutluyum ve sizi sıkıp mutsuz etmek istemiyorum, hemen konudan konuya zıplamaya devam ediyorum!</em></p>
<p>O kadar tatile gitmişim, anlatmak olmaz, değil mi? Efenim, ailemizin tatil durağı, içinde millilerin de olduğu 3 futbolcu, milli bir basketbolcu ve bir dizi oyuncusu/VJ&#8217;in de bulunduğu sosyetiklerin takıldığı bir Gümbet oteli. Çok heyecan yapmayın, bütün yemekleri beyefendilerin ayaklarına gittiği için doğru düzgün göremedim, bunda biri 3.25, diğeri 2.75 miyop olan gözlerimin etkisi de yok değil. Sadece oyuncu hanım oldukça sempatikti. Zaten bizim neyimize animasyonsuz; denize tül şeklinde garip elbiseler ve koca takılarla inen sosyetiklerin takıldığı otele gitmek? Biz sakincene bir deniz ailesiyiz, yıllardır havuza parmak ucumuzu sokmadık. Bodrum&#8217;a inmeye çalıştık, yöre insanının &#8220;Sağdan aşağı sallanacan abi!&#8221; tarifleriyle tatlanan bir küsür saatlik yolculuk sonucu tek işe yarayan tabelanın işaret etmediği Bodrum&#8217;a indik. Dum-tıs müzikleri arasında, ablamla Halikarnas diskosuna özlem dolu bir bakış attık ve &#8220;Yurdum kızı şort icat edilmese ne giyerdi acep!&#8221; &#8220;Abla, ben erkek olsaydım bu kızı taciz ederdim, ne bu ya!&#8221; &#8220;5 cm bacağını uzatmaya 10 cm topuk giymiş!&#8221; yorumları eşliğinde gezerken, babam hazırlanmaya zaman bırakmadığından üstümüze geçirdiğimiz uzun pantolon ve tişörtlerle (&#8220;Abla kendini türbanlı gibi hissetmiyor musun bu tiplerin arasında?&#8221; &#8220;Benim göğüs dekoltem var kızım, kendine bak!&#8221<img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_wink.gif" alt="" /> erkeklerin bile bizden fazla dekolte yaptığını fark ettik. </p>
<p>İki gece sonra Göltürkbükü&#8217;ne gidişimiz ayrı, &#8220;Tanıdık yer yav, oturalım.&#8221; diye gittiğimiz Mado&#8217;da 2 dondurmaya 30 YTL vermemiz (&#8220;Sadece 2 dondurma yedik, yemek yemedik, farkındasınız, değil mi!?&#8221; &#8211; Babam) ayrı rezaletti. Zaten sosyetiklik bizim neyimizeydi?</p>
<p>Plajımız ayrı garipti, insanlar denizi arada bir serinlemek amacıyla kullanıyorlardı. Bizim aile için deniz, tatilin temel eğlence kaynağıdır halbuki. Başkalarının öğle yemeği olarak yediği tavuklu salataları, biz aperatif olarak alıyorduk. Sadece ikişer kilo alarak, tatilimizi tamamladık neyse ki. </p>
<p>Ergenekon&#8217;a hiç değinmiyorum. İş oldukça canımı sıkıyor. Sulandıkça sulandı, bir tarafımla gülmeye bile hal bırakmayan deliller sunuldu. Okuyucu mektubuyla adamı içeri alıyorlarsa, her kıl olduğum hakkında mail atayım, hay Allah&#8217;ım. Kapatma davasında son aşama, papatya falında &#8220;kapatılıyor, kapatılmıyor&#8221;a kaldı. Allah sonumuzu hayretsin. </p>
<p>Tatildeyken süper bir kitap okudum: &#8220;Yeni Başlayanlar İçin Suşi &#8211; Marian Keyes&#8221;. Hayır efendim, yemek tarifi kitabı değil, gayet de süper bir romantik kitap. Bu sıcaklarda ağır romanlar, cinayetler, Ergenekon kitapları, siyaset okumaktan sıkıldıysanız buyrun efendim. Beni de Şarkı Söylemek Lazım&#8217;ın en sempatiği, <a href="http://dicle.livejournal.com/10028.html">MEL</a>&#8216;e yeni aday (kimi atsam acep) Özgür Özberk hakkındaki hayallerimle başbaşa bırakın&#8230; </p>
<p>İyi tatiller!!! </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=37</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Erkekler &#8211; Temmuz 2008</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=36</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=36#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 13:13:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Muhteşem erkekler listemi yenilemeyeli bayağı olmuştu! Her sinemadan çıkışımızda, arkadaşlarla &#8220;Bunu da ekleyelim, onun vakti artık geçti.&#8221; tipi konuşmalarımız iyice yoğunlaşmaya başlamıştı ve Robert Downey &#8220;Nerde kaldı benim listebaşım?!&#8221; diye başımın etini yiyordu o.O İşte yeni liste ve yeni &#8220;muhteşem&#8221;ler.
Listeye geçmeden; kızlar, işte elinize geçen fırsat! Mükemmel görünüşlü erkeği yaratmak için, kimden neyi alırdınız?
İşte örneğim: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muhteşem erkekler listemi yenilemeyeli bayağı olmuştu! Her sinemadan çıkışımızda, arkadaşlarla &#8220;Bunu da ekleyelim, onun vakti artık geçti.&#8221; tipi konuşmalarımız iyice yoğunlaşmaya başlamıştı ve Robert Downey &#8220;Nerde kaldı benim listebaşım?!&#8221; diye başımın etini yiyordu o.O İşte yeni liste ve yeni &#8220;muhteşem&#8221;ler.</p>
<p>Listeye geçmeden; kızlar, işte elinize geçen fırsat! <strong>Mükemmel görünüşlü erkeği yaratmak için, kimden neyi alırdınız?</strong></p>
<p>İşte örneğim: <br />Robert Downey&#8217;in gülümsemesi, James McAvoy&#8217;un gözleri, Kıvanç Tatlıtuğ&#8217;un vücudu, Henry Cavill&#8217;in burnu, Justin Timberlake&#8217;in bakışları, Chace Crawford&#8217;un saçları, Zachary Levi&#8217;nin mimikleri. Chester Bennington&#8217;un da sesini mi koysaydık? ^-^</p>
<p>
<p>1. Robert Downey Jr. </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/robertdawney.jpg" /></p>
<p>Iron Man hastalığımı tavan yaptırmış, hatta tavandan da aşırtmış süper-karizmatik insan. Gülümsemesine, alaycı bakışına, gözlerini devirmesine ve tüm mimiklerine hastayız&#8230; Yoksa siz hala Iron Man&#8217;i görmediniz mi??? 
<p>2. Chace Crawford </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/chacecrawford.jpg" /></p>
<p>Yakında Türkiye&#8217;de Cnbc-e aracılığıyla gösterilecek Gossip Girl dizisinin muhteşemüstü erkek başrolü. (Hala başlayamadı nedense!) Yazar, oynadığı karakteri tarif ederken kısaca &#8220;Golden Boy&#8221; (Altın Çocuk) diyor, Chace&#8217;e de cuk oturmuş! 
<p>3. Carmine Giovinazzo </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/2-1.jpg" /></p>
<p>Pazartesilerin yıldızı, CSI:NY&#8217;un zeki dedektifi nam-ı diğer Danny Messer. Şu aralar dizide her bölüm kocaman göz torbalarıyla Mac başrol olduğu için düşüşte. 
<p>4. James McAvoy </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/wesley.jpg" /></p>
<p>Wanted, yılın filmi, James McAvoy da benim için yılın adamı! Gerek vücudu, gerekse koyu renk saçlarıyla iyice ortaya çıkan über-süper mavi gözleriyle can yakıyor. Bebek yüzlü yakışıklımız, &#8220;Ben Brad Pitt tipi bir yakışıklı başrol değilim.&#8221; demiş. Halt etmiş! 
<p>5. Justin Timberlake </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/justin.jpg" /></p>
<p>Bu adam kesinlikle tarz sahibi. N&#8217;SYNC döneminde sadece güzel bir surattı benim için, arada bir gırtlak neyin yapıyordu ama artık tam bir karizma ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Özellikle klasik takım elbiseyi şapka ve bembeyaz spor ayakkabılarıyla birleştirip bir de &#8220;Sexyback&#8221; söyleyince tadından yenilmiyor. 
<p>6. Kıvanç Tatlıtuğ </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/5-1.jpg" /></p>
<p>Listemin tek Türk&#8217;ü, Menekşe&#8217;sinin Halil&#8217;i, ekrana çıktığında gözünden başka bir yere bakamadığım dünyaaaa modeli. ^-^ 
<p>7. Daniel Radcliffe </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/6-1.jpg" /></p>
<p>Harry Potter&#8217;ın artık kazık kadar olmuş büyücüsü, son iki yıldır buralarda değildi ama Zümrüdüanka Yoldaşlığı&#8217;yla geri dönmemesi işten bile değildi! 
<p>8. Henry Cavill </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/henry.jpg" /></p>
<p>The Tudors dizisinin şirin ve bir o kadar da hain Suffolk Dükü. İngiliz aksanına ve gülümsemesine ölüyor ve bitiyoruz. 
<p>9. Zachary Levi </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/zacharylevi.jpg" /></p>
<p>Şirin mimikleriyle herkesi kendine hayran bırakan, nam-ı diğer part-time ajan Chuck. Kumral hastalığımın son ayağı. 
<p>10. Chester Bennington </p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/10x.jpg" /></p>
<p>Linkin Park&#8217;ın solisti. Bu adam yakışıklı olduğu için burada değil, eh zaten yakışıklı da değil -_- Ama o ses, konserlerde her tarafından fışkıran karizma hayran olunmayacak gibi değil. Türkiye&#8217;ye gelmediklerinden küsüm onlara. @-@&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=36</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yine Yorum Çılgınlığı!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=35</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=35#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2008 17:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Höh! 
Evet, bir haftalık Saros tatilimden sonra siteme baktığımda verdiğim ilk tepki bu oldu. &#8220;Höh!&#8221; Yahu, asıl yorum çılgınlığı bu olsa gerek!
Evet, gelen yorumlara genel olarak cevap yazacağım.
Önce yanımda olanlara: Sağduyunuz için teşekkürler. Benim gibi aklıselim insanların varlığına güvenim hep tamdı. Genelde söylenen, &#8220;Buradan kapıyı çarpıp giden çok oldu, sonra başka nickler altında geri döndüler!” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Höh! </p>
<p>Evet, bir haftalık Saros tatilimden sonra siteme baktığımda verdiğim ilk tepki bu oldu. &#8220;Höh!&#8221; Yahu, asıl yorum çılgınlığı bu olsa gerek!</p>
<p>Evet, gelen yorumlara genel olarak cevap yazacağım.</p>
<p>Önce yanımda olanlara: Sağduyunuz için teşekkürler. Benim gibi aklıselim insanların varlığına güvenim hep tamdı. Genelde söylenen, &#8220;Buradan kapıyı çarpıp giden çok oldu, sonra başka nickler altında geri döndüler!” cümlesinin, kendini beğenmişliğin açık ifadesi olduğuydu, bence de öyle. Daha yazılacak çok şey vardı; ama kısa kesmek istediğimden onu da yazmadım. Bilinen bir gerçekmiş, mutlu oldum.</p>
<p>Beş bölüm halinde yorum yazan arkadaşım, lütfen tanışalım, süpersin ya! Fazla tepki çeker diye yazmaya üşendiğim/çekindiğim ne varsa döktürmüşsün!</p>
<p>Diğerlerine: teker teker yazalım yoruma değer olanlara cevaplarımızı.</p>
<div class="ljuser"><a href="http://awakencordy.livejournal.com/profile"><img style="BORDER-TOP-WIDTH: 0px; PADDING-RIGHT: 1px; BORDER-LEFT-WIDTH: 0px; BORDER-BOTTOM-WIDTH: 0px; VERTICAL-ALIGN: bottom; BORDER-RIGHT-WIDTH: 0px" height="17" alt="[info]" width="17" src="http://p-stat.livejournal.com/img/userinfo.gif" /></a><a href="http://awakencordy.livejournal.com/"><b>awakencordy</b></a></div>
<p>&nbsp;&nbsp;&#8217;e: Aşağılama, okuyucularıma &#8220;Yemişim sizi!&#8221; demektir bence, haklı olarak eleştiri yapmak değil. Yasal Uyarı yaparak ünlü resimlerini çalmak sence haklı bir şey? E, bir dahaki yazımda bir yazını alayım, ben filanca yerden aldım deyip, senin iznin olmadan koyayım, o zaman bir de senin hakaret içerikli mesajlarını görelim, ne dersin?
<p>(isimsiz) arkadaşım, bir okuyucu genelde kitabı baştan sona okur. İlk paragraf, 405&#8242;in başının olduğu gibi sığ ve yavansa, fırlatır, gider ve unutulmaya mahkum olur. Kapito? </p>
<p><strong><font color="#0000cc">
<div class="ljuser"><a href="http://glwnylmz.livejournal.com/profile"><img style="BORDER-TOP-WIDTH: 0px; PADDING-RIGHT: 1px; BORDER-LEFT-WIDTH: 0px; BORDER-BOTTOM-WIDTH: 0px; VERTICAL-ALIGN: bottom; BORDER-RIGHT-WIDTH: 0px" height="17" alt="[info]" width="17" src="http://p-stat.livejournal.com/img/userinfo.gif" /></a><a href="http://glwnylmz.livejournal.com/"><b>glwnylmz</b></a></div>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</font></strong>zaten okuyucu anketinde yorumlarımı yazmıştım, bilmeden konuşmak kolay&#8230; OKS&#8217;cilere Başarılar başlıklı günellemedeki bir paragraf, saygın şahsiyetime ithaf edilmiştir.
<p>Genel anlamda birkaç kişiye: Eğer bir şeyi komik ya da her ne şekilde buluyorsanız, Amerikan özentisi halinde LOL demeyin, Allahasen, her ne kadar siz, bu kısaltmanın &#8220;özgün&#8221; olduğunu iddia etseniz de. Türkçe&#8217;de bu anlamları karşılayan tonla ünlem var: &#8220;Vay, ya, ay, hii&#8221; vs. Araştırın, bulun, hepimiz Türkçe konuşuyoruz, değil mi? Ayrıca, yazarın, tüm dünyaya açık okuma yerinde, daha ne anlamda kullanıldığı tam çözülememiş bir kısaltmayı kullanmasının anlamsız olduğunu açıklamama gerek yok sanırım.</p>
<p>İsimsiz bir diğer kardeşim, kimse, tekrar ediyorum kimse, Türkçe&#8217;nin sabit kurallarını kafasına göre değiştiremez. Sen, kendince değişik dil kurallarıyla oluşturulmuş bir tek saygın roman gördün mü? Vallahi ben görmedim. Genelde yazarlar, dikkat çekmek için böyle anlamsız şeylere başvurmuyorlar.</p>
<p>İsimsiz numara bilmemkaç, ben de bir &#8220;fic&#8221; yazarıydım. Yazılarımın görüntülenme sayısına bakar ve az sayıda yorumla mutlu olurdum. İnanmazsan, Ankanın Şarkısı&#8217;nda takılan birkaç kişiye, bitirmeye muvaffak olamadığım H/HR &#8220;fic&#8221;imi sor. Şimdi söylediklerinin hepsini yutabilirsin.</p>
<p>Söz Uçar Yazı Kalır, ben &#8220;benziyor&#8221; demişim, &#8220;öyledir&#8221; dememişim, hadi git bir TDK&#8217;nın sözlüğünden bir de önyargının anlamına bak. Sanırım eğitime ihtiyacı olan, savunduğun kişi, belirttiğim gibi, beni başka bir dünyaya götürmekten uzak, sığ ve yavan bir anlatımı var. Ki o da, yazı yazmanın eğitim işi olmadığında ısrarcı. Benim eğitimim ise iyi şükürler olsun, inşallah güzel bir de ÖSS sonucu gelecek, lise boyunca Türkçe öğretmenlerimin, hazırlıkta hikaye yazmadaki hayalgücümle &#8220;Reading&#8221; hocamın gözbebeğiydim. Herhalde gerisini anladın. Bunun dışında, uzun yazılardan hoşlanırım, ben genel olarak Türk okuyucusundan bahsettim, eğer iyi bir okuyucu olmasam, birinci olarak üstüne yorum yazdığın o yazıyı yazmak için delil toplayamazdım, ikincisi yazının kendini yazamazdım, üçüncüsü bu kadar iyi bir HP okuyucusu olamazdım. Herhalde sokuşturacak bir lafın kalmadı.</p>
<p>Son olarak, forumda yaptığınız, içinde &#8220;bok&#8221; kelimesinin kayda değer sayıda geçtiği yorumları gördüm. Hmm, bana siteyi incelemeden yorum yapmış, demişsiniz, yalan olmuş. Bahsettiğiniz her şeyi gördüm. Asıl sizin görmediğiniz bir şey var, benim bu sitede zaten bir hikayem var. Güzel elceğizlerinizi yormayın, sizi <a href="http://dicle.livejournal.com/tag/hikaye">buradan</a> alayım.&nbsp;Pek sizin fantastik zevklerinize uymaz ama&#8230;<br />405 ise sıkıcı, sıkıcı, sıkıcı. Editör de, bazı cümleleri düzeltir vs. Kitabı baştan yazmaz söylediğiniz gibi. <br />Başka bir arkadaş, 17,5 yaşındayım yazmama kıl olmuş ne haddineyse. 17,5 yaşında olduğumu yazmam ironiyi sevmemdendir, bu kadar sığ anlatımları okuya okuya her şeyi olduğu gibi, arkasında anlam aramadan anlamaya başlamışsınız, yazık.<br />Biri de, siyaset hakkında konuşmama kıl olmuş. (Yoksa aynı kişi mi, ne saçmalıklar var Yarabbim!) Allah&#8217;tan bu ülkede benim gibi, oy verme çağında siyasetten haberdar olan insanlar var. Bazıları siyasetçinin kaşına gözüne oy veriyor, sonumuzsa aşikar.</p>
<p>Yazıyı okuyan, yorumlayan herkese binlerce teşekkür. Umarım bu işten, güzel bir ün ve sağlam birkaç okuyucuyla ayrılırım. Yorumlamaya buradan devam edebilirsiniz, ya da eski yazıyı kullanabilirsiniz. Bizde teklif var, ısrar yok!</p>
