Aşk-ı Memnu

// 27 June 2010 // eleştiri, televizyon

Bu dizi bence bir yazıyı hak ediyor. Aşk-ı Memnu “Seks-i Memnu”, ahlaksızlık, ıdı bıdı diye tanımlandı yayınlandığı süre boyunca. Cevap olarak Aşk-ı Memnuçok eski bir roman olduğu geldi, bu sefer de bir Türk klasiğine bok atılmaya başlandı, halbuki “Eniştem bana kaydı…” “Amanın berdel oldu kocamın abisiyle yatağa gircem.” laflarının kadın kuşağı olsun, ülkenin doğu kısmı olsun yadırganmadığı bir ülkedeydik, aynı kişiler, Aileden Sorumlu Devlet Bakanı dahil, bunlara göz yummaktaydılar. Özendiğimiz ülkelerin filmlerinde herkes birbirine “kayarken” bize Avrupailik, özgürlük geldi de, olması gayet mümkün olan, aile içinde iki kişinin *ensest olarak değil tabi* birbirine aşık olması amma garip geldi. Tamam savunulmuyor, ama olmayacak iş değil, bu kadar bağırılıp tartışılacak şey hiç değildi.

Konuşmak istediğim başka bir şey var tabii, bu klişe tartışmayı açmak değildi esas amacım. Dikkat eden ne kadardır, bilmem, Aşk-ı Memnu aynı zamanda Türk televizyonunda çok büyük bir boşluğu doldurdu: Sex and the City, Gossip Girl, Desperate Housewives gibi nice diziler yabancıların modaya bakış açısını yönlendirirken, bizim elimizde Yaprak Dökümü’nün (dökülemeyesice yapraklar!) Fikret’inin giydiği uzun şekilsiz etekler, Şehrazat’ın akıllardan silinmeyeBlair'in Elbisesin kafasına yapışmış saçları ve bilimum garip saçma giyim tarzı vardı. Aşk-ı Memnu, modamıza önemli şeyler kattı benim nezdimde, Bihter çizmesi, yüzüğü, elbiseleri, sırf bunlar değil tabii, Nihal’in saçı, Firdevs’in ve aslında diğer herkesin makyajı… İlk defa bu kadar özenli bir görsel yönetmenlik gördüm bir Türk dizisinde. Tüm Türkiye gördü, takip etti ve bence Amerika’da başarıyla kullanılan bu sanal reklam uygulamaları çok da iyi oldu.

Tabii bununla alay eden kendini beğenmişler olmadı değil: “Bihter çizmesi de ne puhahahah!”. Yine kendimizi aşağılamayı çok sevdik. Bunu benim de yapmışlığım var; ama asla diziden görülen bir şeyin moda olmasıyla alay etmedim bazı dargörüşlüler gibi. Ayrıca “Bihter çizmesi” terminolojisi sadece Türklere ait bir şey değil, bugün Google’a “Blair’s dress” yazarsanız karşınıza Marc by Marc Jacob’s’un dizide kullanılan ve fotoğrafını da koyduğum kıyafet çıkar birçok kez ve Gossip Girl’ün Blair karakteriyle dikkat çekmiş birçok başka elbise daha… Dünyada “skinny jean” modası da yine aynı dizinin Serena’sıyla bayağı yayılmıştır.

Bunları anlatıp içimi döktüğüme göre… Finali çok beğendim, Beren Saat’e “Beni, ya beni?” dediği sahnede hasssta oldum. Çok yerinde bitti, çok ihtişamlıydı, çok sevdik. Teşekkürler Ay Yapım, bir ara Yaprak Dökümü’nü de bitirecen inşallah, teşekkürler Aşk-ı Memnu…

Yorum Yazın