<p>Saros, tatil, Avrupa Kupası&#8230; Bir dahaki yazımı bekleyin derim!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=35</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yorum Çılgınlığı</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=34</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=34#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 14:57:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[ÖSS bitti biteli boşluk içindeyim, o blog senin, bu site benim, itiraf.com yeni evim, dolaşıp duruyorum. Arada garip şeylerle de karşılaşıyorum; ama birkaç hafta önce karşılaştığım Verankton adlı bir gariplik var ki, hazır tatilde ve boşken, bu konuda yazmaktan alıkoyamadım kendimi. Elimizdeki vaka, bir yorum çılgınlığı. “Yorumun çılgınlığı olur mu yaaa!” demeyin. Okuyun işte.
Hoşgeldiniz yazısıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSS bitti biteli boşluk içindeyim, o blog senin, bu site benim, itiraf.com yeni evim, dolaşıp duruyorum. Arada garip şeylerle de karşılaşıyorum; ama birkaç hafta önce karşılaştığım <a href="http://verankton.merkez-masa.com/">Verankton</a> adlı bir gariplik var ki, hazır tatilde ve boşken, bu konuda yazmaktan alıkoyamadım kendimi. <br />Elimizdeki vaka, bir yorum çılgınlığı. “Yorumun çılgınlığı olur mu yaaa!” demeyin. Okuyun işte.</p>
<p>Hoşgeldiniz yazısıyla çılgınlığın başlangıcına tanık oluyoruz:</p>
<blockquote><p>Lütfen, lütfen sadece yorum atacaksanız üye olunuz.. Belirli bir süre boyunca yorum atmayan üyelikler silinecektir.. Üyelerimizin tamamen aktif üyelerden oluşmasını istiyoruz..”</p></blockquote>
<p>Buradan forum gayet sakin bir yazarın yine sakin bir fanfiction forumuna benziyor, ama sizi yanıltmasın. Yazıların çoğunluğunun “fanfiction”dan (başka bir kitap karakterlerinin yazarın hayalgücüyle başka bir hikayeye dahil edilmesi) oluşan&nbsp;sitenin yorum hakkındaki&nbsp;kurallarına bir göz atın:</p>
<blockquote><p>Çok şahane olmuş çok süper olmuş şak şak şak bravooo vallahiiii süpersiniiiz!!!&#8221; şeklinde bir yorum sizce başarılı mı??? Bizce değil! (LOL yeteri kadar yıkama yağlama yok falan..) Bizim yorumdan anladığımız, gerçekten yıkama yağlama, yağcılarda inecek var vesaire tarzında bir şey değil! Eğer yorum yapıyorsanız, bize gerçekten senaryoyu anladığınızı ve varsa sorularınızın, teorilerinizin olduğunu, bu konuda en azından düşündüğünüzü göstermeniz lazım! LOL söylendiği kadar zor değil <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /></p></blockquote>
<p>Yazarın, Türkçe’yi düzgün kullanma “obsessive”liği can yaksa da, arada kendince dil kuralları oluşturması (yazının devamını okuyunuz) ve arada Laughing Out Loud (Katılarak Gülmek) anlamına gelen LOL kullanması sinir bozucu. Nedir yani, bir şeyi komik bulduğunu yazarak ifade edemeyen birisi kendine “yazar” diyor. Feyza Hepçilingirler’in (tanımıyorsanız, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde eğitim görevlisi ve Cumhuriyet gibi saygın bir gazetede Türkçe konulu yazılar yazan bir hanım) de dediği gibi, ifadelerini garip hareketler ve <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_smile.gif" alt="" /> <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /> gibi ifadelerle anlatmak yalnızca dil anlatımındaki kıtlığın göstergesidir. </p>
<p>Site sahibinin yazmaya yeni başlayan çömezlere verdiği tavsiyelerden:</p>
<blockquote><p>Paylaşım yaptığınızda çarşaf çarşaf yorum beklemeyin.. </p>
<p>Çünkü gelmeyecek.. Benim şu anki yorum seviyesine ulaşmam 8 yıldan fazlamı aldı, sabırlı olun.. Arada sırada çıkacak olan gerçekten yorum yapmayı bir sanat haline getirmiş okuyucular sizi bulursa mutlu olun.. </p>
<p>Unutmayın ki yorumsuzluk okunmadığınız anlamına gelmez.. Forumlarda yolluyorsanız her sayfanın ne kadar açıldığını gösteren sayılar size yardımcı olur.. Okunduğunuzda cevap gelmiyorsa bunu ikiye, üçe bölün.. Ben şahsen yarısının beğendiğini, yarısının da beğenmediğini düşünerek giderim her zaman, bu size yardım eder..</p></blockquote>
<p>Cümlelerden birini düzeltelim: “Şu anki yorum seviyesine gelmem, forumda ‘Yorum yapın!’ diye çıldırmam, insanlara yaptıkları yorum kadar bölüm okutmam, (evet, gerçek!), yorum yapmayanlar için: ‘Bu hayır diyen ziyaretçiler, benim için yok statüsündeler.. Nasıl ki onlar beni yok sayıyorlarsa.. Korkuymuş, çekinmekmiş, yemişim.. Evet aynen öyle, YEMİŞİM. Adam öldürmüyorum burada, kimseyi sahneye çıkartıp kıçımla gülmüyorum da, bunu yapsam bile hesabınızı kapatır çeker gidersiniz, geri dönmek isterseniz de yeni hesap açarsınız, bilecek miyim ben siz kimsiniz? Saçma sapan davranmayın bana lütfen, ben sizin hizmetçiniz ya da görevliniz değilim, siz beni dikkate bile almadan canınızın istediğini sitemde yapıyor, gelip çatır çatır okuyup bir damla vicdan sızısı duymadan arkanızı dönüp gidiyorsunuz, bir de üzerine konuşuyorsunuz.. ’ gibi garip ve manasız bir cevap yazmama borçluyum. &#8220;</p>
<p>Sana kimse hizmetçimiz olduğunu söylemedi; ayılmış, bayılmış , pek de edebi değeri olmayan Buffy, Angel, Harry Potter’dan “esinlenmelerle” dolu sözde özgün “kitaplarını” sitene koymuşsun. Böyle şeyleri insanlar eğlenmek için okur; ayrıca ziyaretçilerine o kadar da önem verdiğin söylenemez, zira bir yazdığını bir daha okumamayı bir övünç kaynağı bellemişsin kendine.</p>
<blockquote><p>&#8230;ben yazdığım şeyi bir daha okumam, ama o benim alışkanlığım, ki benim yazdığım şeyi okuyan 5 kişilik bir grubum var, kelime hatasıymış anlatım bozukluğuymuş, bu olduğu an haberim oluyor.. Nadir olsa da oluyor, hele ki yazmaya alışkın değilseniz sizlerin hatalı cümle kurması çok büyük bir olasılıktır, kötü bir şey de değildir bu, yazdıkça yok olacaktır..</p></blockquote>
<p>Her ne kadar&nbsp;yazarımızınkiler pek düzelmemiş olsa da&#8230;</p>
<blockquote><p>Annem okula sadece 2 kere çağırılmıştır, biri bu günün akşamıydı, annem geldi kadıncağız korkuyor ne yaptın dedi, bir şey yapmadım dedim, öğretmenle ikisi sınıfa girdiler, annem sonra anlattı ki kadıncağız demiş tamam çok güzel, harika bir şey yapıyor, ama kızacak nokta bulamıyorum, dersleri de takip ediyor, siz söyleyin lütfen falan demiş, annem &#8220;ben olsam kitabı hiç vermezdim&#8221; demiş, kızdım <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_smile.gif" alt="" />))</p></blockquote>
<p>Geleceğin yazarının “demiş” kelimesine yakın anlamlı birkeç kelime, örneğin, söylemiş, cevap vermiş vs. bulamayışı&#8230; yorumlarınıza açıktır.</p>
<p>Bunun yanısıra, yazarın “eleştiri” diye tutturduktan sonra, geniş zamanla yazmasına gelen eleştirileri;</p>
<blockquote><p>Geniş zaman konusunda gelen *uyarılara* gülüyorum.. Ben geniş zamanla yazılan bir şeyi anlıyorum ve bu kadar yazı okudum, bir gün kalkıp da &#8220;niye geniş zaman yazıyorsun?&#8221; demedim birine, çünkü gelecek cevap &#8220;sana ne?&#8221; olacaktır, bildim..</p></blockquote>
<p>Lütfen biri bana, geniş zamanda yazan bir romancı söylesin!!! Bana bu siteyi gösteren arkadaşımın geniş zaman hakkında, ben bu yazıyı yazamaya başlamadan önce yaptığı yorumu: “Geniş zamanda nasıl hayal etmemizi bekliyor? Açıkcası onun yazdıklarını okuduğumda kendimi olayın içinde görmekten çok, kitap özeti okuyormuş gibi hissediyorum. Bu da hiç zevk vermiyor.”</p>
<p>Bunun yanısıra “yazar”ın kafasına göre büyük-küçük harf kurallarına uymayışını “kendi yazı stili” olarak benimsemesi, ki benim bildiğim yazı stilleri dil kuralları içinde oluşur, ve Türkçe hikayelerine ne akla hizmet olduğunu anlamadığım bir biçimde İngilizce isimler vermesi, yıllardır yazı yazıyor olmasına rağmen, betimlemelerden uzak, sıfat-zarf fakiri bir anlatım kullanması&#8230; aşağıdaki gibi böbürlenmesine engel değil:</p>
<blockquote><p>405 en zeki senaryomdur, bana göre.. Ki hala zekidir, bir FOUR&#8217;un 2000. sayfasında ne olduğunu biz NINE&#8217;a gelmiş adamlar olarak HALA tartışıp yeni yeni şeyler görüyorsak, o zaman zekadan bahsedebiliriz.. </p>
<p>Çok fazla konuşup sizleri deli etmek istemiyorum, gerçekten üzülüyorum çünkü, ama bazen de şeytan diyor bas 1. bölümü, ver de görsünler nedir dünya.. Ama bunu yapınca 2. bölüm istenebilir veya istenmeyebilir, anlaşılır veya anlaşılmayabilir, daha şimdiden çok kötü yorumlar gelebilir ve ben ağlayıp her şeyi toptan kapatabilirim.. Ki yaparım.. HP&#8217;ler bir yerden sonra umrumda değil, ama 405&#8242;in kanatlarını daha yeni iyileştirdik, onu tekrar kıranın kafasını kırarım..</p>
<p>Buradan da ilk konuya geliyoruz yine, sıkı yönetimler, kurallar, şekil ve şemaller.. Forumu açalı 2 ay bile olmadı daha, ama 4441 mesaj varsa, üye sayısı ben aktif olmayanları silmeme rağmen bu kadar artıyorsa, daha hiç kavga çıkmamış ve herkes hala kibar konuşuyorsa, özen varsa, insanlar kendilerini mutlulukla buraya bağlı hissediyorlarsa, o zaman güzel olmuş demektir, inanın..</p></blockquote>
<p>Kuru anlatım demişken, “herkesin bayıldığı” 405 adlı “kitabın” , okuyucunun ilgisini en çok çekmesi gereken ilk paragrafını sizlerle paylaşmak isterim: (yazıda değişiklik yapılmamıştır, büyük-küçük harf vs. aynen böyledir)</p>
<blockquote><p>büyük demir kepçe evden kalan molozları topluyorken koordinasyon şefi telsize bağırıyordur, o sırada çalan zil yemek arasının geldiğini belirtir, bu ses koordinasyon şefinden daha hızlı duyulurken makineler durdurulur, kasklar çıkar, inşaatçılar arabalarına giderken bariyerlerin arkasındaki üç çocuk bunu bekliyor, koşturarak yıkıntıların arasına dalarlar..</p></blockquote>
<p>Gördüğümüz bu dünyanın, Buffy ve Angel özentilemeleriyle dolu olduğunu okumaya devam ederseniz göreceksiniz, bunu daha önce de belirtmiştim.</p>
<p>Yorum isteği hakkında yapılan eleştirilere bir cevap:</p>
<blockquote><p>&#8230;Bu sıkı yönetim değildir, benim zamanında sıkı yönetim yapmışlığım da vardır, hiç fikriniz bile yok.. Ben &#8220;vaktim yok, yorum yapamıyorum, ama inan yapacağım/yapmak istiyorum&#8221;la dahi susan bir insanım artık.. Cazgırlığımı hiç görmediniz.. Hepinizden ben söke söke yorum da alırım, beğenmeyen zaten çekip gider.. Ama yapmıyorum, siz mutlu bir şekilde yorum yapıyorsunuz, ben mutlu bir şekilde yorum okuyorum, sadece söz konusu olan şey yorumların kalitesi oluyor, onu da hep beraber daha da yükseğe çıkartıyoruz.. Benden veya polislerden mesaj alınca kırılmaz, hevesle devam eder ve kendinizi geliştirirseniz, Verankton&#8217;un daha nerelere çıkabileceğini hayal bile edemezsiniz..</p></blockquote>
<p>Buna sanırım “yorum manyaklığının doruğa çıktığı an” ya da yazarın hoşlanacağı biçimde, İngilizce olarak (anladığımı göstereceğim ya) “climax of the comment psychopathy” diyebiliriz. Yapılan yorumların yağcılık olmadığı iddia edilse de, işin sonunda hepsi tatlıya bağlanıp “Yine de sen dünya süperisin!”e getirilmiyor değil.</p>
<p>Bu konuda böyle düşünen tek kişi de ben değilim, yazısını gereksiz bir biçimde hakaretle noktalayıp kendini haksız duruma düşüren birinin yazdığı güzel yorumu sizlere iletiyorum:</p>
<blockquote><p>Saygıdeğer idolüm ; <br />Öncelikle bütün yazılarınızı severek okuduğumu belirtmek istiyorum.Awaken köşesindeki yazılarınız,düşünce tarzınız bana bir nevi öncü olmaktadır.Yeni yazmaya başlayan biri olarak ben sizi kendime idol olarak belirlemiş bulunmaktayım.Şayet yanlış olduğunuzu düşündüğüm bir konuyu sıkça dile getirmeniz idol kimliğinize gölge düşürmektedir.Bu konu nedir diye soracağınızı zannetmiyorum.Lakin anlamadıysanız bu da hayatınızdaki bazı aksaklıkların temel nedeni olduğunu belirtmemde fayda var.Bahsettiğim konu tarifeli hesaplardır.Bu tarifeli hesaplarla ilgili açıklamanızı okuduğumda kendimi İstanbul’da değil Hindistan’da bir tarlada hissettim.Belki bu cümle size komik veya saçma gelebilir.Ama yaptığınız ayrım Hindistan’daki Kast sistemine benzemektedir.Hani bilmem biliyor musunuz bu ne demek?Hemen sizi aydınlatayım:İnsanlar arasında yorum gibi basit bir nedenden mevkiler üretiyorsun;5 yorum yazan 2 hikaye,10 yorum yazan 4 hikaye…Şaka gibi!! İlk gördüğümde inanamadım. Benim idolüm nasıl bunu yapabilirdi…Açıkçası bunu size hiç yakıştıramadım.Herkes hata yapabilir diyebilirsiniz.Bu doğru bir yaklaşım ancak sizin hatanız gerçekten büyük!Nitekim tek hatanız bu da değil.Keşke tek yanlışınız bu olsaydı.Üzülerek belirtiyorum,siz aynı zamanda ukala,bencil,ayrımcı ve hafif sapıksınız.Acaba böyle yapmanızın nedeni nedir?Herhalde kendinizi yalnız,ilgiye ve şefkate muhtaç zavallı bir kedi olarak görmenizden kaynaklanıyor bu sorunlarınız.Zaten yazdığınız yazılar,üstün İngilizcenizi her fırsatta dile getirmeniz bunun kanıtı.TAMAM,güzel yazıyorsunuz ama kendinizi profesyonel bir yazar gibi gösterme çabalarınız anlamamaktayım.Bu arada aklıma gelmişken gerçek sanatçıların mütevazi olduğunu da not düşeyim.Başta kibirli miydiniz bilmiyorum, size gelen övgü dolu yorumlar mı sizin böyle kıçı kalkık biri olmanızı sağladı bilmem,ama bu aralar bayağı bir tarafınızın kalktığına eminim.Bize her hikayeyi okumak zorunda değilsiniz dediniz ancak, akla mantığa yatan ya da benim ilgimi fazlasıyla çekecek hükayeler hiç yazmıyorsun bu ara çok kırılıyorum…<img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_sad.gif" alt="" /></p></blockquote>
<blockquote><p>Telif haklarımı ihlal edenler, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&#8217;nda bu suçu işleyenlere uygulanan müeyyidelere tabi olacaklardır.</p></blockquote>
<p>Site üstünde yapılacak binbir değişik yorum daha var; kendi telif haklarıyla bu kadar çıldırmış birinin, nasıl telif hakları korunan ünlü resimleriyle “wall” (duvar kağıdı) ya da avatar yaptığı gibi. Benim için sorun değil, ben de yapıyorum –bkz. bir önceki yazım, zaten yorum yapanı da yok, ben de mi böyle kurallar koysam acep?- ama ben telif hakları konusunda takıntılı değilim.</p>
<p>Gelecek cevapları biliyorum, İngilizce site sahibiyken de “unrequested reviews” yani talep edilmemiş yorumlar yapan biriydim ve aldığım cevaplar şöyleydi:<br />“Kendine bir hayat edin!”<br />“Herkesin kendi sitesi, sana ne!”<br />“Beğenmezsen çık git!”</p>
<p>Bu yorumlara baştan cevap vereyim: Bir site internet kullanıcılarına açılmışsa, ki www’nin açılımı “world wide web”dir yani dünya ağı, herkesin yorumlama hakkı vardır. Ve hiçbir site yöneticisinin sırf yorum yapmamış kişilere , hakaret niteliğinde “Yemişim sizi!” deme hakkı yoktur. Yoktur işte. Kimseye bu kadar bulaştığımı hatırlamam; ama burda bazı aranma belirtileri yok değildi. </p>
<p>Umarım uzun da olsa yazımı beğenerek okumuşsunuzdur, zira Türk okuyucusu uzun yazılardan pek hoşlaşmaz, kitap ve gazetelerimizin okunma oranı da bunu gösteriyor. Ancak yazacak çok şeyim vardı, bu defalık mazur görün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=34</wfw:commentRss>
		<slash:comments>60</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15 &#8220;Icon&#8221;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=33</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=33#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 15:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[ÖSS geçti de gitti, hay maşallah! Bütün sene yaptığım gibi bir şey çıkacak sonuçta galiba. Ama sınav için &#8220;geçen seneden kolay&#8221; diyen ÖSYM başkanı, tarafımızdan birçok söze maruz bırakıldı, çünkü kolay sorular sinir bozucu derecede kolay olmakla beraber, zor olanları da zordu ve cidden gıcıktı Mat-2. Bir de benim Mat-2&#8242;den başladığım göz önüne alınırsa&#8230; Artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSS geçti de gitti, hay maşallah! Bütün sene yaptığım gibi bir şey çıkacak sonuçta galiba. Ama sınav için &#8220;geçen seneden kolay&#8221; diyen ÖSYM başkanı, tarafımızdan birçok söze maruz bırakıldı, çünkü kolay sorular sinir bozucu derecede kolay olmakla beraber, zor olanları da zordu ve cidden gıcıktı Mat-2. Bir de benim Mat-2&#8242;den başladığım göz önüne alınırsa&#8230; Artık geometriye geldiğimde, alanı bulunması gereken üçgenin bir kenarını 7 br buldum ve şıklarda 7&#8242;nin katı olan sadece bir cevap vardı, ben de işaretledim. Sonra durdum. &#8220;Dicle, ne yapıyorsun sen ÖSS&#8217;desin ve resmen sallıyorsun!&#8221; dedim ve doğru düzgün çözdüm soruları ondan sonra. Ama soruları kim hazırladıysa, tebrikler, 15&#8242;er soru falan bakarak çözülüyordu, sonra &#8220;Hönk!&#8221; diye kalıyordunuz, 1. bölüm müfredatı 2&#8242;ye; 2. bölüm de 1&#8242;e kaymıştı. <br />Sınava giren insanların yaş ortalaması da 30 falandı herhalde, sınavın yarısından sonra ortada adam kalmadı. Ancak deneme sınavı gibi geçti gitti sınav, saat 5 gibi arkadaşlarla çay bahçesine oturunca &#8220;Cidden bu ÖSS miydi ya, şaka diye deneme sınavına mı girdik yoksa!?&#8221; tepkileri gelmeye başladı. Gözde o kadar da büyütülecek bir şey değilmiş demek&#8230;</p>
<p>ÖSS bitince, özlediğim Photoshop&#8217;uma geri döndüm ve yeni avatar ya da &#8220;icon&#8221;lar hazırladım. Konular Demir Adam ve Dirty Dancing:Havana Nights. Filmden sonra Küba hakkında doğru düzgün bir şey bilmediğime ve yaz aylarımı yaklaşık 50 filmlik izleme listemi bitirip ilginç ilginç konular hakkında fikir sahibi olmaya adamaya karar verdim. Malum, artık öğrenci bile değilim, şu anda bir okulum yok! <br />Neyse, buyrun bakalım:</p>
<p><center>
<div style="MARGIN: auto; WIDTH: 70%; TEXT-ALIGN: center">
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">001 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-1.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">002 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-2.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">003 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-3.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">004 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-4.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">005 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-5.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">006 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-6.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">007 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-7.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">008 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-8.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">009 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/i-9.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">010 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-1.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">011 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-2.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">012 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-3.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">013 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-4.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">014 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-5.jpg" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">015 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dd-6.jpg" /> </div>
</div>
</div>
<div style="CLEAR: both; HEIGHT: 1px"></div>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=33</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ampul, Sıkmabaş, ÖSS&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=32</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=32#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2008 08:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ÖSS]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Şu havalı Amerikan filmlerini hepiniz bilirsiniz: Davalı suçu artık herkes tarafından bilinen ve kabul edilmiş bir zanlıdır ve süper karizmatik savunma avukatı, yasada her zaman bulunan hukuki boşluğu kullanarak adamı kurtarır. Ben, yıllar yılı hukuku bu zannettim: Yasal boşluklardan faydalanmak. 
Sanırım, günümüzde hala hukuku böyle zanneden bir zihniyet var, evet, ampul partisini kasdediyorum. Anayasa Mahkemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu havalı Amerikan filmlerini hepiniz bilirsiniz: Davalı suçu artık herkes tarafından bilinen ve kabul edilmiş bir zanlıdır ve süper karizmatik savunma avukatı, yasada her zaman bulunan hukuki boşluğu kullanarak adamı kurtarır. Ben, yıllar yılı hukuku bu zannettim: Yasal boşluklardan faydalanmak. </p>
<p>Sanırım, günümüzde hala hukuku böyle zanneden bir zihniyet var, evet, <em>ampul partisi</em>ni kasdediyorum. Anayasa Mahkemesi kararı belli olduktan sonra bir hukukseverlik başladı ki sormayın! Gerekçesiz karar yayınlanamaz, bilmemkaçıncı maddeye aykırıdır! Bizim yaptığımız değişiklik, türban için değildi ki, özgürlükler içindi! Zaten ben çıkıp bağırdım meydanlarda &#8220;Haydi kızım, kap bir bez parçası, sar kafana, sonra doğru okula!&#8221; Hukukseverliğinizi, laiklik ilkesinin bir kilometre arkasından tepetaklak dolanırken gösterecektiniz, maalesef biraz geç oldu, ki zaten ortada anayasaya aykırı bir şey olmadığı, asıl kuvetler ayrılığının bu kararla sağlandığını söylemeye gerek yok. Kuvvetlerimizden yasama ve yürütmenin başı sonu belli değil zaten. Üç ayaklı sacın ikisi kaynak olmuş! Hepsi RTE denen, süper güneş gözlüğüyle yalakalarının canlarını yakan adamın emrinde. Mahkemelere sızmak için yapıkları ortada. Eh, karşı çıkılınca &#8220;Kuvetler Birliği&#8221;ne, Ilımlı İslam&#8217;a, Demokratik Sıkmabaş&#8217;a aykırı oluyor! Türban yasağı kararı çıkmadan önce, Boğaziçi binasının tam göbeğinde, bizzat türbanla salınan kızlarımıza şahit oldum!</p>
<p>Bu kızlarımızdan söz açılmışken de, Nuray Bezirgan adlı saf kardeşimiz, Humeyni&#8217;nin kurduğu baskı rejiminden sorumlu olmadığını iddia ederken, olmayan tarih bilgisiyle Nene Hatun hikayesini -artık hangi beyin yıkayıcının anlattıklarıyla bilmem- kendi çapında baştan uyduruyor, aklısıra türbanın kutsallığını vurguluyor. Örnek için teşekkürler, herhalde o savaş sırasında cahil halkın dini duygularının, Kurtuluş Savaşı aleyhtarı İstanbul hükümetinin isteğiyle nasıl sömürüldüğünü de anlatmışlardır sana. Senin gibi sözde üniversite okuyan, ama aklı bir gıdım ileri gidemediğinden, bir insanı kendi kurduğu rejimden soyutlamak gibi akıldışı bir yolu seçen insanlardan bile cahilmiş halk. Ama o halleriyle, İngiliz-Fransız geldi mi, sonlarının ne olacağını biliyorlarmış en azından. Sen daha sevme Atatürk&#8217;ü, bence kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Ama saygı duy be, o kadarcık şerefin olsun! Madem birinin boyundurluğu altında yaşamak o kadar güzel işmiş, neden tarih boyunca bu kadar savaşmış insanlar kurban olduğun İngiliz, Fransız sömürgesine karşı? Neden Türk milleti emsal olmuş onlara, neden bu kadar korkmuşlar İngilizler bizimle savaşmaktan, ya sömürge Müslümanlar uyanırsa diye? Hiç mi çalıştırmadın tepesine bez bağladığın güzel saksını? Ben daha çok yazarsam, patlayacağım.</p>
<p>Malum, 3 gün sonra ÖSS, mezuniyet anılarım da bir ara gelecek inşallah ama; ÖSYM başkanı Ünal Bey, zamanında kuruma atfen çok manidar bir şarkı yapılmıştı: ÖSYM g&#8230; ye! diye. Bir açıklama yapmışsınız, sorular çoook kolay diye. Açın da tekrar bakın o sınavın adına, kısaltmanız pek doğru değil ama&#8230; Öğrenci Seçme <em>Yerleştirme</em> Sınavı. Yani, zaten baraj aşamayan insana lafım yok, ya berbat bir eğitim almış ya da kendini amma kasmıştır. Lakin, hepimiz &#8220;Acaba nereye gireriz?&#8221; telaşı içindeyiz. Hepimizin bir yere girmesinin bir anlamı yok, önemli olan düzgün bir yere kapak atmak. Sorular kolay diyip bir halt yediğinizi sanmışsınız ya, o şarkıyı bir daha dinleyin derim. Şu an stres yapan arkadaşlarım ve tüm ÖSS öğrencileri adına, benden size hediye olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=32</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akraba Çıldırtması Bunlar!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=31</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=31#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 13:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Pazar eğlencemiz de ailelerden gelsin. İşte aile bireylerimiz ve akrabalarla komik dialoglarım:
(Eve anahtarla girerim.) -Dicle! -Efendim anne? -Eve mi geldin? -&#8230; 
(Annem ev telefonundan beni arar.) -Dicle, eve geldin mi? -&#8230;
(Uyumaya çalışıyorum ve annem olanca gürültüsüyle engel olunca gözkapaklarımı aralıyorum.) -Ay Dicle, uyuyor musun? -&#8230;
(Akrabanın biri evi arar. Annemin adı da Sevim bu arada.) -Alo? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazar eğlencemiz de ailelerden gelsin. İşte aile bireylerimiz ve akrabalarla komik dialoglarım:</p>
<p>(Eve anahtarla girerim.) <br />-Dicle! <br />-Efendim anne? <br />-Eve mi geldin? <br />-&#8230; </p>
<p>(Annem ev telefonundan beni arar.) <br />-Dicle, eve geldin mi? <br />-&#8230;</p>
<p>(Uyumaya çalışıyorum ve annem olanca gürültüsüyle engel olunca gözkapaklarımı aralıyorum.) <br />-Ay Dicle, uyuyor musun? <br />-&#8230;</p>
<p>(Akrabanın biri evi arar. Annemin adı da Sevim bu arada.) <br />-Alo? <br />-Sevim, Sevim! <br />-Ben Sevim değilim, Dicle ben. <br />-Sevim! <br />-Babamı vereyim, isterseniz. <br />-Sevimmmm, duymuyor musun?! Sevim! <br />-Kızıyım ben kızı! <br />-Seeeeeviiiiiim! <br />-Anne!!!</p>
<p>(Yine bir akraba.) <br />-Alo? <br />-He, kızım annen evde mi? <br />-Yok değil. <br />-He. (Çat sesi eşliğinde telefon kapanır.) <br />-&#8230;</p>
<p>(Eve annemleri 20 yıldır falan görmemiş bir bir grup akraba gelir.) <br />-Rüya! (Ablamın adı.) <br />-Yok ben Dicle. <br />-Sen kimsin be! <br />-Nasıl yani!? Kızıyım ben buranın, evin, yani annemin. (Artık ben de saçmalamaya başladım.) <br />(Annem devreye girer.) <br />-Benim kızım o, teyze! <br />-Kız Sevim, ne ara yaptın ikinciyi? (Bana evde yapılmış hamur muamelesi ettiğiniz için sağolun.)</p>
<p>(Henüz kaşlarımı aldırmadığım zamanlar, ablam başlamış tabi. Eve doğal görünümden hoşlandığı her hallerinden belli uzak akrabalar gelmiş. Kadın beni görür.) <br />-Ay yavrummm! Ne güzel kaşların senin öyle, kalem gibi! (Nasıl bir kalem tanımlamasına sokulduğumu bilmiyorum. Kalem seti demek istedi, sanırım. Sonra, ablamı görür.) <br />-Bu bozmuş biraz, di mi Sevim? Bak güzel kızıma, mis gibi.</p>
<p>(LGS&#8217;de Atatürk Fen gibi büyük hayallerim varken Hüseyin Avni&#8217;yi kazandığımdan moralim bozuk. Ablam da Tekstil Mühendisliği&#8217;ni kazanmış. Memleketteyiz.) <br />-Ay yavrumm, kazanamamışsın diye duydum. Yazık sana. Bizim X ablanın kızı Anadolu Öğretmen&#8217;i kazanmış, maşşallah tütütü. İyi değil miydi derslerin senin? <br />-Yok aslında ben&#8230; <br />-Kızın mesleği de olacak tabi. Ablan nereye girdi demiştin? <br />-Tekstil müh&#8230; <br />-Vah, yazık&#8230; O kadar uğraş didin, bir şey olmasın. Öğretmenlik gibi meslek var mı ya!!! <br />-Hıhıı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=31</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Bloga Yorum!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=30</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=30#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 May 2008 17:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Bloglarınıza yorum alamıyor musunuz? &#8220;Sen sanki çok alıyorsun!&#8221; demeyin, sorunum yorum değil hit almak. Eğer hitiniz (yani ziyaretçi sayınız) bol, lakin yorum ters orantılı durumdaysa, Google amcayla aranız iyi olmakla beraber (Bayramda seyranda aramızı bir düzeltin yahu, sevaptır!) , okuyucunun dikkatini çekmekte zorlanıyorsunuz demektir. &#8220;Nasıl yapmalı?&#8221; bloglarına bir ekleme de benden olsun!
Görüntü 
Düzgün ve olabildiğince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bloglarınıza yorum alamıyor musunuz? &#8220;Sen sanki çok alıyorsun!&#8221; demeyin, sorunum yorum değil hit almak. Eğer hitiniz (yani ziyaretçi sayınız) bol, lakin yorum ters orantılı durumdaysa, Google amcayla aranız iyi olmakla beraber (Bayramda seyranda aramızı bir düzeltin yahu, sevaptır!) , okuyucunun dikkatini çekmekte zorlanıyorsunuz demektir. &#8220;Nasıl yapmalı?&#8221; bloglarına bir ekleme de benden olsun!</p>
<p><strong>Görüntü</strong> </p>
<li>Düzgün ve olabildiğince sade bir tema seçin. Benimki gayet güzel bir örnek mesela. (Övünmek gibi olmasın!) Defter biçimi öğrenci olduğumun işaretini veriyor ve elimden geldiğince ufak tefek resimler kullanıyorum. Böyle basit temalar, yazı miktarı artınca oldukça hoş görünür. Resimlerin boyutlarını da asla abartmayın. Gerekirse büyük haline link verin. Düzen iyidir.</li>
<li>Google Adsense midir, nedir, ihtiyacından kıvranmıyorsanız, mümkün olduğunca sayfa dibine dibine atın onları.</li>
<li>Arka planı parlak beyaz yapmaktan ve birden fazla neon renk kullanmaktan vazgeçin. (<a href="http://www.bildirgec.org/">Bildirgeç</a>&#8216;in temasından benim kadar rahatsız olan başkası var mı? Pastel renklere de ne oldu!)</li>
<li>Mümkün mertebe sizi anlatan bir resim/grafik kullanın gavurlarca &#8220;header&#8221; diye adlandırılan, lakin Türkçe karşılık bulamadığım alan için.
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İçerik <br /></strong></p>
</li>
<li>Baştan belirteyim, kimse bunalımlarınız, hayat hakkında felsefik düşünceleriniz, ve o gün arkadaşlarınızla ne kadar güldüğünüzle ilgilenmiyor. Günlük hayatı silip atmayın; ama anlatırken de detay vermeden, okuyucuyu olayın içine çekerek yazmaya çalışın. Anlamadınız mı? Hadi örnek gelsin:&nbsp;
<p>Yanlış:<br />
<blockquote>Bugün Ali, Ayşe, Merve ve ben bizim kafede takıldık yine. Ayşe cidden gıcık davranıyor. Merve&#8217;yle aramızı bozmasından sıkıldım. Kimse beni sevmiyor, hayat cidden boş&#8230;</p></blockquote>
<p>Potansiyel Doğru: <br />
<blockquote>Bizimkilerle kafeye gittik yine. Arkadaşlarımın her günkü gıcıklıkları üstündeydi. Size de oluyor mu böyle, yanınızdakini boğazlayıp 42 ayrı ve eşit parçaya bölmek istediğiniz anlar? İşte bugün, tam da böyle bir an yaşadım.</p></blockquote>
<p><em>Anahtar sözcükler: &#8220;size göre&#8221;</em> Bu okuyucuyu yorum yapmaya iter, çünkü ortalama her insan kendi düşüncelerini anlatmaktan hoşlanır.</li>
<li>Hiçbir haberi /dedikoduyu yorumsuz yazmayın. Kavak Yelleri&#8217;nin dizi özetini internet araması yapan herkes bulabilir ama kimse sizin komik ya da eleştirel bakış açınızı sizin blogunuzdan başka yerden öğrenemez.</li>
<li>Başkasının blogunu &#8220;Çok beğendim.&#8221; ibaresiyle kopyala/yapıştır yaparak blogunuza koymayın. Link verin, bitsin.</li>
<li>Okuduğunuz kitaplardan, izlediğiniz filmlerden, sizi gıcık eden olaylardan, en son mutlu olduğunuz andan, kendinizi rahatlatmak için yaptıklarınızın listesinden, çocukluk idolünüzden, şimdiki idolünüzden, gelecek hayallerinizden, ünlülerden bahsedin. Kafayı zorlayınca bayağı konu çıkıyor. Yine mi çözümsüz kaldınız? <a href="http://www.livejournal.com/">Livejournal&#8217;da &#8220;Writer&#8217;s Block&#8221;</a> alanında günün önerisine bakın!</li>
<li>Daha bol hit için saçma yazılar yazmayın! Gururunuzu satmayın!</li>
<li>Yolda yürürken, ilginç şeyleri gerekirse bir yere not edin. Günün sonunda ne kadar çok yazma konunuz olduğuna inanamayacaksınız.</li>
<li>Sadece yazı yazmayın. Fotoğraf çekmektir, resim yapmaktır, böyle uğraşlarınız varsa blogunuzda yer verin.
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Diğer <br /></strong></p>
</li>
<li>Linkibol&#8217;dur, Atom&#8217;dur, diğer blogcuların takıldığı forumlardır, üye ve aktif olun.</li>
<li>Yorum almak istiyorsanız, &#8220;A, bence de!&#8221; &#8220;Katılıyorum.&#8221; &#8220;Cık.&#8221; gibi ifadelerden daha kaliteli yorumlar yazın.</li>
<li>Bir gecede en sevdiğiniz blog kadar aktif bir bloga sahip olamayacağınızı kabullenin. Kendinize 2-3 ay tanıyın.</li>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=30</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geliyor, Kaçın!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=28</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=28#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 15:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[ÖSS yaklaşıyor, savulun sefil fareler!!!
Eh, geri sayım başladı, ama sınav bana hala aylarca uzak gibi geliyor. Bazıları &#8220;bitse de gitsek&#8221; moduna girdi bile; lakin bende tık yok. Üniversite gezme, mezuniyet işleri, arada kendine vakit ayır, 15 deneme elinde patlamadan bitir falan. Ohooo&#8230; İçim bayıldı.
Hemencik, siz sevgili ziyaretçilerime önceden verilmiş bir sözüm vardı, unuttum sanmayın. İşte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSS yaklaşıyor, savulun sefil fareler!!!</p>
<p>Eh, geri sayım başladı, ama sınav bana hala aylarca uzak gibi geliyor. Bazıları &#8220;bitse de gitsek&#8221; moduna girdi bile; lakin bende tık yok. Üniversite gezme, mezuniyet işleri, arada kendine vakit ayır, 15 deneme elinde patlamadan bitir falan. Ohooo&#8230; İçim bayıldı.</p>
<p>Hemencik, siz sevgili ziyaretçilerime önceden verilmiş bir sözüm vardı, unuttum sanmayın. İşte mezuniyet kıyafetim &amp; ayakkabı ve çantam.</p>
<p><a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/DSC00604.jpg"><img src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_DSC00604.jpg" border="0" alt="Büyük hali için tıkla." /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/DSC00602.jpg"><img src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_DSC00602.jpg" border="0" alt="Büyük hali için tıkla." /></a> <a href="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/DSC00601.jpg"><img src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_DSC00601.jpg" border="0" alt="Büyük hali için tıkla." /></a></p>
<p>(Erkek ziyaretçilerim, eğer varsanız, pardon lakin şu kız muhabbetini hemen tamamlayıp daha derin mevzulara gireceğim.)</p>
<p>Şimdi size bir soru: Bildiğiniz şöyle güzel bir bronzlaştırıcı krem var mı? Solaryum pek benlik bir iş değil ve genelde tatilde bayağı sürükleyici kitaplar okuduğumdan (Napalım, dik oturmadan okuyamıyorum!!!) yanamıyorum işte&#8230;</p>
<p>Niye taktın, ohooo daha çok var demeyin. Bizim okul ÖSS öncesi yapıyor bu işleri.</p>
<p>Kültürel faaliyet olaraktan, (artık ne kadar kültürel denebilirse) okuduğum son kitap: Av Kuralları (John Sandford). Polisiye seviyorsanız <strong>kesinlikle</strong> okuyun, derim. Hem zeki bir katil, hem de zeki bir dedektif var karşımızda. Ve olayı çözen, kanıtlar değil, ikili arasındaki psikolojik savaş oluyor. Kesinlikle sürükleyici ve ayrıntılarla boğulmaktan uzak. Hem diğer polisiyelerden farklı olarak katil psikolojisini klişeden uzak durarak açıklıyor, hem de karşısına gerçekten ilginç bir polis koyuyor. Şu karizmatik, herkesten bağımsız çalışan tiplerden.</p>
<p>Konu itibariyle ne kadar kültüreldir bilmem ama, 2 hafta önce Ironman (bizimkilerin deyişiyle Ayran Man ya da doğru haliyle Demir Adam)a gittim. Superman, Spiderman, Fantastic Four, X-Men&#8230; Bütün çizgifilm uyarlamalarını silin. Çizgifilm haliyle çoğunlukla kendini sıkıcıya bağlayan Demir Adam, muhteşemin de üstünde bir şeklilde incelenmiş. Anlatılanlar gerçek teknolojiler (Spiderman, Fantastic Four ve Superman buradan kaybediyor.) ve Tony Stark cidden karizmatik. Bayan gazeteciyle yattıktan sonra adamın evini yakından uzağa doğru bir planda çekiyorlar ve arkadaşımla ben arka arkaya &#8220;Oha, oha, oha&#8230;&#8221; diye inildiyoruz. Demir Adam&#8217;ın ortaya çıkışı süper ve bu seçimi sadece yeteneğe sahip olduğu için değil, istediği için yapıyor, böylelikle kendini yine tüm süperkahramanlardan ayrı tutmayı beceriyor. Tony Stark&#8217;ın şımarık ve zeki zenginden, Demir Adam ruhuna girmesi başarıyla işlenmiş, hem de film efektlerle boğulup video oyunu haline getirilmemiş. Eh, bana da, filmin süper karizma oyuncusu Robert Downey Jr.&#8217;ı en yakın zamanda <a href="http://dicle.livejournal.com/4486.html?mode=reply">Muhteşem Erkekler Listesi</a>&#8216;ne eklemek kalmış sanki ^-^</p>
<p>Gelelim, biraz daha siyasi işlere&#8230; 1 Mayıs&#8217;ta yalnızca 2 evet, yanlış okumadınız sayıyla da yazayım, iki, polis orantısız şiddet kullanmaktan sorumlu bulunmuş. Sanırım doğru-ters orantı olayını karıştırdılar biraz. Kapatma olayına gelince kimin eli hazinenin cebinde belli değilken, AKP&#8217;ye hazine yardımı kesilirse kahkahalarla gülerim yani. Kim çıkardı bu &#8220;zekice&#8221; fikri merak ettim doğrusu. Yargıtay Başkanlar Kurulu&#8217;nun bildirisinin de sonuna kadar arkasındayım. Görevleri Anayasa&#8217;yı mı korumak? Evet. Siz buna karşı bir şeyler yapıp iddianameye karşı savunmanızda bunu inkar etmeye dahi tenezzül etmiyor musunuz? Evet. O halde muhalefet de ederler, siyasi de davranırlar, kardeşim!</p>
<p>Ah, bir de Tuba Ekinci&#8217;nin &#8220;Kondom&#8221; adlı şarkısını dinledim!!! Millet tutturmuş, küçük çocuklar izlemesin diye. Yahu tamam da, siz de çocuğunuzun dinlediğine dikkat edin ve bir zahmet artık çocuklarınıza bazı şeyleri açıklamaktan utanmayın. Sonra oradan buradan saçma sapan şeyler öğreniyorlar, böylesi daha mı iyi?<br />
Şarkıya gelince, yorumsuzdur&#8230;</p>
<p>Şarkılardan söz açılmışken, Busta Rhymes &amp; Linkin Park&#8217;tan We Made It. Dinleyin derim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=28</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saçmalasak da mı Saklasak?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=27</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=27#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 May 2008 14:23:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Yorum yaparken sa&#231;malamaya başlayan herkese: Sizin siyasi fikirlerinizi paylaştığımda s&#252;per oluyorum, peki ya kızlar ve erkekler hakkında sırf sa&#231;malık olsun diye yazdığım bir yazıda neden &#231;ıldırıyorsunuz anlamadım. Erkek arkadaşınız var diye sizi salak sınıfına soktuğumu sanıyorsanız, biraz T&#252;rk&#231;e dersi alın, derim. O yazının anafikri erkeklerin ne kadar tutarsız davranıyor olduğudur:
&#34;Şimdi&#8230; Bunları &#246;ğrendiğinize g&#246;re&#8230; Unutabilirsiniz!!! &#199;&#252;nk&#252; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yorum yaparken sa&ccedil;malamaya başlayan herkese: Sizin siyasi fikirlerinizi paylaştığımda s&uuml;per oluyorum, peki ya kızlar ve erkekler hakkında sırf sa&ccedil;malık olsun diye yazdığım bir yazıda neden &ccedil;ıldırıyorsunuz anlamadım. Erkek arkadaşınız var diye sizi salak sınıfına soktuğumu sanıyorsanız, biraz T&uuml;rk&ccedil;e dersi alın, derim. O yazının anafikri erkeklerin ne kadar tutarsız davranıyor olduğudur:</p>
<blockquote><p>&quot;Şimdi&#8230; Bunları &ouml;ğrendiğinize g&ouml;re&#8230; Unutabilirsiniz!!! &Ccedil;&uuml;nk&uuml; erkekler istediği kız tipinde bunları sayar, hemen ardından tam tersi bir tip buluverir. Anoreksik, salak, futboldan anlamayan, romantik fim delisi, dolamba&ccedil;lı konuşan&#8230; Sonra da ona aşık olur. &quot;</p></blockquote>
<p>&Ouml;ğretmenler genelde kendimi iyi ifade ettiğimi s&ouml;ylerler, hatta edebiyat hocam &quot;Hi&ccedil; bu kadar iyi anlam bilgisi sınavı g&ouml;rmedim!!!&quot; bile dedi yani. Demek ki anlama sorunumuz var.</p>
<p>ONLARA G&Ouml;RE iyi kız tipi romantik komedi değil, macera filmi sevendir mesela, ama gider romantik komedi delisi bulurlar. Kapito??? Yazının başında dediğim gibi, yazdıklarım benim d&uuml;ş&uuml;ncelerim değil, tanıdığım erkeklerindir:</p>
<blockquote><p>&quot;İşte bir erkeğin hep istediği kız tipinin neler yapması ve yapmaması gerektiğinin bir listesi:&quot;</p></blockquote>
<p>Ayrıca erkek tipli bir kız olmadığımdan emin olabilirsiniz. <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_biggrin.gif" alt="" /> Hayatımda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en sa&ccedil;ma imaydı. Gayet de, giyinme ve sa&ccedil; takıntısı olan, ablasıyla her fırsatta romantik komedi izleyen lakin macera filmlerinden de asla geri kalmayan, mezuniyet kıyafeti i&ccedil;in &uuml;&ccedil; ay &ouml;nceden &ccedil;ıldırmaya başlayan ve şu aralar topuklu ayakkabı provasından başını kaldıramayan (s&uuml;rekli d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;m i&ccedil;in) averaj bir kızcağızım.</p>
<p>Sizin bakış a&ccedil;ınızdan kendimi g&ouml;r&uuml;r gibi oldum:<br />&lt;Erkek&gt; Dicle, benimle &ccedil;ıkar mısın?<br />&lt;Dicle&gt; Aman Tanrım, hayır, onlar gibi anoreksik, salak, romantik film delisi ve futboldan anlamayan bir hilkat garibesi olmak istemiyorum! KURTARIN BENİ!</p>
<p>Cidden, ya okuma sorununuz var, ya da yarımyamalak okuyorsunuz. Her iki durumda da blog yorumu yapmayın, derim.</p>
<p>NOT: İtiraf ediyorum, yalan s&ouml;yledim. Edebiyat hocam &quot;Hi&ccedil; bu kadar iyi anlam bilgisi sınavı g&ouml;rmedim!&quot; demedi. &quot;Uzun zamandır g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en iyi anlam bilgisi sınavıydı.&quot; dedi. Vurun beni.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=27</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kız-Erkek Meseleleri</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=26</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=26#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 16:51:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kızlar-erkekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Bugün &#8220;Bu Kitabı Kızlar Okusun&#8221; ve &#8220;Bu Kitabı Erkekler Okusun&#8221; adlarını taşıyan iki kapaklı bir kitap buldum. Bence aşırı genel şeyleri aşırı bayık bir şekilde anlatmışlar. Size ben bunları daha iyi anlatırım kızlar!!! Bir kız olarak bunu nasıl yapacaksın, diyeceksiniz. Hayatımı erkek kuzenlerimle ve babasının kızı olarak geçirdim. Bana güvenin. İşte bir erkeğin hep istediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün &#8220;Bu Kitabı Kızlar Okusun&#8221; ve &#8220;Bu Kitabı Erkekler Okusun&#8221; adlarını taşıyan iki kapaklı bir kitap buldum. Bence aşırı genel şeyleri aşırı bayık bir şekilde anlatmışlar. Size ben bunları daha iyi anlatırım kızlar!!! Bir kız olarak bunu nasıl yapacaksın, diyeceksiniz. Hayatımı erkek kuzenlerimle ve babasının kızı olarak geçirdim. Bana güvenin. <br />İşte bir erkeğin hep istediği kız tipinin neler yapması ve yapmaması gerektiğinin bir listesi:</p>
<p><img alt="İşin sırrı çözülmüş <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_surprised.gif" alt="" />" hspace="10" align="left" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/kzlarrr.png" />1.Dırdır yok, lafını binlerce kez duymuşsunuzdur. Bu ilk ve altın kural. Bir şey yapmadı mı, rahatsız olduğunuzu söyleyin ve bitirin. &#8220;Ay onu niye almadın, yok bunu niye yapmadın, neyi becerdin ki zatennnn!&#8221; sözlerinden mümkün mertebe kaçının. <br />2.Trip atmayın. Surat asan halinize değil sevgiliniz, anne-babanız dahi katlanamıyor! <br />3.Surat asmaktan söz açılmışken, güleryüzlü olun! <br />4.Güleryüzlü olmak demişken, espriktüel bir kız olmaktan kaçınmayın. İlla erkekler komik olacak diye bir kaide yok. Nasıl biz komik erkeklerden hoşlanıyorsak, onlar da komik kızları seviyor. <br />5.Erkekler zeki kızdan hoşlanmaz diye, büsbütün salak ayağına yatmayın. Hararetli bir konuşmaya dalındığında saf saf cümleler atmayın ortaya. <br />6.Bilgisayar terimleri hakkında biraz bilgi sahibi olun. (Not: &#8220;Msn, chat, web sitesi&#8221; tam olarak bilgisayar terimi kavramı içine girmiyor.) Zira kendilerinden bir şey hakkında yardım isterken çok salak durumlara düşebilirsiniz. <br />7.Futbolu sadece yakışıklı erkeklerin sahada top peşinde koştuğu bir spor dalı olarak tanımlamayın. David Beckham dışında futbol aleminde bir sürü futbolcu var. &#8220;Kezman dün süperdi&#8221; muhabbeti açıldığında ortaya &#8220;Ay ne yakışıklı çocuk!&#8221; ya da &#8220;Kezban mı o ne bea!&#8221; diye dalmayın. Ve LÜTFEN artık ofsaytın olmasa bile taç ve outun neler olduğunu öğrenin. <br />8.Durup durup &#8220;Beni seviyor musun?&#8221; diye sormayın. Sormayın işte. <br />9.Ona hiç ipucu vermeden sizin için mükemmel hediyeyi bulmasını beklemeyin. <br />10.Onu alışverişe çıkarmayın.<br />11.Korku filminde kendinizi rezil edecek davranışlara girecekseniz, gitmeyiverin. <br />12.Ödemeye meyilli olmasanız bile, hesap gelince elinizi hafiften cebinize atın <img src="http://www.bocekgunlukleri.com/wp-content/plugins/wp-smiley-switcher/noktahhitam/icon_wink.gif" alt="" /> <br />13.Diyet yaptığınızı söylemeyin. İlla söyleyecekseniz, kendi kendinizle alay edin, onu da rahatlatın. &#8220;Diyetteyim.&#8221; diyip sonra onun yemeğine dadanmayın. <br />14.Playstation&#8217;u size tercih ettiğinde alınmayın. Kendinizi cansız bir makineyle aynı kefeye koymayın. Belki o sizden az ses çıkardığı için onu tercih ediyordur. <br />15.Onu kız arkadaşlarınız için ekiverin. Boyuna peşinden koşup o sizi, kendi arkadaşları için ekince sorunu onda değil, kendinizde arayın. <br />16.Her türlü sessizliği saçma düşüncelerinizle doldurmaya çalışmayın. Değişik aktivitelerde bulunmayı önerin: lunapark(kamikaze mesela!), go-kart, bowling, konser&#8230; <br />17.Saçma bir şey yaptığınızda kendinizle dalga geçin, rahat olun işte. <br />18.Sürekli kendinizi onaylatmaya çalışmayın!&nbsp;<br />19.&#8221;Ay ço&#8230;k romantik!&#8221; cümlesini kendinize saklayın.<br />20.Fight Club, Hızlı ve Öfkeli, Spiderman, Top Gun, Matrix filmlerini izlediğinizden emin olun. <br />21.Davranışlarından anlam çıkarmaya çalışmayın, emin olun bu aklından bile geçmiyordur.&nbsp;<br />22.Hayatınızın aşkını bulmaya çalışmayın, daha yaşınız kaç başınız kaç!<br />23, 24, 25 Üç Kural Yerine Geçebilecek En Önemli Kural: Ne demek istiyorsanız doğrudan söyleyin!!!</p>
<p>SON YORUM: Şimdi&#8230; Bunları öğrendiğinize göre&#8230; Unutabilirsiniz!!! Çünkü erkekler istediği kız tipinde bunları sayar, hemen ardından tam tersi bir tip buluverir. &lt;düzeltme&gt; ONLARIN KRİTERLERİNE GÖRE &lt;/düzeltme&gt; anoreksik, salak, futboldan anlamayan, romantik fim delisi, dolambaçlı konuşan&#8230; Sonra da ona aşık olur. Falan filan&#8230; Böyle davranan benim tipimdeki kızlar da ancak erkeklerin en yakın arkadaşı olabilir. Öyle sap gibi kalırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=26</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Haftada Ne Biriktiyse&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=25</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=25#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 14:46:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Yine layout değiştirdim! Bir türlü kafama göre bir şey bulamıyordum, sonunda bir tanesini oradan buradan aldığım kodlarla istediğim bir şeye benzettim. Tabi, hamlamışım biraz, 1 saat margin kodunun iş göreceği yere padding yazıp niye olmuyor diye debelenmek suretiyle kendimi yedim. Firefox, IE, Safari (Microsoft versiyonu), Flock olmak üzre 4 tarayıcıda kontrol ettikten sonra bir şeyleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yine layout değiştirdim! Bir türlü kafama göre bir şey bulamıyordum, sonunda bir tanesini oradan buradan aldığım kodlarla istediğim bir şeye benzettim. Tabi, hamlamışım biraz, 1 saat <em>margin</em> kodunun iş göreceği yere<em> padding</em> yazıp niye olmuyor diye debelenmek suretiyle kendimi yedim. Firefox, IE, Safari (Microsoft versiyonu), Flock olmak üzre 4 tarayıcıda kontrol ettikten sonra bir şeyleri berbat etmediğime anca inandım. Sonuç? Siz karar verin artık. Lakin Türkçe LJ sahibi olmak zor zanaat, Türkçe karakterlere uygun yazı tipleri bulmak falan&#8230; İnsanın anası böyle ağlıyormuş. Her şeye rağmen işte ben, işte favori rengim mavi!</p>
<p>Başka, başka? Kültürel faaliyet olarak, en son geçen cuma Definately, Maybe(Kesinlikle, Belki)ye gittim ve hayran kaldım. Çoo&#8230;ok güzel. Filmin konusu: Maya, annesi ve babası boşanmak üzre olan bir çocuktur. Babası her zaman olduğu gibi, bir salı günü onu okuldan almaya geldiğinde bir şokla karşılaşır: kızı ilk cinsel eğitim dersini almıştır! Maya&#8217;nın da sıkıştırmasıyla babası Will, ona annesiyle nasıl tanışıp evlendiğini anlatır; ancak bu basit bir peri masalı değildir, babasının o zamanlar hayatında 3 kadın vardır ve isimleri değiştirerek Maya&#8217;dan hangisinin annesi olduğunu tahmin etmesini ister. Bu 3 kadın, değiştirilmiş adlarıyla, çılgın ve zeki, ama zekasını boşa harcayan April; evlenme teklifinde onu hayalkırıklığına uğratan Emily ve güzel, çekici ama aynı zamanda fazlaca hırslı Summer&#8217;dır. Mutlumtrak bir sonu var filmin; sona yaklaştığınızda önce bir hayalkırıklığı basıyor ama sonu&#8230; Sabancı&#8217;ya gitmek yerine iyi ki bu filme gelmişim, dedim. Cidden, Sabancı&#8217;yı gezen herkes &#8220;Süper!&#8221; diye ciyaklıyor ciyaklamasına ama; hayatında ne yapacağına hala karar verememiş ve bu uğurda baba parasını çatır çatır harcamaktan çekinmeyen insanlarla 2+2 yıl geçirmeye niyetim yok. (Sabancı&#8217;da ilk 2 yıl alan seçmeden ortak ders okuyorsunuz, sonra da bölümünüzü seçiyorsunuz. Sayısalcı girip sözelci bile çıkabilirsiniz yani oradan.)</p>
<p>Kitap olayına gelince, Halide Edip&#8217;in Türk&#8217;ün Ateşle İmtihanı&#8217;nı okuyorum; Hüseyin Rahmi&#8217;nin Gulyabani ve Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç&#8217;ından sonra Türk klasiklerine sardım; H.Rahmi&#8217;nin iki kitabını da öneririm. Cahil insanların günlük hareketlerinden ne sıradışı ve gülünç şeyler ortaya çıkıyor, bayağı güzel anlatmış. Çok da sade bir dili var. Bir de Empati&#8217;yi okudum, Olasılıksız&#8217;ın yazarı Adam Fawer&#8217;dan. Olasılıksız&#8217;a güzel dediyseniz, bu kitaba hasta olacaksınız, çünkü yazarımız bu işlerde iyice ustalaşmış. (Bir de beynin anatomisi konusunda Kuantum fiziğinden daha fazla fikir sahibi olduğum için olabilir.) Kitabın son sayfasına kadar &#8220;Kim bu Valentinus?!&#8221; diye kendinizi yiyorsunuz ve kitabı kapatırken &#8220;Vay be!&#8221; diyebiliyorsunuz ancak. Empatların sıradışı dünyasına bir dalıverin ve kitabın başında yazan şu cümleye kulak verin, derim : &#8220;İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur; ama onlara ne hissettirdiğinizi asla unutmaz.&#8221;</p>
<p>A, bu arada, mezuniyet kıyafetimi de buldum bu hengamede! Tadilattan döner dönmez bir fotoğrafını yollayacağım, söz!</p>
<p>1 Mayıs hakkında yorum yapmamı bekliyorsunuz, biliyorum.  İsyan ediyorsanız, siz hala bu ülkede türbandan başka özgürlük ve demokrasi sembolü olmadığını anlayamadınız sanırım. O ne görüntülerdi yarabbim, Hatırla Sevgili ekibi, eğer bir daha mitingli coplu görüntülere ihtiyaç duyarsa, alsın tepe tepe kullansın onları! Çenemi de tutamayacağım, DİSK başkanının &#8220;devlet terörü&#8221; tanımlamasına aynen katılıyorum. Merak da ediyordum, neylerine güvenip halkı bu hale getiriyorlar, gelecek seçimden hiç mi korkmuyorlar, diye. Nasıl oluyor, anayasasında <strong>halkçılık</strong> diye bir ilke bulunan bir devlette, halktan bir kesimi &#8220;ayak&#8221; olarak niteliyorlar? Aradığım cevabı buldum:<br />
1. Hükümet, büyük ihtimalle kendisine oy vermemiş işçi sınıfından öç alıyor.<br />
2. Halkın &#8220;balık&#8221; beyinli oluşuna güveniyorlar. Neler yaşamışız biz tarih boyu, ama bizimkiler değil tarihten ders almayı, hükümetin bir önceki dönem yaptıklarına bakıp da bu dönem oy vermemeyi akıl etmeyi dahi beceremiyorlar.<br />
Ve bir söz geliyor aklıma Milliyet gazetesinde okuduğum, Diyarbakır&#8217;da bir seçmen söylemiş temmuz ayında:<br />
&#8220;AKP&#8217;yi beğenmiyoruz ama din elden gidecek!&#8221;<br />
&#8220;Din elden gidiyor!&#8221; sloganı size tarihte nereden tanıdık geldi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=25</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Garip Garip Dünyalar</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=24</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=24#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 16:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Aslen, bugünkü yazının konusu çok daha farklı olacaktı ya&#8230; (siyaset, siyaset!) Neyse. Mezuniyet kıyafeti arayışlarım tam gaz devam ediyor. Bugün İstinye Park&#8217;taydık. Baştan söyleyeyim, süper bir mekan. Gitmeye fırsat bulamamıştım, utandım kendimden&#8230; Gidince büyük markaların toplaştığı açık alana şöyyle bir uzaktan da olsa bakın. Louis Vuitton&#8217;a girin, etrafta taklitlerinin kol gezdiği çantaların gerçeklerine bir de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslen, bugünkü yazının konusu çok daha farklı olacaktı ya&#8230; (siyaset, siyaset!) Neyse. Mezuniyet kıyafeti arayışlarım tam gaz devam ediyor. Bugün İstinye Park&#8217;taydık. Baştan söyleyeyim, süper bir mekan. Gitmeye fırsat bulamamıştım, utandım kendimden&#8230; Gidince büyük markaların toplaştığı açık alana şöyyle bir uzaktan da olsa bakın. Louis Vuitton&#8217;a girin, etrafta taklitlerinin kol gezdiği çantaların gerçeklerine bir de yakından yakından bakın. Girin Gucci&#8217;ye, koca koca gözlüklerin içinde gözünüz gönlünüz bayram etsin. Lakin, ne yaparsanız yapın, giydiğiniz tasarımcı kıyafetini çıkarıp aynen görevliye iade edin. 6 küsur milyarlık, pardon 6 bin YTL&#8217;lik (yav bu YTL&#8217;nin Y&#8217;si ne vakit kalkacak?) etikete bakayım demeyin. İnsanın feci halde siniri bozuluyor. Babam da tekstilci, ben de olmak istiyorum; ama bu &#8220;Önce marka yarat sonra ne bok yersen ye, millet mutlaka alır.&#8221; felsefesinden de hoşlanmıyorum. Neyse, benim size anlatacağım tamamen farklı bir dünya.
<p>Geçen hafta, babam bizi sonunda açabileceği outlet (a-ıt-let ağıtlet diye hafifçene yuvarlanarak okunur. Madem Türkçe kullanmaktan acizim, doğru okunuşu da öğreteyim. Ooooutlet diyip de kendinize &#8220;A, bak, Dicle&#8217;nin sitesinin ziyeretçisi yanlış söylüyoooo.&#8221; dedirtmek suretiyle beni rezil etmeyin lütfen.) mağazasını gezdirmeye, Kağıthane&#8217;ye götürdü. Reklam yapıp adını söylemeyeceğim! Baş harfler E.G. isteyen araştırsın gayri, Kağıthane&#8217;ye yolunuz düşerse de Hamidiye Mahallesi&#8217;ne dönünce o 1 kilometrekarelik alandaki en cafcaflı binayı bulun. Her şey iyi güzel, bir de etraftaki gecekondu türevi binalar integral alsalar&#8230; (Öğk! Artık arkadan dizilerdeki &#8220;kutu kahkahalar&#8221; gibi efekt de yapıyorum.) Yeni binanın arkasına beyaz spreyle Seher ve Murat aşklarını ilan etmiş bile! Neyse, ben böyle göz gezdirirken karşıdaki apartmana gözüm çarptı. Adı ne olsa beğenirsiniz? Valla ben Türkçe olan her şeyi beğenirdim de apartmanın adı Arapça yazıyordu! Bildiğiniz, sağdan sola yazılan Arapça!!! &#8220;Baba! Bu ne yaaa!!!&#8221; tepkilerim eşliğinde babam bizi acilen yakındaki &#8220;Urfa&#8217;dan&#8221; kebapçısına gazladı. Kebapçının hemen ilerisinde bir kolej, kolejin adı da&#8230; Bu sefer Arapça değil, henüz o aşamaya gelememişler Allah&#8217;tan, Sadabad Koleji! Hemen Vikipedi&#8217;den açıklama alıyoruz: Sadabad, 18. yüzyılda Kağıthane Deresi kıyısında bir mesire yerinin(gezilecek yer) adı. Görüldüğü üzre, Kağıthane toplumunda yoğun bir Arap ve Osmanlı özlemi var. Zaten, içkisiz Urfa&#8217;dan kebapçısına doluşmuş türbanlı teyzelerimizin göğüs dekoltesini gere gere gelmiş annemle bakışmalarından sonra Alinazik&#8217;lerimizi yiyip uçtuk oradan. </p>
<p>Dönüşte, babam bizi bayağı yakın olan Kemerburgaz&#8217;a götürdü. Orası, aradaki o kadar kısa yola&nbsp;rağmen, &#8220;Duvar&#8221; isimli saçma diziyi hatırlatacak kadar bambaşka bir dünya. Amerika&#8217;ya gitmişliğim yok ama, inşallah bu yıl olacak, Amerikan filmlerinden fırlamış gibi bir alan. Zaten bu dekoru koyanlar, bazı yerlerde çeviri yapmayı da unutmuşlar sanırım, bildiğiniz ve sevdiğiniz emlakçının adı burada &#8220;Real Estate&#8221; olmuş. Ya da Italian Café var mesela. Yine de bayıldım ben buraya. Starbucks&#8217;ı, D&amp;R&#8217;ı, süper bahçeli özel okulu (Bilfen&#8217;im kıskanmasın.) ve her şeyiyle kendine has, şehirle karayolu dışında bağlantısı olmayan, süper bir yer. İşin kötüsü, babam buraya taşınma hayali kuruyor sanırım&#8230;</p>
<p>Son olarak da, bugün Esra Ceyhan&#8217;a çıkan ve &#8220;Bütün Kadınlar Şeytandır&#8221; kitabını yazan Bülent Yılmaz abi! Aşırı pozitif ayrımcı bir feminist olmama rağmen arkandayım. Kitabın adına &#8220;Bazı Kadınlar Şeytandır&#8221; desen, herkes &#8220;Ben değilim!&#8221; diyip geçer. &#8220;Bütün Kadınlar Şeytandır&#8221; dersen, &#8220;Noluyor lan!?&#8221; diyip okursun. Nişantaşı/Cadde kadınına ben de kılım. Her şeyin parasını erkeğe ödeten, yaşama gururu olmayan, estetik altına gizlenmiş yüz kaslarının hareketlerinden şaşkın mı mutlu mu olduğu anlaşılmayan kadınlardan ve köleleri erKEKlerden bıkmışım. Okulum geleceği aynen böyle olacak tiplerle dolu. Ama &#8220;Kadınlar icat mı yapmış?&#8221; deme. Madam Curie vardır, türünün en güzel örneği. Ben varım, sonra!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=24</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben İngiliztere&#8217;deykene&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=23</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=23#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 15:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Bugün yine ÖSS mağduresi olaraktan deneme sınavına girdim, eve dönüş yolunda Bahariye&#8217;den kendimi aşağı yuvarlamak suretiyle kitapçıya gidiyorum. Yolda gitarcı abimizle milli piyangocu amcamız kavgaya tutuşmuşlar. Biri -hangisi olduğunu tahmin edersiniz- &#8220;gürültü&#8221;den yakınıyor, diğeri de &#8220;Müzik ruhun gıdası.&#8221; anafikirli ateşli bir nutuk atıyor. &#8220;Hasbin-my-god!&#8221; *şu sıralar yine favori lafım* diyip yoluma devam ediyorum.
Nezih&#8217;e varmadan kulaklarımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün yine ÖSS mağduresi olaraktan deneme sınavına girdim, eve dönüş yolunda Bahariye&#8217;den kendimi aşağı yuvarlamak suretiyle kitapçıya gidiyorum. Yolda gitarcı abimizle milli piyangocu amcamız kavgaya tutuşmuşlar. Biri -hangisi olduğunu tahmin edersiniz- &#8220;gürültü&#8221;den yakınıyor, diğeri de &#8220;Müzik ruhun gıdası.&#8221; anafikirli ateşli bir nutuk atıyor. &#8220;Hasbin-my-god!&#8221; *şu sıralar yine favori lafım* diyip yoluma devam ediyorum.</p>
<p>Nezih&#8217;e varmadan kulaklarımı bir &#8220;Eski Dostlar&#8221; melodisi dolduruyor ki, popüler zamanında hayatta olmadığıma rağmen benim bile eşlik edesim geliyor. Ya etraftakiler? Elinde cep telefonuyla bir hanımkızımız &#8220;gürültüden&#8221; kaçıyor, yaşlı teyzem bir zamanlar ayıla bayıla dinlediği şarkı söylenmiyormuş gibi aldırış etmeden yürüyor, bazıları da direk olarak hoşnutsuzluklarını gösteriyor. Ha, durumundan memnun bir köşede çökmüş eşlik eden bir grup yok değil ama&#8230; Neden diğer herkes bu kadar ruhsuz, duygusuz, diye merak da etmiyor değilim.</p>
<p>Şimdi lafın burasındayken sizi uyarayım. Her konuşmalarının içine hava olsun diye Avrupa/Amerika seyehatlerinden alakalı ya da alakasız bir örnek sokuşturmayı beceren entel dantel tiplere en az sizin kadar ben de kılım. Az sonra söyleyeceklerim size beni yanlış tanıtmasın, zira Avrupa&#8217;yı görmüşlüğüm, iki İngiltere seyahatiyle sınırlı. Lakin bu benim &#8220;Avrupa görmüş yüksek insan sınıfı&#8221;ndan olmama engel değil. ^-^</p>
<p>Neyse, ben konuma döneyim. İngiltere gezimizin (ki çoğu Çınarcık tadında Swanage isimli bir kasabanın yaz okulunda geçti) Londra ayağında, her Londra turisti gibi, Covent Garden&#8217;dayız. Burası, bizim Bağdat Caddesi tadında bol mağaza ve atraksiyonlu bir yer. 1 saat boyunca McDonald&#8217;s arayıp açlıktan birbirimize saldırdığımız kısmı da hızla ileri sarıyorum&#8230; Neyse, sonunda ortada meydan kılıklı bir yerde toplaşıyoruz. Orada üstü başı dağınık bir abimiz, kalabalığı etrafına toplayıp türlü gösteri yapıyor. Bazen stand-up şeklinde, birilerini karşısına alıp espri falan patlatıyor, bazen şapka, metal kutu vb. aletlerle ilginç bir gösteri sunuyor. İki gidişimde de rastladım bu adama; her defasında da etrafı kalabalık bir grupla çevriliydi.</p>
<p>Örneği niye mi verdim? Şunu görün diye: İki durumda da sıcak bir cumartesi günü, bir/birkaç adam sokakta ilgi çekici bir şeyler yapıyor ve verilen tepkiler o kadar farklı ki! Gidip sarsmak istedim o an Kadıköy&#8217;de o sokakta yürüyen insanları, &#8220;Ne oluyor size? Sokakta söylenen bir şarkıya eşlik edemeyecek kadar mı ruhsuzlaştınız!&#8221; diye bağırmak istedim&#8230; Ama bir köşede oturan turistler şarkıyı öyle keyifle dinliyorlardı ki, utancımdan yapamadım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=23</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pushing Daisies</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=22</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=22#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 19:09:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[photoshop]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[7 Pushing Daisies avatarı. Bence bu dizi çooo&#8230;k şirin! Salıları saat 9&#8242;da, masalımtrak bir anlatımla aşk, kavuşamama ve ölüm&#8230; Böyle dediğime bakmayın, dediklerimin hepsi var ama tamamen komedi tadında. Chuck&#8217;ın hayranıyım tabi, bu 7 parçalık minimini setimi onun favori resimlerinden oluşturdum.


001 
 


002 
 


003 
 


004 
 


005 
 


006 
 


007 
 




]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>7 Pushing Daisies avatarı. Bence bu dizi çooo&#8230;k şirin! Salıları saat 9&#8242;da, masalımtrak bir anlatımla aşk, kavuşamama ve ölüm&#8230; Böyle dediğime bakmayın, dediklerimin hepsi var ama tamamen komedi tadında. Chuck&#8217;ın hayranıyım tabi, bu 7 parçalık minimini setimi onun favori resimlerinden oluşturdum.<center>
<div style="MARGIN: auto; WIDTH: 70%; TEXT-ALIGN: center">
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">001 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd7.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">002 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd6.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">003 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd4.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">004 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd1.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">005 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd2.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">006 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd5.png" /> </div>
</div>
<div style="FLOAT: left; MARGIN: 3px; WIDTH: 120px; HEIGHT: 160px">
<div style="BORDER-RIGHT: #fff 0px solid; PADDING-RIGHT: 10px; BORDER-TOP: #fff 0px solid; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 5px; BORDER-LEFT: #fff 0px solid; PADDING-TOP: 5px; BORDER-BOTTOM: #fff 3px solid; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center">007 </div>
<div style="PADDING-RIGHT: 10px; PADDING-LEFT: 10px; PADDING-BOTTOM: 10px; PADDING-TOP: 10px; BACKGROUND-COLOR: #ddd; TEXT-ALIGN: center"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/pd3.png" /> </div>
</div>
</div>
<div style="CLEAR: both; HEIGHT: 1px"></div>
<p></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=22</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abarttınız Sanki?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=21</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=21#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Mar 2008 17:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Alışkanlıklarından kolay vazgeçmeyen, hadi kibar olmayı bırakayım, uyuşuk bir aileyiz. Yıllardan beri Sabah gazetesini evimize alırız ve artık belli olan sebeplerden dolayı getirmemesi için kapıcımıza talimat verme işini birbirimizin üstüne atıp duruyoruz. Bu arada saçmalıklarla dolu bir gazete her gün kapımızın önüne bırakılmaya devam ediliyor.
Her şeyi bir kenara bıraktım, köşeyazarları etki altında bırakılmış olabilir falan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alışkanlıklarından kolay vazgeçmeyen, hadi kibar olmayı bırakayım, uyuşuk bir aileyiz. Yıllardan beri Sabah gazetesini evimize alırız ve artık belli olan sebeplerden dolayı getirmemesi için kapıcımıza talimat verme işini birbirimizin üstüne atıp duruyoruz. Bu arada saçmalıklarla dolu bir gazete her gün kapımızın önüne bırakılmaya devam ediliyor.
<p>Her şeyi bir kenara bıraktım, köşeyazarları etki altında bırakılmış olabilir falan ama&#8230; Bir kişinin yaptıkları fena halde gözüme batıyor. Salih Memecan. Eskiden yaptığı karikatürleri bayağı severdim, iktidarı hep en komik noktasından yakalayıp hicvederdi ve yaptığı benzetmeler çok güzeldi. Avrupa Birliği&#8217;ni bir Ortaçağ Şatosu şeklinde ve Tayyip Erdoğan&#8217;ı elinde koca kütükle çizdiği karikatürü çok zekice bulmuştum. Ama son zamanlarda bir şeyler oldu, artık içimden ona karikatürist demek dahi gelmiyor. Güzel benzetmeler uçmuş, Allah&#8217;ın her günü başka konumuz yokmuş gibi AKP kapatma davasında yargının her şeye karıştığını anlatmaya çalışan karikatürler; aslında onlara karikatür demek içimden sahiden gelmiyor, çünkü içlerinde en ufak anlam inceliği dahi yok, hepsi yalnızca bangır bangır &#8220;Ben iktidarcıyım!&#8221; diye inildiyor. </p>
<p>Aşağıda, Zaman gazetesinin haber değeri olduğuna inandığından olacak, yer verdiği bir Salih Memecan karikatürü.</p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/salih.jpg" /></p>
<p>Daha birkaç ay öncesine dek ortada böyle şeyler yoktu, bu adamı 180 derece ne döndürdü diye düşünüyordum birkaç gündür. Bugün belki de pek çok kişinin bildiği cevaba Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu sayesinde vakıf oldum: Salih Memecan&#8217;ın eşi AKP&#8217;den milletvekili seçilmiş. </p>
<p>Efendim, eğer bir hicivde bulunacaksanız, iğneyi önce kendinize, sonra başkalarına batıracaksınız. Eğer içinde eşinizin bulunduğu bir iktidar partisini eleştiremiyorsanız, bunca yıldır yaptığınız onca iş kocaman bir yalanmış, boşuna sizi iyi bir karikatürist olarak bilmişiz. Yok eğer, eşinize &#8220;Kocanın yaptığı işlerden rahatsızız.&#8221; diye bir uyarı gelmesinden korkuyorsanız, vay o korumak için günlerdir kendinizi paraladığınız özgürlükçü partinin haline!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=21</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzdivaca Var Mısınız?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=20</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=20#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 16:20:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[İşin sonunun bu olacağı belliydi: Artık insanlar televizyona çıkıp koca arıyorlar!
Programın adı İzdivaç. Eskiden Dest-i İzdivaç&#8217;tı da, kanal değiştirince ismi almadan gelmişler&#8230; Neyse, koca koca adamlar, kadınlar, bazen de evden çıkmasına izin vermeyen annesinin zoruyla gelen genç hanımkızlarımız eş bakınıyorlar. Aday tanıtılıyor, sonra anons geçiliyor: &#8220;X abla/amcaya talipseniz &#8216;X&#8217;e talibim.&#8217; yazın, bilmemnereye mesaj atın!&#8221; Artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşin sonunun bu olacağı belliydi: Artık insanlar televizyona çıkıp koca arıyorlar!
<p>Programın adı İzdivaç. Eskiden Dest-i İzdivaç&#8217;tı da, kanal değiştirince ismi almadan gelmişler&#8230; Neyse, koca koca adamlar, kadınlar, bazen de evden çıkmasına izin vermeyen annesinin zoruyla gelen genç hanımkızlarımız eş bakınıyorlar. Aday tanıtılıyor, sonra anons geçiliyor: &#8220;X abla/amcaya talipseniz &#8216;X&#8217;e talibim.&#8217; yazın, bilmemnereye mesaj atın!&#8221; Artık SMS&#8217;le koca da bulunuyor ya, ben bile evde kalmam gayri! </p>
<p>Sunucunun her çıkan adayı zorla oynatması da cabası! Biraz Seda Sayan özentiliğinden midir nedir, kıvırıyor babam kıvırıyor! Geleni de kıvırtmadan evermiyor. Birkaç saniye önce kıvırmasını tamamlamış hanımteyzemiz, binbir güçlükle yüksek tabureye yerleşiyor ve başlıyor utana sıkıla aradığı kocayı anlatmaya. Özellikler de sabit zaten: anlayışlı, dürüst, temiz kalpli. Arada birkaç kişi &#8220;Beni geçindirecek parası da olsun, emeklilik falan&#8230;&#8221; da diyor. Hatta bayağı dobra bir teyzem &#8220;Üstüme ev yapsın.&#8221; demişti. Eh o kadarına da pes ama lütfen hanımablam, hanımteyzem, beyamcam, kimse çıkıp &#8220;Ben yalancıyım, anlayışsızım, buyur evlenelim!&#8221; diyecek mi? Yahut, zaten evlenilecek kişide bu özelliklerin halihazırda olması beklenmez mi? Ama onların zamanında insanın ruhunu sevmek makbulmüş, &#8220;Ben yakışıklı/güzel isterim.&#8221; demek günah gibi geliyor olsa gerek.</p>
<p> E, sonunda binbir güçlükle bir eş adayı bulunuyor, araya paravanlar koyulup kaldırılıyor ve o an konuğun yüz ifadesi görülmeye bayağı değer oluyor. Bu sefer binbir güçlükle &#8220;Ehm, şey, elektrik, trafo, indüksiyon&#8221; gibi bol elektriksel terimli cümleler kurulmak suretiyle gelen kişi def ediliyor. Sebep bulamayan yurdum insanı, televizyondan öğrendiği laflara can havliyle bir öyle bir atılıyor ki&#8230;<br />
Ha, hiç evlenen çıkmadı mı derseniz, o da var. Nikah kıyılıyor, konuklar başlıyor kıvır babam kıvır!</p>
<p>Yazıyı bitirirken size sunucunun oraya gitmek konusunda tereddütleri olan seyircileri ikna etmek için kullandığı sloganı söylemek isterim: <em><strong>&#8220;Çıkın çıkın gelin yaa!&#8221;</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=20</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Durmak Yok&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=19</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=19#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Mar 2008 16:08:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[
82 yaşında kalp hastası bir adam, ne hızla, nereye kaçabilir?
Bir insan neden istibdat ya da başka&#160;baskıcı&#160;bir yönetim zamanı&#160;dışında, suçlu olduğu kanıtlanmadan baskınla gözaltına alınır?

İşte cevabını merak ettiğim sorular&#8230; 12 Mart&#8217;ı ters çevirdik, &#8220;Durmak yok&#160;yola devam&#8230;&#8221;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>82 yaşında kalp hastası bir adam, ne hızla, nereye kaçabilir?</li>
<li>Bir insan neden istibdat ya da başka&nbsp;baskıcı&nbsp;bir yönetim zamanı&nbsp;dışında, suçlu olduğu kanıtlanmadan baskınla gözaltına alınır?</li>
</ul>
<p>İşte cevabını merak ettiğim sorular&#8230; 12 Mart&#8217;ı ters çevirdik, &#8220;Durmak yok&nbsp;yola devam&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=19</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miting Yukarı Miting Aşağı&#8230;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=17</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=17#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 06:59:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[ÖSS öğrencisi haftasonu ne yapar? Dershaneye, İstanbul Anadolu yakasındaysa genelde Kadıköy&#8217;e gider. Ve Mart ayındaysa bir buçuk saatte gider. Neden mi? Havalar ısınınca coşan millet yine bir sebep bulup miting yapıyordur da ondan!
Baştan söyleyeyim, mitinglere karşı değilim. İyi gaz verirler. Ama o gaz bir ay sonra fıss diye söner. Verdiği havayla bayağı coştuğumuz, sonra seçimlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSS öğrencisi haftasonu ne yapar? Dershaneye, İstanbul Anadolu yakasındaysa genelde Kadıköy&#8217;e gider. Ve Mart ayındaysa bir buçuk saatte gider. Neden mi? Havalar ısınınca coşan millet yine bir sebep bulup miting yapıyordur da ondan!
<p>Baştan söyleyeyim, mitinglere karşı değilim. İyi gaz verirler. Ama o gaz bir ay sonra fıss diye söner. Verdiği havayla bayağı coştuğumuz, sonra seçimlerde bir %47 yapıp battığımız Cumhuriyet Mitingleri gibi. Yine de toplumda yarattığı hava müthişti, çünkü yıllardır böyle bir toplanma yapılmıyordu, ve gazetedeki kıpkırmızı resimlere baktıkça insanın içi heyecanla doluyordu.</p>
<p>Ama , dediğim gibi, böyle mitingler arada bir yapılınca güzel. Şimdi Kadıköy&#8217;de her hafta her hafta bir miting. Amerika Irak&#8217;ta diye miting. Sanki biraz geç mi kaldılar? Kadın hakları için miting. Kadın hakları hakkında doğru düzgün bir şey yapmamış iktidar tekrar başa gelirken neredeydi o kadınlar? AKP gitsin diye de miting yapılmıştı. Oradakilerin içinde AKP&#8217;ye oy veren yoksa oturur anırırım. Sendikaların iş yavaşlatma eylemi. Yahu, perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. O sırada bir şey yapmadınız; şimdi hayat durmasın, millet coşsun, havalar sıcak, gidecek yer yok e hadi mitinge!</p>
<p>E olan bize oluyor ağalar! Siz cumartesileri boşsunuz diye biz de olmak zorunda değiliz ki! Meramınızı hukuki yollarla anlatmaktan acizsiniz, miting yapmak da doğal hakkınız ama bir olur, iki olur&#8230; Her hafta olmaz ki! Böyle şeyler olağanüstü durumlar içindir, gerçi iktidardaki partisine kapatma davası açılan bir ülkeye &#8220;normal&#8221; demek ne kadar doğru tartışılır. </p>
<p>Diyeceğim odur ki, artık Rıhtım Caddesini felç etmekten vazgeçin. Ünlülerin &#8220;Kim kime ne dedi?&#8221; davalarından başka şeylere bakmaktan mutlu olacak hakimler var. Biraz hukuku tanıyın. Tabi, YÖK başkanının hukuktan haberinin olmadığı veya olduğu halde es geçtiği ülkemde bunu başka insanlara bunu söylemek ne denli doğru, yine tartışılır. Sonra baktınız olmadı, yapın mitinginizi. Ama neyi protesto ettiğinizi bir zahmet seçim zamanları unutmayın. Bakın yerel seçimler de yaklaşıyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=17</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üçer Beşer Doğur Bacım!</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=16</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=16#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 09:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Eh, başlık konuyu yeterince iyi veriyor sanırım. Sayın başbakanımızın yaptığı bol &#8220;ekonomi, işgücü&#8221; lafları geçen&#160;konuşmanın anafikri kısaca &#8220;Üçer beşer doğur bacım!&#8221; oldu bence. Yalnız ortada cidden garip bir durum var.
Başbakanım, başında tarafınızdan getirilmiş Milli Eğitim Bakanı&#8217;nın olduğu MEB adlı kurumundan onaylı bir coğrafya kitabı vardır. Tenezzül edip bir içindeki &#8220;Nüfus ve Yerleşme&#8221; kısmını açarsanız&#8230; Orada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eh, başlık konuyu yeterince iyi veriyor sanırım. Sayın başbakanımızın yaptığı bol &#8220;ekonomi, işgücü&#8221; lafları geçen&nbsp;konuşmanın anafikri kısaca &#8220;Üçer beşer doğur bacım!&#8221; oldu bence. Yalnız ortada cidden garip bir durum var.</p>
<p>Başbakanım, başında tarafınızdan getirilmiş Milli Eğitim Bakanı&#8217;nın olduğu MEB adlı kurumundan onaylı bir coğrafya kitabı vardır. Tenezzül edip bir içindeki &#8220;Nüfus ve Yerleşme&#8221; kısmını açarsanız&#8230; Orada nüfus piramitleri vardır. Büyüyen nüfus, dengeli nüfus ve daralan nüfus.&nbsp;Hocalarımızın canımızı çıkara çıkara öğrettikleri üzre, büyüyen nüfus yarardan çok zarar getirir. Çünkü, özellikle tarımla uğraşan kesimde tarlalar bölünür, makineleşmenin de artmasıyla işgücüne ihtiyaç azalır ve hooop büyük şehre göç edilir. Eh, bizim durumumuzda İstanbul. Ah ama pardon, sizin en büyük amacınız da İstanbul&#8217;u patlatmaktı sanırım. Başka türlü niye merkezi Ankara&#8217;da olan bankaları İstanbul&#8217;a taşıtasınız ki?</p>
<p>Ekonomide önce işgücü gelirmiş dediğinize göre. Pardon ama gidip her gün borç dilendiğimiz ülkelerin ekonomisinin bizden iyi olduğunu kabul edersiniz herhalde. Onlara bir bakın bizimki gibi patlayan bir nüfus mu, yoksa dengeli hatta gerileyen mi??? Size daha çok çocuk yapmanın neye mal olduğunu söyleyeyim: Bizim gibi gençlerin yaşamlarına. O kadar çok insan var ki genç ve hayatını kurtarmak isteyen&#8230; Hepsi çareyi üniversitede arıyor çünkü lise mezunu olup doğru düzgün para kazanmak gibi bir seçenek yok ortada. Amerikan filmlerini izlerken &#8220;Üniversiteye gitmek istiyor musun?&#8221; ya da &#8220;Üniversite okumayı düşünmüyorum.&#8221; cümlelerini duydukça şoktan şoka giriyorum, çünkü bence üniversite okumadan iş bulmak imkansız. Ama onlara göre değil, çünkü bazı insanlar okur ve daha iyi yerlere gelirler bazıları da okumaz ve mütevazı birer hayat sürer. Bizde her şey üniversiteye girişle başlıyor ne yazık ki. Siz de bunu görmüş olmalısınız ki, eğitim olanakları iyi bir liseden üstün olmayan onca üniversite kurdurdunuz, yetmedi bir de yabancılarını açtırıyorsunuz.</p>
<p>Sonuç ne mi oluyor? Sırf diğerinden biraz daha üstün olmak için, sosyalleşebileceği tüm zamanı birkaç soru bankası daha bitirmekle harcayan bir nesil. Genel kültür sıfır. Tek amaç ülkenin kalan genç nüfusundan bir&nbsp;net&nbsp;ileride olmak. O bile yetemiyor işe&nbsp;bulmak için. Hayatımız böyle geçiyor ve sınavdan sınava koşuyoruz berbat bir eğitim sistemi içinde. Sizin ve hükümetinizin tek yaptığı sürekli bir şeyler değiştirerek her şeyi daha da berbat etmek.&nbsp;</p>
<p>Ne olur artık düşünmeden konuşmaktan vazgeçin. Bunca danışmana boşuna para vermediğinizi umarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=16</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Erkekler</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=15</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=15#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 16:23:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[ünlüler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Beni tanıyanlar bilirler, benim ünlü bir &#8220;Muhteşem Erkekler Listem&#8221; vardır, arada bir yenilerim. Çoğunluk yabancıdır bu listede, arada süper bir Türk çıkarsa eklemekten de kaçınmayız evellallah. Baştan söyleyeyim, Brad Pitt ya da Wenworth Miller gibi klişe isimler yok listemde. Ben taze kan ararım ^_x İşte karşınızda son haliyle listem ve açıklamalarım:
1. Chace Crawford:

Yakında Türkiye&#8217;de Cnbc-e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beni tanıyanlar bilirler, benim ünlü bir &#8220;Muhteşem Erkekler Listem&#8221; vardır, arada bir yenilerim. Çoğunluk yabancıdır bu listede, arada süper bir Türk çıkarsa eklemekten de kaçınmayız evellallah. Baştan söyleyeyim, Brad Pitt ya da Wenworth Miller gibi klişe isimler yok listemde. Ben taze kan ararım ^_x İşte karşınızda son haliyle listem ve açıklamalarım:</p>
<p><strong>1. Chace Crawford:</strong><br />
<img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/1-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Yakında Türkiye&#8217;de Cnbc-e aracılığıyla gösterilecek Gossip Girl dizisinin muhteşemüstü erkek başrolü. Eski 2. sıramdan 1.liğe yükseldi.</p>
<p><strong>2. Carmine Giovinazzo:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/2-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Pazartesilerin yıldızı, CSI:NY&#8217;un zeki dedektifi nam-ı diğer Danny Messer. Adını telaffuzda zorlanışım ve Chace Crawford&#8217;un atağıyla bir buçuk yıldır elinde tuttuğu 1.lik tahtını kaybetti.</p>
<p><strong>3. Justin Timberlake:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/3-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Bu adam kesinlikle tarz sahibi. N&#8217;SYNC döneminde sadece güzel bir surattı benim için, arada bir gırtlak neyin yapıyordu ama artık tam bir karizma ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Özellikle klasik takım elbiseyi şapka ve bembeyaz spor ayakkabılarıyla birleştirip bir de &#8220;Sexyback&#8221; söyleyince tadından yenilmiyor.</p>
<p><strong>4. Henry Cavill:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/4-1.jpg" alt="" /></p>
<p>The Tudors dizisinin şirin ve bir o kadar da hain Suffolk Dükü. İngiliz aksanı bir insana o kadar yakışır yani!!!</p>
<p><strong>5. Kıvanç Tatlıtuğ:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/5-1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Listemin tek Türk&#8217;ü, dünyanın en iyi modeli, Azra Akın&#8217;la devam etse iki dünya güzeli adına da mutlu olacağım über yakışıklı insan.</p>
<p><strong>6. Daniel Radcliffe:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/6-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Harry Potter&#8217;ın artık kazık kadar olmuş büyücüsü, son iki yıldır buralarda değildi ama Zümrüdüanka Yoldaşlığı&#8217;yla geri dönmemesi işten bile değildi!</p>
<p><strong>7. Tobey Maguire:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/7-1.jpg" alt="" /></p>
<p>Spiderman emo oldu olalı gözümden düştü biraz, ama o gözlerle bu listeden düşmesi pek mümkün görünmüyor.</p>
<p><strong>8. Paul Walker:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/8.jpg" alt="" /></p>
<p>Ben 8. sınıftayken falan &#8220;Daha Hızlı Daha Öfkeli&#8221; vardı. Soundtrack&#8217;i Act a Fool&#8217;u hala dinlerim. O zamanlar Paul 1.ydi ama Jessica Alba&#8217;yla olan berbat filmi ve ardından birliktelikleri ve bir de Penolope Cruz&#8217;la olan rezil filmini göz önüne aldığımda buralara kadar düştü&#8230;</p>
<p><strong>9. Leonardo DiCaprio:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/9.jpg" alt="" /></p>
<p>Titanic&#8217;te &#8220;Eh&#8230;&#8221; dedim, Romeo ve Juliet&#8217;te &#8220;Vay!&#8221; ve Kanlı Elmas&#8217;ta &#8220;Bu adam tamamdır!&#8221;</p>
<p><strong>10. Chester Bennington:</strong></p>
<p><img src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/10x.jpg" alt="" /></p>
<p>Linkin Park&#8217;ın solisti. Bu adam yakışıklı olduğu için burada değil, eh zaten yakışıklı da değil -_- Ama o ses, konserlerde her tarafından fışkıran karizma hayran olunmayacak gibi değil. Yazın Türkiye&#8217;ye gelecekler inşallah!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=15</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şurdan Burdan</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=14</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=14#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Feb 2008 17:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[photoshop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle Irak operasyonu bitmiş, herkese hayırlı olsun. &#8220;Kan dökülmesini istemeyen&#8221; Bülent Hanım da rahat etmiştir inşallah. Ah ne kadar duygu ruhlu, sanatçı bir kişilik!
İnşallah askeri operasyonu, doğu illerimizi geliştirme ve halkı bilinçlendirmek takip eder, yoksa sonumuz iyice hortlamış ve azılı bir PKK ile mücadele olabilir. Zira, ben cahil bir tip olsam, kesin bağnaz olurdum biliyorum, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle Irak operasyonu bitmiş, herkese hayırlı olsun. &#8220;Kan dökülmesini istemeyen&#8221; Bülent Hanım da rahat etmiştir inşallah. Ah ne kadar duygu ruhlu, sanatçı bir kişilik!</p>
<p>İnşallah askeri operasyonu, doğu illerimizi geliştirme ve halkı bilinçlendirmek takip eder, yoksa sonumuz iyice hortlamış ve azılı bir PKK ile mücadele olabilir. Zira, ben cahil bir tip olsam, kesin bağnaz olurdum biliyorum, &#8220;Kardeşlerimizi öldürdüler!&#8221; diye gaz veren bir tipi kolaylıkla takip ederdim.</p>
<p>Cidden, bu konuda düşünüyorum, ben, kadınların eğitilmediği zamanlarda yaşasaydım manyak bir bağnaz olurdum. Tipin biri çıkıp &#8220;Dünya düz değil!&#8221; diyor, düşünsenize. Benim kafam bu çağda hala almıyor, yuvarlak Dünya&#8217;nın Güney Kutbunda insanlar neden ters durmuyor diye, o zaman ohhoo!!! Ya da başka tip çıkıp &#8220;Saltanat bizden üstün değil!&#8221; diyor. Olur mu efendim, soylu kan onlar! Veya, adamın biri çıkmış, Galata&#8217;nın üstünden uçmaya çaışıyor! Allah&#8217;ın işine karışılır mı hiç? Tövbe tövbeee!!!</p>
<p>Din lafı açılmışken, hadisleri incelemeye almamız dünya basınının amma dikkatini çekmiş. Yani zaten ayıkladıkları sözde hadisleri duyarlarsa bizi komedi dergilerine malzeme yaparlar. İşte birisi: &#8220;Erini tatmin etmeyen kadın cehennemliktir/ melekler onu lanetler.&#8221; Bunu ortaya atan adamın tipi bile geliyor ya gözümün önüne, neyse&#8230;</p>
<p>Bu arada, türbanla üniversiteye giriş serbest kalırsa, bazı&nbsp;dini bütün zavallı kızlarımız sınavlara kulaklarında kulaklık, Bluetoothlarla girince toptan yaşarız! Can Ataklı&#8217;nın yazısında da dediği gibi, sadece sınav zamanı türban takan tipler bile olur. Hatta sebep sorunca, &#8220;Sınav zamanı, Allah&#8217;a sığındım, siz bana karışamazsınız, dini özgürlüğüm!&#8221; de derler. Ve kalırsınız öyyyle!</p>
<p>Neyse, yazıyı güzel kapayalım. Geçenlerde, yeni öğrendiğim bir efekte kendimden bir şeyler katıp yaptım:</p>
<p><img alt="" src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_jconnelly.jpg" />&nbsp;<img alt="" src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_thewoman.jpg" />&nbsp;<img alt="" src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_yup.jpg" />&nbsp;<img alt="" src="http://s262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/th_killer.jpg" /></p>
<div class="ljcut" text="büyük halleri burada"><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/jconnelly.jpg" />&nbsp;&nbsp; <img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/yup.jpg" /><br /><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/killer.jpg" />&nbsp;&nbsp;</p>
<p><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/thewoman.jpg" /></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=14</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkinci Alman Vakası?</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=13</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=13#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 13:09:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle herkesin kar tatilini kutlarım efendim. En azından öğrencilerin ^-x 
Şimdi gelelim bugün hakkında yazmak istediğim konuya. Hepiniz bir yerlerden duymuşsunuzdur, Alman polisi açıklamak istemese de, Almanya&#8217;da birileri Türklerin yaşadığı evleri yakıyor. Neden? Neonazi tipler, Türklerin toplumlarını kirlettiğini düşünüyor. Bir &#8220;Neden?&#8221; daha. Çünkü &#8220;Almancı&#8221; diye adlandırdığımız vatandaşlar ilginç bir kimlik kaybı yaşıyorlar. Ne eskisi gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle herkesin kar tatilini kutlarım efendim. En azından öğrencilerin ^-x </p>
<p>Şimdi gelelim bugün hakkında yazmak istediğim konuya. Hepiniz bir yerlerden duymuşsunuzdur, Alman polisi açıklamak istemese de, Almanya&#8217;da birileri Türklerin yaşadığı evleri yakıyor. Neden? Neonazi tipler, Türklerin toplumlarını kirlettiğini düşünüyor. Bir &#8220;Neden?&#8221; daha. Çünkü &#8220;Almancı&#8221; diye adlandırdığımız vatandaşlar ilginç bir kimlik kaybı yaşıyorlar. Ne eskisi gibi tamamen Türkler, geleneklerimizin nedense en garip olanlarını saklayıp, küvette kurban kesme gibi bilimum yeni icatlar çıkarıyorlar, ne de tamamen Almanlar, genç kuşaklarının bir kısmı Almanlardan nefret etmekle birlikte, bir kısmı da onların kötü birer taklidi haline gelmiş. Bir yanda onların özgür yaşama alışkanlıklarına kavuşmak isterken diğer yandan garip garip arabesk ya da rap müzikler dinleyip Türkiye&#8217;de yaşayan soylarını &#8220;ilkellik&#8221;lerinden ötürü de küçük görüyorlar. Eh onlar kendi kendilerinden bu kadar nefret edip böyle davranışlar sergiledikçe sevilmelerini bekleyemeyiz. Bunlar içinde iyi örnekler yok, mu, tabi ki var, en azından benim tanıdığım birileri var yeni kuşaktan. Almanlar da her ne kadar hepimizin böyle olmadığını birebir yapılan konuşmalarda kabullense de, bir topluluğa giren Türk aralarında hemen hor görülüyor. Ben bunu ilginç bir şekilde, Kürtlere yaptıklarımızdan farklı göremiyorum da, hadi o başka bir konu. </p>
<p>Zaten en başta, insanımızın kültürünü, geleneğini, göreneğini, sevdiklerini, doğduğundan beri onu beslemiş topraklarını yalnızca para için bırakıp gitmesi yanlış değil miymiş? Tok açın halinden ne anlar, demeyin, insanın kendini oluşturan değerleri onla olmayınca yalnızca tok olmasının ne anlamı var? Peki Almanya&#8217;da bugün çalıştırılan işçilerimizin paralı köleden ne farkı var? Bir tanıdığımın çalıştığı Alman spor tesisine Türklerin girişinin yasak olduğunu biliyorum. Burada suç kimindir? Ayrımcılık yapan Alman&#8217;ın mı, kendinden nefret ettiren Türk&#8217;ün mü, ona sahip çıkmayan devletin mi? </p>
<p>Ve ironik bir şekilde, Norveç bugünlerde bizden işçi istiyor ve Ankara&#8217;dan açıklama geliyor: &#8220;Seve seve!&#8221; Tüm haber kanalları, olayı coşkuyla veriyor. Bir Allah&#8217;ın kulu çıkıp şu bağlantıyı kuramıyor, Norveç ikinci Alman vakası olmasın, demiyor. Bilinçsizce ürememiz &#8220;genç, dinamik&#8221; nüfus olarak adlandırılıyor ve sanki Norveç&#8217;e yapacağımız bir lütufmuş gibi aktarılıyor. Devlet bakamadığı insanını yurtdışına yollamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirmekten utanmıyor. Tebrikler, ne diyelim?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=13</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>20 Doğa Avatarı</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=12</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=12#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 20:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[20 yeni avatarla karşınızdayım ^-^&#160;
Örnekler:&#160;&#160;&#160;
Tek kural: Bana link vermeyi unutmayın! Bir de yorum yaparsanız çok mutlu olurum!&#160;




1
2
3
4








5
6
7
8








9
10
11
12








13
14
15
16








17
18
19
20










]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>20 yeni avatarla karşınızdayım ^-^&nbsp;</p>
<p>Örnekler:&nbsp;<br /><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-1.png" />&nbsp;<img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-12.png" />&nbsp;<img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-20.png" /></p>
<p><strong>Tek kural:</strong> Bana link vermeyi unutmayın! Bir de yorum yaparsanız çok mutlu olurum!&nbsp;</p>
<div class="ljcut" text="doğala özdeş vanilya aroması">
<table cellspacing="4" align="center">
<tbody>
<tr>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>1</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>2</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>3</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>4</small></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-1.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-2.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-3.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-4.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>5</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>6</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>7</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>8</small></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-5.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-6.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-7.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-8.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>9</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>10</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>11</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>12</small></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-9.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-10.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-11.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-12.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>13</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>14</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>15</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>16</small></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-13.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-14.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-15.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-16.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>17</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>18</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>19</small></td>
<td style="COLOR: #ffffff; BACKGROUND-COLOR: #5c5c5c; TEXT-ALIGN: center"><small>20</small></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-17.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-18.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-19.png" /></td>
<td><img alt="" border="0" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dicle-20.png" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=12</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çakraları Kerpetenle Açmak</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=11</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=11#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 14:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Şu sıralar çevrede mantar gibi türeyen &#8220;bedava masaj yatağı servisleri&#8221;nden birini bir deneyelim dedik. Olay şu, müdavimler (çoğu yaşlı ve emekli) kalkıp buraya geliyor, masaj yatağının seansı başlayana kadar yatağın reklamını yapan kişileri dinliyor, &#8220;uzman&#8221; görüşlerinden haberdar oluyor ve el çırptırılıp masaj yatağının adını bağırtırılmak suretiyle masaj yatağına alınıyor. Her şey bedava, tek amaç kulaktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu sıralar çevrede mantar gibi türeyen &#8220;bedava masaj yatağı servisleri&#8221;nden birini bir deneyelim dedik. Olay şu, müdavimler (çoğu yaşlı ve emekli) kalkıp buraya geliyor, masaj yatağının seansı başlayana kadar yatağın reklamını yapan kişileri dinliyor, &#8220;uzman&#8221; görüşlerinden haberdar oluyor ve el çırptırılıp masaj yatağının adını bağırtırılmak suretiyle masaj yatağına alınıyor. Her şey bedava, tek amaç kulaktan kulağa reklam yaptırmak ve iş gayet iyi yürüyor. Neyse, biz asıl konuya gelelim: </p>
<p>Sabahları seans öncesi konuşan &#8220;müdür&#8221;ümüz bize birkaç gündür &#8220;çakra&#8221;lardan, &#8220;aura&#8221;lardan, oraya&nbsp;gelip çok memnun kalmış <strong>reiki</strong> uzmanlarından bahsediyordu. Yurdum yaşlısının kafası karışmış, sabah mahmurluğunun da etkisiyle boş boş bakıyor. Bir ara, yeni uyanmış olacak, bir kadın diğerine dönüp sordu: <br />- Ne uzmanıymış bu? <br />(Diğeri) &#8211; Renk, renk! <br />- (Dönüp müdüre sorar) Pardon, bu hanım renklere göre mi belirliyormuş hastalığı? <br />(Yanımda oturan kuzenim) &#8211; Evet, evet, sarı görünce grip oluyormuşsun, hani şey var ya sarı&#8230; </p>
<p>Müdürün &#8220;Hayır, hayır, beni yanlış anladınız!&#8221; nidaları eşliğinde sülalecek (annem, teyzem, kuzen, ben) koptuk tabi. Teyzem böbürleniyor, Dicle bize bunları geçen gün anlattı diye. Kendisi hala çakraları sinir ucu sanıyor da neyse&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=11</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türban Üstüne İlginç &#8220;Bakışımlar&#8221;</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=10</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=10#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Feb 2008 14:13:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Siyaset hakkında atıp tutmaktan nefret ederim (tamam, yalan söyledim, aslında bayılırım) ;&#160;ama geleceğin üniversite öğrencisi olarak türbanlı öğrenciler hakkında &#8220;Yusuf Yusuf&#8221;um. Yani, bir insanla ilk tanışmanızda alnında &#8220;Ben sağcıyım/solcuyum.&#8221; yazan ve bundan size ters bir siyasi görüşe sahip olduğunu öğrendiğiniz birine sıcak davranmaya devam edebilir misiniz? Şu an iktidarın yapmaya çalıştığı şey tam da bu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset hakkında atıp tutmaktan nefret ederim (tamam, yalan söyledim, aslında bayılırım) ;&nbsp;ama geleceğin üniversite öğrencisi olarak türbanlı öğrenciler hakkında &#8220;Yusuf Yusuf&#8221;um. Yani, bir insanla ilk tanışmanızda alnında &#8220;Ben sağcıyım/solcuyum.&#8221; yazan ve bundan size ters bir siyasi görüşe sahip olduğunu öğrendiğiniz birine sıcak davranmaya devam edebilir misiniz? Şu an iktidarın yapmaya çalıştığı şey tam da bu. Türbanlı kızları, alınlarında siyasi görüşlerini bildiren birer sembolle üniversiteye, herkesin fanatizm duygularının coştuğu çağda gittiği yere yollamak. Sonrası? Her ne kadar dönemine rast gelmemiş olsam da, Hatırla Sevgili&#8217;den öğrendiklerim bana pek iyi şeyler göstermiyor. Çok az da olsa türbanlı bir kısım sağduyulu insan, bu yüzden bu yasa değişikliğine sıcak bakmıyor bence. </p>
<p>Bir de işin şu boyutu var, Zülfü Livaneli&#8217;nin bir yazısında söylediği gibi, türbanlı bir kız hukuk fakültesinde 4 yıl okuduktan sonra ya &#8220;Ben hakim olacağım!&#8221; derse? Madem 4 yıl okumuş türbanıyla, o zaman işini de yapmaya hakkı olmayacak mı? Bunun özel sektörde karşılığı da yok. Sırada türbanlı hakimlerle kadrolaşmanın had safhası mı var? </p>
<p>Olaya değişik boyutlardan bakmaya devam edersek, biri bana bazı &#8220;gündem yakalamaya çalışan&#8221; haber programlarının ağızlarına mikrofon dayaması dışında konuşmayan türbanlı kızların yerine niye bu konuda erkeklerin hep bas bas bağırındığını açıklayabilir mi? Çok mu meraklı olmaya başladılar kadın haklarına? O halde birileri bana Ruhat Mengi&#8217;yi davasında bir avuç aydın kadın dışında kimsenin neden desteklemediğini açıklasın. Ya da Medeni Kanun&#8217;daki onca saçma maddeyi. Neden hala kadın programlarının feryat figan onca kadınla dolup taştığını. Ben birinin bile &#8220;Türbanımla üniversiteye/işe giremiyorum!&#8221; diye ağladığını görmedim. Demek ki daha önemli sorunlarımız var; artık adı ancak haber programlarında türban sorununda Tayyip Erdoğan kime ne laf atmış haberinden sonra anca geçebilen terör operasyonları gibi. </p>
<p>Ah bir de, türbanın siyasi değil dini simge olduğunu iddia eden devlet büyüklerimden biri bana alışveriş merkezinde gördüğüm altında hiphop pantolonu, kolunun yarısını açıkta bırakan &#8220;trendy&#8221; ceketi ve nihayet başında türbanıyla dolaşan ve değişik varyasyonlarına sık sık rastlamaya başladığım kızın ne yapmaya çalıştığını da söylesin. Ben saçımın her telini gösterdiğim halde ondan daha az ilgi çekici ve örtülü durumdaydım. İşin din kısmını görmekte zorlanmaya başladım iyice. </p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da türbanın &#8220;t&#8221; sinin geçmediği konusundaki inancımı da tartışma konusu etmeyi düşünmüyorum, zira birçok kişi bu konuda olmayan bilgileriyle atıp tutmaya başlayacak.&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=10</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arka Sıradakiler</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=9</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=9#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2008 14:32:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Dün sevgili okulumun bir haftalık ÖSS kampında iyice biriktirdiği ödevlere el atarken can sıkıntımı gidermek için televizyonda &#8220;zaplarkene&#8221; onlara rastladım: Arka Sıradakiler. Lise okumasam, yav galiba gençlik artık böyle Sezen Cumhur Önal tadında konuşmaya başlamış, bak neler kaçırıyoruz, diyeceğim ama kahretsin ki bu lise davasına 4 yıl çürüttüm ve dizidekine en benzer konuşmam, öğrencileri azarlayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün sevgili okulumun bir haftalık ÖSS kampında iyice biriktirdiği ödevlere el atarken can sıkıntımı gidermek için televizyonda &#8220;zaplarkene&#8221; onlara rastladım: Arka Sıradakiler. Lise okumasam, yav galiba gençlik artık böyle Sezen Cumhur Önal tadında konuşmaya başlamış, bak neler kaçırıyoruz, diyeceğim ama kahretsin ki bu lise davasına 4 yıl çürüttüm ve dizidekine en benzer konuşmam, öğrencileri azarlayıp duran psikopat hocanınkinden daha şairane olamadı. Dizide gözüme batanları şöyyyle kısa bir özet geçelim:</p>
<ul>
<li>En başta belirttiğim gibi, uzun uzadıya giden, hayatın anlamına derin göndermelerde bulunan ve hiçbir lise öğrencisinin kurabileceğini ömrü hayatım boyunca aklımdan geçiremeyeceğim şairane cümleler. Hele o Oktay&#8217;la kız arkadaşının &#8220;veda&#8221; niteliğindeki konuşması. Zaten onlar da bunun farkına varmış olacaklar ki, annesine yalan söylerken kahkaya atmaya başlayan benden daha iyi rol yapmıyorlar.</li>
<li>ÖSS kampı adı altında, dizi devamlılığını sağlamak için yapılan toplaşmalardaki tenefüslerin bitmeyişi, önlerinde ÖSS gibi berbat bir sınav duran öğrenciler ve öğretmenin nezaket hakkında konuşmaktan bir türlü derse geçemeyişi. (Adamın konuştuğu her dakika, ders gidiyor, konu yetişmeyecek diye benim içim içimi yedi vallahi. Tipik ÖSS&nbsp; mağduresi.)</li>
<li>Sakinlik abidesi Kemal Hoca. </li>
<li>Salaklık abidesi &#8220;Arka Sıradakiler&#8221;. Nezaket bu kadar zor anlaşılır bir şey miydi? Hocaları dersin yarısını onlara nezaketin tanımını yaparak geçirdikten sonra tek yapabildikleri eski Türk filmlerinden aldıkları cümleleri tekrarlamak.</li>
<li>&#8220;Arka sırada oturan, isyankar&#8221; diye tarif edilen öğrencilerin öğretmenlerinin birkaç dakikalık konuşmalarıyla 180 derece dönüşleri.</li>
<li>İyilik abidesi, eski &#8220;Bücür Cadı&#8221; Eda.</li>
<li>Senaristlerin olayları tenefüs aralarına sığdırmak ve illa toplumun her kesiminden insana yer verebilmek için harcadıkları doğallık dışı gayret. </li>
<li>Özge rolünü oynayan kızın, yapmacık bir gayretle, her lafının içine &#8220;bariz belli&#8221; lafını sokmaya çalışması. Tamam, insanın sürekli kullandığı laflar olur, ki şahsi favorilerim &#8220;Hasbinallah&#8221;, &#8220;zeka kübü&#8221;, &#8220;dıngıl Naci/ye&#8221; vb. dir ama karakter yaratma uğruna bu kadarı da yapılmaz ki!</li>
<li>Kendine Türkiye&#8217;de bir gelecek sağlayamayan Oktay&#8217;ın, muhtemelen olmayan yabancı diliyle yurtdışına kaçmak isteyişi.</li>
<li>İyinin dibine kadar iyi, kötünün de dibine kadar kötü oluşu.</li>
</ul>
<p>Liste böyle uzar arkadaşlar. Siz ne düşünüyorsunuz Rıfat Ilgaz&#8217;ın efsane Hababam&#8217;ının bu modern tavırlı yapmacık versiyonlarıyla ilgili?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=9</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanlı Masallar</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=8</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=8#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 12:37:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Hepiniz şu masalları bilirsiniz, değil mi: Uyuyan Güzel, Rapunzel, Hansel ve Gretel, Külkedisi&#8230; Peki ya size bu masalların ortak özelliklerini sorsam? Pek azınız hepsinin Grimm Kardeşler tarafından derlendiğini bilir, hatta bazıları Grimm Kardeşler tarafından yazıldığını bile iddia edebilir.
Herkes bu masalları gayet iyi bildiğini düşünür: Uyuyan güzel, eline iğne battığı için 100 yıllık bir uykuya dalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepiniz şu masalları bilirsiniz, değil mi: Uyuyan Güzel, Rapunzel, Hansel ve Gretel, Külkedisi&#8230; Peki ya size bu masalların ortak özelliklerini sorsam? Pek azınız hepsinin Grimm Kardeşler tarafından derlendiğini bilir, hatta bazıları Grimm Kardeşler tarafından yazıldığını bile iddia edebilir.
<p>Herkes bu masalları gayet iyi bildiğini düşünür: Uyuyan güzel, eline iğne battığı için 100 yıllık bir uykuya dalar ve genç prens tarafından öpülerek uyandırılır; Rapunzel korkunç üvey annesine rağmen prensine kavuşur; Külkedisi üvey annesi ve kıskanç üvey kardeşlerine rağmen yakışıklı prensle evlenir. Ya size aslında bu masalların bildiğiniz kadar masum olmadığını söylesem?</p>
<p>Alman tarihiyle ilgilenen ya da benim gibi ilginç kitaplar okuyanlar bilirler: Grimm Kardeşler Alman dilbilimcisiydiler ve tarihleri hakkında fikir sahibi olmanın kültürlerini iyi bilmeye, dolayısıyla halk hikayeleri hakkında fikir sahibi olmayla mümkün olabileceğini düşünüyorlardı. Bu nedenle ülkelerini karış karış gezip insanlardan halk hikayelerini dinlemeye başladılar; ancak hikayeler oldukça fazla vahşet içeriyordu. Örneğin; Rapunzel, prensi saçları yardımıyla içeri aldıktan sonra ondan hamile kalıyor ve prens üvey anne tarafından pencereden itiliyor, bu yüzden gözüne batan gül dikenlerinden kör oluyordu. İyilik delisi bildiğimiz Külkedisi prensle evlendikten sonra, üvey annesinin ayağına yanan ayakkabılar giydirilmesini ve ölene kadar dans ettirilmesini buyuruyordu. Uyuyan güzeli uyandıran prensin öpücüğü değil, uyurken doğurduğu çocuğun meme emmeye çalışırken eline batan dikeni çıkarmasıydı. Prenses olarak bildiğimiz melekler, çoğunlukla Disney çizgi filmlerinde gördüğümüz kadar &#8220;masum&#8221; değildi yani. Ancak Grimm Kardeşler derledikleri hikayeleri &#8220;Ev Halkı ve Çocuklar İçin Masallar&#8221; adı altında kitaplaştırdıktan sonra gördüler ki, kitaba en çok halk ve çocuklar rağbet ediyor. Sonunda kitaptaki bu vahşet içeren öğeleri yumuşattılar ve kitapları çocuklarca okunabilir kıldılar. Aslında Alman kültürünün çocuklarına vermek istediği mesajların birer ürünüydü bu masallar, asla yabancılara güvenmemek gerektiği gibi.
<p>Geçenlerde çok güzel bir polisiye kitap bitirdim: Kanlı Masallar. Kitap çıkış noktasını anlattıklarım olarak aldığından dikkatimi çekti. Cinayet temasını Grimm Kardeşler&#8217;den masallar olarak alan bir seri katili anlatıyor. Kitabın son sayfalarına kadar katili asla bilemeyeceksiniz. Okumanızı öneririm. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=8</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avatar Koleksiyonumu Döküyorum</title>
		<link>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=7</link>
		<comments>http://www.bocekgunlukleri.com/?p=7#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jan 2008 11:19:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dicle</dc:creator>
				<category><![CDATA[sınıflandırılmamış]]></category>
		<category><![CDATA[avatar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bocekgunlukleri.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Evet, işte avatar koleksiyonum (hepsini ben yaptım!) Yenilerini yollamadan eldekileri bir dökelim dedim.&#160;[001-017] Gossip Girl&#160;[018-027] Avril Lavigne&#160;[028-034] Olsenler&#160;[035-037] Şehirler&#160;[038-049] Emma Watson [050-056] Converse
Örnekler:&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;
Kurallar:&#160;1. Lütfen nereden aldığınızı belirtmeyi unutmayın! 2. Lütfen yorum yapın! 




1
2
3
4








5
6
7
8








9
10
11
12








13
14
15
16








17
18
19
20








21
22
23
24








25
26
27
28








29
30
31
32








33
34
35
36








37
38
39
40








41
42
43
44








45
46
47
48








49
50
51
52








53
54
55
56










]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, işte avatar koleksiyonum (hepsini ben yaptım!) Yenilerini yollamadan eldekileri bir dökelim dedim.&nbsp;<br />[001-017] Gossip Girl&nbsp;<br />[018-027] Avril Lavigne&nbsp;<br />[028-034] Olsenler&nbsp;<br />[035-037] Şehirler&nbsp;<br />[038-049] Emma Watson <br />[050-056] Converse</p>
<p>Örnekler:<br /><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g1.png" />&nbsp;<img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/7.png" />&nbsp;<img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/need.png" />&nbsp;<img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen5.png" />&nbsp;<img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse5.png" />&nbsp;<img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emm5.png" /></p>
<p>Kurallar:&nbsp;<br />1. Lütfen nereden aldığınızı belirtmeyi unutmayın!<br /><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/userpic.png" /> <br />2. Lütfen yorum yapın! </p>
<div class="ljcut" text="Saydım kaç gün oldu, saydım kaç gece doldu...">
<table cellspacing="4" align="center">
<tbody>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">1</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">2</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">3</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">4</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g1.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g6.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g5.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g4.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">5</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">6</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">7</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">8</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g7.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/blair.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/SERENA.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/BS.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">9</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">10</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">11</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">12</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/7.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/6.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/5.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/4.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">13</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">14</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">15</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">16</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/3.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/2.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/1.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g9.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">17</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">18</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">19</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">20</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/g2.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/brken.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/black.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/avrl.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">21</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">22</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">23</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">24</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/avrel.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/need.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/alone.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/dc.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">25</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">26</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">27</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">28</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/iknw.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/wiib.jpg" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/ums.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen8.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">29</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">30</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">31</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">32</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen7.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen6.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen5.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen4.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">33</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">34</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">35</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">36</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen2.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/olsen1.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/newyork.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/london.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">37</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">38</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">39</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">40</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/ist.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emma7.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emma3.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emma2.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">41</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">42</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">43</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">44</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emma1a.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emma.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emm5.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emm4.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">45</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">46</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">47</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">48</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emm3.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/emm1.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/conf3.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/conf1.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">49</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">50</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">51</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">52</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/conf2.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/cepe.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse7.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse6.png" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">53</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">54</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">55</font></td>
<td align="center" bgcolor="#5a5a5a"><font color="#ffffff" size="1">56</font></td>
</tr>
<tr>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse5.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse3.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/converse2.png" /></td>
<td><img alt="" src="http://i262.photobucket.com/albums/ii95/tisle/CONVERSE1.png" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bocekgunlukleri.com/?feed=rss2&amp;p=7</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
